BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 15.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
245
Dün
:
4633
Toplam
:
14848727
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
YOZGAT’TA KULLANILAN YÖRESEL SÖZCÜKLER 1
muhsinkokturk@hotmail.com
Yozgat zengin bir halk kültürüne sahiptir. Bu zenginliğin başında da düşünce ve duyguların iletim aracı olan sözcükler gelir.

Uzun bir tarihsel geçmişi olan Yozgat yöresi ilginç sözcükleriyle tanınır. Bu sözcüklerden bir bölümü çevre illerde de kullanılan türdendir. Ama büyük bir bölümü Yozgat’ın kendine özgü ağız özelliklerini taşır.

Yoğun ve yorucu bir araştırma-inceleme sonucu bir araya getirmeye çalıştığım sözcükleri burada size bölümler hâlinde sunacağım. Kuşkusuz Yozgat yöresine ilişkin sözcükler bunlarla sınırlı değil. Yöreye ilişkin tüm sözcükleri bir araya toplamak yıllar süren bir çalışma gerektirir. Hatta böyle bir çalışma bile tüm sözcükleri derlemek için yeterli olmayabilir. Önemli olan geniş içerikli bir yerel (yöresel) sözlük oluşturmaktı. Amacım da buydu zaten. Bu istekten böyle küçük bir sözlük doğdu. Umarım yeni kuşak bu çalışmayı daha da ilerilere götürür ve Yozgat kültürünün tanıtılıp geliştirilmesine katkıda bulunur.

Aşağıda sunduğum küçük sözlükte bazı sözcüklerin ikili kullanımları verilmiştir. Yozgat folkloruna ilişkin çeşitli kaynaklar taranarak bazı sözcüklerin kullanıldığı yerler saptanıp aktarılmıştır. Bu aktarma sırasında alıntılarla ilgili bilgiler kısaca paylaşılmış, bilgilerine ulaşılamayan alıntılar yalnızca aktarılmakla yetinilmiştir.

Deyimler sitede kendi adı altında toplandığı için sözlükte onlara yer verilmemiştir. Deyimlerin ayrı bir başlık olarak sunulması, bu zengin anlam içerikli sözcük öbeklerinin gözden kaçmamasını sağlamak içindir. Bir başka yazımda da onları bilgilerinize sunacağım.

Yozgat yöresinde kullanılan sözcüklerle ilgili bu çalışma bir tez değildir. Herhangi bir doğruluk kanıtlama savı taşımamaktır. Çalışmanın yanlışları, eksikleri olabilir. Saptanan yanlışlar zamanla düzeltilecek, eksikler giderilecektir. Bu konuda her türlü eleştiri, öneri ve katkıya açığım.

Yöreye ilişkin sözcükleri derleme düşüncesinin temelinde babam rahmetli Ali Rıza Köktürk yatmaktadır. Babam, yıllar önce Yozgat’ın bazı köylerinde (Büyük İncirli, Küçük İncir, Çandır) uzun süre ilkokul öğretmenliği yapmış ve bu sıralarda yöreyi gözlemlemiş, birtakım kültürel değerleri yazıya dökmüştür. Sağlığında Türkçe öğretmeni olmam nedeniyle bana verdiği bu yazılı kaynaklar benim için çok önemli bir kaynak olmuştur. Yozgat kültürünün aydınlatılmasındaki katkılarından dolayı onu bir kez daha rahmetle anıyorum.

Yıllar önce “Yozgat Kültür Takvimi” adıyla takvimler (ilki 1994 yılında) çıkarmaya başlayan Sayın Ertuğrul Kapusuzoğlu’nu, bu takvimlerin çıkarılması için gereken parayı karşılayan dönemin Belediye Başkanı Mehmet Erdemir’i de saygıyla anıyorum. Çıkardığı takvimlerin hemen her sayfasını Yozgat halk kültürünün örnekleriyle süsleyerek kentimize büyük bir hazine bağışlamıştır. Bu ara söz konusu takvimler için ellerindeki örnekleri gönderen tüm Yozgatlılara da teşekkür ediyorum.

Yozgat yöresinde kullanılan sözcükleri araştırırken günümüzde bazı web sitelerinin konuya eğildiklerini de fark ettim. Çok geniş çaplı olmasa da özellikle köy kökenli web sitelerinde bazı sözcüklere yer verildiğini gördüm. Bu da beni çok hoşnut kıldı. Kuşkusuz onlardan da yararlandım.

“Türk Folklor Araştırmaları” adıyla bir dergi çıkaran ve ölümüne dek bu çalışmasını sürdüren rahmetli İhsan Hınçer’e duyduğum özel saygıyı da burada özellikle belirtiyorum. Sayın Hınçer, yalnızca güzel Yozgat’ımıza değil, Türkiye’nin tüm kentlerine ilişkin folklor değerlerinin tanıtılmasına, gün ışığına çıkarılmasına olanak sağlamış, bu yolla ülkemize büyük hizmetlerde bulunmuştur.

Çalışmamın sonuna küçük bir kaynakça koydum. Çünkü emeğe saygım sonsuz. Yararlandığım kaynakları belirterek onların bu emeklerini sergilemek istedim. Onlara da teşekkürlerimi sunuyorum.

Dilerim çalışmamı beğenirsiniz. Yozgat kültürüne “çam sakızı çoban armağanı” bir katkıda bulunabilmişsem ne mutlu bana!..

***
YOZGAT YÖRESEL SÖZLÜĞÜ
-A-
aba (I): Abla (kimi yerde anne anlamında).
aba (II): Çoban giysisi.
abril (april): Nisan ayı.
Örnek kullanım:
Sakın abrilin beşinden, camızı ayırır eşinden.
(Atasözü)
acar (acer): Yeni.
afili: Gösterişli, çalımlı, oynak.
ağartı: Süt, yoğurt ve ürünleri.
ağırşak: Yün, iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça, teker biçiminde yassı nesne, kurs.
ağmak: Sarkmak, aşağıya inmek, eğilmek, meyletmek, yükselmek, yukarı çıkmak.
Örnek kullanım:
Şu Yozgat’ın dağlarına ağsam ben,
Yağmur olup Çamlık’ına yağsam ben,
Haber etsem nazlı yâre yel ilen,
Seher vakti divanına dursam ben.
ağnanmak: Eşeklerin yere yatıp sağa sola dönerek sırtını kaşıma eylemi.
ağrek: Koyun, keçi ve sığırların yaylımda dinlendikleri yer, işsiz, avare kimselerin toplandığı yer, delikanlılar meclisi.
ağreklenmek: Hayvanların sineklerden korunmak için verdikleri çaba.
ağrıklı: Sara hastası olan, saralı, hastalıklı.
ağzı kızıl: Toy, olgunlaşmamış, ham, yumurtadan yeni çıkmış kuş yavrusu.
aha: İşte.
ahır sekisi: Sobanın, kaloriferin olmadığı dönemlerde insanların soğuktan korunmak için ahırların bir bölümünde hayvanlarla birlikte yaşadıkları yer.
ahraz: Dilsiz.
Örnek kullanım:
Su gelir, millendirir,
Çayırı çimlendirir,
Şu kızın kaşı gözü,
Ahrazı dillendirir.
(Mâni)
aklı çavdarlı: Deli, kaçık.
alaçık: Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak, keçeden yapılan çadır, bostan çadırı, haymalık.
alağaz: Çok konuşan, sürekli kavgaya hazır olan.
alaş: Ala köpek.
alayı: Hepsi.
Örnek kullanım:
Taşa vurdum pareyi,
Seçtim gözü karayı,
Yârime kurban olsun,
Şu Çandır’ın alayı.
(Mâni)
alaz: Alev.
alengirli: Gösterişli, tuhaf, acayip, karışık, çapraşık.
ağlenmek (alenmek): Oyalanmak, durmak, zaman geçirmek, eğlenmek, eğleşmek.
ağleşmek (aleşmek): bk. ağlenmek (alenmek).
al ha: Bu nasıl şey, anlamında şaşkınlık uyandıran ünlem.
allasen: Allahını seversen.
andavallı: Geri zekâlı, aptal.
apırcın olmak: Şaşırmak, çıkmaza girmek.
arbaz: Cinsel yönden doyumsuz (hayvanlar için).
arık: Zayıf, çelimsiz.
arkaç: Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları, kuytu siper, yer, ağıl.
asıvata: Ticaret, alışveriş.
asbap: İç çamaşırı.
Örnek kullanım:
Asbap yudum, ben yudum,
Kara Kekilli dudum,
Ölsem, mezara girsem,
Yine kesmem umudum.
(Mâni)
avgın: Suyun akıtıldığı, götürüldüğü ark.
avurtlamak: Ağız dolusu, kabaca yemek.
ayak yolu: Tuvalet, yüz numara, helâ.
ayrıklı: Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan, istisnai.
azıtmak: Çığırından çıkmak ya da çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.

(Sürecek)

10.10.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DUYGUDAŞLIK (EMPATİ) YAPABİLMEK
Değerli Muhsin Bey’ciğim,
Bu güzel yazınıza şahsım adına teşekkürlerimi arz ederim. Gençlerimizin ağızlarında sakız olan ama iş uygulamaya geldiğinde kenarından bile geçmedikleri empatiyi çok can alıcı bir örnekle anlatmışsınız.

1980 darbesi sonrası yetişip gelen gençlik maalesef siyaseten bastırılmakla kalmayıp duygusal yönden de demoralize ve dejenere oldu. Bu yüzden biraz bencil oldular

Şu ifadeniz benim anlatmak istediklerimi çok güzel açıklıyor. “Empati yapmak da bir tür sorumluluk duymaktır. Ancak bu yolla karşımızdakini daha iyi anlayabilir, kendimize çeki düzen verip sorumluluklarımızın bilincine varırız. Ama ne yazık ki ülkemizde empati yapamayacak derecede duygusuz, duyarsız pek çok insan var. Onlar için varsa yoksa kendi çıkarları, kendi mutlulukları ön plandadır. “Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.” düşüncesiyle yatıp kalkanlardır bunlar.”

Ancak daha sonra yetişip gelenleri 80 sonrasındakilere nazaran biraz daha iyi yetişmiş kendini daha geliştirmiş olarak görüyorum. Umarım atalarına da layık insanlar olurlar. Selam ve saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 08.09.2015 00:17
DUYGUDAŞLIK (EMPATİ) YAPABİLMEK
Saygıdeğer,Muhsin Köktürk Hoca nın Kalemine sağlık." enpati" kavramını mükemmel bir sentez,analiz durumunda işlemiş,ıfade etmiş oluyor,Okuyanların bu fikirlere aynen katılacağına inanıyorum.Selam,sevgilerimle.
Coşkun Köycü -- 22.08.2015 21:23
ABBAS SAYAR’I ANARKEN
Teşekkür Ederim Hocam Abbas SAYAR'ı bu kadar Güzel ve sade biçimde tekrar hatırlattığınız Yozgat ve Yozgatlı olmanın bir gereğinin de sadece ben Yozgatlıyım demekten geçmediğini bu Memleketin yetiştirdiği değerlere sahip çıkarak onun öykü şiir ve romanlarını yetişen yeni kuşaklara aktarmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlattığınız için.Saygılarımla.
Korkut -- 13.08.2015 09:12
ESKİ KOMŞULUKLAR
Semiha Hanım,
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Tatilde olmamdan kaynaklanan bir durum. Çok kısa zamanda yine yazacağım. Ülkemizin içinde bulunduğu bu karmaşık durumdan bir an önce çıkması dileğiyle saygılarımı sunarım.
Muhsin Köktürk -- 08.08.2015 18:22
ESKİ KOMŞULUKLAR
Yaklaşık bir aydır yazılarınızı okumuyamıyoruz.Doğrusu yazılarınızı özledik.Sağlıkca kalın...
Semiha -- 08.08.2015 12:11
YOZGAT BELEDİYESİ VE VALİLİĞİNDEN BİR İSTEK
Farkındalığınız ve ilginize teşekkür ederim. Fotoğrafı çektirdim, anıtın bağımsızlığını da üzülerek sosyal medyada paylaşmak zorunda kaldım. Muhsin Köktürk öğretmenim bu konuda takipçi olacağınıza inanarak şehrinden gönül rahatlığıyla ayrılacağım. Nuriye Salman.
Adınız ve Soyadınız -- 15.06.2015 14:08
DÜNYANIN SEKİZİNCİ HARİKASI
Eline ,yüreğine,bedenine sağlık canım kardeşim.
Gülsen Köktürk AKSOY -- 23.05.2015 11:00
ANNELER GÜNÜ ÜZERİNE
Kardeş, her şeyi yerli yerinde kullanmış, söylenmesi gerekenleri söylemişsin. Eline, diline sağlık. Alacak olanlar gereken dersi alacaklardır. Almak istemeyenlere ne yapsan boş.
Metin Gül -- 11.05.2015 17:06
YOZGAT MI BOZOK MU TARTIŞMASI ÜZERİNE
Sayın Abdülkadir Bey,
Biliyorum, Yozgat'ta "Abdullanın Bostan" diye kullanılıyor. Benim çocukluğumda da öyleydi. Keşke yazının başlığını iki biçimde kullansaydım. Yazarken epey düşündüm. Ancak Türkçe kuralları ağır bastı.Tamlamanın doğru biçimi "Abdullah'ın Bostanı" olduğu için böyle yazmayı uygun buldum. Anımsatmanız okuyucular açısından iyi oldu. Bu nedenle teşekkür ederim.
Belli ki söz konu yerin bizim kuşakta önemli bir yeri var. Benzer anılara sahibiz.
Muhsin Köktürk -- 18.04.2015 23:48
ABDULLAH’IN BOSTANI
Değerli Hocam, biz Yozgatlılar için Abdullahın Bostan çok yabancı bir dil oluyor değil mi? Sanki eğreti bir şey gibi. Bizim kulağımız, kalbimiz, beynimiz bunu yabancılıyor, limon ekşisi gibi. Çünkü tüm bedenimiz biliyorki orası "Apdullanın Bostanı" Neden böyle oluyoruz? Bu topraklar kokusuyla,dokusuyla,insanıyla, lisanıyla nasıl içimize işlemiş böyle hayret.

Apdullanın Bostanı benim de bisiklete binmeyi öğrendiğim yerdi. Allah uzun ömür versin dayım Yaşar Cerit zaten benden 10 yaş büyüktü. Ben 7 yaşımda iken o da 17 yaşında.

Bisikletçi Eysan(İhsan) ağadan kiraladığımız bisikletle Apdullanın Bostanına gitmiştik. Kadrosuna evden getirdiğimiz ince ninderlerden birisini sarmış beni de üstüne oturtarak hızla itip bırakımıştı. Ben o hızla bir kaç metre gidip bisikletle beraber yere kapaklanıyordum. Kollarım bacaklarım toprağa sürtünmekten yüzülmüştü ama dayım sana bisiklet sürmeyi öğreteceğim diye ısrarla aynı itip bıraklmaları yapıyordu. O gün dengede durmayı öğrenmiştim.

Yara bere içinde eve gelince rahmetli anneannem ve annem dayıma çok kızdılar. Daha sonra bacaklarım yetişmediği için aradan bacağımı sokarak pedal çevirmeye başladım. Ondan sonrası artık anneannemden arasıra para almaya kalıyordu.

Bu vesileyle "Bisikletçi Eysan Ağayı" da anmış olduk. Hepsi de nurlar içinde olsunlar. Yaşamımızda öyle veya böyle iz bırakarak bu dünyadan göçtüler.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 18.04.2015 12:42
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
7
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00