BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.07.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
173
Dün
:
4633
Toplam
:
17015477
MEMLEKET HİKÂYELERİ Esra GAYRETLİ
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek..
tremarse@gmail.com
Yaşlanarak, yaş alarak ve kimimiz yas’lanarak geçiyoruz bu yollardan. Birbirimize tutunmaya en çok muhtaç olduğumuz çağlarda birbirimizin hayatına çomak sokarak; “Hayırda yarışınız” buyuran medeniyete inat, şerde aşık atarak günleri tüketiyoruz.
Sen hayatında çiçekler açtırmak için tırnakların kanayıncaya kadar çabalarken; kimilerinin çekiştirerek kara bulutları getirip tepene bırakmasını seyrediyorsun. İnsan, hayret etmekten yoruluyor.
Bitti mi? Öyleyse başlayalım.
Kışı ve bütün yorgunlukları arkamızda bırakalım ilkin. Yüzümüz mayısa dönük.. Çiçek açsın bağımız bahçemiz, üstümüzden kara bulutlar gitsin. Bir kalbimiz vardı, hatırlayalım.
Belki yokuşlarımız olacak, olsun. Tanışırız. Kimlere açmadık gönlümüzü, kendi çilemizden mi kaçacağız. Düşeriz kalkarız, alışırız. “Düştüysem sana bakarken düştüm” diyen şairi selâmlarız.
İlk ne zaman küstük birbirimize bilmiyorum. Kim çıkardı bu dargınlığı. O ilk selâmı almayan hangimizdi?
Kapısını yalnız kendimizin açabildiği müstakil evleri yıkıp; binaları göğe doğru yükseltirken aslında neleri bölüp ayırdık. Yağmurla toprağı mesela. Kaç zaman oldu yağmur toprağa düşmeyeli, sevdiğine kavuşmayalı.
Bunu biz yaptık.
Beton; yağmurla toprağı, insan ile tabiatı, insan ile insanı ayırdı.. Bu konuda betona biz yardımcı olduk. Ona yol gösterdik. Birbiriyle anlaşmakta mahir olamayan modern çağ insanı, betonla işbirliği yaparken bütün iyimserliğini kullandı.
Bazılarınızı tenzih ederim fakat insanın insana ettiğini de, insanın tabiata ettiğini de başka kimse etmedi.
İnsanlar arasındaki bunca tahammülsüzlükte betonlaşmanın payı olduğu fikrindeyim. Doğada her şey dönüşürken elbet insan da dönüştü, betona benzedi.
Beşeriz, şaşıyoruz. Allah affetsin.
Topraktan betona dönüşebildiysek, bunun tersini de yapabiliriz. Kaldığımız yerden birbirimize sarılmak için sebebimiz çok. Baharın tam ortasındayız. Ramazan deseniz kapıda.. Bayram deseniz Allah kavuştursun; eli kulağında. Düğün, nişan.. Takvimimiz dolu. Yeniden başlamak için sebebimiz çok. Muhabbet isteyene bir yudum kahve bile bahane.
Uzun yollardan gelmiş gibi yorgun insanlığımız. Anadolu irfanının üzerinde tepinen ve onu mağlup etmeye çalışan bütün kötücül duyguları kaldırıp atmaya ve yozlaşmışlığın altında can çekişen Anadolu irfanını kurtarmaya mecburuz. Birlikte.. Betonla işbirliği yaptığımız gibi bu kez toprakla, tabiatla ve eşref-i mahlûkat olan insanın bizzat kendisiyle ortaklık kurarak.
Baharla tazelenen ağaçlar gibi biz de belki yeniden çiçek açarız. Bu bahar yalnız tabiatın değil, muhabbetimizin de dirilişine vesile olur. İstersek olur.
Bütün iyi duyguları heybemize katarak.. Hâl hatır sorarak.. Bir türkü tutturarak..
Bir söğüdün gölgesinde, bir leylağın kokusunda yitirdiğimiz muhabbeti yeniden bulmaya çalışarak.
Ne diyordu türküde:
“Benim tabiattan bir tek muradım, götüreyim nazlı yâre bir çiçek..
Belki derdimize çare bir çiçek..”
Bitti. Haydi başlayalım.

04.05.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek..
Şiirsel bir anlatımla sunduğunuz özlemlerinize sonuna kadar katılıyorum.
Kaleminiz sürekli olsun.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 06.05.2019 12:47
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Merhaba Esra hanım, Ben de Memleket hasretiyle gurbette yaşıyor ve geride kalmış hatıralarla kendimi avutmaya çalışıyorum. Çoğu zamanda "Yozgat Gazetesi"ni okuyarak özlem gideriyorum. Memleketim insanına hizmet edememiş olmanın verdiği bir sorumluluk olmuş olacak ki, sizin gibi yazılar yazıp, edebiyat dünyasına katkıda bulunan kişilere destek amacıyla elimden geldiğince yorumlar yazarım. Okunmuş olduklarını anlasınlar, cesaret bulsunlar, önemsendiklerini önemseyip kendilerini geliştirsinler diye "Yozgat Gazetesi"nin aile fertlerinden biri sayılırım.

Yazıyı okurken bulunduğum alemden başka yerlere sürükleyip götürmüşse,az birazda düşündürmüşse; överek yazarın hakkını veririm. Çok taktir ettiğim bir kalem de olsa bazen tenkit etmeden geçemem. Bu bakımdan bu gazetede yazı yazan köşe yazarları çok değerli yazarlarımızdır. Asla saygıda kusur etmez, dönüp uygun bir üslupla tenkide hemen cevap verirler. Bu bakımdan burada yazan yazarlar çok değerli ve kıymetli kalemlerdir. sayın Çapanoğlu çok daha ayrıcalıklıdır. Okurlarının hatırını sorar, arada bir teşekkür ve saygılarını ileterek okuyucularla sürekli iletişim halindedir.

Bu çok özel kalemlerin arasında sizin gibi sürükleyici, okudukça aman bitmesin diyecek kadar kalemini ustaca kullanan, Yeşil Irmak gibi sakin fakat yoğun ve derin akan bir duygu seliyle karşılaşmak beni çok sevindirdi.

Benim memleketimde ne cevherler var ben bunu biliyorum fakat kimse bu cevherleri açığa çıkarma zahmetine katlanmıyor, bu imkanı tanımıyor. Bu bakımdan Hakan Kiracı Bey'e teşekkür ediyorum. Memleketimiz için en önemli görevi yerine getirmiş oluyor. Bir gün Yozgat da Erzurum gibi, izmir gibi, İstanbul gibi edebiyatçılarıyla tanınacak, memleketimin adını il sınırlarından dışarıya taşıyacaktır. Yeter ki bu imkan bu yeteneklere verilmiş olsun. Seslerini, duygu ve düşüncelerini kalemlerinin gücünü uzaklara taa uzaklara duyurmuş olsunlar.

Yazılarınızı zevkle okumak için bekliyor taktir ve sevgilerimi gönderiyorum.
SUZAN -- 08.10.2017 21:53
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Sizin yazılarınızı okunca Yerköyün o eski ve güzel günlerini hatırlıyorum.Bizi maziye götürüyorsunuz.Teşekkürler..
Kenan -- 05.09.2017 08:52
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
İki bayram var-mış dediğim günden beri,sonradan bulduğumu bi başkasında gördüğüm ilk bayramım oldu.eline emeğine yüreğine kalemine sağlık.
Elaselcen -- 04.09.2017 01:44
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Yazının kalıbına bakınca okunmassı zor gibi. Başlayınca da bitmesını istemediğimiz bir yazı.Geç farketmiş olsamda aynı ruh haliyle okumuş oldum.
Habib Coşkunsoy -- 31.08.2017 12:17
Yeni Yıl, Eski Adet
Yeni yılınız kutlu olsun Esra Hanımefendi.Ben de çocukluğuma döndüm sizi okurken. Çocukluğumun yılbaşılarına.O günler canlandı gözümün önünde.O günler ki gitti gelmez bir daha...
Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 2.1.2017 14:12:3
Ver elini karlı dağlar aşalım, Bayramlaşalım
Biraz geç oldu "Hoş geldiniz!" demek için. Hoşgörün. Başarılı yazılar dileğiyle.
Muhsin Köktürk -- 20.09.2016 20:25
Hoş Geldiniz
Okadar güzel anlatmışsın ki inan geçmişi çoçukluğumu Gözümde canlandırdın başarılarınızın devamını dilerim
Erol akbaba -- 13.09.2016 12:06
Bayramlar bayram ola
memleket midir acaba mazide bize özlem yaşatan yoksa bize yaşarken hissettirilenler midir özlenen bence hissettirilen içten gelen samimi yalansız riyasız ve en önemlisi üçgünlük dünyada menfaat gözetmeyen bozkıın iyi insanlarıdır özlenen ... işte onlar dediğimiz gibi birer birer gittiler bizse onların binde biri olamadık
uğur -- 29.07.2016 03:15
Bayramlar bayram ola
Ailenizi tanırım. Yazıda bahsi geçenlerden de tanıdıklarım var. Allah onlara da vefaat eden büyüklerinize de rahmet etsin inşallah. Anılarınıza yakın bir çocukluk geçirdiğim için gözlerim dolarak okuduğum bir yazı oldu.
asddsa@mynet.com -- 13.07.2016 14:19
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00