BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
181
Dün
:
4633
Toplam
:
14113020
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
Yozgat Belediyesi - Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Ne Oldu?
muhsinkokturk@hotmail.com
Geçenlerde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin internet sayfasını incelerken “Basın Müzesi” başlıklı kısmı görüp tıkladım. 9 Mayıs 1988 tarihinde hizmete açılan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi hakkında ayrıntılı bilgiler yer alıyordu bu sayfada. Ülkemizin ilk basın müzesiydi bu. Daha sonra başka illerde de çeşitli adlarla basın müzeleri açılmıştı. Bu ara aklıma, bir zamanlar açılması gündeme gelen "Yozgat Belediyesi-Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi” geldi.

2014 yılında, yerel seçim öncesi Yozgat Gazeteciler Cemiyeti ile Yozgat Belediyesi arasında Yozgat Basın Müzesinin açılmasına ilişkin bir protokol imzalanmıştı. Basın müzesinin açılması teklifi, Yozgat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Yozgat Gazetesi Sahibi Osman Hakan Kiracı tarafından yapılmıştı. Dönemin Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer de teklife sıcak bakmış ve Osman Hakan Kiracı’nın hazırladığı proje, 6 Şubat 2014 tarihinde Yozgat Belediye Meclisince onaylanmıştı. Hemen Google arama çubuğuna “Yozgat Basın Müzesi” yazıp konuyu incelemeye başladım.

Yozgat’ta yayımlanan tüm yerel gazetelerde, “Yozgat’ta bir basın müzesi kurulacağı” haberi yer alıyordu. Ulusal gazetelere de haber konusu olmuştu basın müzesinin kurulacak olması. Ama ne yazık ki o tarihten bu yana, onca habere, onca uğraşa karşın Yozgat’ta bir basın müzesi kurulması gerçekleşmedi. Konuyu bir de ilk ağızdan öğreneyim diye, teklifin ve projenin sahibi Osman Hakan Kiracı’yı aradım.Kiracı bana projenin detaylarını bilgi ve belgelerini yolladı. Konuyu detaylıca öğrenince öğrenince şaşırdım kaldım. Böylesine anlamlı ve güçlü bir projenin kesintiye uğramasına, daha doğrusu uğratılmasına anlam veremedim.
Bir düşününüz. Yozgat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Hakan Kiracı; Yozgat’ın basın tarihini, basın kültürünü tüm ülkeye tanıtmayı amaçlıyor. Bunun için bir basın müzesi projesini gündeme getiriyor. İstiyor ki tüm Türkiyeliler; Osmanlı döneminde ilk Türkçe gazeteyi yayımlayan Çapanzade Agâh Efendi’nin Yozgat nüfusuna kayıtlı olduğunu, ulusal gazetelerde köşe yazarlığı yapan Taha Akyol’un, Ahmet Hakan’ın, Saygı Öztürk’ün, ünlü şairlerimizden Gülten Akın’ın, Şükrü Erbaş’ın ve daha nicelerinin Yozgat’ımızın yetiştirdiği önemli değerler arasında yer aldığını bilsinler; Yozgat’ın basın alanında pek çok ilden önde olduğu gerçeğini görsünler.

Osman Hakan Kiracı; hazırladığı proje karşılığında hiçbir zaman parasal beklenti içinde olmuyor, projenin adını kişisellikten uzak tutup kurum ve kuruluşlara mal ederek büyük bir özenle “Yozgat Belediyesi-Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi” olarak belirliyor, Müzede sergilenecek araç gereç ve belgeleri yine hiçbir karşılık beklemeksizin sağlama sözü veriyor, müzeye yer olarak da Taha Akyol’un ailesinin yaşadığı konağı öneriyor.

Yozgat Belediye Başkanı Kâzım Arslan, Yusuf Başer’den başkanlık görevini devraldıktan sonra Osman Hakan Kiracı’nın basın müzesi projesini askıya alıyor, daha sonra tümüyle devre dışı bırakıyor. Ortada Yusuf Başer’in belediye başkanlığı döneminde alınan bir meclis kararı varken bunu yok sayıp projeyi rafa kaldıran Kâzım Arslan; basın müzesi yerine söyleşi amaçlı kullanılacağı açıklanan ”Kayyumzade Konağı”nı açıyor.

Kâzım Arslan’ın Yozgat Gazeteciler Cemiyetinin benimsenip onaylanmış projesini rafa kaldırmasının altında yatan gerçek nedir acaba? Eski Başkan Yusuf Başer ile aralarında alıp veremedikleri nedir? Bunun için mi Yusuf Başer’in belediye başkanlığı döneminde onaylanmış bir takım projeleri engellemiştir Kâzım Arslan?
Nedeni ne olursa olsun Yozgat basın müzesinin akamete uğratılması Yozgat için gerçekten üzüntü verici bir durumdur.

Kimbilir belli olmaz. gün gelir, bir gün bir Belediye Başkanı veya bir başka kurumYozgat Basın Müzesi Projesinin hayata geçirilmesini sağlar ve adını da Yozgat tarihine altın harflerle yazdırır.

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Selam Sayın Muhsin Bey.
Sizi kıracak bir şey söylediğimi zannetmem .Susmak söylemin en çok olduğu andır benim için.Sizler olmasydınız bugün bu şehir olmazdı.Sözlerimde size yada Yozgat'lıyı üzdüyse tekrar özür diliyorum .Biz kızlar kader dedik yozgat'ın tabiriyle dışarılılarla evlendik ,Yapacak fazla bir şeyimiz olmadı Yozgat için .Babam hep bize doğduğumuz şehri karnımızın doyduğu bu yere ihanet etmemeyi öğretti.
sizlere ve tüm hemsehrilerime sonsuz saygılar.
verda aral gülbay -- 07.05.2017 15:01
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Kültürü folklörü ve insanları ayrıcalıklı olan harika bir şekirde doğmak benim için onur.
Türkülerinde yaşanmışlıklar üzüntüler ,sevgiler aşk olan bir şehirdir ,Yozgat .hepimizin kanına işlemiş olan bu duygular bizleri biraz olsun şiire ulaştırmıştır.
Saygılar .
verda aral gülbay -- 07.05.2017 14:47
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Sn.Verda Aral Gülbay 06.04.2017 tarihli diğer mesajınız Serbest Kürsüye aktarılmıştır..
Bilginize..
Yozgat Gzt.
Adınız ve Soyadınız -- 11.04.2017 19:46
YOZGATLICA BİR SÖYLEŞİ
Sayın Verda Aral Gülbay,
Yorumumda bir noktayı atlamışım. Eklemezsem kendimle çatışırım. Neden suskun olduğumuzu söylüyorsunuz yorumunuzun bitiminde. Bu düşüncenizi benim sayfamda paylaştığınız için alınmadım desem yalan olur. Diğer yazılarımı okursanız Yozgat'la ilgili konularda suskun ve duyarsız olmadığımı görürsünüz.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 10.04.2017 15:29
YOZGATLICA BİR SÖYLEŞİ
Sayın Verda Aral Gülbay
Duygu yüklü dizelerinizi okudum. Belli ki Yozgat'a karşı derin bir özlem içindesiniz. Yazdıklarınıza bakılırsa yurt dışındasınız. Yurt içinde olsanız şimdiye dek bu özleminizi giderirdiniz sanırım.
Yozgat bildiğiniz gibi. Hızlı bir kentleşme var, ama Yozgat o eski doğal Yozgat değil artık. O bağlı bahçeli evlerin yerini çirkin apartmanlar aldı. Tren şimdilik Yerköy'de duruyor. Yolu ne zaman düşer Yozgat'a bilinmez.
Yozgatlı yine üvey evlat. Ama bundan pek yakındığını sanmıyorum hemşehrilerimin. Bunu bir yazgı olarak algılıyorlar gibi geliyor bana. Ama ben Yozgat'ın üvey evlatlığı hak etmediğini düşünenlerdenim. Onca üst kademede görev alan siyasetçimiz olmasına karşın bir arpa boyu yol alamadı Yozgat'ımız.
"Akılsız baştan sefil taban ne çeker." demiş atalarımız. Eee, işte böyle, "Ne ekersen onu biçersin."
Muhsin Köktürk -- 10.04.2017 15:24
YOZGATLICA BİR SÖYLEŞİ
Sn.Verda Aral Gülbay y06.04.2017 tarihli diğer mesajınız Serbest Kürsüye aktarılmıştır..
Bilginize..
Yozgat Gzt.
Verda aral gülbay -- 06.04.2017 12:45
YOZGATLICA BİR SÖYLEŞİ
Selamlar olsun hemşehrilerime.
Bir soruyla başlamak isterim .tren geldi mi ?Yozgat'a.
Yine ben geldim nasılsınız ,ben burada hep üzüntü içinde bakıyorum memleketimin haline,neler oluyor diye.ama hala yerimizdesaymak şöyle dursun geriye gidiyoruz.Sözüm kadın arkadaşlarıma ,eteklerinizi toplayıp çocuklarınızı uyandırın lütfen .Bana kızabilirsiniz ama bunu yapmak zorundasınız.
sevgiler hepinize.
verda aral gülbay -- 06.04.2017 12:30
YOZGATLICA BİR SÖYLEŞİ
·
düşler ülkesinde peri olsam .
dolaştığım yollarda.
sokaklarda açmayan,çiçekleri,
kokmayan ergvuanlara,
rengi solmuş,güllere hayat versem.
koşsam evime ,açsam pencereleri.
haykırsam ,haykırsam .evim ,evim diye.
yok olan odamı,yıkılan duvarları
olmayan penceremi, yeniden yapsam.
düş ülkesinde peri olsam .
çıksam merdivenleri.kaysam
trabzandan ,bir daha bir daha ,
seslense babaannem ;
düşersen bakmam .
annem gelse ,üzme babaanneni dese.
düşler ülkesinde ,peri olsam.
duyar gibiyim babamın sesini,
uğraşmayın ,kınalı yapıncağımla dese.
sevgi dolu baksa yine.
düşler ülkesinde peri olsam .
abime koşsam .
düşersin yavaş ol,
duyar gibiyim sesini.
bilseniz sizleri ne çok özledim ,özledim.
düşler ülkesinde peri olsam.
bahçede dut ağacı meyve verse yine.
annemin serçelerine yem versem.
kümesten yumurta alsam .
babamın sesini duyar gibiyim.
''tavuklara yem parası;yumurtadan pahallı'' dese.
ya, mollamız işi bitinçe çayımı demleyin dese yine.
sabah olunca ,kel hasan'ı beklesem
simit alsam .horoz şekeri alsam yine.
kar yağsa yine binsem kayaklarıma.
kaysam ,büyük camiye kadar.
düşler ülkesinde peri olsam.
dolaşsam lise caddesinde.
çıksam çamlığa ,sari,ı babaya ,dualarla çıksam .
askerlerin kurduğu salıncakta,korksam da yine de sallansam
nohutlu babaya gitsek yine kardeşlerimle .
halay çeksek etrafında .
şeker pınardan su getirsem babama
bademlikte otursam .
düşler ülkesin de peri olsam
seslensem ,seslensem..
geri döner mi ,hepsi
YENİDEN.
YENİDEN.
verda aral.
Ben uzaktan ağlarım Yozgat'ımın haline sizler neden susarsınız yada aldırmazsınız halimize,sevgi ve saygılarımla.
verda aral gülbay -- 06.04.2017 12:25
YOZGATLICA BİR SÖYLEŞİ
Değerli Muhsin Köktürk Hocam Dersini Almış da Ediyor Ezber (Yozgat Sürmelisi) türküsü ile ilgili bir anımı yazınız vesilesi ile aktarmak istiyorum. Eskiler bilirler, Yozgat'ta motorhanenin (elektrik santralı) karşısında rahmetli öğretmen Ali Bey'in evi vardı. Ali Bey'in eşi annemin halasıdır. O evin yerine yapılan apartmanda şimdi Yozgat'ımızın canlı tarihi Yılmaz Göksoy hocam oturuyor. Öğretmen Ali Bey'in oğlu Mühendis Muammer Tuğrul, Asi nehrinin yatağını değiştirip Amik ovasını ıslah ettikten sonra İstanbul Cağaloğlu'nda Bir otel satın almıştı. Kardeşi Sururi Tuğrul'u da savcılıktan emekli olunca otele müdür yapmıştı. Ben de o yıllarda (1960 lı yıllar) üniversite talebesiyim. Kadıköy Kolejinde edebiyat öğretmeni olan rahmetli Fahri Akbilek ağabeyimde Sururi ağabeyin arkadaşı. Zaman zaman otelde bir araya gelir karşılıklı çalar söylerdik. "Çavuş sizin evleriniz nerde olur" diye başlayan Sungurlu türküsünü ondan öğrenmiştim.

Radyoda ya da televizyondaki müzik programlarında bir Akdağmadeni türküsü çalınacaksa sunucu genellikle "Fahri Akbilek'ten alınan bir Akdağmadeni türküsü" diye anons ederdi. Bir gün "Dersini Almış da Ediyor Ezber" diye başlayan Yozgat Sürmelisini çaldıktan sonra şöyle anlatmıştı; Rahmetli Nida Tüfekçi ( Çok yakın arkadaşıydı) İstanbul'a gelen bir Rus folklorcusunu misafir ederken Sürmeliyi çalar ve sözlerini tercüme ederler. Siz yazınızda bazı kelimelerin anlamlarını yazmışsınız ama ben okuyucuya kolaylık olsun diyerek tekrar satır satır yazayım

Kaşın çeğmellenmiş kirpik üstüne,
Havada bulutun ağdığı gibi.
Çiğ düşmüş de gül sineler ıslanmış,
Yağmurun güllere yağdığı gibi.

Kaşın bükülmüş kirpik üstüne
Havadaki bulutun sarktığı gibi (Burada kastedilen yağmurun ilk yağma anında ufukta bulutların yere inmiş gibi görünen hali)
Çiğ düşmüş de gül göğüsler ıslanmış (Göz yaşları göğsüne damlamış)
Rahmet'in (aslı budur) güllere yağdığı gibi. (Rahmet, TRT denetiminde yağmur yapılmış.

Rus Folklorcusu bu benzetmeye hayret etmiş. Bu sözleri bir köylü ya da bir çoban söylemiştir. Bu tabiatı nasıl bir gözlemlemek nasıl bir hayal etmek demiş.

Fahri ağabeyimiz çok temiz giyinen, çok kibar, beyefendi bir insandı. Sonraki yıllarda tesadüf ettiğim ve Yozgatlı olduğumu öğrenen öğrencileri Fahri Akbilek hocamızı tanımısınız diye sormuşlardı. Ben de çok iyi tanırım diye cevap verince "O'nun gibi kibar bir hocamız bir daha olmadı" demişlerdi. Selam ve saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.03.2017 11:51
BİR ATATÜRK VE YOZGAT SEVDALISI ABDULKADİR ÇAPANOĞLU
Çok değerli Muhsin Köktürk Hocam, şahsıma gösterdiğiniz teveccüh ile kaleme aldığınız övgü dolu yazınızın yayınlandığı tarihten bu yana bu teveccühe nasıl cevap vermeliyim diye düşündüm. Aklıma hep duygusal bir insan olan ve isteği dışında Yozgat milletvekili seçilen cennetmekân babaannemin babasıHayrullah Efendinin, Sarıtopraklık mevkiinden Ankara’ya müteveccihen kurbanlarla uğurlanırken yaşlı gözlerle “Ben oralara layık mıyım ki, gönderiyorsunuz” deyişi geliyordu.

Evet, sizin de buyurduğunuz gibi hem yüce Atatürk’ümüze hem de memleketim Yozgat’a sevdalıyım.

Gerçek olan şu ki dedelerim Çapanoğulları Yozgat şehrinin kurucusuydu yani onlar bir şehrin kurucularıyken, Mustafa Kemal Atatürk, bu kutsal topraklarda Türkiye Cumhuriyeti gibi örnek bir devletin kurucusudur. Lozan da yedi düvele saygı duygusu içinde bunu kabul ettiren kişidir. Atatürk’ü iyi tanımak için çok okumak ama çok okumak gerekir.

Anadolu’muzun bu saf, temiz, alçak gönüllü, temiz yürekli Yozgat halkına sevgi ile “Türk yiğitlerinin harman olduğu diyar, Bozok yaylasının kahraman evlatları var olun ”diye hitap etme zarafetini göstermiştir. Çok sinirli olduğu bir gün de rahatlamak için Başyaver Rusuhi Bey’i yanına alıp otomobiline binmiş ve şoförüne "Yozgat’a doğru!”demiştir.

Değerli Hocam, teveccühünüz ve güzel yazınız için en kalbi teşekkürlerimi sunar sağlıklar dilerim. Sağ olun var olun.
Abdulkadir Çapanoğlu -- 06.02.2017 10:57
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00