BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.06.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
176
Dün
:
4563
Toplam
:
12694522
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
2017 YE GİRERKEN
basakemlak06@hotmail.com
Yeni bir yıla girerken; umudun ve umutsuzluğun yoğun olarak yaşanıldığında insan ne yazar? Nasıl yazar? Hayatın o umursamaz temposu içindeki hayal kırıklıkları olabilir mi bu yazının konusu?
Ya da, her şeye rağmen, umudu yazarak iyimser bakabiliyor muyum hayata ? Türkiye’ye?
Esas konu bu. Bunca yıl yaşadıktan sonra hala böyle bir soru…
Thedo Angelopoulus’ un şu sözü içimi acıtıyor: “ yaşamı tanımlamak için o kadar zaman harcadı ki, kendisi yaşayamadı…” Nereden gelip nereye gidiyorum? Belki de yılın sonu diye böylesi duygu ve düşünceler oluşuyor.
Kolay değil soruların yanıtları.
Nostalji ne zaman en güçlüdür?
Geçmişe duyulan özlem yaşlılıkla mı, gençlikle mi en şiddetli dönemini yaşar? Bu açıdan Milan Kondera’ nın son romanı “Bilmemek” te şu satırlar yer alır:
“Ardımızda bıraktığımız zaman daha geniştir. Bizi dönmeye çağıran ses daha karşı konulmazdır.” Bu deyişte keskin bir hava var, ama yanlış. İnsan yaşlanır, sonu yaklaşır, her an git gide kıymetlenir ve anılarla kaybedecek zamanı yoktur. Nostaljinin matematik çelişkisini anlamak gerekir ilk gençlikte. Yaşanan hayatın hacmi tamamen anlamsızken nostalji en güçlü noktasındadır.
Ama ihtiyarlayıp da önünde koca bir geçmişten başka bir şey kalmayan insanlar için bu geçerli olabilir mi?
Abidin Dino ile Yaşar Kemal’in imzalarını taşıyan “Yüzler” kitabında Yaşar Kemal insana, hayata dair şunları söylüyor: ”Yine de bir şeylere varabilme umudumuz olmasa, böylesine berbat edilmiş bir dünyada yaşamaya katlanabilir miydik? Bu kadar acıya nasıl katlanırdık?”
Aslında dünyada her şey öylesine yaşamaya değer ki… Güzel, temiz, sevgi dolu yaşamanın özlemini her insan içinde taşıyor.
Durmadan, usanmadan insan yüzlerine bakabilseydik, bakmayı öğrenseydik doğaya, insana, evrene, kendimize karşı bu kadar sevgisiz kalabilir miydik?
Bu gelecek karanlığın acısını, kendimizi bildik bileli çekiyoruz, bu korkunç acıya nasıl dayanıyoruz?
Her şeye karşın alabildiğine güzel bir dünyadan, var olan güzel insanlardan vazgeçme sevinci içimizi ısıtıp hayata daha çok bağlanmamızı gerektiriyor.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Hayattan Ne Öğrendim (Hz. Mevlana)
Harika bir yazı kalbinize,aklınıza ve en son ruhunuza sağlık.Saygı ve sevgilerimle.Mustafa ARTUNÇ
Mustafa ARTUNÇ -- 17.09.2014 10:11
Dünden bugüne Yozgat gazetesi

gazetenizi tebrik ederim başarılı çalışmalar temenni ederim.Yazmış olduğum aşağıdaki şiirimin okunmasını tavsiye ederim.NURİ HAKAN TATAROĞLU gurme halk ozanı şair araştırmacı halk ozanı gezgin
SOĞANA DAİR
sarı yeşil ve beyazdır dokusu
keserken yerken rahatsız eder kokusu
soğan ile lezzetli olur domates sosu
söylenir sağlığa faydalı olduğu hususu
kullanılır soğan yılın çoğu günü
kokusundan tadından bilinmektedir ünü
pazarda manavda markette daima bulursun bu ürünü
soğan ile doludur bazı ev ve bahçelerin önü
soğan ile yenilir et köfte balık piyaz
soğanlı et yahnisinin tarifini anlat ve yaz
soğanın faydalarını okuyun araştırın biraz
bolca soğan yiyin etmeyin naz
NURİ HAKAN TATAROĞLU -- 04.07.2013 18:18
Dünden bugüne Yozgat gazetesi
sayın yazar yozgat gazetesini ne kadar zarif anlatmışsınız.Yozgat gazetesi anlattığınız minvalde bir gazete olması nedeniyle okuyoruz.kaleminize sağlık.
Sırrı -- 08.03.2013 13:12
Yaşamdan ne öğrendim
Selam fevzi bey yazınız gerçek okunacak yazılardan,yazılış itibariyle okunması gerekli yazılardan diye düşündüm,yazılarınızı facbook,sayfamızda paylaşa bilirmiyiz müsadeniz varmı. sevgi ve selamlar.
Mahmut ERDEM -- 08.10.2012 09:44
Yaşamdan ne öğrendim
""""Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini sonra’da ekmeği,hakça bölüşmenin,bolca üretmek kadar önemli oldugunu öğrendim.”""""


Yukardaki sözü söyleyen Mevlana hz leri kadar bu sözün değerini öğrenmiş olsaydık dünya cennet olurdu.Ne kardeş kanı dökülür, ne yetim boynu bükülür, ne de kutsal yuvalar yıkılırdı.

Altından değerli, insanı tevekküre yönelten bu sözleri kaç kez okudum bilmiyorum.

Düşünmeye yönelttiğiniz bu paylaşım için Allah razı olsun.

Saygılar.


SAYHA -- 24.09.2012 23:04
Özlemlerin en güzel şehridir Yozgat
En az yetmiş yılın öncesindeki Yozgat anlatılmış belki bu yazıda. Çok fazla değil otuz yıl öncesiyle kıyslıyorumda. Ne, çamlıktan merkebiyle su taşıyan dursun dedesi, nede buram buram maneviyatın inceliğiyle bir tül gibi sarıp sarmalayan Ahmet efendisi. Hele ki dağında tarlasında yol boylarında çağlayan çeşmesi, susuz can veren hastayı bağrına basan okyanus misali baharın tokaç sesiyle inleyen deresi kaldı yozgatın. Susuzduk o yıllarda. Ellerimizde kovalar hangi çeşme yol bulmuşsa yolumuza, uzak yakın demez koşardık bize uzanan rahmetin koluna. Mübarek Ahmet efendinin avlusundaki kuyu, ramazan aylarında daha bir kutsallaşırdı kutsallığıyla oruç açmak için testiyle su taşıyanın omuzunda. Sadakatin yansıyan nuru, edebi hatırlardı, hayaya büründürürdü hastane caddesinden geçen genç ve yaşlısına.

Biraz suzuzduk, birada yoksul. Velakin,kapılarımız kilitlenmez, yoksul kapıdan boş çevrilmez; kimse hırsız, namus kaygısına düşmezdi o şehirde.

Ne kadar direnmiş olursa olsun sonunda bu şehirde teslim oldu çağdaşlığın pençesine. Betonlaşma çilesine.

SAYHA -- 10.04.2011 18:25
Kadınlarımız
çok isabet buyurmuşsunuz fevzi bey,her insanın seçtiği bir kadın ,bir kadın değil,bir hayat'tır.Herkese allahtan iyi kadın dilyerim.
sergen -- 24.10.2010 10:53
Politika ne için yapılır
yorumunuzu bir sosyal demokrat okurunuz olarak çok beğendim,teşekkürler.
rana -- 14.06.2010 07:33
Adam olmanın ölçüleri
adam olabilmenin birinci koşulu,kendini bilmektir.yunus emre bile ilim kendin bilmektir der.adam olma yazınız adam olmayı düşünen herkese ibretlik bir yazı..tebrikler..
reyhan -- 25.03.2010 08:00
Adam olmanın ölçüleri
bu toplumda artık ne ölçü ,ne de asgari müşterekler kaldı.onun için de adamlık kalmadı.iyi adamı mumla arar olduk.
kadir -- 21.03.2010 14:33
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00