BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
228
Dün
:
4633
Toplam
:
14856228
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
"KEZİBAN HALA
mustafatmatpl@hotmail.com
Benim Keziban halam Hakk'a yürüdü. Yazıçepni'de toprağa verdik halamı.Mekanı, makamı cennet ola.Nurda yata. Işıklar içinde uyuya...

Keziban halamı 12 Mart 2014'te Oğulcuk'tan İnsan Manzaraları'nda yer alan bir anlatıyla bir kez daha hayırla yad ediyorum:

"KEZİBAN HALA

Keziban hala. Yaşı yüze dayandı Keziban halanın. Benim halam. Can halam. Kayseri’de oğlu Kemal’in evinde. Toprak onu “Gel gel!”edip çağırmada. O hayata tutunmuş. Olmaz olsun ihtiyarlık. Aklı bir gelip bir gidiyor. Unutma hastalığı pençesine almış. Yediği yemeği unutuyor da çocuklukta millet mektebinde öğrendiği şiirleri okuyuveriyor. Şiirleri okurken görmelisiniz. Bir ilkokul öğrencisi oluyor halam. Sular seller gibi okuyor şiiri. Bitince alkışlıyoruz. Başıyle selamlıyor bizi.
Keziban hala Belörenli. Ana tarafından akraba oluruz. Zaten çocukluğu Oğulcuk’ta geçmiş. Evlilik çağına gelince Yazıçepni’ye gelin gitmiş. Yazıçepnili Nafiz’le dünya evine girmiş. Yazıçepni’de bir de lakap takmışlar halama. Topak boylu halama “Topuksuz”demişler. Benim Topuksuz halam eşi Nafiz’i yitirince geniş dünya dar olmuş başına. Eşinin hatırasına saygıdan evlenmemiş de. Oğlu Kemal’in yanında o gündür bu gündür. Kemal’in eşi Ayten hem gelini hem de yeğeni. Halama “Öte git,gözüne tütün gider.” diyen yok. Rahat. Rahat olmasına da...

Kayseri’de ziyaret ettik Keziban halayı. Fatma’yla birlikteyiz. Vakit akşam. Halam bizi görür görmez tanıdı. Yüzü bir ışıdı. Sesi cığıl cığıl...
-Aman Mısdafa’m hoş geldiniz. Fatma’m gurban olurum. Gelin gelin...
Ellerinden öptük. Sarıldı bize. Hastalığından yakındı. Sulandı gözleri. Hal hatır sormada köyden. Tam bu bahiste halam çocukluğuna gitti:
-Kosöö emmim nöğorüyo? Etem ağam nasıl? Niye beni yoklamıyorlar?
Kosöö (Köse) emmi dediği Kosö’nün Derviş. Derviş emmimiz. Öleli yarım asır oldu. Etem ağası da dayım. Dayım da kırk yıl önce ayrıldı darı dünyadan. Keziban halama bakarsan ikisi de yaşıyor. Birden anamı hatırlıyor:
-Mısdafa’m Hacca nasıl? O hayırsız da gelip bi halımı hatırımı sormaz...
Anam da sizlere ömür. Keziban halam sitem ediyor anama. Güler misin,ağlar mısın? Ya da hem gül hem ağla. Yaşı yüze merdiven dayayan insan. Biz de o yaşlara ulaşırsak olacağımız...

Keziban halam da iyi türkü söylerdi. Kemal bu ağır havayı dağıtmak için dedi ki halama:
-Ana... Bi türkü söyle de diğniyek.
Keziban halam başladı. Bölük pörçük. Ağıt,sitem, kahır...Birkaç dörtlüğünü not aldım. Buyrun siz de görün. Önce onbirli hece ölçüsüyle üç dörtlük:

“Billedim bağımı yimedim üzüm
Gaynadın bekmezi gelirim guzün
Gezerim gurbeti elimde sazım
Nideyim ağalar gaderim böyle

Issız evler olmuş benim durağım
Dert üstüne dert bağladı yüreğim
Cenabı Allah gabıl etsin dileğim
Başaca giderim ben böyle galan

Evlerim evlerim yüksek evlerim
Girerim içinde gönül ağlerim
Galmadı mı şu dağların bağleri
Başaca giderim ben böyle galan”

İki dörtlük de sekizli ölçüde. Onlara da bir göz atalım:

“Susuz yirde soğüt bitmez
Biterse de dalın atmaz
Babasız gız gelin gitmez
Bırakıp da gittin beni

Evimizin önü bayır
Yağmır yağar çağıl çağıl
Ayrılık da çare değil
Nasıl ayrıldın hayırsız.”

Geç vakte kadar oturduk. Veda zamanı geldi. Halam yine döndü çocukluğuna:
-Kosöö emmime selam gotürün. Etem ağam Hacca’yı alsın da gelsin. Allah’a severseniz unutmayın.
Tamam hala can. Selamın başımız gözümüz üstüne. Emanetin üstümüzde kalmasın.

Geldik Oğulcuk'a. Mezarlıkta sonsuzluk uykusunu uyuyan Derviş emmiye,Etem dayıya ve anama tebliğ ettik Keziban halanın selamını. Onların da ruhunu şad eyledik.Cennet bahçeleri durak olur onlara inşallah!

07.07.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİZİM RADYO
Cok haklisiniz Abdurrahman Bey;darbeler marbeler bizlere cok seyler kaybettirdi.Demokrasimiz demir girat'liktan bir milim oteye gecemedi.Zarar ziyan ortada.Bu olumsuzluklardan ders alabilmis miyiz? Maalesef... Hala darbe cigirtkanligi yapanlar var.Olayi karikaturize etme meselesine gelince anlatimiz ana cizgileriyle dogrudur.Yasanmistir.Bir kara mizahtir.Isin kolayina kacmadim. Ben hikaye ettim.Anlatiyi ete kemige burundurdum.Pek de kolay olmadi,ama oyle diyorsaniz oyle olsun.Kel Ali'ye'Deli Rifat'a'Menderes'e,Zorlu'ya ve Polatkan'a rahmet diliyorum.Selam ve saygiyla.
Mustafa Topaloglu -- 10.09.2013 14:19
BİZİM RADYO
Deli Rıfat'ın evinden ölü çıkmadı belki, ancak daha sonra memleketin hem Başbakanı, hem Maliye Bakanı ve de Dışişleri Bakanları darağacında sallandırılmadı mı? Olayı karikatürize ederek anlatmak belki işin en kolay yanı... Ancak 1960 İhtilalinin Türkiye'yi kaç sene geriye götürdüğünü ve ondan mülhem bilahare yapılacak olan askeri müdahalelerin ülkemize ve bizlere neler kazandırdığını(!) şöyle insaflıca bir düşünmek gerekir.
Abdurrahman Yıldırım -- 06.09.2013 08:04
TA’ZİR
Haklısın Erhancığım.Tüm Oğulcuklular'ın katılacağı bir festival neden olmasın.Adını bile koydum:"Oğulcuk Köyü Pırçalıktepesi Kültür ve Sanat Festivali."Buna ben hazırım.Geçen yıl Şahinler Toplantısı'nda ifade ettim.Yazdım,çizdim.Destek olunmazsa zor.Her şey paylaşılırsa çoğalır.Her şey insanla güzel.Tüm köylülerimizin bu işi sahiplenmesi ve katılması lazım.Senin benim,bizim gibi birkaç kişinin gayreti bizi bir yere taşır mı? Bilmiyorum. Festival alanı için okulumuzun bahçesi biçilmiş kaftan.Cüz'i bir masrafla bahçenin içindeki bakımsız okul binası "Kültür evi" yapılabilir.Ulaşımı rahat.Alan geniş.Suyu sebil...Böyle bir şenlik hayal değil. Olur inşallah Erhancığım! Sizlerin gayreti,bizim için önemli.İlgine teşekkür ederim.Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 22.08.2013 12:04
CAN CANA OLMAK
mustafa abi yazini ve görüslerinizive o senlikteki resimleri ve coskuyu gördüm bu bir baslangic olsun ama ilerde 1 gün o günü bir bayram günü gibi sayip her yil kutlayalim tüm ogulcuklular dayasismaya ve cocuklarimizin bir birlerini tanimaya ve nesillerin birbilerini unutmamasi icin böyle senlikler sart saygilarimla ERHAN AYYILDIZ
erhan ayyildiz -- 21.08.2013 01:15
TEKERLEME
Mustafa Hocam,
Şimde istanbul Beykozda yoğun iş trafiği içerisinde yazınızı okudum. Bir öğrencin blok ders arasında tenefüse çıkması gibi bir hoş oldum. yazınız içerisinde köy hatıralarına yer vererek örneklemeleriniz çok hoşuma gitti.Sizdeki hatıraları ilerleyen günlerde çıkacak yazılarınız içerisinde görmek için takip edeceğim.

Ali FİDAN
Adınız ve Soyadınız -- 06.08.2013 12:44
HAYDİ ABBAS!
Aziz dostlar! Bir hatamı düzelteyim.Mustafa Keser'in TRT MÜZİK'teki "Canlı performansı" her akşam değil, "Her pazar akşamı" olacaktı.Affınıza sığınarak düzeltiyorum.
Mustafa Topaloğlu -- 08.04.2013 12:50
BİTER Mİ BİTER
Sayın Sayha!Suzan Hanım da zatınız da yorumlarınızda haklısınız.Size teşekkür ediyorum.Ne güzel düşünmek.Düşünceyi sözle ifade etmek.Yazıyla paylaşmak.Okumak yazmak...Bunlardır bizi insan eden.Canım kurban olsun okuyana,yazana.İyi ki varız aziz dostum.Okuyoruz,yazıyoruz çok şükür.
Ben kendimi tam olarak ifade edemiyorum galiba.Yanlış anlaşılıyorum her halde.Çünkü Allah birdir, tektir.Semavi dinlerin hepsinde böyle.Elbette Allah cisimleştirilemez.Allah; ne yerdedir ne gökte,ne sağdadır ne solda,ne şurdadır ne burda...Nerde anarsan ordadır orda.Her yerde hazır ve nazırdır Yüce Yaratan.Şimdi "Allah Arapça,Tanrı Türkçe" dediğimde asla ve kat'a Allah'ın varlığına, birliğine halel getirmiyorum.İki kelimeyi de aynı huşu içinde kullanıyorum.
"Tanrı,kulun yaratıcıyı şekillendirip cisimleştirdiği haldir."diyorsunuz.Çok haklısınız.Ama bu ilkel inanç sistemlerinde,çok tanrılı dinlerde böyledir.Budacılık,putperestlik gibi.Benim "Tanrı" derken böyle bir kastım yoktur.Olamaz da.Haşa ve kella...
İlginizden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.
Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 15.03.2013 15:01
BİTER Mİ BİTER
Mustafa bey! Yazılarınızı okuyorum ve Suzan hanımın yorumlarınıda takip ediyorum.Cevaben yazdığınız yorumda Türkçemiz hakkında ana sütümüz ve dilimizde bayrağımız demişsiniz. Bu benzetme benimseme fikrine katılıyorum.Ancak,Kuran dan dilimize geçen özel isimler ruhumuzun nuru, dilimizin sancağıdır.Sizde bilirsiniz ki Allah ismi, doksandokuz ismin tüm kapsamıdır.Üstelik özel isimler başka dillerde karşılığı bulunup çevrilemez.Sadece uzun cümlelerle ne anlama geldiği belirtile bilir.Tanrı, kulun yaratıcıyı şekillendirerek cisimleştirdiği haldir.Buda şirke girer.Dinimizce günahtır,günahın ötesinde mazallah dinden çıkarır.Ve çeşitli dinlerde çeşitli tanrılar vardır.Hepside şekilden ibaret cisimdirler.İslamda sadece Allah vardır.Yerden,cisimden,mekandan,şekilden,münezzehtir. Bu bakımdan Suzan hanımın uyarısını ve açıklamalarını çok haklı buluyorum.Cesaretinden dolayıda kutluyorum.

Tekrar düşünmeniz dileğiyle hoşca kalın
SAYHA -- 11.03.2013 23:13
BİTER Mİ BİTER
Suzan Hanım!Allah'ın 99 ismi var.Allah'ın güzel isimleri.Esma-ül Hüsna.Hepsi Arapça.Çok doğru diyorsunuz.O son hecedeki "ah" var ya diyor ki şair: "Bir ah ile bu alemi viran ederim ben." Hele seher vaktinde Allah (Tanrı) aşkıyle çekilen ah'lar...Yüce Yaratan'a yaklaştırır bizi.O'nun bizi ışkla (ışıkla,aşkla)sardığını duyumsarız.Cuş u huruşa geliriz."Yükselir ah-ı sürurumuz göklere döne döne."
Tanrı Türkçe'dir.Huda (Hüda) Farsça'dır.God İngilizce,Dieu Fransızca'dır.Bu kelimelerin hepsi de Yüce Yaratanımız'ın adıdır.
Bakınız Veysel ne güzel söylemiş:
"Binbir ismin bir cismin var
Oğlun kızın ne hısmın var
Binbir irenkte resmin var
Nere baksam orda senin"
Evet Alemleri Yaratan'ın binbir ismi vardır.Tüm güzel isimler O'na mahsustur.
Ben "Tanrı"diyorum.İnadımdan değil Türkçe'ye sevdamdandır.Allah da derim elbette.Hüda da...Kimsesizler Kimsesi'dir O.Dilimizin vird'idir.Esirgeyen ve bağışlayandır."Kul kusur işlerse Sultan bağışlar."
İlginize ve aydınlatıcı izahatınıza teşekkürler ediyorum.
"Allah,cümlemizi dili dönen,doğruyu söyleyen kullardan eylesin." diyorsunuz. Ben de bu duaya taa gönülden "Amin" diyorum.

Selam ve saygıyla...


Mustafa Topaloğlu -- 11.03.2013 20:24
BİTER Mİ BİTER
Sayın Topaloğlu,niyetim tartışma platformu oluşturmak değildir.Bilgiye vakıf bir yazar olduğunuzun farkındayım.Ancak,Tasavvufi kelimeler kulanarak Türkçenin dışına istediğiniz zaman,dil zenginliğinizi göstermek için çıka biliyorsunuz. Fakat "Allah'ın ismini telaffuz ederken hala "tanrı" isminde ısrar etmeniz Türkçeye bağlılığınız dışında "dediğim dedik" anlamına geliyor.Şunu belirteyim ki,"Allah" derken son harfi H dır ve rahatlık verir nefese."tanrı" terken son harfi I dır. Nefeste inleme.. oluşturur.Bu bile kutsiyetin farkındalığıdır.Siz şu inadınızdan vaz geçiniz. Allah'ın 99 adını 100 ederek okuyanlarıda günaha sokmayın.Yüreğinizdeki güzelliğe inanıyorum.Ancak Allah yürekleri okuyandır.Fakat kulda duyduğuna inanandır.Bunun için kelimei şahadetin dil ile tasdik edilmesi istenmiştir.Bu bakımdan dahada önemlisi
Söz uçar. Yazı kalır.Yazının vebali büyüktür.Yazarken bin düşünmeli bir yazmalı.Çünkü her okuyan yazılanları okuma anında diliyle tastik ediyor.
Allah, cümlemizi dili dönen,doğruyu söyleyen kullardan eylesin .Amin.

Selamlar.
SUZAN -- 10.03.2013 23:44
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
8
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00