BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 14.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
226
Dün
:
4633
Toplam
:
14841509
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
BABA OCAĞINDA BAYRAM
basakemlak06@hotmail.com
Her bayram köyüme gittiğimde, kıraçlaşmış topraklara bakarken, yıkılmış, terk edilmiş, ıssız köylerin hüznü kaplar içimi. Kaderiyle baş başa bırakılmış, dalında olgunlaşmış, şekerlenmiş meyveler gibi, her an toprağa düşecek, yaşlanmış, bir zamanlar tuttuğunu koparan (Çolağın) Bahriler gibi, elleri nasırlı analar ve babalar gibi sefil yazgılarına küsmüşleri gördükçe içim sızlar.

Geçmişte hali vakti yerinde olan “ağam, beyim” diye çağrılan aile reislerinin evleri ya kilitlidir ya harabedir.

“Bir köy var uzakta, gitmesek de, gelmesek de o köy bizim köyümüzdür” anlayışı ile, sık sık köyüme yolculuk yaparım. Amacım 150 yıllık kerpiçle yapılı baba ocağını, bu can bu bedende var oldukça ayakta tutmak, doğaya borç kabul ederek diktiğim, alın teriyle büyüttüğüm 100 adet çam fidanını kurutmamak için, geçmişimin yaşadığı yerlerin sıcaklığına, çocukluk hatıralarımı barındıran yerlere duyulan hasrete yolculuklardır bu gidişler.

Bir zamanlar dedelerin, babaların kullandığı karasabanları, düvenleri, yabaları,anadutları, kağnı tekerlerini, komşuların ahırlarında, samanlıklarında çürümeye yüz tutmuş tarım araçları ve gereçlerini gün yüzüne çıkararak bu aletleri zımparalayıp, vernikleyip evimin ve bahçemin çeşitli yerlerine asıyor, geçmişten izler taşıyan çiftçilik malzemelerini muhafaza etmek, zorluklarla bağ kurup çeşitli çilelere, üretimin böyle meşakkatli evrelerinden geçip, günümüze ulaştığını bilmeyenlere anlatmak içindir bu gidişler.

Boşalmış köyler,ıssızlaşmış çoraklaşmış tarlalar gençleri köylerde tutmamış, geleceklerini kentlerin kalabalığında aramaya itmiş, şehrin varoşlarında bilinmeyen geleceğe yelken açarken, bir zamanlar üreten insanlar da tüketen olmuş.

Böylelikle bağlar, bahçeler ekilmez, toprak işlenmeyip, burcu burcu kokan ekmek kokuları, mis gibi üzümleri, domatesleri, salatalık kokuları da, ithal edilen tohumlarla birlikte bozulmuş, köylü unutulmuştur.

Bilinçsiz kullanılan gübreleme, ilaçlamalar, toprağın kısırlaşmasına neden olmuş, o bereketli topraklar insanların gönlü gibi çoraklaşmış, kendi kendine yeten ülke olmaktan çıkıp tarım ürünleri ithal eden ülkeler arasına girmiş, baba ocakları gidilmeyen gelinmeyen yerler olmuş, ocakların sönmesi de böyle başlamıştır.

Atatürk, 1922 de “Türkiye’ nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üreticisi, köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve lâyık olan köylüdür. Eğer bir ülke kendi gıdasını üretemiyorsa, başka ülkelere muhtaçsa, tam bağımsız ülke haline gelmemiş demektir. Milli Ekonomi ziraattır” diyerek, tarımın ülke ekonomisindeki önemini vurgulamıştır. Başka bir konuşmasında ise “Gerçekten, yedi yüzyıldan beri dünyanın çeşitli taraflarına göndererek kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi yüzyıldan beri emeklerini ellerinden alıp savurganlık ettiğimiz ve bunun karşılığında daima küçük ve hor görerek karşılık verdiğimiz ve bunca özveri ve iyiliklerine karşı nankörlük, küstahlık, zorbalıkla uşak derecesine indirmek istediğimiz bu gerçek sahibin huzurunda tam bir utanç ve saygı ile gerçek yerimizi alalım” diyor.

Mustafa Kemal, vurguladığı gibi gıda güvenliğini sağlayamazsak, karnımızı doyuramazsak, malın mülkün olsa ne yazar. Açlığa kırk gün dayanırsın, elli gün dayanırsın, sonunda bir somun ekmeğe tüm malınızı mülkünüzü verirsiniz, çünkü ölmek üzeresiniz, ölmemek için üretmek, üretmek dileğiyle.

Mutlu bayramlar.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yaşamdan ne öğrendim
Yorumunuz:saygı değer abim fevzi bey her şeyin bozulduğu dostlukların sahteleştiği yurdumda siz ruhların dostluğundan bahsediyorsunuz .Dostlarınızda sizi ruhuyla seviyor:başarı ve sağlıkla yeni yazılarınızla aydınlığa ve geleceğe.
Yaşar TEMUR

ESKİŞEHİR

yaşar temur -- 08.03.2010 10:40
Yaşamdan ne öğrendim
fevzi bey,sizin yazdıklarınızdan mutlaka birşeyler,hem de güzel şeyler öğrenmekteyi.teşekkürler..
rana -- 21.02.2010 09:33
Yaşamdan ne öğrendim
fevzi bey,insanlara yol gsterici,öğüt verici,aydınltıcı bu güzel yazılar nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. saygılarımla.
deniz -- 12.02.2010 23:03
Yaşamdan ne öğrendim
Mevlananın "ben dostalarımı ruhumla severim "ne muhteşem bi söz.köşe yazılarınızı herkesin feyz alacağı konulara ayırdığınız için size teşekkür ederim.
faruk -- 07.02.2010 08:24
Yeni yılda yeni mutluluklara
yazılarınızda bizi anlam derinliklerinde gezindirerek keylendiriyorsunuz ve çok hoş anekdotları da vurguluyodsunuz.kaleminize ve yüreğinize sağlık..yeni yılda esenlikler dileğiyle...
kerem -- 03.01.2010 03:31
Korku ve Sevgi
ben korkuyu bilmem ama sevgisiz yaşamak zulümdür zulüm..
atike -- 21.12.2009 08:39
Korku ve Sevgi
dikkat ediyorum bütün yazıyarınız anlam yüklü..içimizi ferahlatıyor,sağolun varolun
barış -- 13.12.2009 08:41
Söylem ve eylem
saygıdeğer yazar,bütün yazılarınız insanlara öğüt veren özlü ve anlamlı yazılar.yazılarınızdan faydalanıyorum.teşekkürlerimle.
Tijen -- 28.06.2009 10:03
Bayramlar soğuyan ...
bayrdamı bayram gibi yaşamak için önce bayramın anlamını bilmek gerekmezmi? bayram gibi bir lyazı yazmışsınız,teşekkürler.
sinan -- 09.12.2008 22:48
Adam gibi adam olmanın ölçüleri
Merhaba Fevzi Bey.(Ben Sarıkaya-Boyalık Köyünden.)Sizi yürekten kutlar, bu başarılı yazılarınızın devamını dilerim.Kalemine ve gönlüne sağlık.Allaha Amanet ol.
Çetin ÜNAL -- 03.12.2008 13:26
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
2
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00