BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 10.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
198
Dün
:
4633
Toplam
:
14934550
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
24 EKİM 2018 SEÇİMLERİNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜLER
muhsinkokturk@hotmail.com
24 Ekim 2018 seçimlerinde siyası partilerin tercihleri belli oldu. Bir tarafta AKP ve MHP’in oluşturduğu, BBP’nin de destek verdiği “Cumhur İttifakı”; diğer yanda muhalefet partilerinden CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu “ Millet İttifakı“yer alıyor. Bu oluşumlar dışında HDP, İşçi Partisi gibi partiler de var.

Ben kişisel olarak HDP’nin politikasını desteklemiyorum. Ancak yansız bir tavırla baktığımda seçimin sonucunu HDP’nin etkileyeceğini düşünüyorum. HDP, PKK ile olan bağlarını koparamadığı için Türkiye gündeminde sorunlu bir yapıda görünüyor. Bir başka deyişle, terör örgütü PKK ile aynı çizgide kabulleniliyor. Buraya dek her şey tamam tamam olmasına karşın, ancak HDP siyasal yaşamdaki yerini de koruyor. Dolayısıyla yasal bir parti konumunda. Ne var ki HDP, gerek AKP gerekse diğer partilerce dışlanıyor. Seversiniz ya da sevmezsiniz, mademki yasal olarak böyle bir partinin varlığı sürüyor, bu durumda demokrasinin gereği bunu kabullenmek durumundayız. İşin garip yanı, herkesin dışladığı ya da oy yitiririm kaygısıyla dışlar göründüğü HDP, altı milyon oyuyla 24 Haziran ve özellikle de olası 8 Temmuz 2018 seçimini etkileyecek önemli bir potansiyele sahip. ຦ artı 1’in gerektiği bir ortamda tek oyun bile önem kazandığı düşünülürse 6 milyonluk bir seçmen kitlesi göz ardı edilemez.

24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı (Aslında “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi”ne göre buna “devlet başkanlığı” demek daha uygun olur.) seçiminde eğer ikinci tura kalınırsa HDP kilit parti konumuna gelecektir. Dolayısıyla HDP hangi tarafı desteklerse cumhurbaşkanlığı seçimini o kazanacaktır. Benim kişisel görüşüm bu yönde.

Peki, cumhurbaşkanlığı seçimi 2. tura kalırsa HDP nasıl bir tutum izleyecektir? Asıl tartışılması gereken budur. Bu durumda HDP’nin önünde iki seçenek olacaktır: Ya “Cumhur İttifakı”nı desteklemek ya da kendince kötünün iyisi deyip “Millet İttifakı”nın yanında yer almak. Bir başka seçenek de 2. turda oy kullanmamak.

Ben, cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. tura kalması durumunda HDP’nin “Millet İttifakı”nı destekleyeceğini düşünüyorum. Ha, HDP seçmeni bunu isteyerek mi yapacaktır? Kuşkusuz hayır. Daha önce de belirttiğim gibi, duruma kendince “kötünün iyisi” mantığıyla yaklaşacaktır.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak Sayın Muharrem İnce’yi göstermesi; kanımca seçim arenasına yeni bir boyut getirdi. İşler şimdi iyice kızıştı. Bir yanda AKP, MHP ve BP’nin adayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bir yanda CHP’nin adayı Sayın Muharrem İnce, bir yanda İYİ Parti’nin adayı Sayın Meral Akşener ve diğer adaylar var. Seçim her şeye gebe durumda.

Artık ince hesaplar yapılmaya başlandı. “Cumhur İttifakı”nın ilk turda cumhurbaşkanlığını kazanamaması durumunda işler karışacak. Bu durumda 2. turda kıyasıya bir yarışma olacak. Çünkü “Millet İttifak”ı, kendi cephesinden kim 2. tura kalırsa onu destekleyecek. Bu, kanımca CHP adayı Sayın Muharrem İnce ya da İYİ parti adayı Sayın Meral Akşener olacaktır. Kısacası, seçim 2. tura kalırsa git gelleri çok olan bir durum çıkacaktır ortaya.

24 Haziran, gerekirse 8 Temmuz seçimi sonrası şöyle bir tablo ortaya çıkabilir:

1. Cumhurbaşkanlığını da Meclis çoğunluğunu da “Cumhur İttifakı” kazanır.

2. Cumhurbaşkanlığını “Cumhur İttifakı”, Meclis çoğunluğunu “Millet İttifakı” alır.

3. Cumhurbaşkanlığını da Meclis çoğunluğunu da “Millet İttifakı” kazanır.

4. Cumhurbaşkanlığını “Millet İttifakı”, Meclis çoğunluğunu “Cumhur İttifakı” elde eder. (Gerçekleşmesi en zor seçenek bence bu.)

Sade bir vatandaş, bir seçmen olarak tek dileğim var: O da seçimlerin adil yapılması. Her türlü şaibeden uzak, güvenli bir seçim arzuluyorum. Bunu sağlayacak olan, “Yüksek Seçim Kurulu”dur. Ancak bu konuda muhalefet partilerinin uyanık olması ve gereken önlemleri alması gerektiğini de vurgulamak istiyorum. Bu bağlamda sandık güvenliğine en üst düzeyde önem verilmeli, tek bir oyun ziyan olmaması içen elden gelen çaba gösterilmelidir.

Dilerim seçime katılan tüm partiler sağduyulu davranırlar, kendileri gibi düşünmeyenleri ötekileştirmezler, eşit ve adil bir ortamda yarışırlar. İçinde bulunduğumuz koşullar; kutuplaşmadan uzak, kardeşçe, birlik ve beraberlik içinde bir seçim yaşamamızı gerektiriyor. Karşıt saflarda olsak da, farklı düşüncelere sahip bulunsak da hoşgörüyü, sevgiyi, kardeşliği elden bırakmamamız gerekir. Yoksa darmadağın oluruz. Benden söylemesi.

12.05.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR EMEKLİ ÖĞRETMENDEN MESLEKTAŞLARINA ÖNERİLER
Değerli Muhsin Hocam, Dublin de yaşayan ve ilkokulda okuyan küçük bir kızın telefon konuşmasını yazınıza yorum olarak iletiyorum. Sesli olarak dinlemek isteyen you tube da bulabilir.
- Merhaba orası yıkım şirketi mi?
- (Bayan sekreter) Evet Buyurun.
- Okulumu yıkmaya yardım eder misiniz lütfen?
- Bir saniye bekler misiniz?
- (Başka bir bayan) Halo! Hangi okula gidiyorsunuz?
- Dublin de bir ilkokula gidiyorum.
- Okulunu yıkmak istiyorsun öyle mi?
- Evet
- Yıkmak için büyük gülleler mi kullanıyorsunuz, nasıl yıkıyorsunuz?
- Çok büyük bir gülle kullanıyoruz.
- Bir saniye bekle lütfen.
- (Bir Erkek sesi) Halo!
- Nasılsın? Benim adım Becky.
- Evet.
- Sana bir teklifim var.
- Söyle bakalım.
- Yıkımları yapan sen misin?
- Evet.
- Patron sensin değil mi?
- Evet, planın nedir?
- Okulumu yıkmak konusunda bana yardımcı olmanı istiyorum.
- Havaya uçurmak mı istiyorsun?
- Havaya uçurabilir misin yoksa yıkacak mısın ?
- Sen hangisini istersen.
- Havaya uçursan daha iyi. Okulum yıkıldığında bütün öğretmenlerimin içinde olmasını sağlayabilir misin?
- Yalnız bu işten cezasız sıyrılabilir misin, emin değilim.
- Kimse sevmez onları.
- Cumaları bana fazladan ödev filan veriyorlar. Kimse sevmez onları. (Gülme sesleri)
- Nereden arıyorsun?
- Dublin’den.
- Dublin’den hangi okuldan?
- Yıkılmak üzere olan okuldan.
- Dublin’de yıkılmak üzere olan bir sürü okul var.
- Peki, okulu yerle bir etmek bana kaça mal olur?
- Okulun büyüklüğüne bağlı.
- Üç aşağı beş yukarı bir şey söyle. (Kahkaha sesleri- üç aşağı beş yukarı bir şey söyle dedi ya)
- Orası yıkım şirketimi yoksa espri fabrikası mı?
- Şu anda espri fabrikası.
- Bana bak, okulumu yıkacak mısınız, yıkmayacak mısınız?
- Okulun bir fotoğrafını veya planının bana fakslayabilir misin?
- Olur, okulun planının ve öğretmenlerin isimlerini sana fakslarım.
- Tamamdır,
- Sende okulu yıktığında hepsinin binada olduğundan emin ol.
- Sen bana bütün isimleri gönder, ben sana her öğretmen için ayrı ayrı haber vereceğim.
- Harika.
- Okul yıkılırken üyük bir gürültüyle çökecek mi yoksa patlayacak mı?
- Büyük bir patlama yaratacak.
- Kulağa hoş geliyor. Dinle daha sonra yine görüşürüz patron.
- İyi şanslar çılgın kız.
- Hadi bakalım kolay gelsin.
- Sağol, iyi şanslar.
- Görüşürüz. (Telefon kapanma sesi)

ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 16.11.2018 14:23
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 11
Değerli Abdulkadir Çapanoğlu, Yasin Ali Er ve Kadriye Şahin,

Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. Çalışmamı beğenmenizden dolayı son derece mutluyum. Ancak burada kısa bir açıklama yapmam gerektiği düşüncesindeyim: Yozgat'ta kullanılan yöresel sözcüklerle ilgili çalışmamı tamamlandıktan çok sonra, Ömer Ünal adlı bir hemşehrimizin "Yozgat Yöresel Kelimeler Sözlüğü" adlı bir kitap yayımladığını öğrendim. Yozgatlı Dernekler Federasyonu Yayınları arasında yer alan ve 2008 yılında Ankara'da basılan bu kitap elimde yok. İnternette "Nadir Kitap" ve benzeri birkaç kitapçıda ikinci el olarak satıldığına tanık oldum. Henüz kitabı inceleme fırsatım olmadı.
Hakkında araştırma yaptığım Sayın Ömer Ünal'ın 1970 yılında Sorgun'da doğduğunu, çeşitli dergilerde yazılar yazdığını, Yozgat atasözleri, Yozgat deyimleri, Yozgat'ta oynanan köy seyirlik oyunları ile ilgili çalışmalar yaptığını ve bunları kitap olarak yayımlama aşamasında olduğunu öğrendim. Dolayısıyla Sayın Ömer Ünal kardeşimizi bu çalışmalarından dolayı kutlamayı bir görev biliyorum. Keşke çalışmalarım sırasında haberim olsaydı da onun kitabını da kaynakçada belirtebilseydim.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 04.11.2018 19:14
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 11
Çok değerli Muhsin Hocam, elinize emeğinize sağlık."YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER" derlemenizin her harfini yayınlandığı gün tek tek okudum. Çoğunu unutmuşuz. Bazılarında yaşadığım bazı olayları hatırlayarak duygulandım, bazılarında bıyık altından güldüm.Çoğu sözcük tarif ettiği olayı ya da hareketi eskilerin dediği gibi "ağyarını mani efradını cami" olarak anlatıyor. Keşke o sözcükleri kullanmaya devam etsek, çocuklarımıza da öğretsek. Genç nesil için üşenmeden yaptığınız açıklamarda çok yerinde olmuş.Yalnız hemşerilerimiz adına değil tüm yiğit Anadolu halkı adına teşekkürlerimi iletiyorum. Saygı ve selamlarım ile sağlıklar yeni çalışmalar diliyorum. Esen kalınız.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 03.11.2018 10:07
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 11
Değerli Hocam Muhsin Köktürk Beyefendi, Yozgat adına yapmış olduğunuz çok değerli, kıymeti biçilmez çalışmanızı en içten dileklerimle kutlar, vermiş olduğunuz emeği tebrik ederim. Baha önce böyle bir çalışma yapılmış mıydı? Bilmiyorum. Fakat, biz Yozgatlılara en büyük armağanınız oldu. Çünkü kendi başına farklı bir kültür, kendi başına farklı bir dil niteliğindeki Yozgat lehçesi zaman içinde farklı yerlerde yaşamamızdan dolayı unutulup kullanılmaz oldu. Çok değerli bir kültür karanlıkta kalmaya yüz tutarken siz aydınlığa çıkardınız. Yozgat şivesiyle eserler yazmaya çalışacak yazarlarımıza ışık tutmuş oldunuz.

Allah Sizden Razı, kaleminiz hep var olsun. Selamlar hürmetler...
Kadriye ŞAHİN -- 02.11.2018 21:11
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 7
Muhsin KÖKTÜRK Hocam!
Bu yazı dizisi; tam anlamıyla ansiklopedik bir değer içermekte...
Kelimelerin, Yozgat yerelinde girdiği donağın, aldığı söyleniş biçiminin ve Türkçe'mizdeki genel anlayış dışındaki anlamların sözlüğü hüviyetindeki bu derlemeniz; harikulade ve ihtiyaç duyularak özlenilen bir hizmet!
Tebrik ediyor, selam ve saygılar sunuyorum.
Yasin Ali ER -- 26.10.2018 09:56
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Yozgat ve Yozgatlı'nın derinlemesine bir tahlili...
İlaveten; uzun yıllardır sevgisini yâd el insanına bol bol dağıtmaktan kendi hemşehrisine sadece buğz ve hatta asık suratı kalmış Yozgatlı'nın!
Kim bilir belki, göçün en önemli sebeplerinden biri de; kardeşinden bedeli mukabili esirgediğini "tribüne" saçıp savurmasıdır.
Daha ötesine, içinizi karartmamak adına dilim varmıyor üstadım!
Yasin Ali ER -- 26.08.2018 19:14
Yozgat Belediyesi - Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Ne Oldu?
Değerli Okurlar,
Yaz dinlencem nedeniyle yazılarıma bir süreliğine ara vermek durumunda kaldım. Yakın bir zamanda yazılarıma yeniden başlayacağım.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 08.07.2018 08:39
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli kardeşim,
Bafralı Yanko'nun Yozgat Seyahatnamesi, araştırdığım kadarıyla İstanbul'da Tarik gazetesinde yayımlanmış, 1886'da da Ebüzziya Tevfik Bey'in teşvikiyle kitap hâline getirilmiş, seyahatnamenin bir bölümü de bu kitapta yer almıştır.
Tarihe bakıldığında Yozgat'la ilgili bu gözlemler doğrudur kuşkusuz. O zamanlar Yozgatlılar özgür doğa ortamında yaşıyorlardı. Bozok Yaylası'nın o güzelim havasını soluyorlardı. İyi besleniyorlardı. Bu durumda da kanlı canlıydılar.
Garibim Bafralı Yanko Yozgat'ı şimdiki durumuyla görseydi şaşırırdı sanırım. Artık solan yüzler, obezite bedenler, sağlıksız bakışlar var Yozgatlıda. Yozgatlının genetiği değişti artık. Ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, hava kirliliği, trafik yoğunluğu, "GDO"lu çakma besinler, hormonlu sebze ve meyveler... perişan etti herkesi.
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, sevgi ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 30.04.2018 18:21
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli Hocam, aslen Rum olan ve askeri tıbbiyeden mezun olan kolağası Bafralı Yanko, Yozgat Seyahatnamesinde bakın ne diyor; Yozgatlıların mizaçları sert ve asidir. Vücutlarının kuvveti öyle bir şekildedir ki: Bu gün 14 yaşında olan bir erkek çocuğunun ağırlığı İstanbul’daki yirmi beş yaşındaki bir çocuğun ağırlığına denktir. Simalarındaki sağlık alametleri ve görüntüsü İstanbul’da biftek ve fileto ile Saint julien şaraplarıyla beslenen gençlerimizin hiç birisinde tesadüf olunamaz. 12 yaşındaki kızların 22 yaşındaki kızlarımızı fersah fersah geçtikleri ve bu sebepten bu yaşta evlendirildikleri ve 20 yaşındaki bir kadının beş çocuk anası olduğu görülmektedir.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.04.2018 22:29
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00