BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.10.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
216
Dün
:
4633
Toplam
:
14648806
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
Hayatı hissedin ve onu yaşayın
basakemlak06@hotmail.com
Yeni bir yıla girerken; umudun ve umutsuzluğun yoğun olarak yaşanıldığında insan ne yazar? Nasıl yazar? Hayatın o umursamaz temposu içindeki hayal kırıklıkları olabilir mi bu yazının konusu?
Ya da, her şeye rağmen, umudu yazarak iyimser bakabiliyor muyum hayata ? Türkiye ye?
Esas konu bu. Bunca yıl yaşadıktan sonra hala böyle bir soru…
Thedo Angelopoulus’ un şu sözü içimi acıtıyor: “ yaşamı tanımlamak için o kadar zaman harcadı ki, kendisi yaşayamadı…” Nereden gelip nereye gidiyorum? Belki de yılın sonu diye böylesi duygu ve düşünceler oluşuyor.
Kolay değil soruların yanıtları.
Nostalji ne zaman en güçlüdür?
Geçmişe duyulan özlem yaşlılıkla mı, gençlikle mi en şiddetli dönemini yaşar? Bu açıdan Milan Kondera’ nın son romanı “Bilmemek” te şu satırlar yer alır:
“Ardımızda bıraktığımız zaman daha geniştir. Bizi dönmeye çağıran ses daha karşı konulmazdır.” Bu deyişte keskin bir hava var, ama yanlış. İnsan yaşlanır, sonu yaklaşır, her an git gide kıymetlenir ve anılarla kaybedecek zamanı yoktur. Nostaljinin matematik çelişkisini anlamak gerekir ilk gençlikte. Yaşanan hayatın hacmi tamamen anlamsızken nostalji en güçlü noktasındadır.
Ama ihtiyarlayıp da önünde koca bir geçmişten başka bir şey kalmayan insanlar için bu geçerli olabilir mi?
Abidin Dino ile Yaşar Kemal’in imzalarını taşıyan “Yüzler” kitabında Yaşar Kemal insana, hayata dair şunları söylüyor: ”Yine de bir şeylere varabilme umudumuz olmasa, böylesine berbat edilmiş bir dünyada yaşamaya katlanabilir miydik? Bu kadar acıya nasıl katlanırdık?”
Aslında dünyada her şey öylesine yaşamaya değer ki… Güzel, temiz, sevgi dolu yaşamanın özlemini her insan içinde taşıyor.
Durmadan, usanmadan insan yüzlerine bakabilseydik, bakmayı öğrenseydik doğaya, insana, evrene, kendimize karşı bu kadar sevgisiz kalabilir miydik?
Bu gelecek karanlığın acısını, kendimizi bildik bileli çekiyoruz, bu korkunç acıya nasıl dayanıyoruz?
Her şeye karşın alabildiğine güzel bir dünyadan, var olan güzel insanlardan vazgeçme sevinci içimizi ısıtıp hayata daha çok bağlanmamızı gerektiriyor.
O halde aşağıda William Shakespeare‘ ın sözlerini de yaşamımıza katar, rehber yaparsak, hayatımız anlamlaşır, derinleşir ve hak ettiğimiz şekilde yaşamış oluruz. Shakespeare hayatı şöyle tanımlıyor:
Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz?
Çünkü kimseden bir şey ummam.
Beklentiler daima yaralar.
Hayat kısadır.
Öyleyse hayatınızı sevin.
Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin.
Sadece kendiniz için yaşayın ve,
Konuşmadan önce dinleyin,
Yazmadan önce düşünün,
Harcamadan önce kazanın,
Dua etmeden önce bağışlayın,
İncitmeden önce hissedin,
Nefret etmeden önce sevin,
Vazgeçmeden önce çabalayın,
Ölmeden önce yaşayın.
Hayat budur.
Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.
Mutlu yıllar dileğiyle…

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle yaşa
Merhabalar.. Yozgatta seçim listelerini merak ettiğimden,bu gün ilk kez yozgat gazetesine girdim ve sizin yazınız dikkatimi çekti okudum. Emperyalizmin karanlığında yürüyen işbirlikçiler!.Ulus sevdasını,Helalin lezzetini nereden bilsinler.Yüreğinize ve kaleminize sağlık.İstdan Sevgiler Birsen.
BİRSEN -- 19.11.2008 09:02
Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle yaşa
merhaba (benden size zarar gelmez...farsçada) fevzi bey!ifade ettikleriniz oldukça yuvarlak cümleler daha somut ve daha net cümlelerle özetlemenizi bekliyoruz kale aldıklarınızı...
karaelli sarıkaya -- 12.11.2008 21:21
Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle yaşa
yazınızı ne güzel bağlamışsınız: evet,çok doğru.. böyle bir ülkenin çoğunlukta olan bireyleriyle geleceğin aydınlık ışığı körelmekte.
Pınar -- 11.11.2008 23:12
Türkiye’nin görünmeyen yüzü
Fevzi bey, yazılarınızı severek takip ediyorum. Sizin gibi ufku geniş insanlar sayesinde ufkumuzu darltmaya çalışanları görüyoruz. Başarılar.
ALP -- 15.10.2008 22:02
Türkiye’nin görünmeyen yüzü
Anladım, onları çekemiyorsunuz. Onlar, Beraber yürüdüler bu yollarda. Dengirlerle, mengirler, deniz fenerinin kör ışığında. Sayın Öztürk, bir takım rakamlarla kafa karıştırmayın. Pişmiş aşa soğuk su katmayan. Sayın Başbakanın sözlerine uymalı ve sizi okumamalıydım. Bakın kafamı karıştırdınız. Sizin gibi gazetecilerin niçin okunmaması gerektiğini şimdi anladım. Siz ve sizin gibiler okunacak olursa, vatandaşın gözleari açılır. Deniz Fenerinin ışığının nererelere kadar girdiğini görür. Ama siz yine de yazın. Belki benim gibi ilk defa da olsa sizi okuyan olur. Yazın yazın... Siz yazmaya devam. onlar yolmaya devam. Pardon, yola devam. ... Ve tabi, bizi aydınlattığınız için teşekkür ederiz.
Turgut Balaban -- 06.10.2008 00:11
Türkiye’nin görünmeyen yüzü
yazınızda alt alta koyduğunuz rakamlar ne kadar önemli.bu rakamlar türkiyenin ekonomisinin ne kadar kötü olduğunu ve adaletsizliğin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor.ama bu ulus,adaletsizliklerin boyutunun farkında mı/ siz,yine de yazmaya devam edin sayın belki günün birinde insanların kafası dank edebilir. iyi bayramlar.
Nagehan -- 01.10.2008 11:22
Adamlık
Duyduğuma göre,siz bizim meşhur gazeteci saygı öztürkün kardeşiymişiniz.ben onun kitaplarını ve yazılarını da okudum.ama ne yalan söyleyim sizin yazılarınız daha öz ve daha oturaklı.sizi de kutlarım.
Yavuz Aydoğan -- 31.08.2008 13:27
Adamlık
adam gibi adamın tarifi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.teşekkür.
Gülümser -- 31.08.2008 12:52
Adamlık
adam olan adamı iyi hemşehrileri severmiş.Biz de sizi seviyoruz sevgili hemşehrim.Kalemine sağlık.
Eyüp -- 31.08.2008 12:20
Kirliliğin içinde ak,…
fevzi bey,sizin yazılarınızı yozgat ve sorgun postaı gazetelerinden takip ediyorum.özlü ve anlamlı yazılarınız bize ışık veriyor.sağolun
Nihat -- 27.08.2008 08:28
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00