BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
178
Dün
:
4633
Toplam
:
14361347
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
Yozgat Belediyesi - Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Ne Oldu?
muhsinkokturk@hotmail.com
Geçenlerde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin internet sayfasını incelerken “Basın Müzesi” başlıklı kısmı görüp tıkladım. 9 Mayıs 1988 tarihinde hizmete açılan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi hakkında ayrıntılı bilgiler yer alıyordu bu sayfada. Ülkemizin ilk basın müzesiydi bu. Daha sonra başka illerde de çeşitli adlarla basın müzeleri açılmıştı. Bu ara aklıma, bir zamanlar açılması gündeme gelen "Yozgat Belediyesi-Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi” geldi.

2014 yılında, yerel seçim öncesi Yozgat Gazeteciler Cemiyeti ile Yozgat Belediyesi arasında Yozgat Basın Müzesinin açılmasına ilişkin bir protokol imzalanmıştı. Basın müzesinin açılması teklifi, Yozgat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Yozgat Gazetesi Sahibi Osman Hakan Kiracı tarafından yapılmıştı. Dönemin Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer de teklife sıcak bakmış ve Osman Hakan Kiracı’nın hazırladığı proje, 6 Şubat 2014 tarihinde Yozgat Belediye Meclisince onaylanmıştı. Hemen Google arama çubuğuna “Yozgat Basın Müzesi” yazıp konuyu incelemeye başladım.

Yozgat’ta yayımlanan tüm yerel gazetelerde, “Yozgat’ta bir basın müzesi kurulacağı” haberi yer alıyordu. Ulusal gazetelere de haber konusu olmuştu basın müzesinin kurulacak olması. Ama ne yazık ki o tarihten bu yana, onca habere, onca uğraşa karşın Yozgat’ta bir basın müzesi kurulması gerçekleşmedi. Konuyu bir de ilk ağızdan öğreneyim diye, teklifin ve projenin sahibi Osman Hakan Kiracı’yı aradım.Kiracı bana projenin detaylarını bilgi ve belgelerini yolladı. Konuyu detaylıca öğrenince öğrenince şaşırdım kaldım. Böylesine anlamlı ve güçlü bir projenin kesintiye uğramasına, daha doğrusu uğratılmasına anlam veremedim.
Bir düşününüz. Yozgat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Hakan Kiracı; Yozgat’ın basın tarihini, basın kültürünü tüm ülkeye tanıtmayı amaçlıyor. Bunun için bir basın müzesi projesini gündeme getiriyor. İstiyor ki tüm Türkiyeliler; Osmanlı döneminde ilk Türkçe gazeteyi yayımlayan Çapanzade Agâh Efendi’nin Yozgat nüfusuna kayıtlı olduğunu, ulusal gazetelerde köşe yazarlığı yapan Taha Akyol’un, Ahmet Hakan’ın, Saygı Öztürk’ün, ünlü şairlerimizden Gülten Akın’ın, Şükrü Erbaş’ın ve daha nicelerinin Yozgat’ımızın yetiştirdiği önemli değerler arasında yer aldığını bilsinler; Yozgat’ın basın alanında pek çok ilden önde olduğu gerçeğini görsünler.

Osman Hakan Kiracı; hazırladığı proje karşılığında hiçbir zaman parasal beklenti içinde olmuyor, projenin adını kişisellikten uzak tutup kurum ve kuruluşlara mal ederek büyük bir özenle “Yozgat Belediyesi-Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi” olarak belirliyor, Müzede sergilenecek araç gereç ve belgeleri yine hiçbir karşılık beklemeksizin sağlama sözü veriyor, müzeye yer olarak da Taha Akyol’un ailesinin yaşadığı konağı öneriyor.

Yozgat Belediye Başkanı Kâzım Arslan, Yusuf Başer’den başkanlık görevini devraldıktan sonra Osman Hakan Kiracı’nın basın müzesi projesini askıya alıyor, daha sonra tümüyle devre dışı bırakıyor. Ortada Yusuf Başer’in belediye başkanlığı döneminde alınan bir meclis kararı varken bunu yok sayıp projeyi rafa kaldıran Kâzım Arslan; basın müzesi yerine söyleşi amaçlı kullanılacağı açıklanan ”Kayyumzade Konağı”nı açıyor.

Kâzım Arslan’ın Yozgat Gazeteciler Cemiyetinin benimsenip onaylanmış projesini rafa kaldırmasının altında yatan gerçek nedir acaba? Eski Başkan Yusuf Başer ile aralarında alıp veremedikleri nedir? Bunun için mi Yusuf Başer’in belediye başkanlığı döneminde onaylanmış bir takım projeleri engellemiştir Kâzım Arslan?
Nedeni ne olursa olsun Yozgat basın müzesinin akamete uğratılması Yozgat için gerçekten üzüntü verici bir durumdur.

Kimbilir belli olmaz. gün gelir, bir gün bir Belediye Başkanı veya bir başka kurumYozgat Basın Müzesi Projesinin hayata geçirilmesini sağlar ve adını da Yozgat tarihine altın harflerle yazdırır.

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat Belediyesi - Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Ne Oldu?
Değerli Okurlar,
Yaz dinlencem nedeniyle yazılarıma bir süreliğine ara vermek durumunda kaldım. Yakın bir zamanda yazılarıma yeniden başlayacağım.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 08.07.2018 08:39
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli kardeşim,
Bafralı Yanko'nun Yozgat Seyahatnamesi, araştırdığım kadarıyla İstanbul'da Tarik gazetesinde yayımlanmış, 1886'da da Ebüzziya Tevfik Bey'in teşvikiyle kitap hâline getirilmiş, seyahatnamenin bir bölümü de bu kitapta yer almıştır.
Tarihe bakıldığında Yozgat'la ilgili bu gözlemler doğrudur kuşkusuz. O zamanlar Yozgatlılar özgür doğa ortamında yaşıyorlardı. Bozok Yaylası'nın o güzelim havasını soluyorlardı. İyi besleniyorlardı. Bu durumda da kanlı canlıydılar.
Garibim Bafralı Yanko Yozgat'ı şimdiki durumuyla görseydi şaşırırdı sanırım. Artık solan yüzler, obezite bedenler, sağlıksız bakışlar var Yozgatlıda. Yozgatlının genetiği değişti artık. Ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, hava kirliliği, trafik yoğunluğu, "GDO"lu çakma besinler, hormonlu sebze ve meyveler... perişan etti herkesi.
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, sevgi ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 30.04.2018 18:21
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli Hocam, aslen Rum olan ve askeri tıbbiyeden mezun olan kolağası Bafralı Yanko, Yozgat Seyahatnamesinde bakın ne diyor; Yozgatlıların mizaçları sert ve asidir. Vücutlarının kuvveti öyle bir şekildedir ki: Bu gün 14 yaşında olan bir erkek çocuğunun ağırlığı İstanbul’daki yirmi beş yaşındaki bir çocuğun ağırlığına denktir. Simalarındaki sağlık alametleri ve görüntüsü İstanbul’da biftek ve fileto ile Saint julien şaraplarıyla beslenen gençlerimizin hiç birisinde tesadüf olunamaz. 12 yaşındaki kızların 22 yaşındaki kızlarımızı fersah fersah geçtikleri ve bu sebepten bu yaşta evlendirildikleri ve 20 yaşındaki bir kadının beş çocuk anası olduğu görülmektedir.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.04.2018 22:29
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
NE MUTLU YOZGATA Kİ MUHSİN KÖKTÜRK GİBİ BİR EVLADI VAR.BİR YOZGAT SEVDALISI..ORTAYA KOYDUĞU HER FAALİYETTE BİR GÜZELLİK VARDIR..YOZGATLA İLGİLİ BÜTÜN HİZMETLERİNDEN DOLAYI KUTLUYORUM.
COŞKUN KÖYCÜ -- 23.04.2018 21:10
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Sayın Muhsin ÖZKÖK Beyefendi Hocam

Sayenizde bizde özlem gidermiş olduk. İnşallah böyle bir anıyı yazmak bizlere de kısmet olur. Yazılarınızın takipçisiyim. Lâkin bu günlerde yazı dizisiyle meşgul olduğumdan yorum yazmaya vaktim olmuyor. Bağışlayınız.

Selam ve hürmetlerimle...
Kadriye ŞAHİN -- 23.04.2018 13:35
TRAFİK CANAVARLARINA BİRKAÇ SÖZ
Değerli Muhsin Hocam,
İstanbul'da aracımıza bindik mi hemen "Radyo Trafik" radyosunu açarız. Hangi yolda kaza var, hangisinde trafik yoğun radyodan takip eder bu yolları kullanmamaya çalışırız. Radyo Trafik, yayın sırasında çok güzel spotlar da yayınlayarak bizleri uyarır. En sevdiğim spotlardan birisi şöyle; Önce bir çarpışma sesi duyulur sonra spiker şöyle söyler. “Biraz önce bir kişi takip mesafesini korumayarak kaza yapan araca takip mesafesini korumadığı için çarparak kaza yaptı, emniyet kemeri takılı olmadığı için yaralandı.” Yine bir çarpışma sesi ve “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuşurken takip mesafesini korumadığı için kaza yapan araca çarparak kaza yaptı.” Yine bir çarpışma sesinden sonra, “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuştuğu için kaza yapan araca çarptı.” Dörtlü bir kaza ancak bu kadar güzel anlatılır. Saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.04.2018 21:53
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Sayın hocam,
Tam da size yakışan bir üslupta değerler üzerine bir ders. Kendimi Cilavuz KKÖO sıralarında hissettim.
İnsanın iki yanı vardır. İn-san... İn yanımız, türümüzün hepsinde şu ya da bu şekilde, elimizde fazlaca da olmayan yaradılıştan gelen özelliğimizdir. Esas toplumsallaşmamızı tarif eden -san yanımızdır. Bu da parayla ölçülemeyecek kadar pahalıdır.(değerlidir.)
Onu bunu bilmem ama Muhsin KÖKTÜRK toplum için -san yanıyla pahası ölçülemeyecek bir değerdir. Saygılar öğretmenim.
Mehmet Kazım Ablak -- 15.04.2018 20:29
YOZGAT’IN KARA YAZGISI
Sayın Muhsin KÖKTÜRK Hocam;

Hastane ve eğitim okulları ve kollarının özelleştirilmesinden yana değilim. Ne var ki, özelleştirilmemesi gereken alanlar özel konumuna getirildi. Lâkin, fabrikalar özelleştirilsin. Bu özelleşme dış sermayenin eline peşkeh çekilerek yapılmasın. İçinde çalışan insana, kendi halkına hisse payı oranında borcu geriye dönük olarak devredilsin. Bakın o zaman bu fabrikalar zarar mı ediyor, kara mı geçiyor? Ne var ki, Yozgat halkı yıkılan bira fabrikasına sahip çıkmadı. Yerine dikilen binaların halka getirisi ne oldu acaba?

Halk birlik beraberlik kavramını kavramadıkça birilerinin zengin olmasına seyirci kalacaktır.

Kaleminiz var olsun. saygılar hürmetler
Adınız ve Soyadınız -- 08.03.2018 20:24
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Değerli Hocam, rahmetli Necdet Tosun'un oğlu Erdal Tosun, bir cümle ile ne güzel özetlemişti " Ben kıroyum ama para bende". Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir övünç olamaz sanırım. Birde lahmacun ve viski. Selamlar saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.12.2017 15:45
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00