BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 14.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
237
Dün
:
4633
Toplam
:
14841509
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
BABA OCAĞINDA BAYRAM
basakemlak06@hotmail.com
Her bayram köyüme gittiğimde, kıraçlaşmış topraklara bakarken, yıkılmış, terk edilmiş, ıssız köylerin hüznü kaplar içimi. Kaderiyle baş başa bırakılmış, dalında olgunlaşmış, şekerlenmiş meyveler gibi, her an toprağa düşecek, yaşlanmış, bir zamanlar tuttuğunu koparan (Çolağın) Bahriler gibi, elleri nasırlı analar ve babalar gibi sefil yazgılarına küsmüşleri gördükçe içim sızlar.

Geçmişte hali vakti yerinde olan “ağam, beyim” diye çağrılan aile reislerinin evleri ya kilitlidir ya harabedir.

“Bir köy var uzakta, gitmesek de, gelmesek de o köy bizim köyümüzdür” anlayışı ile, sık sık köyüme yolculuk yaparım. Amacım 150 yıllık kerpiçle yapılı baba ocağını, bu can bu bedende var oldukça ayakta tutmak, doğaya borç kabul ederek diktiğim, alın teriyle büyüttüğüm 100 adet çam fidanını kurutmamak için, geçmişimin yaşadığı yerlerin sıcaklığına, çocukluk hatıralarımı barındıran yerlere duyulan hasrete yolculuklardır bu gidişler.

Bir zamanlar dedelerin, babaların kullandığı karasabanları, düvenleri, yabaları,anadutları, kağnı tekerlerini, komşuların ahırlarında, samanlıklarında çürümeye yüz tutmuş tarım araçları ve gereçlerini gün yüzüne çıkararak bu aletleri zımparalayıp, vernikleyip evimin ve bahçemin çeşitli yerlerine asıyor, geçmişten izler taşıyan çiftçilik malzemelerini muhafaza etmek, zorluklarla bağ kurup çeşitli çilelere, üretimin böyle meşakkatli evrelerinden geçip, günümüze ulaştığını bilmeyenlere anlatmak içindir bu gidişler.

Boşalmış köyler,ıssızlaşmış çoraklaşmış tarlalar gençleri köylerde tutmamış, geleceklerini kentlerin kalabalığında aramaya itmiş, şehrin varoşlarında bilinmeyen geleceğe yelken açarken, bir zamanlar üreten insanlar da tüketen olmuş.

Böylelikle bağlar, bahçeler ekilmez, toprak işlenmeyip, burcu burcu kokan ekmek kokuları, mis gibi üzümleri, domatesleri, salatalık kokuları da, ithal edilen tohumlarla birlikte bozulmuş, köylü unutulmuştur.

Bilinçsiz kullanılan gübreleme, ilaçlamalar, toprağın kısırlaşmasına neden olmuş, o bereketli topraklar insanların gönlü gibi çoraklaşmış, kendi kendine yeten ülke olmaktan çıkıp tarım ürünleri ithal eden ülkeler arasına girmiş, baba ocakları gidilmeyen gelinmeyen yerler olmuş, ocakların sönmesi de böyle başlamıştır.

Atatürk, 1922 de “Türkiye’ nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üreticisi, köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve lâyık olan köylüdür. Eğer bir ülke kendi gıdasını üretemiyorsa, başka ülkelere muhtaçsa, tam bağımsız ülke haline gelmemiş demektir. Milli Ekonomi ziraattır” diyerek, tarımın ülke ekonomisindeki önemini vurgulamıştır. Başka bir konuşmasında ise “Gerçekten, yedi yüzyıldan beri dünyanın çeşitli taraflarına göndererek kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi yüzyıldan beri emeklerini ellerinden alıp savurganlık ettiğimiz ve bunun karşılığında daima küçük ve hor görerek karşılık verdiğimiz ve bunca özveri ve iyiliklerine karşı nankörlük, küstahlık, zorbalıkla uşak derecesine indirmek istediğimiz bu gerçek sahibin huzurunda tam bir utanç ve saygı ile gerçek yerimizi alalım” diyor.

Mustafa Kemal, vurguladığı gibi gıda güvenliğini sağlayamazsak, karnımızı doyuramazsak, malın mülkün olsa ne yazar. Açlığa kırk gün dayanırsın, elli gün dayanırsın, sonunda bir somun ekmeğe tüm malınızı mülkünüzü verirsiniz, çünkü ölmek üzeresiniz, ölmemek için üretmek, üretmek dileğiyle.

Mutlu bayramlar.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle yaşa
Merhabalar.. Yozgatta seçim listelerini merak ettiğimden,bu gün ilk kez yozgat gazetesine girdim ve sizin yazınız dikkatimi çekti okudum. Emperyalizmin karanlığında yürüyen işbirlikçiler!.Ulus sevdasını,Helalin lezzetini nereden bilsinler.Yüreğinize ve kaleminize sağlık.İstdan Sevgiler Birsen.
BİRSEN -- 19.11.2008 09:02
Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle yaşa
merhaba (benden size zarar gelmez...farsçada) fevzi bey!ifade ettikleriniz oldukça yuvarlak cümleler daha somut ve daha net cümlelerle özetlemenizi bekliyoruz kale aldıklarınızı...
karaelli sarıkaya -- 12.11.2008 21:21
Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle yaşa
yazınızı ne güzel bağlamışsınız: evet,çok doğru.. böyle bir ülkenin çoğunlukta olan bireyleriyle geleceğin aydınlık ışığı körelmekte.
Pınar -- 11.11.2008 23:12
Türkiye’nin görünmeyen yüzü
Fevzi bey, yazılarınızı severek takip ediyorum. Sizin gibi ufku geniş insanlar sayesinde ufkumuzu darltmaya çalışanları görüyoruz. Başarılar.
ALP -- 15.10.2008 22:02
Türkiye’nin görünmeyen yüzü
Anladım, onları çekemiyorsunuz. Onlar, Beraber yürüdüler bu yollarda. Dengirlerle, mengirler, deniz fenerinin kör ışığında. Sayın Öztürk, bir takım rakamlarla kafa karıştırmayın. Pişmiş aşa soğuk su katmayan. Sayın Başbakanın sözlerine uymalı ve sizi okumamalıydım. Bakın kafamı karıştırdınız. Sizin gibi gazetecilerin niçin okunmaması gerektiğini şimdi anladım. Siz ve sizin gibiler okunacak olursa, vatandaşın gözleari açılır. Deniz Fenerinin ışığının nererelere kadar girdiğini görür. Ama siz yine de yazın. Belki benim gibi ilk defa da olsa sizi okuyan olur. Yazın yazın... Siz yazmaya devam. onlar yolmaya devam. Pardon, yola devam. ... Ve tabi, bizi aydınlattığınız için teşekkür ederiz.
Turgut Balaban -- 06.10.2008 00:11
Türkiye’nin görünmeyen yüzü
yazınızda alt alta koyduğunuz rakamlar ne kadar önemli.bu rakamlar türkiyenin ekonomisinin ne kadar kötü olduğunu ve adaletsizliğin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor.ama bu ulus,adaletsizliklerin boyutunun farkında mı/ siz,yine de yazmaya devam edin sayın belki günün birinde insanların kafası dank edebilir. iyi bayramlar.
Nagehan -- 01.10.2008 11:22
Adamlık
Duyduğuma göre,siz bizim meşhur gazeteci saygı öztürkün kardeşiymişiniz.ben onun kitaplarını ve yazılarını da okudum.ama ne yalan söyleyim sizin yazılarınız daha öz ve daha oturaklı.sizi de kutlarım.
Yavuz Aydoğan -- 31.08.2008 13:27
Adamlık
adam gibi adamın tarifi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.teşekkür.
Gülümser -- 31.08.2008 12:52
Adamlık
adam olan adamı iyi hemşehrileri severmiş.Biz de sizi seviyoruz sevgili hemşehrim.Kalemine sağlık.
Eyüp -- 31.08.2008 12:20
Kirliliğin içinde ak,…
fevzi bey,sizin yazılarınızı yozgat ve sorgun postaı gazetelerinden takip ediyorum.özlü ve anlamlı yazılarınız bize ışık veriyor.sağolun
Nihat -- 27.08.2008 08:28
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00