BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 27.05.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
225
Dün
:
4633
Toplam
:
13886048
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
muhsinkokturk@hotmail.com
Zaman zaman sayfamda Yozgat’a hizmet etmiş birtakım kişilere yer vermekte, bunu bir görev olarak benimsemekte ve bundan da büyük bir mutluluk duymaktayım. Bugün de bir eğitimci, folklor araştırmacısı ve yazar olan Mahmut Işıtman’dan söz edeceğim.

Mahmut Işıtman, 1 Temmuz 1908’de Yozgat’ta doğdu. İlköğrenimini Yozgat’ta, ortaöğrenimini Konya İlk Öğretmen Okulunda tamamladı. 1930’da Ankara ili Beypazarı ilçesinde öğretmenliğe başladı.

Mahmut Işıtman, Konya’da öğrenciyken folklor araştırmalarına başladı. Özellikle edebiyat öğretmeni SadettinNüzhet Ergun’un da yönlendirmesiyle bu alandaki çalışmalarına hız verdi. Yine Konya’da öğrenciyken birkaç arkadaşıyla birlikte “Işık Yolu” adlı bir dergi çıkardı.

1932’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümüne girdi, 1935’te burayı bitirdi. Yedek subaylığını yaptıktan sonra Ankara Erkek Lisesine atandı.

Folklor çalışmalarını sürdürdü. Yozgat halk ve divan şairleriyle ilgili eski cönklerden, şairlerin aile ve akrabalarından birçok bilgi edindi. Bu ara cirit oyunlarıyla ilgili araştırmalar yaptı.

1938 yılında Gençlik ve Spor Bayramı’na son kez katılan Atatürk’ün de bulunduğu bayramı yönetmekte gösterdiği üstün başarıdan dolayı 1939’da Millî eğitim Bakanlığınca takdirnameyle ödüllendirildi. 1945’te mesleğindeki üstün başarısından dolayı bir kez daha takdirname aldı.

1954’te Uluslararası İzci Teşkilatının açtığı “WoodBadge İzci Kursu”na gitti. Birinci ve ikinci kısımları pek iyi ile bitirdi. Londra Dünya İzcilik Teşkilatı Merkezinden gönderilen izci işareti ile diplomayı aldı.

1959’da bir yıl için Almanya’ya gönderildi. Oradaki eğitim sistemini inceleyerek bakanlığa uzun bir rapor verdi.

Mahmut Işıtman; “Hizbî (Hüznî), Seyrî, Zeminî, Âşık İfşaî, Âşık Nazî, Sır Kâtibi Âşık Necip, Demlî, Âşık Zarî, Âşık Gamlî, Âşık Gülşanî, Fennî” gibi birçok Yozgatlı şairin yaşamı ve şiirleri hakkında elde ettiği bilgileri “Türk Folklor Araştırmaları” dergisinde yayımlatarak Yozgat kültürüne büyük katkılarda bulundu.

Mahmut Işıtman’ın ne zaman ve nerede öldüğü konusunda elde bir bilgi bulunmamaktadır. (1908 yılında doğduğuna göre öldüğü varsayımıyla böyle bir ifade kullanmaktayım.) Yaptığım araştırmalar sonucunda kendisiyle en son 7 Mayıs 1998’e (90 yaşındayken) yüz yüze ses kaydıyla bir görüşme yapıldığını saptadım. Bu görüşme; Profesör Doktor Mine Göğüş Tan’ın danışmanlığında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde, “Çocukluk Tarihi” adlı lisans ve “Toplumsal Tarihte Çocuk” konulu doktora dersleri alan öğrenciler tarafından gerçekleştirilmiştir. Mahmut Işıtman’la görüşen kişi Mehmet Akif Sözer’dir.

Ses kaydına alınan görüşmede Mahmut Işıtman, bize yaşamı hakkında ilginç bilgiler aktarmaktadır. Bu bilgilere göre, daha altı aylıkken anne ve babası ölür. Çocukluğu Yozgat’ta geçer. İlkokula Yozgat’ın “Taş Mektep” adıyla anılan okulunda başlar. Üzerinde omzundan asmalı, saplı bir çanta; içinde bir defter, bir kurşun kalem ve “Anadolu Yavrususun Kitabı” adlı eski harflerle basılmış bir kitabı vardır…Cumhuriyetin ilan edildiğini okulda öğretmenlerinden öğrenir. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için izci olarak Ankara’da yapılan törenlere katılır. Orada Atatürk’ü görür.

Atatürk Türkiyesi’nin saygın öğretmenlerinden biri olan Mahmut Işıtman, folklor araştırmacısı kimliğiyle öne çıkmıştır. Yazarın Yozgat kültürüne yaptığı en büyük katkı, Yozgatlı saz ve divan şairlerini gün ışığına çıkarmak olmuştur.

Yeri gelmişken Mahmut Işıtman’ın gün ışığına çıkardığı şairlerden birkaçının şiirine örnekler verelim:

BOZLAK(1)
Bir selam gönderdim canan iline,
Acep şu günlerde yetişir m’ola?
Bülbül de hasrettir gonca gülüne,
Kavuşup da bir kez ötüşür m’ola?

Ölürsem gurbette suyum kim döke?
Nazlı yâri yok ki kefenim dike,
Yârim hasretinle dert çeke çeke,
Açıldı yâreler bitişir m’ola?

Eser bad-ı saba(2) , değer sam(3) gibi,
Var mıdır âlemde olmuş ben gibi?
Vay biçare Nazî yârde sen gibi,
Ciğerinden yanıp tutuşur m’ola?
Âşık Nazî

KOŞMA (4)
Eğer gider isen Bozok iline,
Bir selamım götür vatana bülbül.
Kon bizim bahçenin mahzun gülüne,
Başla benim gibi figana bülbül.

Gönül hastasıyım, hâlim soran yok,
Gam yükün yüklendim hicrandan artık,
Ahbab-ı yarana(5) selam söyle çok,
Bir de başkaca canana bülbül.
…
Böyle imiş alnımızın yazısı,
Vatan muhabbeti, evlat arzusu,
Bekliyor Zarî’nin bunca kuzusu,
Gönülde hemanca(6) bir dane imiş.
Âşık Zarî

KOŞMA (7)
Bir fukara keşf-i keramet (8) olsa,
Müzevir(9) insana ahbap denilir.
Zengin kapısında bir hayvan ölse,
“Eyvah, yazık, gönlü harap!” denilir.”

Fukarayı baş köşeye sürmezler,
İyi yere münasebet görmezler,
Ak sakallı olsa bir yer vermezler,
“Fukara ayağa türap(10) .” denilir.

Fukara durmayıp hizmet yetirse,
Yüklese de gam yükünü götürse,
Zengin, bir mahalden beygir getirse,
“Bu, halis küheylan Arap.” denilir.

Gülşanî çekiyor aşk mihnetini (11),
Kavukçu zenginin eder methini,
Fukara çalkasa bal şerbetini,
“Bal değil, yıllanmış şarap.” denilir.

Âşık Gülşanî

Değerli eğitimci, araştırmacı, yazar MahmutIşıtman’ı Yozgat kültürüne katkılarından dolayı saygıyla anıyorum. Yeni kuşağı da Yozgat kültürünü araştırma ve inceleme konusunda etkin olmaya çağırıyorum. İnanıyorum ki gün ışığına çıkmamış nice kültürel değerimiz var. Hepimize düşen görev, bizi biz yapan bu değerlerimize sahip çıkmaktır.

Dipnotlar:

(1) Âşık Nazî, Mahmut Işıtman, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, Eylül 1969, Cilt 12, Sayı 242, s. 5401, 5402, 5403.
(2) bad-ı saba: Serin ve tatlı esen bahar yeli.
(3) sam: Çölde esen yel, sam yeli.
(4) Âşık Zarî, Mahmut Işıtman, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, Eylül 1968, Cilt 11, Sayı 230, s. 5066-5067.
(5) ahbab-ı yaran: Tüm dostlar.
(6) hemanca: Derhal, çabucak, hiç vakit geçirmeksizin.
(7) Âşık Gülşanî, Mahmut Işıtman, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, Mart 1977, Cilt 17, Sayı 332, s. 7929, 7930.
(8) keşf-i keramet: Keramet (doğa üstü, şaşkınlık yaratan durum) ortaya çıkarma, keramet yaratma. (Şiirde “keramet sahibi” anlamında kullanılmış.)
(9) müzevir: Ara bozucu.
(10) türap: Toprak, toz.
(11) mihnet: Sıkıntı, üzüntü.

11.04.217

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli kardeşim,
Bafralı Yanko'nun Yozgat Seyahatnamesi, araştırdığım kadarıyla İstanbul'da Tarik gazetesinde yayımlanmış, 1886'da da Ebüzziya Tevfik Bey'in teşvikiyle kitap hâline getirilmiş, seyahatnamenin bir bölümü de bu kitapta yer almıştır.
Tarihe bakıldığında Yozgat'la ilgili bu gözlemler doğrudur kuşkusuz. O zamanlar Yozgatlılar özgür doğa ortamında yaşıyorlardı. Bozok Yaylası'nın o güzelim havasını soluyorlardı. İyi besleniyorlardı. Bu durumda da kanlı canlıydılar.
Garibim Bafralı Yanko Yozgat'ı şimdiki durumuyla görseydi şaşırırdı sanırım. Artık solan yüzler, obezite bedenler, sağlıksız bakışlar var Yozgatlıda. Yozgatlının genetiği değişti artık. Ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, hava kirliliği, trafik yoğunluğu, "GDO"lu çakma besinler, hormonlu sebze ve meyveler... perişan etti herkesi.
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, sevgi ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 30.04.2018 18:21
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli Hocam, aslen Rum olan ve askeri tıbbiyeden mezun olan kolağası Bafralı Yanko, Yozgat Seyahatnamesinde bakın ne diyor; Yozgatlıların mizaçları sert ve asidir. Vücutlarının kuvveti öyle bir şekildedir ki: Bu gün 14 yaşında olan bir erkek çocuğunun ağırlığı İstanbul’daki yirmi beş yaşındaki bir çocuğun ağırlığına denktir. Simalarındaki sağlık alametleri ve görüntüsü İstanbul’da biftek ve fileto ile Saint julien şaraplarıyla beslenen gençlerimizin hiç birisinde tesadüf olunamaz. 12 yaşındaki kızların 22 yaşındaki kızlarımızı fersah fersah geçtikleri ve bu sebepten bu yaşta evlendirildikleri ve 20 yaşındaki bir kadının beş çocuk anası olduğu görülmektedir.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.04.2018 22:29
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
NE MUTLU YOZGATA Kİ MUHSİN KÖKTÜRK GİBİ BİR EVLADI VAR.BİR YOZGAT SEVDALISI..ORTAYA KOYDUĞU HER FAALİYETTE BİR GÜZELLİK VARDIR..YOZGATLA İLGİLİ BÜTÜN HİZMETLERİNDEN DOLAYI KUTLUYORUM.
COŞKUN KÖYCÜ -- 23.04.2018 21:10
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Sayın Muhsin ÖZKÖK Beyefendi Hocam

Sayenizde bizde özlem gidermiş olduk. İnşallah böyle bir anıyı yazmak bizlere de kısmet olur. Yazılarınızın takipçisiyim. Lâkin bu günlerde yazı dizisiyle meşgul olduğumdan yorum yazmaya vaktim olmuyor. Bağışlayınız.

Selam ve hürmetlerimle...
Kadriye ŞAHİN -- 23.04.2018 13:35
TRAFİK CANAVARLARINA BİRKAÇ SÖZ
Değerli Muhsin Hocam,
İstanbul'da aracımıza bindik mi hemen "Radyo Trafik" radyosunu açarız. Hangi yolda kaza var, hangisinde trafik yoğun radyodan takip eder bu yolları kullanmamaya çalışırız. Radyo Trafik, yayın sırasında çok güzel spotlar da yayınlayarak bizleri uyarır. En sevdiğim spotlardan birisi şöyle; Önce bir çarpışma sesi duyulur sonra spiker şöyle söyler. “Biraz önce bir kişi takip mesafesini korumayarak kaza yapan araca takip mesafesini korumadığı için çarparak kaza yaptı, emniyet kemeri takılı olmadığı için yaralandı.” Yine bir çarpışma sesi ve “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuşurken takip mesafesini korumadığı için kaza yapan araca çarparak kaza yaptı.” Yine bir çarpışma sesinden sonra, “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuştuğu için kaza yapan araca çarptı.” Dörtlü bir kaza ancak bu kadar güzel anlatılır. Saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.04.2018 21:53
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Sayın hocam,
Tam da size yakışan bir üslupta değerler üzerine bir ders. Kendimi Cilavuz KKÖO sıralarında hissettim.
İnsanın iki yanı vardır. İn-san... İn yanımız, türümüzün hepsinde şu ya da bu şekilde, elimizde fazlaca da olmayan yaradılıştan gelen özelliğimizdir. Esas toplumsallaşmamızı tarif eden -san yanımızdır. Bu da parayla ölçülemeyecek kadar pahalıdır.(değerlidir.)
Onu bunu bilmem ama Muhsin KÖKTÜRK toplum için -san yanıyla pahası ölçülemeyecek bir değerdir. Saygılar öğretmenim.
Mehmet Kazım Ablak -- 15.04.2018 20:29
YOZGAT’IN KARA YAZGISI
Sayın Muhsin KÖKTÜRK Hocam;

Hastane ve eğitim okulları ve kollarının özelleştirilmesinden yana değilim. Ne var ki, özelleştirilmemesi gereken alanlar özel konumuna getirildi. Lâkin, fabrikalar özelleştirilsin. Bu özelleşme dış sermayenin eline peşkeh çekilerek yapılmasın. İçinde çalışan insana, kendi halkına hisse payı oranında borcu geriye dönük olarak devredilsin. Bakın o zaman bu fabrikalar zarar mı ediyor, kara mı geçiyor? Ne var ki, Yozgat halkı yıkılan bira fabrikasına sahip çıkmadı. Yerine dikilen binaların halka getirisi ne oldu acaba?

Halk birlik beraberlik kavramını kavramadıkça birilerinin zengin olmasına seyirci kalacaktır.

Kaleminiz var olsun. saygılar hürmetler
Adınız ve Soyadınız -- 08.03.2018 20:24
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Değerli Hocam, rahmetli Necdet Tosun'un oğlu Erdal Tosun, bir cümle ile ne güzel özetlemişti " Ben kıroyum ama para bende". Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir övünç olamaz sanırım. Birde lahmacun ve viski. Selamlar saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.12.2017 15:45
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Değerli Muhsin Hocam, “Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter” diye çok güzel bir deyimimiz var. Demek oluyor ki doğadaki her canlının (bitkilerde dâhil) kendi doğal ortamında yaşam hakları var. Çok şükür çocuklarımız bunun bilincindeler. İnşallah, erginlerimiz de bu hassasiyette olurlar. AMİN.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.12.2017 20:12
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00