BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.05.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
177
Dün
:
4633
Toplam
:
13879694
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
24 EKİM 2018 SEÇİMLERİNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜLER
muhsinkokturk@hotmail.com
24 Ekim 2018 seçimlerinde siyası partilerin tercihleri belli oldu. Bir tarafta AKP ve MHP’in oluşturduğu, BBP’nin de destek verdiği “Cumhur İttifakı”; diğer yanda muhalefet partilerinden CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu “ Millet İttifakı“yer alıyor. Bu oluşumlar dışında HDP, İşçi Partisi gibi partiler de var.

Ben kişisel olarak HDP’nin politikasını desteklemiyorum. Ancak yansız bir tavırla baktığımda seçimin sonucunu HDP’nin etkileyeceğini düşünüyorum. HDP, PKK ile olan bağlarını koparamadığı için Türkiye gündeminde sorunlu bir yapıda görünüyor. Bir başka deyişle, terör örgütü PKK ile aynı çizgide kabulleniliyor. Buraya dek her şey tamam tamam olmasına karşın, ancak HDP siyasal yaşamdaki yerini de koruyor. Dolayısıyla yasal bir parti konumunda. Ne var ki HDP, gerek AKP gerekse diğer partilerce dışlanıyor. Seversiniz ya da sevmezsiniz, mademki yasal olarak böyle bir partinin varlığı sürüyor, bu durumda demokrasinin gereği bunu kabullenmek durumundayız. İşin garip yanı, herkesin dışladığı ya da oy yitiririm kaygısıyla dışlar göründüğü HDP, altı milyon oyuyla 24 Haziran ve özellikle de olası 8 Temmuz 2018 seçimini etkileyecek önemli bir potansiyele sahip. ຦ artı 1’in gerektiği bir ortamda tek oyun bile önem kazandığı düşünülürse 6 milyonluk bir seçmen kitlesi göz ardı edilemez.

24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı (Aslında “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi”ne göre buna “devlet başkanlığı” demek daha uygun olur.) seçiminde eğer ikinci tura kalınırsa HDP kilit parti konumuna gelecektir. Dolayısıyla HDP hangi tarafı desteklerse cumhurbaşkanlığı seçimini o kazanacaktır. Benim kişisel görüşüm bu yönde.

Peki, cumhurbaşkanlığı seçimi 2. tura kalırsa HDP nasıl bir tutum izleyecektir? Asıl tartışılması gereken budur. Bu durumda HDP’nin önünde iki seçenek olacaktır: Ya “Cumhur İttifakı”nı desteklemek ya da kendince kötünün iyisi deyip “Millet İttifakı”nın yanında yer almak. Bir başka seçenek de 2. turda oy kullanmamak.

Ben, cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. tura kalması durumunda HDP’nin “Millet İttifakı”nı destekleyeceğini düşünüyorum. Ha, HDP seçmeni bunu isteyerek mi yapacaktır? Kuşkusuz hayır. Daha önce de belirttiğim gibi, duruma kendince “kötünün iyisi” mantığıyla yaklaşacaktır.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak Sayın Muharrem İnce’yi göstermesi; kanımca seçim arenasına yeni bir boyut getirdi. İşler şimdi iyice kızıştı. Bir yanda AKP, MHP ve BP’nin adayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bir yanda CHP’nin adayı Sayın Muharrem İnce, bir yanda İYİ Parti’nin adayı Sayın Meral Akşener ve diğer adaylar var. Seçim her şeye gebe durumda.

Artık ince hesaplar yapılmaya başlandı. “Cumhur İttifakı”nın ilk turda cumhurbaşkanlığını kazanamaması durumunda işler karışacak. Bu durumda 2. turda kıyasıya bir yarışma olacak. Çünkü “Millet İttifak”ı, kendi cephesinden kim 2. tura kalırsa onu destekleyecek. Bu, kanımca CHP adayı Sayın Muharrem İnce ya da İYİ parti adayı Sayın Meral Akşener olacaktır. Kısacası, seçim 2. tura kalırsa git gelleri çok olan bir durum çıkacaktır ortaya.

24 Haziran, gerekirse 8 Temmuz seçimi sonrası şöyle bir tablo ortaya çıkabilir:

1. Cumhurbaşkanlığını da Meclis çoğunluğunu da “Cumhur İttifakı” kazanır.

2. Cumhurbaşkanlığını “Cumhur İttifakı”, Meclis çoğunluğunu “Millet İttifakı” alır.

3. Cumhurbaşkanlığını da Meclis çoğunluğunu da “Millet İttifakı” kazanır.

4. Cumhurbaşkanlığını “Millet İttifakı”, Meclis çoğunluğunu “Cumhur İttifakı” elde eder. (Gerçekleşmesi en zor seçenek bence bu.)

Sade bir vatandaş, bir seçmen olarak tek dileğim var: O da seçimlerin adil yapılması. Her türlü şaibeden uzak, güvenli bir seçim arzuluyorum. Bunu sağlayacak olan, “Yüksek Seçim Kurulu”dur. Ancak bu konuda muhalefet partilerinin uyanık olması ve gereken önlemleri alması gerektiğini de vurgulamak istiyorum. Bu bağlamda sandık güvenliğine en üst düzeyde önem verilmeli, tek bir oyun ziyan olmaması içen elden gelen çaba gösterilmelidir.

Dilerim seçime katılan tüm partiler sağduyulu davranırlar, kendileri gibi düşünmeyenleri ötekileştirmezler, eşit ve adil bir ortamda yarışırlar. İçinde bulunduğumuz koşullar; kutuplaşmadan uzak, kardeşçe, birlik ve beraberlik içinde bir seçim yaşamamızı gerektiriyor. Karşıt saflarda olsak da, farklı düşüncelere sahip bulunsak da hoşgörüyü, sevgiyi, kardeşliği elden bırakmamamız gerekir. Yoksa darmadağın oluruz. Benden söylemesi.

12.05.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli kardeşim,
Bafralı Yanko'nun Yozgat Seyahatnamesi, araştırdığım kadarıyla İstanbul'da Tarik gazetesinde yayımlanmış, 1886'da da Ebüzziya Tevfik Bey'in teşvikiyle kitap hâline getirilmiş, seyahatnamenin bir bölümü de bu kitapta yer almıştır.
Tarihe bakıldığında Yozgat'la ilgili bu gözlemler doğrudur kuşkusuz. O zamanlar Yozgatlılar özgür doğa ortamında yaşıyorlardı. Bozok Yaylası'nın o güzelim havasını soluyorlardı. İyi besleniyorlardı. Bu durumda da kanlı canlıydılar.
Garibim Bafralı Yanko Yozgat'ı şimdiki durumuyla görseydi şaşırırdı sanırım. Artık solan yüzler, obezite bedenler, sağlıksız bakışlar var Yozgatlıda. Yozgatlının genetiği değişti artık. Ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, hava kirliliği, trafik yoğunluğu, "GDO"lu çakma besinler, hormonlu sebze ve meyveler... perişan etti herkesi.
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, sevgi ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 30.04.2018 18:21
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli Hocam, aslen Rum olan ve askeri tıbbiyeden mezun olan kolağası Bafralı Yanko, Yozgat Seyahatnamesinde bakın ne diyor; Yozgatlıların mizaçları sert ve asidir. Vücutlarının kuvveti öyle bir şekildedir ki: Bu gün 14 yaşında olan bir erkek çocuğunun ağırlığı İstanbul’daki yirmi beş yaşındaki bir çocuğun ağırlığına denktir. Simalarındaki sağlık alametleri ve görüntüsü İstanbul’da biftek ve fileto ile Saint julien şaraplarıyla beslenen gençlerimizin hiç birisinde tesadüf olunamaz. 12 yaşındaki kızların 22 yaşındaki kızlarımızı fersah fersah geçtikleri ve bu sebepten bu yaşta evlendirildikleri ve 20 yaşındaki bir kadının beş çocuk anası olduğu görülmektedir.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.04.2018 22:29
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
NE MUTLU YOZGATA Kİ MUHSİN KÖKTÜRK GİBİ BİR EVLADI VAR.BİR YOZGAT SEVDALISI..ORTAYA KOYDUĞU HER FAALİYETTE BİR GÜZELLİK VARDIR..YOZGATLA İLGİLİ BÜTÜN HİZMETLERİNDEN DOLAYI KUTLUYORUM.
COŞKUN KÖYCÜ -- 23.04.2018 21:10
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Sayın Muhsin ÖZKÖK Beyefendi Hocam

Sayenizde bizde özlem gidermiş olduk. İnşallah böyle bir anıyı yazmak bizlere de kısmet olur. Yazılarınızın takipçisiyim. Lâkin bu günlerde yazı dizisiyle meşgul olduğumdan yorum yazmaya vaktim olmuyor. Bağışlayınız.

Selam ve hürmetlerimle...
Kadriye ŞAHİN -- 23.04.2018 13:35
TRAFİK CANAVARLARINA BİRKAÇ SÖZ
Değerli Muhsin Hocam,
İstanbul'da aracımıza bindik mi hemen "Radyo Trafik" radyosunu açarız. Hangi yolda kaza var, hangisinde trafik yoğun radyodan takip eder bu yolları kullanmamaya çalışırız. Radyo Trafik, yayın sırasında çok güzel spotlar da yayınlayarak bizleri uyarır. En sevdiğim spotlardan birisi şöyle; Önce bir çarpışma sesi duyulur sonra spiker şöyle söyler. “Biraz önce bir kişi takip mesafesini korumayarak kaza yapan araca takip mesafesini korumadığı için çarparak kaza yaptı, emniyet kemeri takılı olmadığı için yaralandı.” Yine bir çarpışma sesi ve “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuşurken takip mesafesini korumadığı için kaza yapan araca çarparak kaza yaptı.” Yine bir çarpışma sesinden sonra, “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuştuğu için kaza yapan araca çarptı.” Dörtlü bir kaza ancak bu kadar güzel anlatılır. Saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.04.2018 21:53
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Sayın hocam,
Tam da size yakışan bir üslupta değerler üzerine bir ders. Kendimi Cilavuz KKÖO sıralarında hissettim.
İnsanın iki yanı vardır. İn-san... İn yanımız, türümüzün hepsinde şu ya da bu şekilde, elimizde fazlaca da olmayan yaradılıştan gelen özelliğimizdir. Esas toplumsallaşmamızı tarif eden -san yanımızdır. Bu da parayla ölçülemeyecek kadar pahalıdır.(değerlidir.)
Onu bunu bilmem ama Muhsin KÖKTÜRK toplum için -san yanıyla pahası ölçülemeyecek bir değerdir. Saygılar öğretmenim.
Mehmet Kazım Ablak -- 15.04.2018 20:29
YOZGAT’IN KARA YAZGISI
Sayın Muhsin KÖKTÜRK Hocam;

Hastane ve eğitim okulları ve kollarının özelleştirilmesinden yana değilim. Ne var ki, özelleştirilmemesi gereken alanlar özel konumuna getirildi. Lâkin, fabrikalar özelleştirilsin. Bu özelleşme dış sermayenin eline peşkeh çekilerek yapılmasın. İçinde çalışan insana, kendi halkına hisse payı oranında borcu geriye dönük olarak devredilsin. Bakın o zaman bu fabrikalar zarar mı ediyor, kara mı geçiyor? Ne var ki, Yozgat halkı yıkılan bira fabrikasına sahip çıkmadı. Yerine dikilen binaların halka getirisi ne oldu acaba?

Halk birlik beraberlik kavramını kavramadıkça birilerinin zengin olmasına seyirci kalacaktır.

Kaleminiz var olsun. saygılar hürmetler
Adınız ve Soyadınız -- 08.03.2018 20:24
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Değerli Hocam, rahmetli Necdet Tosun'un oğlu Erdal Tosun, bir cümle ile ne güzel özetlemişti " Ben kıroyum ama para bende". Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir övünç olamaz sanırım. Birde lahmacun ve viski. Selamlar saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.12.2017 15:45
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Değerli Muhsin Hocam, “Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter” diye çok güzel bir deyimimiz var. Demek oluyor ki doğadaki her canlının (bitkilerde dâhil) kendi doğal ortamında yaşam hakları var. Çok şükür çocuklarımız bunun bilincindeler. İnşallah, erginlerimiz de bu hassasiyette olurlar. AMİN.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.12.2017 20:12
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00