BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.09.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
190
Dün
:
4890
Toplam
:
12982606
VİZYON Av. Celal KAPUSUZOĞLU
Yarın diye bir şey yoktur
mckapusuzoglu@hotmail.com
Başlık Tarık Buğra’nın bir hikayesinin adıdır. Yarın varlığı şüpheli bir gündür. Yeni yıl yarına aittir. Bize ne getireceği, bizden ne götüreceği belirsiz hayali bir zaman dilimi, bir zaman algısı. Düne saplanıp kalmamak için geleceği hayal etmek, güzel şeyler beklemek, insanın yaşama kaynağı mı? Geleceğin geleceğini ümit etmek, yaşama sevincimizin bir sonucu mu ? Yoksa insanın sonsuzluk özleminin bir yansıması mı?

Zaman, hakikaten alimlerin dediği gibi göreceli mi? Yani karıncanın zamanıyla, filin zamanının farklılığı gibi. Yeni yıla yüklediğimiz anlam kişiden kişiye değişir mi? İnsanın yaşı yeni yıla yüklenen anlamda belirleyici bir rol oynuyor mu?

Dün öyle mi? Ona farklı anlamları yükleyemiyor olmamızın sebebi ne? Dünden kalanlar öyle somut ki.. Acı tatlı, hatıralarımız, hayal kırıklıklarımız, günahlarımızı, sevdalarımız..
Dün nasıl oluyor da yaşanıp bitmiyor? Nasıl varlığını gelecekte de sürdürüyor ? Dünün bu hükümranlığından nasıl kurtulacağız ? Mümkün mü?
Yeni yıla dair hayallerimizin varlığı azlığı, ya da çokluğu yaşama sevincimiz üzerine de etkili mi? Hani Yahya Kemal’in beytinde var ya…

“Yürü hür maviliğin bittiği son hadde kadar.
Kişi alemde hayal ettiği müddetçe yaşar”
Yeni yıl hayalimizdir. Dün, hatıralarımız (aşklarımız, acılarımız, kaybettiğimiz sevdiklerimiz) kişisel tarihimizdir.

Bugün karakış , sonra zemheri, sonra şubat… cemreler düşecek, yaşama sevincimizi coşturan yeni şeyler olacak. Belki ailemize yeni bir fert katılacak. Yeni bir ismi daha telaffuz edeceğiz. Hayatımızın bir yerine kurulacak. Belki yeni yıllarımız “O” olacak.

Hayata dair ne kadar az şey biliyormuşum. Yeni yıl belki cehaletimi azaltacak yeni şeyler öğretecek bana.
1 Kasım’da 58 oldum. Yeni yılın o zaman mı başladı? Herhalde doğum günüm benim yeni yılım. Değişiyor muyum ? vallahi değişmiyorum. Değişmek mümkün mü ? Bahtiyar Vahapzade merhum “Yola yürürken dedem gibiyim. Aşk söz konusu olunca oğlum gibiyim” diyor. İnsana dair bence en doğru tespit. Olmuyor işte insan aynı insan 7’sinde ne ise 70’inde de o. Yeni yıla (1 Kasım) 58 yaşın olgunluğundan uzak girdim. Ne yapayım bir türlü olgunlaşamıyorum. Olmuyor işte zorla değil ya?...

Yeni yıla yeni güzellikler, yeni ümitler hazırlayana ne mutlu.. dünkü sıkıntıları , acıları unutup yeni bir hayatı kurgulamak ne büyük bahtiyarlık…

Daha kaç bahar göreceğimiz meçhul elbet. Yeni yıllar, yeni eğriceler, yeni bayramlar görmeniz dileğiyle…

HEDİYELİK

YENİ YILDA
Çamlıktaki
Yaşlı
Ve sevdalı
Bir ahlat ağacı gibi
Her bahar
İnatla ve sevgiyle
Yeniden çiçek açacağım
Çiğdemlerle beraber

01.01.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Bu bayramda
hocam bende yaziyorum arada sizin gibi ama okuyanlar sagolsunlar kulaklarinizi cinlatiyorlar. Bende sizin yazinizi okuyunca belki de coktan bu dünyadan ayrilmis sizin hocanizi düsündüm ama o kadar insafsiz olamadim sizin kulaginiza dogru üfleyi verdim. kendinize iyi bakin böyle yazmaya devam. Sizler sayesinde memleketim hic degismeden kalacak. Allah razi olsun.
tarık -- 07.04.2015 19:31
MUHTAR ADAYI
Yaşanmış hikayeler serisinin "AZICIK DA MIHTARLIKDAN GONUŞAK"a gelip dayandığın anlaşıldı. Tırnak içine aldığım cümlenin hikayesini de; pancarın ucunun sivriliğini vurgulayan cümleyi atlamadan yazmanı bekliyoruz Üstadım.
Yasin Ali ER -- 03.11.2014 15:44
GÜZ GELDİ
Yazdıklarının dışında, düşündüklerini ve sohbetlerini de paylaşan dostun olmam hasebiyle, yorum yazan okuyucularına sonuna kadar katılıyorum.
Benimle ve dostlarınla paylaştıklarının tamamının yazılarak okuyucuya sunulması nice elzemdir bilir misin?
Her birinin Türkçe hassasiyeti, her cümlede ap açık ortada ve belki sen de onların düşüncelerini yazmak anlamında gayrete gelmesine vesile olacaksın!
Kısaca sorumluluğunun büyümekte olduğunu gör artık.
Bana verdiğin "yazacağım" sözünü tutmakta geç kalıyorsun.
Mesela; hikâyelerini yayınladığın ilk kitabın olan "Atlar ve Sahipleri" eserinden ıkuyucularının neden haberi olmasın?
Mesela; şiirlerinin tamamını bu sayfadan sırasıyla neden paylaşmazsın?
Mesela; güncel gündeme dair sohbetlerimizde yaptığın tespitleri katılıp katılmama hakları kendilerine ait olmakla birlikte bütün okuyucuların neden bilmesin?
Lüzumuna binaen; "siz"li "biz"lilik bu yorumda yerini "sen" ve "ben"e bırakmıştır.
Bir okuyucunun ihtarı sayman ve birikimlerini sıklıkla yazarak paylaşman dileğiyle saygılar sunuyorum.
Selam ve dua ile...
Yasin Ali ER
Yasin Ali ER -- 20.10.2014 12:57
GÜZ GELDİ
al benden bir o kadar can dosta selam
yusuf altınbAS -- 16.10.2014 22:15
GÜZ GELDİ
sevdagül hanımın dediği gibi ,yorumlarınız da şiir gibi..ama çok seyrek okuyoruz yazılarınızı.Bu güzelim yazılarınızı sıklıkla okumak istiyorum.Ayrıca yayınlanmış eseriniz varmı? varsa hangi yayınevinden temin edebilirim.esenlik dileğimle..
Suna -- 14.10.2014 10:16
GÜZ GELDİ
Bu ne güzel,ne kadar edebi,ne kadar anlamlı bir güz yazısı.yazınızda şiir gibi.yumuşacık,gönlümü rahatlattı.ne mutlu yozgatlılara ki sizin gibi zarif yazarları var.Eesenlikler dilerim.
sevdagül -- 11.10.2014 18:01
Şehir ve Medeniyet üzerine
selam, saygılarımla hocam yazınız çok hoşuma gitti afınıza sığınarak feysimde paylaşma hisine kapıldım saygılarımla.
mahmut erdem -- 03.08.2014 13:51
Şehir ve Medeniyet üzerine
Naif, acıklı, Kapusuzoğlu'na yakışır bir şiir.
Mehmet Ali ÇAKIR -- 01.08.2014 16:40
Şehir ve Medeniyet üzerine
Sayın Kapusuzoğlu,Şiiriniz yazınızın son noktası olmuş.Bu kadar edebi yazılar yazan ve şiirin üstadı bir kalem, neden Yozgatlı bir şair olarak sesini duyuramadı. Nice cevherlerimiz sessiz sedasız kayıp gidiyor. Bu hazineler fark edilip memleketimiz kültüründe gün ışığına çıkarılmadıkça, bahsettiğiniz medeniyet asla bu şehre girmeyecektir.Medeni insanlar bastırıldıkça, medeniyet eğitimi veren insanlar saklandıkça halkımız asla eğitilemez. İnsan gördüğünü benimser. Geçenlerde "Yozgat Millet Vekil"lerinin birinin sayfasına yorum yapmıştım.Yozgat'lı bir hanım yoruma cevap yazmış. Aynısını geçiyorum.

-laf gonuşdu bal gaba doldur duldur ye saba
-Bu sözün aslı böyle değil.( deyip doğrusunu yazdım)el cevap..
-Biz yozgatlıyıg. ısdanbullu dalik. gıvıramag.
-Türkçede bir yazı dili vardır. Nereli olursanız olun bu dil değişmez. İlk okul okumuş bir insan bile konuştuğundan farklı yazar.Şivemizi yadırgamıyorum. Ayrı bir kültürün elbette bir parçası olarak kabul etmek gerekir.
-sen baga ders veracane AKP ye oy ver. için şişmiş senin.
-AKP ye oy kullanmış olmam, bu partiyi ve millet vekillerimi eleştirme hakkımı da kullandım anlamına gelmez.
-sen heç gabağ yemedin galiba. dolabımda çog .gonderiyinde ye.çohda gonuşma ben yozgat üniversitesi mezunuyum.
-------

Bu konuşmadaki son cümleye inanayımmı? İnanıyorum. Nice üniversite mezunlarının yazılarını, yorumlarını okuyorum. Aynı tarzda... Allah aşkına! Hadi bölümüne göre eğitim alıyor. Dil bilgisi farklı bir ders. Lakin! hiç mi hocaları bu öğrenciye ders anlatmıyor? Hiç mi konuşmuyor? Hiç mi davranış örneği sergilemiyor? Hiç mi gazete dergi okumuyor. Hiç mi televizyon seyretmiyor? Aslında bunların hepsini yapıyor. Fakat, kabuğunu kırıp kendini değişimin kollarına bırakmıyor.Bırakmış olsa, kabuktan çıkan civciv misali bir süre sonra üretici durumuna geçecek. O kabuğu kırmış olsa,tavuk altında bekleyen yumurtalar gibi tavuğun sıcaklığına ihtiyacı kalmayacak. Devletten hizmet bekliyorlar. devlet hizmet getirse kime getirsin. Yozgat lı zaten kendi kabuğunda yaşamakta ısrar ediyor.O kabuğun içinde söverek konuşmayı edep zannediyor.

Sizden ricamız, yazılarınızı daha sık paylaşarak biz okuyucularınızı bekletmemenizdir.Bayramınız Mübarek olsun. Saygılar, Hürmetler.

SUZAN -- 29.07.2014 13:35
Yeni yılda
ÜSTAD;SENİ SEVMİYORUM YİTİĞİNİ ARAMADIĞIN İÇİN,SENİ SEVİYOR VE ANLIYORUM,YİTİĞİNİN NE OLDUĞUNU BİLDİĞİN İÇİN...BAZI KİŞİLER 30 ŞUBAT DOĞUMLUDUR...SENLE DOĞUM GÜNÜMÜZ AYNI,NİCE OTUZ ŞUBAT!LARA...SELAMLARIMLA
MEHMET UYSAL -- 03.01.2014 16:14
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00