BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 28.04.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
208
Dün
:
4563
Toplam
:
12522425
GENÇ BAKIŞ Ece DOĞAN
Özgürlük
yozgatgazetesi@hotmail.com
Bu yaz uzun uzun kendimi dinleme şansım oldu. Belki de hayatın koşturmasına atılmadan önce kendimi bu kadar dinleyebildiğim son tatilimdi. Siz benden de iyi bilirsiniz insan bir tempoya girdi mi gerçekten ne istediğini, nasıl bir insan olduğunu bile unutuveriyor.
Aslında ne kadar yanlış yapıyoruz. Hiçbir koşturma bizden, olmak istediğimiz insandan değerli değil.
Bu yazdıklarımı yazarken beş sene sonraki halimi düşünüyorum da eminim bende bu eleştirdiklerimin ensesinde bulacağım kendimi. Beş sene önceki bende aynıydım o ayrı konu.
Yapmak istediklerimizi keşfetmekte ne kadar geç kalıyoruz. Yapabilecek potansiyelimiz var mı onu bile farketmeden geçip gidiyor hayat. Yaşamaktan keyif alacak türlü yol varken biz alıştığımız düzene sıkıştırılmış buluyoruz kendimizi.
Mesele bir beş sene, on sene önce ki kendimize söyleyecek ne kadar çok şeyimiz var. Ama şuan ki halimize dönüp tek laf edemiyoruz. Çünkü kafası epey meşgul birde biz karıştırmayalım değil mi?
Tabi bir yerde insanin kendine bir şeyler söylemesi tecrübeyle sabit. Mesela bugün kendime bir öğüt verecek olsam bugünüme de yarınıma da söyleyeceğim 'özgürlüğünün kıymetini bil' olurdu. Bu nereden çıktı şimdi diyeceksiniz. Bu hafta bir kısa film projesi için Şakran Kapalı Cezaevindeydim. Hani filmlerde görüyoruz yabancısı değiliz derdim ama ne kadar da yabancısıymışız. Sayamayacağım kadar çok demirkapının ardından geçip çalışan mahkumların kaldığı koğuşa girdik. İçerde kimse yoktu ama hepsinin hayatına ait o kadar çok sey vardı ki. Her ranzanın etrafında ayrı bir hayat. Avluya çıkıp kafamı kaldırdım daireler halinde dikenli tellerin arasından gökyüzü ne kadar cezbedici görünüyormuş.
'Özgürlük ne güzel şey dedim' ilk defa bunun değerinin kat kat fazla farkında olarak.
Senaryomuzda güzeldi dört duvarın düşüncelerimizi de kelepçeleyemeyeceğini anlatıyorduk. Hepsi kafamda iyice bütünleşti o gün.
Özgür olmak lazımdı. Koşullarımıza, etrafımızdaki insanlara hatta kendimize rağmen özgür olmamız lazımdı.
Özgürlüğü kısıtlayan bir çok şey var tabi. Mesela etrafımızdaki insanlar da kısıtlıyor bu özgürlüğü. Dedim ya yazının başında kendimizi keşfedemiyoruz diye. Kaçımız ailemiz,arkadaşlarımız yafa elalem ne der baskısıyla kendimizin olmayan yollara girdik. Yada cesaret edemeyip, destek bulamayıp yürüyemediğimiz o diğer yollar kaçımızın içinde hala.
Bedenimiz, düşüncelerimiz gibi kendimize olan güvenimizi, inancımızı da özgür bırakmak lazım demek ki. Hatta en büyük kanatları onlara takmak lazım.
Bugün edindiğim tecrübeler yıllar önceki halime de bugünüme de yarınıma da bir kac sey soyleyebiliyor. Dinleyebilirsem ne mutlu.
Sevgili Ece Lütfen kafan hep gökyüzünde olsun. Okuduğun her kitap kanadında bir tüy olacak ilerde. Hedeflerine ulaşmak için attığın her adım başarısız olsan da seni kat kat hızlı uçuracak. Denemekten, doğruyu aramaktan, fikirlerini belirtmekten korkma. İnsanların fikirlerini önemse ama unutma kendin hayatın için en doğru kararlar her zaman sende mevcut.
Sevdikleriniz ve özlediklerinizle keyifli bir bayram diliyorum. Sevgilerle...

12.09.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGATTA EĞİTİLMEK
Düşünmenin konuşmanın öğretilmemesi başta olmak üzere hepsi doğru
S. Güçlü -- 29.07.2016 00:13
Hayatın fısıltısı
Çok güzel yamızmışının, ama Türkiyenin gerçekleri böyle bu bozuk düzende kendimize yer bulmaya çalışıyoruz. Sizi tebrik ederim. Bu cesaretinizden dolayı..
Davut Şahinol -- 25.02.2016 13:45
Işığımız hiç Sönmesin
Bu yasta bu bilincte olmanı tebrik ediyorum öncelikle. Keske herkes senin kadar duyarlı olsa. Bu yazının bir cok kisiyi tesfik etmesini umuyorum. Selamlar
Mustafa -- 08.01.2016 18:59
Gelecek nasıl gelecek?
Merhaba sevgili Ece; öncelikle köşe yazılarından dolayı seni tebrik ediyorum..Bu yazını da henüz bir mesleğe karar verme arefesinde bulunan genç arkadaşlara bir yol haritası olması temennilerimi iletiyorum..Son tahlilde ülke konjünktürünün, hayallerin mesleğine değil, insanca yaşamayı sağlayacak ve kazancı bol mesleklere kanalize olma gerçeği inancını taşıyorum. Zira sahada kısa da olsa çalışma fırsatı bulmuş birisi olarak bu gerçeği güzel izah etmişsin.
Sonuç olarak, geleceğe yönelim yapan gençlerin uzmanından kariyer planlaması desteği almaları onların mutlu bireyler olmasında büyük destek sağlayacağı inancındayım. Sevgilerimle...
Osman GÜMÜŞ -- 13.11.2014 09:49
Gelecek nasıl gelecek?
Merhabalar ece hanım gencliğiniz güzelliğiniz kaleminize yansımış umarım geleceğinizde satırlarınız kadar güzel olur. Daha sık yazmanız dileğiyle. Sevgiler
mehmet -- 22.10.2014 23:58
YOZGAT'A DAİR
Biz de Yozgatta aynı şeyleri gözlüyor ve yaşıyoruz.Demekki Yozgatta değişen bi şey yok.Duygu ve düşüncelerimizi adeta paylaşttığınız için size teşekkürlerimizi ve buradan selamlarımızı yolluyoruz.
Aytül -- 21.11.2013 19:47
ANLAMAK
HAKLISIN ECECİM. KATILIYORUM. NE ZAMAN KENDİMİZİ KARŞIMIZDAKİNİN YERİNE KOYUP, ONA GÖRE DAVRANIRSAK, O ZAMAN İLTİŞİM KOLAYLAŞIR. BİRBİRİMİZİ DAHA İYİ ANLARIZ. BU DA BUNALIMLI HAYAT ŞARTLARINDA NE KADAR GERÇEKLEŞEBİLİR, BİLEMEYİZ.
FATMA OĞAN -- 27.10.2013 20:34
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 45 45