BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 08.12.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
176
Dün
:
4716
Toplam
:
17447307
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
UYGULAMA BAHÇESİ-2
mustafatmatpl@hotmail.com
Oğulcuk İlkokulu ile ilgili “Uygulama Bahçesi-1” yazımı sosyal medyada (Bizim Köyden İnsan Manzaraları, Oğulcuklum) paylaştım. Tepkiler geldi. Gelecek. Benim de eksiklerim, hatalarım olabilir. Eleştirilecek. Yazımı okuyup yorumlayan ve eleştiren tüm okurlarıma en kalbi duygularla teşekkür ederim.

Bu değerlendirmelerin yazılı olanları kayıt altında. Okumuşsunuzdur. Ben konuyla ilgili bir telefon görüşmesinden bahsedip asıl meseleye geleceğim.

Sabahın erken saatlerinde Fevzi Ayyıldız Öğretmen aradı. “Alo!” der demez ben:”Aman hocam sesinizi duymak ne güzel…”dedim. Fevzi Hoca bir esti, gürledi. Lafı ağzıma tıkadı. Vay Oğulcuk İlkokulunu sadece Hamdi Ünal mı kurmuş? Sadece onun emeği mi varmış? Mehmet Ayyıldız’ı nasıl unuturmuşum? Kendisi de 5 yıl çalışmış bu okulda. Neden bahsetmemişim? Bunları bilmiyorsam öğrenmeliymişim.

Hoca açtı ağzını, yumdu gözünü. Ağzımın payını verdi. Beni hiç dinlemedi. “Sana çok kırıldım.” deyip telefonu yüzüme kapadı.

Ben Oğulcuk İlkokulu’nda çalışan öğretmenleri tek tek yazmadım ki Fevzi Hoca’yı es geçeyim. Bir genelleme yaptım. Hamdi Ünal’dan sonra uygulama bahçesinin yıldan yıla eski güzelliğini kaybettiğini yazdım. Yoksa Oğulcuk İlkokulu’nda çalışan Ahmet Büyükaslan’ı ,Mustafa Pınar’ı,Seyit Akbıyık’ı, Naime Yıldız’ı, Navi ve Etem Güneri'yi, Remziye Güngör’ü, Nursel Ayyıldız’ı, Erol Eroğlu’nu, Şevki ve Havva Güre’yi, Halit Ciddi’yi, Veli Bora’yı,Mustafa Karlıtepe’yi, Mahmut Öğretmeni, Mustafa Uslu'yu... yazmaz mıydım? Adını hatırlayamadığım öğretmenlerim beni bağışlasın. Ölenlere rahmet, yaşayanlara sağlık ve huzur dolu bir ömür diliyorum.

Yahya Aksoy öğretmenimizin de vurguladığı gibi Hamdi Ünal zamanındaki okulumuzun uygulama bahçesi UNESCO tarafından örnek bahçe olarak tescil edilmiş.

Şimdi bu bahçenin okul ve lojman dışında kalan kısmı köy mezarlığı yapılacak. Çarkın kırılsın kahpe felek. Nerden nereye!..Ben haberi ilk öğrendiğimde bir şekil oldum. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Boğazlıyan Kaymakamı Fatih Okumuş köye ziyarete gelmiş. Ben bulunamadım, çünkü köyde değildim. Muhtarımız mezarlığın dolduğunu, yeni mezarlık için okul bahçesinin bir kısmını düşündüklerini söylemiş. Kaymakam karşı çıkmış. Ancak uygun yer bulunamadığı için olur vermiş.

Ben önceki gün Kaymakam Fatih Okumuş’u makamında ziyaret ettim. Tanıştık. Uzun uzun konuştuk. Dedi ki:

-Hocam! Ben söyledim. Bu güzel yeri öldürürsünüz, dedim. Ama yer bulunamamış. Israr ettiler kabul ettim.

Ben de mezarlıkta boş yerlerin olduğunu, mezarlık meselesinin pek de acil bir mesele olmadığını söyledim. Yıllardır bir türlü bitirilemeyen sokaklarımızın kilit taşı döşenmesi işinin bir an önce tamamlanmasını istedim.

Neyse, sözün özü okulumuzun uygulama bahçesi köy mezarlığı olacak. Hamdi Ünal’ın, Mehmet Ayyıldız’ın ruhları şad olsun. Bu halleri görseler bir daha, bin daha ölürlerdi.

İşte budur Uygulama Bahçesi’nin serencamı dostlarım.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
SİMİT ATMA
Köyde hayat zor aziz dostum. On gündür int. bağlantımız arızalıydı. 13 Eylül'de meydana gelen arıza 23 Eylül'de giderilebildi. Diyeceksin ki "Arıza çok büyükmüş ki on gün uğraşmışlar." Değil be yahu. Bir ara bir eleman gelmiş. Arıza olan yerin fotoğrafını çekip gitmiş.Ondan sonra gelen giden olmadı. Yozgat TTelekom'un telefonu cevap vermez. Çok sıkıntı çektik canım. Bunları niçin yazdım? Yorumunu yeni gördüm de ondan. İlginden dolayı teşekkür ederim."Bulgur pilavını ekmağanen yiyom." diyorsunuz. Yufkadır o ekmek, değil mi? Şimdi birkaç tane yufkayı sininin üstüne sereceksin. Onun üstüne dökeceksin tepeleme bulgur pilavını. O serili yufkanın ucundan, kenarından alıp pilavı banaklayacaksın. Afiyet olsun efendim.
Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 25.09.2019 13:56
SİMİT ATMA
Her yanımız garabet oldu Mustafa Hocam. Namaza giderken güzel elbiselerinizle gidini bilmediklerinden çıplak ayakla safta duruyorlar. Meclisin tavanına çiğ köfte yapıştırıyorlar. Saçlarını türbanla sarıp açık ayakkabılarda ojeli tırnaklar, boyalı dudaklar daracık pantolonlarla sokağa çıkıyorlar sonra yazın sıcağında klimasız otobüste kolsuz elbise giyen bir hanım kızımızı darp ediyorlar. Selamünaleyküm demezsen yüzüne bakmıyorlar. Bu dünya da sabır diyerek eşlerine dört çekerli araçlar alıyorlar. Yani onlar garabet icat ediyor biz garip garip izliyoruz. İster inan ister inanma ben de Garğoşlular gibi hâlâ bulgur pilavını ekmağnen yiyom. İstanbul’dan baki selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.09.2019 11:13
URUM KIZI
YorumunuzMustafa bey
Avanosta yaşıyor ve bahsettiğiniz konularla da biz de amatörce ilgileniyoruz. Avanoslu Selahattin Avanos'ta ve memleketimizde değeri henüz tam anlaşılamayan bir sanatçı. Yeni yeni üzerinde çalışılıyor. Sizin türküde yaptığınız düzeltmeler daha uygun. Bir kaç türküsünü de biz bu şekilde düzelttik. İlerde daha doğru metinler çıkacaktır.
Şayet avanosarastirmalari.com sitemizi ziyaret ederseniz memnun oluruz. Selam ve hürmetler. Mehmet Kılıç
mehmet kılıç -- 17.05.2019 21:43
AFFEDERSİN LA FONTEN(*)
Sevgili dostum haksız mı şimdi karınca? Yok, ben yine Affedersin La Fontaine'den Kurtla Kuzu'yu da yazmalıyım.İletisi evrensel. Bu günkü gibi taze bir anlatı...
Teşekkürlerimle, selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 10.05.2019 15:02
AFFEDERSİN LA FONTEN(*)
Bir La Fontaine masalı da benden olsun hocam.
Soğuk bir kış günü dışarda kar, fırtına göz gözü görmüyor. Karıncanın kapısı çalınıyor. Karınca camdan bakıyor ki Ağustos böceği. Canı sıkılıyor, şimdi ne isteyecek kim bilir bu diyor alçak sesle. Dışarının soğuğu içeriye girmesin diye kapıyı azıcık aralayıp soruyor “ne istiyorsun?” Ağustos böceği “bir şey istemiyorum Paris’e konsere gidiyorum da oradan bir isteğin var mı diye geçerken sorayım dedim” diyor. Karınca kapıyı biraz daha aralıyor bakıyor, Ağustos böceğinin üzerinde şahane bir kürk palto, arkasında son model bir Limuzin araba. “Demek Paris’e gidiyorsun” diyor, orada Lafontain diye bir hergele var. Onu görürsen benden selam söyle, onun taaa……!
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 08.05.2019 20:35
DİLFEZ
Aziz dostum,
Öyledir. Zengin isen hatırını sayarlar. Fakir isen dış kapıdan kovarlar. Hoca Nasrettin'in"Ye kürküm ye!"öykücüğü bir gerçeğin ifadesidir.
Neşet Ertaş merhum da öyle diyor:"Zenginisen ya bey diller ya paşa / Fıkaraysan ya cingan diller ya abdal hâşâ".
Dostun dosta minneti para hatırına. Aba altında er yatar, ama aç mı yatar tok mu? Bilemezsiniz.
Bir kalenderi divandan bir dörtlük alıntılayacağım:
"Asalet bir altın idi şimdi pul oldu
Türlü türlü bedenlere çul oldu
İmanın yolu keseden geçeli
Kimi kula kimi pula kul oldu"
Laf lafı açınca söz uzuyor.Yorumunuz beni aldı nerelere götürdü.
Teşekkür ediyorum.Selam ve saygıyla ey dost...
Mustafa Topaloğlu -- 30.04.2019 20:58
DİLFEZ
Zengin atını dağdan aşırmış, fakir düz yolda şaşırmış. Zenginler para; fakirler çocuk yapar. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar. Zengin giyerse “sağlıcakla”, fakir giyerse “nereden buldun” Zenginin ayıbı, fukaranın hastalığı meydana çıkmaz. Zenginin gönlü olana kadar, fakirin canı çıkar. Zenginin horozu bile yumurtlar. Zenginin osuruğu bile ahenkli öter. Zenginin kağnısı dağdan aşar, fakirin eşeği düz yolda şaşar. Rağbet güzel ile zenginedir. Fukaranın tavuğu, zenginin atı kıymetli olur. Yoksul geçimini, varlıklı keyfini düşünür. Zengin kızın sevgili boy friend’i, fakir kızın sevgilisi dostu. Zenginlerin nikâhsız birlikteliği seviyeli birliktelik, fakirlerin ki ahlaksızlık. Sen kiiiiim Çula Nuri, Dilfez kim. Varsa pulun dünya âlem kulun, yoksa pulun cehennemdir yolun.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 28.04.2019 18:19
DEMİRCİ DÜKKANI
Eyvallah aziz dostum. Güzel yorumun ve katkından dolayı çok teşekkür ediyorum.
Selam ve saygıyla efendim.
Mustafa -- 07.02.2019 23:10
DEMİRCİ DÜKKANI
Mustafa Topaloğlu hocam, toprağımızın insanlarını ne güzel anlatıyorsun. İnan o köy odasında öksürükler, aksırıklar ve sigara dumanı içinde bir ayağım altımda ben de varım. Sen anlatırken bende sağı solu gözlüyorum. Az buçuk kültürüm olduğu için Gasımın İrecep’in itirazına bıyık altından gülerek katılıyorum ama taraf tutmuyorum. İrecep’i yalnız bırakmamak için bende arkasından çıktım kusura bakma.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 07.02.2019 17:17
KAPI HAKKI
Allah iyiliğini versin Mustafa Topaloğlu Hocam. Şerife Hanım'ın "paranın hayrını görmedim, güğümlerimi çaldılar" itirafını okuyunca çok güldüm. Demek oluyorki iki kişi zarar etmiş. Birisi Tahsin Bey öteki de Şerif Hanım. Gerçi Şerif Hanımın ki kârdan zarar oluyorsa da anlaşılıyorki yine de ciğeri yanmış. Ya da haydan geldi huya gitmiş diyelim. Saygılar, selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 31.01.2019 11:14
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00