BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
208
Dün
:
4633
Toplam
:
14361348
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
muhsinkokturk@hotmail.com
Zaman zaman televizyonlarda zaman zaman da sosyal medyada kişilerin akıl almaz eylemlerine tanık oluyoruz: Kadınlara, çocuklara şiddet ve taciz uygulayanlar, onları öldürenler, seri katiller, sapık davranış sergileyenler, hırsızlar, dolandırıcılar, daha neler neler… Bu eylemlerle ilgili haberleri duyan ve izleyenlerimiz haklı olarak tepkilerimizi dile getiriyoruz. Söz konusu eylemleri yapanlar için kimimiz, “Hayvan bunlar. İnsan olamazlar!” diyoruz. İşte benim itirazım buna:

Şu gerçeği kabullenelim: İnsan denen varlık dünyanın en akıllı olduğu kadar en vahşi, en acımasız varlığı da. Her yıl kürkü, eti ve özellikle yağı için acımasızca katledilen 338 bin foku katleden biz insanlar değil miyiz? Sokakta rastladığımız köpeği arabamızın arkasına bağlayıp sürükleyen ve bunu sosyal medyada paylaşıp izlettiren, sokaklarda başıboş dolaşan hayvanları zehirleyip öldüren, “Canımı sıktı.” deyip yanımızdan geçen kediye mermi yağdıran, kuyruklarına teneke bağlayıp hayvanları sokaklarda gezdiren bizler değil miyiz? Sonra da çıkıp insanlık dışı davranışta bulunanları hayvanlıkla suçluyoruz. Ayıp be kardeşim; ayıp bir yana, haksızlık bu!

Dünyada hiçbir hayvan, insanlar gibi başkalarının hakkına ve hukukuna saldırmaz, onu yok etmeye çalışmaz. Evet, bir arslan bir geyiği parçalayıp yer. Ama niçin? Yaşamını sürdürmek için. Ya biz?... İnsanlara niçin şiddet uyguluyor, onları öldürüyoruz. Yok töre içinmiş, yok aile yaşamımıza tersmiş, yok öfkelenmişiz de ne yapacağımızı şaşırmışız, yok bilmem ne!..

Bırakın bunları! Böyle haksızlık yapmayın, insanlık dışı davranışlarda bulunanları hayvanlara benzetmekten vazgeçin. Hayvanlara haksızlık, ama çok haksızlık ediyorsunuz.

Peki, insanların akıl almaz, anlamsız, acımasız davranışlarını niçin hayvanca nitelendiriyoruz? Çünkü bir hayvan kadar duyarlı olamıyoruz da onun için. Sonra da çıkıyor sapkın, tutarsız, canice davranışları olanlar için, “Hayvan bunlar!” diyoruz.

Sevgiden, saygıdan, eğitimden yoksun bir insan, dünyanın en vahşi yaratığıdır. Bu vahşilikten hayvana benzetilerek kurtulamaz.

Son günlerde, hayvanlar için yasalar çıkarılmasını, onlara eziyet edenlerin, onları acımasızca öldürenlerin cezalandırılmalarını isteyenler seslerini yükseltmeye başladılar. Haksız da değiller. Yolda aracınızı bir çocuğun üzerine bir hayvanın üzerine sürer gibi kullanabilir misiniz? Ama konu bir kedi, köpek olduğu zaman sorun yok. En ufak bir ceza bile almazsınız. Sanki karşınızda bir canlı yok da bir eşya, mal var. Böyle olunca da insanlar vicdanları dışında kendilerine engel bir durumla karşılaşmıyorlar. Dikkat ediniz, yollarda hemen her zaman ezilmiş bir hayvan ölüsüyle karşılaşabilirsiniz. Can bu ya kardeşim, ister insan ister hayvan olsun, can!

15 Ekim 1978'de Paris UNESCO evinde Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi yayımlanmıştır. Bu bildiride şu maddeler yer almaktadır:

1. Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler
2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.
3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.
4. Yabani türden olan bütün hayvanlar; kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile onları özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.
5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar, uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.
6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar, doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek, acımasız ve aşağılık bir davranıştır.
7. Bütün çalışan hayvanlar, iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak, hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.
9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de olsa bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.
10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.
11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.
12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış; bir soykırım, yani bir suçtur.
13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.
14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükûmet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

Katılın ya da katılmayın, Batı’nın hayvanlara bakışı böyle. Şimdi şapkamızı önümüze koyup düşünelim. Biz gerçekten kendi dışımızdaki canlılara, özellikle de hayvanlara insanlığımıza yakışır.biçimde davranıyor muyuz? Hayır, bin kere hayır! Eğer bunu başarabilseydik bugün ne acımasız davranışlar, ne saldırılar, ne sapıklıklar, ne hırsızlıklar, ne dolandırıcılıklar, ne cinayetler … olurdu.

Diyeceksiniz ki: “Hey Muhsin kardeş, uyan bu düşten! Biz daha insan olarak birbirimizi sevmeyi öğrenmemişken hayvanları nasıl sevelim? Farklı düşüncelere saygı duymayan, hakka ve adalete dayanmayan, kul hakkı yiyen, onurlu ve namuslu bir yaşam sürmeyen insanlardan hayvan haklarına saygı beklemek söz konusu olabilir mi? Sen bir hayal dünyasında yaşıyorsun. Kendine gel, artık gerçekleri gör, yaşamını ona göre düzenle ve ona göre hareket et.” Evet, belki ben hayal dünyasında yaşıyorum; ama hiç olmazsa insanca düşünüyorum. Bundan da son derece hoşnudum.

Yine diyeceksiniz ki: “Însanların bile çeşitli haksızlık ve zulümlere uğradığı bir toplumda işin gücün yok da hayvan haklarını mı savunuyorsun? Önce insan haklarını savunsana!.” Ben de diyorum ki: “İnsan haklarına saygı duymayan bir toplumda hayvan haklarından söz edilebilir mi? İşte bunun için önce insan olmayı, insan olduğumu unutmamamız gerektiğini belirtiyorum. Önemli olan bu. Biz gerçekten insan olmayı bilirsek tüm canlılara sevgiyle yaklaşırız. Karşımızdakinin insan ya da hayvan olması bir anlam taşımaz. Can, ha insana özgü ha hayvana, ne fark eder ki?... Önemli olan, “Yaratılanı sevmektir yaratandan ötürü.” Gerisi boş.

İçinde bulunduğumuz koşullarda hayvan haklarına saygı beklemenin bir hayal olduğu gerçeğinin farkındayım. Dilerim bir gün bu hayal gerçek olur. İster insana ister hayvana; her cana zulmeden, onu öldüren cezasını bulur.

29.11.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat Belediyesi - Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Ne Oldu?
Değerli Okurlar,
Yaz dinlencem nedeniyle yazılarıma bir süreliğine ara vermek durumunda kaldım. Yakın bir zamanda yazılarıma yeniden başlayacağım.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 08.07.2018 08:39
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli kardeşim,
Bafralı Yanko'nun Yozgat Seyahatnamesi, araştırdığım kadarıyla İstanbul'da Tarik gazetesinde yayımlanmış, 1886'da da Ebüzziya Tevfik Bey'in teşvikiyle kitap hâline getirilmiş, seyahatnamenin bir bölümü de bu kitapta yer almıştır.
Tarihe bakıldığında Yozgat'la ilgili bu gözlemler doğrudur kuşkusuz. O zamanlar Yozgatlılar özgür doğa ortamında yaşıyorlardı. Bozok Yaylası'nın o güzelim havasını soluyorlardı. İyi besleniyorlardı. Bu durumda da kanlı canlıydılar.
Garibim Bafralı Yanko Yozgat'ı şimdiki durumuyla görseydi şaşırırdı sanırım. Artık solan yüzler, obezite bedenler, sağlıksız bakışlar var Yozgatlıda. Yozgatlının genetiği değişti artık. Ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, hava kirliliği, trafik yoğunluğu, "GDO"lu çakma besinler, hormonlu sebze ve meyveler... perişan etti herkesi.
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, sevgi ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 30.04.2018 18:21
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli Hocam, aslen Rum olan ve askeri tıbbiyeden mezun olan kolağası Bafralı Yanko, Yozgat Seyahatnamesinde bakın ne diyor; Yozgatlıların mizaçları sert ve asidir. Vücutlarının kuvveti öyle bir şekildedir ki: Bu gün 14 yaşında olan bir erkek çocuğunun ağırlığı İstanbul’daki yirmi beş yaşındaki bir çocuğun ağırlığına denktir. Simalarındaki sağlık alametleri ve görüntüsü İstanbul’da biftek ve fileto ile Saint julien şaraplarıyla beslenen gençlerimizin hiç birisinde tesadüf olunamaz. 12 yaşındaki kızların 22 yaşındaki kızlarımızı fersah fersah geçtikleri ve bu sebepten bu yaşta evlendirildikleri ve 20 yaşındaki bir kadının beş çocuk anası olduğu görülmektedir.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.04.2018 22:29
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
NE MUTLU YOZGATA Kİ MUHSİN KÖKTÜRK GİBİ BİR EVLADI VAR.BİR YOZGAT SEVDALISI..ORTAYA KOYDUĞU HER FAALİYETTE BİR GÜZELLİK VARDIR..YOZGATLA İLGİLİ BÜTÜN HİZMETLERİNDEN DOLAYI KUTLUYORUM.
COŞKUN KÖYCÜ -- 23.04.2018 21:10
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Sayın Muhsin ÖZKÖK Beyefendi Hocam

Sayenizde bizde özlem gidermiş olduk. İnşallah böyle bir anıyı yazmak bizlere de kısmet olur. Yazılarınızın takipçisiyim. Lâkin bu günlerde yazı dizisiyle meşgul olduğumdan yorum yazmaya vaktim olmuyor. Bağışlayınız.

Selam ve hürmetlerimle...
Kadriye ŞAHİN -- 23.04.2018 13:35
TRAFİK CANAVARLARINA BİRKAÇ SÖZ
Değerli Muhsin Hocam,
İstanbul'da aracımıza bindik mi hemen "Radyo Trafik" radyosunu açarız. Hangi yolda kaza var, hangisinde trafik yoğun radyodan takip eder bu yolları kullanmamaya çalışırız. Radyo Trafik, yayın sırasında çok güzel spotlar da yayınlayarak bizleri uyarır. En sevdiğim spotlardan birisi şöyle; Önce bir çarpışma sesi duyulur sonra spiker şöyle söyler. “Biraz önce bir kişi takip mesafesini korumayarak kaza yapan araca takip mesafesini korumadığı için çarparak kaza yaptı, emniyet kemeri takılı olmadığı için yaralandı.” Yine bir çarpışma sesi ve “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuşurken takip mesafesini korumadığı için kaza yapan araca çarparak kaza yaptı.” Yine bir çarpışma sesinden sonra, “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuştuğu için kaza yapan araca çarptı.” Dörtlü bir kaza ancak bu kadar güzel anlatılır. Saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.04.2018 21:53
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Sayın hocam,
Tam da size yakışan bir üslupta değerler üzerine bir ders. Kendimi Cilavuz KKÖO sıralarında hissettim.
İnsanın iki yanı vardır. İn-san... İn yanımız, türümüzün hepsinde şu ya da bu şekilde, elimizde fazlaca da olmayan yaradılıştan gelen özelliğimizdir. Esas toplumsallaşmamızı tarif eden -san yanımızdır. Bu da parayla ölçülemeyecek kadar pahalıdır.(değerlidir.)
Onu bunu bilmem ama Muhsin KÖKTÜRK toplum için -san yanıyla pahası ölçülemeyecek bir değerdir. Saygılar öğretmenim.
Mehmet Kazım Ablak -- 15.04.2018 20:29
YOZGAT’IN KARA YAZGISI
Sayın Muhsin KÖKTÜRK Hocam;

Hastane ve eğitim okulları ve kollarının özelleştirilmesinden yana değilim. Ne var ki, özelleştirilmemesi gereken alanlar özel konumuna getirildi. Lâkin, fabrikalar özelleştirilsin. Bu özelleşme dış sermayenin eline peşkeh çekilerek yapılmasın. İçinde çalışan insana, kendi halkına hisse payı oranında borcu geriye dönük olarak devredilsin. Bakın o zaman bu fabrikalar zarar mı ediyor, kara mı geçiyor? Ne var ki, Yozgat halkı yıkılan bira fabrikasına sahip çıkmadı. Yerine dikilen binaların halka getirisi ne oldu acaba?

Halk birlik beraberlik kavramını kavramadıkça birilerinin zengin olmasına seyirci kalacaktır.

Kaleminiz var olsun. saygılar hürmetler
Adınız ve Soyadınız -- 08.03.2018 20:24
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Değerli Hocam, rahmetli Necdet Tosun'un oğlu Erdal Tosun, bir cümle ile ne güzel özetlemişti " Ben kıroyum ama para bende". Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir övünç olamaz sanırım. Birde lahmacun ve viski. Selamlar saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.12.2017 15:45
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00