BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
213
Dün
:
4633
Toplam
:
14330841
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
HÜKÛMETİN DERSHANE İNADI
muhsinkokturk@hotmail.com
Torunum gelecek yıl lise son sınıf oluyor. Dolayısıyla şimdiden bizi bir üniversiteye hazırlık telaşı sardı. Bu telaş kuşkusuz doğal. Ama telaşımızın özü, hazırlık aşamasının dilediğimiz biçimde gerçekleşmeyeceği korkusundan kaynaklanıyor. Çünkü bilindiği üzere okul eğitimi, ne yazık ki üniversite hazırlık için yeterli değil. Ek destek gerekiyor. Bunun yolu da dershanelerden geçiyor. İşte sorun da burada başlıyor. Çocuğumuzu gönderecek bir dershane bulamıyoruz. Neden mi? Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı dershaneleri işlevsiz duruma getirdi.

Veliler, çocuklarını Anadolu liselerine ya da üniversiteler hazırlamak için dershanelere gönderiyorlardı. Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı dershanelere karşı bir savaş başlattı. Dershanelerin kapatılacağını, buraların özel okullara dönüştürülmesi için olanak tanınacağını, koşulları uygun olanlara özel okula dönüşme, koşulları uygun olmayanlara da 5 yıllık bir geçiş süresi verilerek “temel lise” açma izni verileceğini duyurdu. Bunun üzerine koşulları yeterli olan çok az sayıda dershane özel okula dönüştü, pek çoğu da temel lise olarak hizmet vermeye başladı. Bazı dershaneler ise aynı statüde çalışmalarını sürdürdüler.

Milli eğitim Bakanlığı aldığı bir kararla dershaneleri kapattı. Ancak Anayasa Mahkemesi bu kararı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Bakanlık, bunun üzerine dershanelerin “özel öğretim kursları” adı altında ancak üç bilim grubu üzerinde kurs verebileceği yönünde yeni bir karar aldı. Dershaneler bu yeni karar doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüler.

Veliler gelişmeleri şaşkınlık içinde izliyorlardı. Bir kısmı, dershanelerin geleceğinden kuşku duyduğu ve bu koşullarda gereken verimi alamayacağı düşüncesiyle yeni bir arayışa girdi. Dershaneden dönüşen temel liselere kaymalar başladı. Çünkü bu okullar hem lise diploması veriyor hem de öğrencilerini üniversiteye hazırlıyordu. Öyle ki Anadolu, hatta fen lisesi son sınıfındaki çocuklarını buralardan alıp temel liselere kaydedenler oldu. Ancak temel liselere tanınan geçiş süreci de tamamlanmak üzereydi. Yani bir zaman sonra temel liseler de ortadan kalkacaktı.

Bir süre üç bilim grubundan özel öğretim kursuna izin veren Millî Eğitim Bakanlığı, aldığı yeni bir kararla bu sayıyı bire düşürdü. Artık dershaneler “Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ve felsefe” olmak üzere belirlenen sekiz bilim grubundan yalnızca birini seçerek ders verebilecekti. Bu arada öğrencileri sınavlara hazırlayan özel etüt merkezleri de kapatıldı.

Özel öğretim kursu veren kurumların tek bilim grubundan kurs açarak yaşamlarını sürdürmeleri olanaksızdı. Dolayısıyla hemen hemen hepsi kapılarına kilit vurdular. Sayıları çok az bazı özel öğretim kurumları, yalnızca matematikten kurs açarak çalışmalarını sürdürüyorlar. Çünkü en çok kurs talebi bu dersten olmaktadır. Ancak söz konusu özel öğretim kurumları bu kurslardan bekledikleri talebi almadılar. Dolayısıyla bunların da çoğu kurs verme işlemlerini sonlandırdılar.

Evet, şimdi ne durumdayız? Perişanız. Çünkü dershanecilik merdiven altına indi. Ankara’da inanın pek çok sayıda merdiven altı dershane var. Bağımsız bir binayı kiralayan kişiler, herhangi bir tabela asmadan işlerini rahatlıkla yürütüyorlar. Öğrenci bulmada bir sıkıntıları yok. Çünkü veliler çaresizler; denize düşmüşler, sarılacak yılan arıyorlar. Bu nedenle merdiven atlı dershaneler kabarık ücretlerle kurslar veriyorlar. Hatta nazlanarak öğrenci alıyorlar. Fiyatlar 15-20.000 lira arasında, daha yüksekleri de var. Oh ne güzel! Vergisiz, güzel bir kazanç. Olan gariban çocuğuna oluyor. Bu parayı nereden bulup da verecek?...

Ben de çaresizim. Diğer veliler gibi merdiven altı peşindeyim ne yazık ki? İşin garibi buralardan dershanelerde olduğu gibi gereken verimi alamayacağımı da düşünüyorum. Kitle dershanelerinde olduğu gibi merkezi sistem bir sınav yok. Piyasadan soru ve sınav kitapçıklarını alıp öğrencilere veriyor, hazır sınavları uyguluyorlar. Ama ne yapacaksanız, başka çareniz var mı? Kuzu kuzu gidip teslim oluyoruz bu soygun ağına.

Millî Eğitim Bakanlığının dershanelere savaş açmasının temel nedeni, Fetö bağlantılı dershaneleri tasfiye etmekti. Bunu anlıyorum. Tamam, bunların tümünü devre dışı bıraktınız, peki bu inat niye?...

Devlet okullarında, cumartesi günleri okul öğretmenlerince verilen ücretsiz kurslarla öğrencilerin eksikleri giderilmeye çalışılıyor. Ama yetmiyor bu. Okullar hiçbir zaman dershane işlevini yerine getiremiyor.

Ben yıllarca dershanelerde öğretmenlik yaptım. Dershanelere karşı olmama karşın sürdürdüm bu görevimi. Evet, ben de dershanelere karşıyım. Ancak sınavı ortadan kardırmadığınız, devlet okullarını eşit ve üstün kalitede yapılandırmadığınız sürece dershaneler gereksinimini yitirmeyecektir. İşte siz kurumsal dershaneleri kapattınız, merdiven altı dershaneler pıtırak gibi yayılmaya başladı. Ne oldu? Önleyebildiğiniz mi özel kurs verilmesini? Lütfen kendimizi kandırmayalım. Yasal olmayan yollarla kurs veren yerlere çocuklarımızı gönderip avuç dolusu para ödememize göz yumacağınıza, dershanelere eskisi gibi izin verin, gerekli denetimlerinizi yapın, verginizi alın; biz de gönül rahatlığıyla çocuklarımızı gönderip sınavlara hazırlayalım.

12.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Değerli Muhsin Hocam, “Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter” diye çok güzel bir deyimimiz var. Demek oluyor ki doğadaki her canlının (bitkilerde dâhil) kendi doğal ortamında yaşam hakları var. Çok şükür çocuklarımız bunun bilincindeler. İnşallah, erginlerimiz de bu hassasiyette olurlar. AMİN.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.12.2017 20:12
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Sayın Kadriye Şahin,
Güzel yorumunuzu beğeniyle okudum. Gözlemlerinizi çok hoş yansıtmışsınız. Anlatımınız da nefis. Bu nedenle kutlar, olumlu düşünce ve duygularınızdan dolayı teşekkür ederim.
Muhsin Köktürk -- 30.11.2017 19:50
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
sayın Hocam, yazınızın başlığında çok haklısınız. Tüm haksızlıklar insanlarda. Hayvanlar öyle asil yaratıklar ki.

Balkonuma bir kaba biraz su, biraz ekmek ıslatıp, yazın sıcağında güvercinler susuz kalmasın diye bırakıyordum. Sayıları çok azaldı. Bülbül,sığırcık, karga, saksağan görünmez oldular. Bir kaç güvercin gök yüzünü süslüyor arada bir. Bu kuşlar alıştı suya ekmeğe. Her gün sabah, akşam yeyip yuvalarına dönüyor. Derken, yavruları çıkmış iki iken üç oldular. Sonra dört beş derken çoğaldılar. Yavrularını kaptırmadan büyüttüler. Önceleri serçelere yemeklerini vermiyorlardı. Ne zaman serçe gelse hışımla üzerine uçarak kovalıyorlardı. Ekmek miktarını artırıp daha büyük bir tabağa koydum. Şimdi serçeleri kovalamıyor, kardeş kardeş oynaşarak yiyorlar. Yavrularını uçmaya alıştırmalarını yaz boyu izledim. En yakın demire tünetip yalnız bırakıyor. Uçmaya korkan yavru bir müddet bekliyor. Sonra annesi gelip kanadıyla aşağı itiyor. O korkuyla uçmak zorunda kalan yavru ilk dersi tamamlıyor. Sürekli kanatlarını oynatarak, kanat kaslarını geliştirip, sonra yükseklere uçuyor. Öyle alıştılar ki artık ev halkından kaçmıyorlar. Yiyecekleri bitince gagalarıyla camı tıklatıyor. Fakat; bulguru, pirinci çiğ, ekmeği kuru yemiyorlar. Artık evde ekmek kurusu, pilav artığı, taneli yemekler çöpe gitmiyor. Daha bu gün çocuklara söyledim. İnsanlar "kuş beyinli" diyerek akılsızlığı kastediyorlar fakat, kuşlar tahsil görmüş bazı insanlardan daha akıllılar, daha paylaşımcılar. Biraz balkonu kirletseler de pır pır uçuşlarını, balkon demirine yumak gibi dizilişlerini hiç bir şeye değişmem.

Saygı ve selamlar. Kaleminiz var olsun.
Kadriye şahin. -- 30.11.2017 02:17
KENDİNE GÜVENMEK VE KENDİNİ BEĞENMEK
Sayın Muhsin Köktürk Beyefendi; Sayfama lütfedip "Hoş Geldiniz" diyerek karşıladığınız için Teşekkür ediyor," Hoş Buldum" diyorum. Sizlerin arasında olmak benim için onurdur.
Aynı zamanda yazılarınızı takip edip, akıcı üslubunuzu beğenerek bilgileniyorum.

Ayrıca, geçirmiş olduğunuz rahatsızlıktan dolayı "Geçmiş Olsun" dileklerimi iletirken saygılar ve hürmetler sunuyorum.
Kadriye ŞAHİN -- 20.11.2017 22:15
YOZGAT BİLMECELERİNDEN BİR DEMET
Katarakt ameliyatı nedeniyle yazılarıma kısa bir süre ara vermem gerekiyor. Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 07.11.2017 11:23
ÖFKE KONTROLÜ
Değerli Okurlarım,
Eşimin tansiyon sorununu çözmek için uğraştığımdan yazılarıma bir süre ara vermek durumunda kaldım. En kısa zamanda yeniden yazmaya başlayacağım. Bu aradan dolayı özür diler, saygılarımı sunarım.
Muhsin Köktürk -- 21.09.2017 18:18
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Değerli Okurlar,
Zaman zaman yazılarıma ara verdiğim oluyor. Sanırım yaşlanıyorum. Bu nedenle sık rahatsızlanıyorum. O zaman verimliliğim düşüyor.
Sağ olsun, ne zaman yazılarım arasında yayımlanma aralığı uzasa çok sevgili dostum Abdulkadir Çapanoğlu beni arayıp hatırımı sorar. Bu yaklaşımından dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum.
En kısa zamanda yazılarıma yeniden başlayacağım. Bu ara nedeniyle sizlerden özür diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Muhsin Köktürk -- 13.05.2017 16:13
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Sayın Verda Aral Gülbay,
Ben emekli Türkçe öğretmeniyim. Eleştiriye sonuna dek saygılıyım. Zaten öyle olması da gerekir. Bu nedenle kırılmam söz konusu değil. Özür dilenecek bir durum da yok ortada. Zaman zaman ben de bir Yozgatlı olarak bazı tutumlarımıza isyan ediyorum. Bunu yazılarımda dile getirdiğim çok oldu.
Kuşkusuz Yozgat'ı ve Yozgatlıyı eleştireceksiniz. Gerektiğinde olumsuz yanları ortaya koyacaksınız. Bundan daha doğal ne olabilir?
Görüşleriniz sizin olduğu kadar bizim için de değerlidir.
Her şey gönlünüzce olsun.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 13.05.2017 16:09
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
YorumunuzGününüz aydın olsun ,Muhsin Bey .
Sizinle daha öncede yazıştığım için beni hatırlamamanıza şaşırdım evet sizinle konuşmayalı çok oldu sağlık sorunları yüzünden arayamadım sizi.Ben Yozgat'a ve Yozgat'lıyasaygı duyarım ,ailemin bana verdiği en güzel mirastır bana.
Benden düşüncelerimi paylaşmamı istendi gazetenize ben de çok mutlu oldum sizi tanıdığım için de sizinle konuştum .Ama en mutlu olduğum anda sizden gelen bu sözler beni son derece üzdü özürümü de diledim ama siz buna cevapta vermediniz.Olsun ben üzülmemem insanların düşünçelerinde saygı duyarım,Anladım ki beni ara-nızda görmekten pek mutlu olmamışsınız ,artık fikirlerimi paylaşımda bulunmayacağım .
Sayfanızı işgal ettiğim için bağışlayınız.
Saygılar.
verda aral gülbay -- 11.05.2017 12:36
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Selam Muhsin Bey ,cevabınız beni çok üzdü,zira uyuyan sizler değilsiniz ki.ben annelere yazdım galiba atladınız.Bie ata sözü vardır ,''Çiğeri beş para etmeyenler,adam oldu ''denir ya
işte benim sözüm onlara secilene kadar ağamsın ,paşamsın ,derler sonra tanımazlar secmenleri yok dedirler .
Ama sizi kıedımsa özür dilerim .Saygılar.
verda aral gülbay -- 08.05.2017 18:13
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
2
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00