BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 14.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
180
Dün
:
4633
Toplam
:
14960286
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
CHP’DEKİ GELİŞMELER ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ
muhsinkokturk@hotmail.com
Bilindiği gibi 24 Haziran seçimleri sonrası ortaya çıkan tablo, CHP’de bir iç hesaplaşmaya neden oldu. Bu hesaplaşma, aynı zamanda CHP’nin seçim yenilgisini irdelemesini ikinci plana bıraktı.

Kuşkusuz CHP’deki seçim sonrası gelişmeler kamuoyunca dikkatle izleniyor. Bu konuda çeşitli yorumlar yapılıyor. Özellikle CHP’de değişim isteyenlerin olağanüstü kongre istekleri yorumların temelini oluşturuyor.

CHP’deki olağanüstü kurultay isteği iki boyutta tartışılabilir. Birincisi; seçim yenilgisinin nedenlerinin tartışılıp partinin nerelerde yanlış yaptığının, ne gibi eksikleri olduğunun ortaya konması ve yaklaşan yerel seçimler için hazırlıklar yapılması gerekirken olağanüstü kongre üzerine yoğunlaşmanın yanlış olduğudur. İkincisi; CHP’nin bu yönetim anlayışıyla yerel seçimlere katılmasının yeni bir seçim yenilgisine zemin hazırlaması, dolayısıyla partide bir değişimin zorunlu olduğu gerçeğini ortaya çıkarmasıdır. Bu iki yaklaşımın da tartışılacak yönleri olduğu bir gerçektir.

CHP’deki muhalif kanat, olağanüstü kurultayın toplanması için 15 gündür yoğun bir çaba içinde. Muhaliflerin açıklamasına göre, 630 delegenin noter onaylı olağanüstü kurultay istemi CHP yönetimine teslim edildi. CHP yönetimi, yaptığı ilk incelemede kendisine teslim edilen noter onaylı delege imzalarının 618 olduğunu vurguladı. Kendilerine teslim edilen 630 istemden 4’ünün fotokopi olduğunu, 4 yinelenmiş (mükerrer) imza bulunduğunu, 5’inin de delegeliğinin düştüğünü belirterek 605 istem üzerinden incelemenin sürdürüleceğini, bu arada bazı delegelerin imzalarını geri çektiğini, bunun da 605’ten düşüldüğünde olağanüstü kurultay için gerekli sayıya ulaşılamayacağını açıkladı.

Olağanüstü kurultayla ilgili imza durumu, 6 Ağustos Pazartesi akşamı netleşecek. Peki, CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu ne yapacak? Kendi açıklamasına göre, delegelerden yeterli imza toplanırsa kurultay çağrısı yapacak, yoksa kurultay sorununu gündemden çıkaracak. Yine kendi deyişine göre, parti yönetiminde birtakım değişikliklere gidip tabanın istemlerini göz önüne almış görünecek.

Beni şaşırtan durumlar var ortada: Diyelim ki muhalif delegelerin kurultay isteği yeterli sayıya ulaşmadı , ancak 600’e yaklaştı. Salt çoğunluğa ulaşılmadı diye bunca delegenin değişim çağrısı göz ardı mı edilecektir? Peki bu delegeler, oylarının hiçe sayıldığını düşünerek yaklaşan yerel seçimlerde candan bir çalışma yapacaklar mıdır? Kılıçdaroğlu, muhaliflerin oylarının kendini destekleyenlerin altında olduğunu düşünüyorsa niçin, “Hodri meydan!” deyip olağanüstü kurultay çağrısı yapmaktan kaçınmaktadır?

Kılıçdaroğlu, hemen her konuşmasında karşısındakini koltuk sevdalısı olarak görmekte, ancak kendi de koltuğuna sıkı sıkıya yapışmaktan geri durmamaktadır. Bence önemli olan, CHP’nin başında kimin olduğu ya da başına kimin geçeceği değildir. Ağzını her açtığında; “Hak, hukuk, adalet!” diyen Kılıçdaroğlu’nun demokratik bir sınavdan, deyim yerindeyse minderden kaçmaya çalıştığıdır. Üstelik inanıyorum ki delegelere çeşitli baskılar yapılmasa, birtakım vaatlerde bulunulmasa muhaliflerin topladığı oylar çok daha fazla olacaktı. Bu kanıya nasıl vardığımı imzalarını çeken delegeler olduğu açıklaması üzerine yapıyorum. İmza veren delege, durup dururken bundan niçin vazgeçer ki?... CHP yönetiminin delegeler üzerindeki baskıcı tavrını hiç de hoş bulmadığımı özelikle belirtmek isterim.

Gelelim, eğer olağanüstü kurultay olmazsa CHP tabanının tavrına. Abartılı gelmesin, kurultay yapılmazsa CHP tabanında on binlerce, hatta yüz binlerce oy kaybı yaşanacaktır. Çünkü CHP seçmeni, 9 seçim yenilgisine uğramış bir parti yönetimine artık tahammül edememektedir. Böyle bir oy kaybı yaşanır ve CHP’nin oyları başka partilere kayarsa bunun baş sorumlusu Kılıçdaroğlu olacaktır. Diyeceksiniz ki Sayın Muharrem İnce’nin bunda hiç mi sorumluluğu yoktur? Bu tartışılabilir bir konu. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarılı bir sonuç alan Muharrem İnce’nin CHP Genel Başkanlığına soyunmasından daha doğal ne olabilir ki?... Muharrem İnce’nin bu isteğinin zamansız olduğunu ileri sürenler ve özellikle CHP yönetimi, eğer bu isteğin parti üzerinde olumsuz etkiler yaratacağına inanıyorsa neden kurultay çağrısına kulak tıkıyor? Yaparsın kurultayı kazanırsan güven tazeler, yitirirsen çekilir gidersin.

Kılıçdaroğlu’nun pazartesi günü kurultayla ilgili yapacağı açıklama, kendi geleceğini de belirteleyecektir. Muhalifler yeterli oy toplayamamış olsalar bile Kılıçdaroğlu’na düşen görev, olağanüstü kurultayı toplamak olmalıdır. Bu durumda kazansa da kaybetse de kazanan Kılıçdaroğlu olacak ve CHP seçmeninin gönlünü kazanacaktır. Kurultay çağrısı yapmazsa yerel seçim sonrası uğrayacağı yenilgi, onu en büyük kaybeden yapacak ve CHP Genel Başkanlığı kendiliğinden sona erecektir.

06.08.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR EMEKLİ ÖĞRETMENDEN MESLEKTAŞLARINA ÖNERİLER
Değerli Muhsin Hocam, Dublin de yaşayan ve ilkokulda okuyan küçük bir kızın telefon konuşmasını yazınıza yorum olarak iletiyorum. Sesli olarak dinlemek isteyen you tube da bulabilir.
- Merhaba orası yıkım şirketi mi?
- (Bayan sekreter) Evet Buyurun.
- Okulumu yıkmaya yardım eder misiniz lütfen?
- Bir saniye bekler misiniz?
- (Başka bir bayan) Halo! Hangi okula gidiyorsunuz?
- Dublin de bir ilkokula gidiyorum.
- Okulunu yıkmak istiyorsun öyle mi?
- Evet
- Yıkmak için büyük gülleler mi kullanıyorsunuz, nasıl yıkıyorsunuz?
- Çok büyük bir gülle kullanıyoruz.
- Bir saniye bekle lütfen.
- (Bir Erkek sesi) Halo!
- Nasılsın? Benim adım Becky.
- Evet.
- Sana bir teklifim var.
- Söyle bakalım.
- Yıkımları yapan sen misin?
- Evet.
- Patron sensin değil mi?
- Evet, planın nedir?
- Okulumu yıkmak konusunda bana yardımcı olmanı istiyorum.
- Havaya uçurmak mı istiyorsun?
- Havaya uçurabilir misin yoksa yıkacak mısın ?
- Sen hangisini istersen.
- Havaya uçursan daha iyi. Okulum yıkıldığında bütün öğretmenlerimin içinde olmasını sağlayabilir misin?
- Yalnız bu işten cezasız sıyrılabilir misin, emin değilim.
- Kimse sevmez onları.
- Cumaları bana fazladan ödev filan veriyorlar. Kimse sevmez onları. (Gülme sesleri)
- Nereden arıyorsun?
- Dublin’den.
- Dublin’den hangi okuldan?
- Yıkılmak üzere olan okuldan.
- Dublin’de yıkılmak üzere olan bir sürü okul var.
- Peki, okulu yerle bir etmek bana kaça mal olur?
- Okulun büyüklüğüne bağlı.
- Üç aşağı beş yukarı bir şey söyle. (Kahkaha sesleri- üç aşağı beş yukarı bir şey söyle dedi ya)
- Orası yıkım şirketimi yoksa espri fabrikası mı?
- Şu anda espri fabrikası.
- Bana bak, okulumu yıkacak mısınız, yıkmayacak mısınız?
- Okulun bir fotoğrafını veya planının bana fakslayabilir misin?
- Olur, okulun planının ve öğretmenlerin isimlerini sana fakslarım.
- Tamamdır,
- Sende okulu yıktığında hepsinin binada olduğundan emin ol.
- Sen bana bütün isimleri gönder, ben sana her öğretmen için ayrı ayrı haber vereceğim.
- Harika.
- Okul yıkılırken üyük bir gürültüyle çökecek mi yoksa patlayacak mı?
- Büyük bir patlama yaratacak.
- Kulağa hoş geliyor. Dinle daha sonra yine görüşürüz patron.
- İyi şanslar çılgın kız.
- Hadi bakalım kolay gelsin.
- Sağol, iyi şanslar.
- Görüşürüz. (Telefon kapanma sesi)

ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 16.11.2018 14:23
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 11
Değerli Abdulkadir Çapanoğlu, Yasin Ali Er ve Kadriye Şahin,

Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. Çalışmamı beğenmenizden dolayı son derece mutluyum. Ancak burada kısa bir açıklama yapmam gerektiği düşüncesindeyim: Yozgat'ta kullanılan yöresel sözcüklerle ilgili çalışmamı tamamlandıktan çok sonra, Ömer Ünal adlı bir hemşehrimizin "Yozgat Yöresel Kelimeler Sözlüğü" adlı bir kitap yayımladığını öğrendim. Yozgatlı Dernekler Federasyonu Yayınları arasında yer alan ve 2008 yılında Ankara'da basılan bu kitap elimde yok. İnternette "Nadir Kitap" ve benzeri birkaç kitapçıda ikinci el olarak satıldığına tanık oldum. Henüz kitabı inceleme fırsatım olmadı.
Hakkında araştırma yaptığım Sayın Ömer Ünal'ın 1970 yılında Sorgun'da doğduğunu, çeşitli dergilerde yazılar yazdığını, Yozgat atasözleri, Yozgat deyimleri, Yozgat'ta oynanan köy seyirlik oyunları ile ilgili çalışmalar yaptığını ve bunları kitap olarak yayımlama aşamasında olduğunu öğrendim. Dolayısıyla Sayın Ömer Ünal kardeşimizi bu çalışmalarından dolayı kutlamayı bir görev biliyorum. Keşke çalışmalarım sırasında haberim olsaydı da onun kitabını da kaynakçada belirtebilseydim.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 04.11.2018 19:14
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 11
Çok değerli Muhsin Hocam, elinize emeğinize sağlık."YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER" derlemenizin her harfini yayınlandığı gün tek tek okudum. Çoğunu unutmuşuz. Bazılarında yaşadığım bazı olayları hatırlayarak duygulandım, bazılarında bıyık altından güldüm.Çoğu sözcük tarif ettiği olayı ya da hareketi eskilerin dediği gibi "ağyarını mani efradını cami" olarak anlatıyor. Keşke o sözcükleri kullanmaya devam etsek, çocuklarımıza da öğretsek. Genç nesil için üşenmeden yaptığınız açıklamarda çok yerinde olmuş.Yalnız hemşerilerimiz adına değil tüm yiğit Anadolu halkı adına teşekkürlerimi iletiyorum. Saygı ve selamlarım ile sağlıklar yeni çalışmalar diliyorum. Esen kalınız.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 03.11.2018 10:07
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 11
Değerli Hocam Muhsin Köktürk Beyefendi, Yozgat adına yapmış olduğunuz çok değerli, kıymeti biçilmez çalışmanızı en içten dileklerimle kutlar, vermiş olduğunuz emeği tebrik ederim. Baha önce böyle bir çalışma yapılmış mıydı? Bilmiyorum. Fakat, biz Yozgatlılara en büyük armağanınız oldu. Çünkü kendi başına farklı bir kültür, kendi başına farklı bir dil niteliğindeki Yozgat lehçesi zaman içinde farklı yerlerde yaşamamızdan dolayı unutulup kullanılmaz oldu. Çok değerli bir kültür karanlıkta kalmaya yüz tutarken siz aydınlığa çıkardınız. Yozgat şivesiyle eserler yazmaya çalışacak yazarlarımıza ışık tutmuş oldunuz.

Allah Sizden Razı, kaleminiz hep var olsun. Selamlar hürmetler...
Kadriye ŞAHİN -- 02.11.2018 21:11
YOZGAT'TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 7
Muhsin KÖKTÜRK Hocam!
Bu yazı dizisi; tam anlamıyla ansiklopedik bir değer içermekte...
Kelimelerin, Yozgat yerelinde girdiği donağın, aldığı söyleniş biçiminin ve Türkçe'mizdeki genel anlayış dışındaki anlamların sözlüğü hüviyetindeki bu derlemeniz; harikulade ve ihtiyaç duyularak özlenilen bir hizmet!
Tebrik ediyor, selam ve saygılar sunuyorum.
Yasin Ali ER -- 26.10.2018 09:56
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Yozgat ve Yozgatlı'nın derinlemesine bir tahlili...
İlaveten; uzun yıllardır sevgisini yâd el insanına bol bol dağıtmaktan kendi hemşehrisine sadece buğz ve hatta asık suratı kalmış Yozgatlı'nın!
Kim bilir belki, göçün en önemli sebeplerinden biri de; kardeşinden bedeli mukabili esirgediğini "tribüne" saçıp savurmasıdır.
Daha ötesine, içinizi karartmamak adına dilim varmıyor üstadım!
Yasin Ali ER -- 26.08.2018 19:14
Yozgat Belediyesi - Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Ne Oldu?
Değerli Okurlar,
Yaz dinlencem nedeniyle yazılarıma bir süreliğine ara vermek durumunda kaldım. Yakın bir zamanda yazılarıma yeniden başlayacağım.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 08.07.2018 08:39
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli kardeşim,
Bafralı Yanko'nun Yozgat Seyahatnamesi, araştırdığım kadarıyla İstanbul'da Tarik gazetesinde yayımlanmış, 1886'da da Ebüzziya Tevfik Bey'in teşvikiyle kitap hâline getirilmiş, seyahatnamenin bir bölümü de bu kitapta yer almıştır.
Tarihe bakıldığında Yozgat'la ilgili bu gözlemler doğrudur kuşkusuz. O zamanlar Yozgatlılar özgür doğa ortamında yaşıyorlardı. Bozok Yaylası'nın o güzelim havasını soluyorlardı. İyi besleniyorlardı. Bu durumda da kanlı canlıydılar.
Garibim Bafralı Yanko Yozgat'ı şimdiki durumuyla görseydi şaşırırdı sanırım. Artık solan yüzler, obezite bedenler, sağlıksız bakışlar var Yozgatlıda. Yozgatlının genetiği değişti artık. Ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, hava kirliliği, trafik yoğunluğu, "GDO"lu çakma besinler, hormonlu sebze ve meyveler... perişan etti herkesi.
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, sevgi ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 30.04.2018 18:21
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli Hocam, aslen Rum olan ve askeri tıbbiyeden mezun olan kolağası Bafralı Yanko, Yozgat Seyahatnamesinde bakın ne diyor; Yozgatlıların mizaçları sert ve asidir. Vücutlarının kuvveti öyle bir şekildedir ki: Bu gün 14 yaşında olan bir erkek çocuğunun ağırlığı İstanbul’daki yirmi beş yaşındaki bir çocuğun ağırlığına denktir. Simalarındaki sağlık alametleri ve görüntüsü İstanbul’da biftek ve fileto ile Saint julien şaraplarıyla beslenen gençlerimizin hiç birisinde tesadüf olunamaz. 12 yaşındaki kızların 22 yaşındaki kızlarımızı fersah fersah geçtikleri ve bu sebepten bu yaşta evlendirildikleri ve 20 yaşındaki bir kadının beş çocuk anası olduğu görülmektedir.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.04.2018 22:29
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00