BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.09.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
199
Dün
:
4716
Toplam
:
17149821
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
ATIM KALK GİDELİM-2
mustafatmatpl@hotmail.com
.
Sözümüz vardı. Kır at bozlağına devam edecektik. Zekeriya Bozdağ’ın sesine kulak verecektik. Daha sonra da Ahmet Gazi Ayhan’a. Zekeriya Bozdağ şöyle havaylandırıyor bu ezgiyi:

“Atım kalk gidelim de Halep haneden
Cümlenin rızgını verir Yaradan
Yemini kestireyim Eğrikule'den
.
Çırpına çırpına gidelim atım
Bu gün Eğrikule’de yatalım atım
.
Ata yol mu dayanır gaçtığı zaman
Dizgini boynuna düştüğü zaman
Tek Göz'ün köprüyü geçtiği zaman
.
Çırpına çırpına gidelim atım
Bu gün de Maraş’ta yatalım atım

Maraş'tan ötesi de uzak bir yoldur
Tatar deresinde dizgini galdır
Göksün dağlarında öğleni kıldır
.
Çırpına çırpına gidelim atım
Bu gün Gayseri'ye yetelim atım
.
Everek’te dokudayım çulunu
Avanos’ta nalladayım nalını
Gırşehri’nde ördüreyim yalını
.
Çırpına çırpına gidelim atım
Bu gün Gırşehri’ne yetelim atım

Karac’oğlan da der ki yarin yar ise
Yalan dünya tek başına dar ise
Atım sende küheylanlık var ise
.
Çırpına çırpına gidelim atım
Yare su yolunda yetelim atım
.
Zekeriya Bozdağ nasıl söylemişse öyle yazmaya çalıştım. Doğal olsun diye. Güzergaha dikkatinizi çekerim. Halep, Eğrikule, Maraş, Kayseri, Kırşehir. Yolculuk dört gün sürüyor.
.
Gelelim Ahmet Gazi Ayhan’a. Ahmet Gazi Ayhan aldı sazı eline bakalım ne diyor?
.
Gıratım da galk gidelim Halep haneden
Yemini kestireyim Eğrikule’den
Herkesin kısmetini verir Yaradan
.
Çırpını çırpını gidelim atım
Bu gün de Antep’e yetelim atım
.
Kaldır kıratım kaldır da perçemin kaldır
Öğle namazını Maraş’ta kıldır
Bu gün de gideceğim bir hayli yoldur
.
Gamı gasaveti atalım atım
Bu gün de Adana’da yatalım atım
.
Aman uzun olur Adana’nı ovası
Cana can katıyor Tekir yaylası
Gülek Boğazı’nda Oğlak gayası
.
Çırpına çırpına gidelim atım
Yare su yolunda yetelim atım
.
Gıratım da çok güzelsin hamaylı dakın
Garşında Toroslar var kendini sakın
Enelim Gayseri vatana da menekşe sokun
.
Gamı gasaveti atalım atım
Bu gün de “vatan”da yatalım atım
.
Ahmet Gazi Ayhan, Halep’ten başlıyor yolculuğa. Eğrikule, Antep, Maraş üzerinden Kayseri (Gayseri) vatana vasıl oluyor.Ustamız Kayserili’dir. Övmek gibi olmasın da!.. Güzergah değişti bakın. Durak yeri de Kayseri oldu.

Halbuki Şifa Şifa çıkar Halep’ten. Kilis, Antep, Maraş, Kayseri, Nevşehir üzerinden Kırşehir’e ulaşır. Sultan kızı alır. Dönüş yolu ise Nevşehir, Niğde, Çaykavak, Şekerpınarı, Gülek Boğazı, Çukurova, Seyhan, Payas, Erzin ve Hassa üzerinden Halep’tir. Halep varış noktasıdır.
.
Şifa’nın söyleyişinde kıtalar dörtlük, Zekeriya Bozdağ ve Ahmet Gazi Ayhan’da (3+2)=5’lik olmuş. Kıtaların son ikiliği bağlantı bölümüdür.
.
Arayıp tararken Ahmet Gazi Ayhan’ın bir başka “Atım Kalk Gidelim”ine rastladım. Arayı arayı bulduğum bu dizeleri de yazmazsam olmaz. Şöyle diyor:
.
“Güzel Gayseri’den düşek yollara
Atım senen gidelim gurbet ellere
Gırşehir (Niğde?)’den geçelim Angaralara
.
Çırpını çırpını gidelim atım
Bu gün de Angara’ya yetelim atım
.
Gıratım da çok güzelsin hamaylı dakın
Garşında Elmadağ var gendini sakın
Varalım Bolu’ya da menekşe sokun
.
Çırpını çırpını gidelim atım
Bu gün de Bolu’ya yetelim atım
.
Aman bizim yaylaları da lale bürümüş
Köroğlu dağları da duman görünür
İstanbul’u görmeyen neden yerinir
.
Çırpını çırpını gidelim atım
Bu gün de Boğazköprüsü’nden denizi geçelim atım
(Benli gıratım oy, canım devletim oy, malım servetim oyy!)
.
Görüldüğü üzere Ahmet Gazi Ayhan güzel Kayseri’den düşer yollara. Kırşehir, Elmadağ, Ankara, Bolu üzerinden gelir İstanbul’a. Boğaz’ı köprüden geçer. Yolculuğu sonlanmış mıdır? Hayır taa Almanya’ya kadar gider. Münih garına varır. Ben dinlemiştim. Atına şöyle sesleniyordu Usta: “Aşır beni atım Münih garından”.
.
Ne yazık ki İstanbul sonrasının kayıtlarına ulaşamadım. Bilen varsa bana yardımcı olsun. Çok sevinirim.
.
İşte böyle dostlarım. Bir hayli çalıştım çabaladım. Yüce Tanrı emeğimizi zaya salmaya. Bu kültür değerlerimize sahip çıkmalıyız. Onlara ses nefes olmalıyız. Bunun gayreti içindeyim.

Sürçü lisan ettimse affola!

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
URUM KIZI
YorumunuzMustafa bey
Avanosta yaşıyor ve bahsettiğiniz konularla da biz de amatörce ilgileniyoruz. Avanoslu Selahattin Avanos'ta ve memleketimizde değeri henüz tam anlaşılamayan bir sanatçı. Yeni yeni üzerinde çalışılıyor. Sizin türküde yaptığınız düzeltmeler daha uygun. Bir kaç türküsünü de biz bu şekilde düzelttik. İlerde daha doğru metinler çıkacaktır.
Şayet avanosarastirmalari.com sitemizi ziyaret ederseniz memnun oluruz. Selam ve hürmetler. Mehmet Kılıç
mehmet kılıç -- 17.05.2019 21:43
AFFEDERSİN LA FONTEN(*)
Sevgili dostum haksız mı şimdi karınca? Yok, ben yine Affedersin La Fontaine'den Kurtla Kuzu'yu da yazmalıyım.İletisi evrensel. Bu günkü gibi taze bir anlatı...
Teşekkürlerimle, selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 10.05.2019 15:02
AFFEDERSİN LA FONTEN(*)
Bir La Fontaine masalı da benden olsun hocam.
Soğuk bir kış günü dışarda kar, fırtına göz gözü görmüyor. Karıncanın kapısı çalınıyor. Karınca camdan bakıyor ki Ağustos böceği. Canı sıkılıyor, şimdi ne isteyecek kim bilir bu diyor alçak sesle. Dışarının soğuğu içeriye girmesin diye kapıyı azıcık aralayıp soruyor “ne istiyorsun?” Ağustos böceği “bir şey istemiyorum Paris’e konsere gidiyorum da oradan bir isteğin var mı diye geçerken sorayım dedim” diyor. Karınca kapıyı biraz daha aralıyor bakıyor, Ağustos böceğinin üzerinde şahane bir kürk palto, arkasında son model bir Limuzin araba. “Demek Paris’e gidiyorsun” diyor, orada Lafontain diye bir hergele var. Onu görürsen benden selam söyle, onun taaa……!
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 08.05.2019 20:35
DİLFEZ
Aziz dostum,
Öyledir. Zengin isen hatırını sayarlar. Fakir isen dış kapıdan kovarlar. Hoca Nasrettin'in"Ye kürküm ye!"öykücüğü bir gerçeğin ifadesidir.
Neşet Ertaş merhum da öyle diyor:"Zenginisen ya bey diller ya paşa / Fıkaraysan ya cingan diller ya abdal hâşâ".
Dostun dosta minneti para hatırına. Aba altında er yatar, ama aç mı yatar tok mu? Bilemezsiniz.
Bir kalenderi divandan bir dörtlük alıntılayacağım:
"Asalet bir altın idi şimdi pul oldu
Türlü türlü bedenlere çul oldu
İmanın yolu keseden geçeli
Kimi kula kimi pula kul oldu"
Laf lafı açınca söz uzuyor.Yorumunuz beni aldı nerelere götürdü.
Teşekkür ediyorum.Selam ve saygıyla ey dost...
Mustafa Topaloğlu -- 30.04.2019 20:58
DİLFEZ
Zengin atını dağdan aşırmış, fakir düz yolda şaşırmış. Zenginler para; fakirler çocuk yapar. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar. Zengin giyerse “sağlıcakla”, fakir giyerse “nereden buldun” Zenginin ayıbı, fukaranın hastalığı meydana çıkmaz. Zenginin gönlü olana kadar, fakirin canı çıkar. Zenginin horozu bile yumurtlar. Zenginin osuruğu bile ahenkli öter. Zenginin kağnısı dağdan aşar, fakirin eşeği düz yolda şaşar. Rağbet güzel ile zenginedir. Fukaranın tavuğu, zenginin atı kıymetli olur. Yoksul geçimini, varlıklı keyfini düşünür. Zengin kızın sevgili boy friend’i, fakir kızın sevgilisi dostu. Zenginlerin nikâhsız birlikteliği seviyeli birliktelik, fakirlerin ki ahlaksızlık. Sen kiiiiim Çula Nuri, Dilfez kim. Varsa pulun dünya âlem kulun, yoksa pulun cehennemdir yolun.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 28.04.2019 18:19
DEMİRCİ DÜKKANI
Eyvallah aziz dostum. Güzel yorumun ve katkından dolayı çok teşekkür ediyorum.
Selam ve saygıyla efendim.
Mustafa -- 07.02.2019 23:10
DEMİRCİ DÜKKANI
Mustafa Topaloğlu hocam, toprağımızın insanlarını ne güzel anlatıyorsun. İnan o köy odasında öksürükler, aksırıklar ve sigara dumanı içinde bir ayağım altımda ben de varım. Sen anlatırken bende sağı solu gözlüyorum. Az buçuk kültürüm olduğu için Gasımın İrecep’in itirazına bıyık altından gülerek katılıyorum ama taraf tutmuyorum. İrecep’i yalnız bırakmamak için bende arkasından çıktım kusura bakma.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 07.02.2019 17:17
KAPI HAKKI
Allah iyiliğini versin Mustafa Topaloğlu Hocam. Şerife Hanım'ın "paranın hayrını görmedim, güğümlerimi çaldılar" itirafını okuyunca çok güldüm. Demek oluyorki iki kişi zarar etmiş. Birisi Tahsin Bey öteki de Şerif Hanım. Gerçi Şerif Hanımın ki kârdan zarar oluyorsa da anlaşılıyorki yine de ciğeri yanmış. Ya da haydan geldi huya gitmiş diyelim. Saygılar, selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 31.01.2019 11:14
GÖZ DAMLASI
Çok teşekkür ederim Çapanoğlu dostum. Kim düşer daldan, o bilir haldan.Gözlerinizdeki rahatsızlık ve tedaviyle ilgili izahatınız beni rahatlattı. Hem gözlerinizin sağlığına kavuşmasına sevindim, hem de benim gözümdeki kanamanın geçici olduğuna kani oldum.
Gözlerimiz dışarıya açılan pencerelerimiz... Çok çok önemli bir organımız. Gerçi neren ağrırsa canın ordadır. Kendimize iyi bakmalıyız. Bu can bize emaneti Tanrı'nın. Emaneti korumak bizim birinci vazifemiz. Çünkü sağlığın sağlam değilse gerektiği gibi ibadetini bile yapamazsın. İnsanın sağlığına sahip çıkması... Bence bu bir ibadet. Sağlık her işin başıdır çünkü.
Tansiyona gelince, okudum paylaşımınızı. Bilgilendim. Bu ilaç firmaları kâr için arı namusu bir kenara bırakıp bizim sağlığımızla oynuyorlar.Senin benim sağlığım kimin umurunda? Kazanacakları paraya bakıyorlar.Ne yazık ki böyle...
İlginizden dolayı bir kez daha teşekkür ederim.
Selam ve sevgiyle.
Mustafa Topaloğlu -- 08.01.2019 15:06
GÖZ DAMLASI
Değerli dost Mustafa Hocam,
Önce geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Gözümüz en önemli organımız. Ben her iki gözümden de bir sene arayla ve genel anestezi ile 45 dakika süren ameliyatlar geçirdim. Şimdi çok şükür iyiyim. Ardından da yine her iki gözümden katarak ameliyatı oldum. Şimdi çok iyi, iki gözümde pırıl pırıl oldu çok şükür.

Tansiyon rahatsızlığınız içinde endişe verecek bir durum yok. Aslında bu yaşta 16/10 bile normal sayılır ama ilaç fabrikaları ilaç satmak için devamlı aşağı çekiyorlar. Hatırlarsınız eski doktorlar tansiyon için yaşının önüne 1 koy derlerdi. Yani yaşın 60 ise 16, 70 ise 17 tansiyon normal kabul edilirdi. Dedem 62 yaşında babam da 47 yaşında yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından vefat edince bu konuyu enine boyuna araştırdım. Hatta yıllar önce bir bayram ziyaretinde Emirgan’da oturan kuzenimin evinde karşılaştığımız Yozgatlı meşhur Doktor Müzeyyen Hanım ile onun arkadaşı patoloji Prof.ü hanım bana bir doktordan fazla tansiyon bilginiz var demişlerdi.

Ben de bilgilerimi gazetedeki köşemde yayınlamıştım. Hem size moral olması hem de okuyucularınıza bilgi olması amacıyla izninizle paylaşmak istedim.

Prof Dr.Erdem Yeşilada diyor ki; Daha önce yıllarca 260 mg. civarında olduğu kabul edilen normal serum kolestrol seviyesi, ilaç firmaları tarafından birden 180-200 mg’a çekildi. 260 Kolesterol iyidir ile başladık. İlaç satışları düştükçe, sağlıklı yaşam için gerekli kolesterol miktarı da düşürüle, düşürüle 120 ye indi. Baktılar bu da satışları arttırmaz oldu, Şimdi diyorlar ki; Statinler (Kolesterol ilaçları) Alzaimer'i önlüyor. Oysa bu konuda tek bir araştırma yok.

Unutmayın metabolizma erkeklik hormonunu kolesterolden yapar (Prof. Dr. Cankat Tolunay) Statinler tüm vücudu koruyor. (Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU) Geçtiğimiz günlerde 'Bir Masalmış Kolesterol' adlı kitabı Türkçede yayımlanan Shane Ellison kolesterol icat edilmiş bir hastalıktır diyor. Ve ekliyor, Kolesterol vücutta en bol bulunan steroid moleküllerden biridir. Birkaç görevi vardır. Hücre zarını bir arada tutar. Miyelin kılıfını oluşturan parçalardan biri olarak beynin çalışmasına yardımcı olur. Bizi viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan korur. Hormon seviyemizi düzenler. Tüm bu görevleri yerine getirebilmek için kolesterol 100.000 mil uzunluğundaki arterler boyunca 'lipoproteinler' tarafından taşınmalıdır. En önemli lipoproteinlerden biri de düşük-yoğunluklu-lipoprotein (LDL)'dir. Temel görevi ihtiyaç duyduğumuz kolesterolü vücudun çeşitli parçalarına dağıtmaktır. LDL-kolesterol olmasaydı ölürdük.

Kitabımda da gösterdiğim gibi, LDL-kolesterol düştüğünde sağlığımız da çöküyor; fikir liderleri bize ne söylüyorlarsa tam tersi! Peki,Kolesterol ilaçlarının etkisiz olduğunu gösteren bir bilimsel kanıt var mı? Hem de tonlarca... Statinlerle ilgili yapılmış bilimsel araştırmalara topluca 'kolesterol düşürücü ilaç deneyleri' deniyor.

Kitabımı okuyanlar, bu araştırmalarda, ilaçların faydasının görülmeyip tehlikelerinin belgelendiğini öğrenecekler. Bu gerçeklerin doktorlardan ve toplumdan nasıl saklandığını da öğrenecekler. Şimdilerde yeni eğilim 125 mg.ın daha ideal olduğu. Peki, bu seviyenin doğru olduğunun kanıtı ne? Bir düşünün, normal kolesterol seviyesi 180-200 mg. iken dünyada potansiyel hasta sayısı tahminen 1,5-2 milyar civarındaysa, değeri 125 mg’a çektiğimizde potansiyel hasta sayısı 4-5 milyara çıkacak. Bunların ne kadarı ilaç kullanır bilinmez ama kazancı düşünebiliyor musunuz? Diyor.

Gelelim Tansiyon’a. Bir kere tıp vücut neden tansiyonu yükseltiyor bunu çözmüş değil. Düşünün toprağı kazmaya çalışan bir ekskavatör (kepçe) öperatörü kazmak için hortumlara basınç veriyor. Vücumuzda aynı şekilde çalışıyor. Bir şeyi kaldıracağımız zaman benyin kaslarımıza emir veriyor ve yanı zamanda da yeterii kadar oksijen göndermesi için de kan basıncımızı artırıyor. Ama istirahat halindeyken kan basıncımız neden yüksek çıkıyor işte tıp bunu bilmiyor. Amerikan Yüksek Tansiyon Derneği eski başkanı Dr. Michael H.Alderman diyor ki; Yüksek tansiyon 140/90 ‘ın üstü olarak tanımlanmıştı. ( Benim yaptığım araştırmalarda da Akdeniz insanları için 14/9 tansiyonun normal kabul edilmesi gerektiği vurgulanıyordu) 120/80 ile 139/89 Aralığı ise ön yüksek tansiyon olarak kabul ediliyordu. Bu dilime giren hastalara ilaç verilmiyor, tansiyonu yükseltecek bazı yiyeceklerden ve stresten uzak durmaları tavsiye ediliyordu. Amerika da yaklaşık 65 milyon insanın yüksek tansiyon hastası olduğu biliniyor. ABD. de tansiyon ilaçları pazarının yıllık hacmi 20 milyar dolar.120/80’i yüksek tansiyon olarak kabul ettiğinizde varın hesap edin 20 milyar dolar seviyesi kaçlara çıkar. Şimdi bazı yurdum doktorları ve ilaç üreticileri 120/70 olsa sağlığınız açısından daha iyi olur diyorlar. Neden acaba? Saygılar sevgiler.





ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 07.01.2019 16:20
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00