BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 27.05.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
187
Dün
:
4633
Toplam
:
13886048
ÇİZGİ Yasin Ali ER
Eski hamam, yeni taş ve bulanık su
yasinalier@hotmail.com
Her yılın sonunda yapılan değerlendirmeler, bir anlamda yeni gelmekte olan yıla dair temennileri de içinde taşır.
Hesap uzmanlarından sosyologlara, siyasetçilerden gazetecilere, berberlerden holding yönetimlerine değin herkes ve her kesimin ortak metodu; geçmişin analizinden çıkarımlar elde edip, uygulanan doğruları geliştirerek devam ettirmeyi ve varsa yanlışların onarımı mantığını içerir.
Yerel basın mensupları da değerlendirmelerine bu merkezden hareketle yaklaşırlar.
2016 yılıyla tanışmamızı takip eden günlerde “2015’i aratmasa keşke” temennilerinde bulunanlarımız çoğunlukta idi.
Bunu benim gibi yüksek sesle dile getiren herkese, karamsarlık aşılayan ŞOM A⁄IZLILAR diyenler olmuştu.
Elbette kötüyü temenni etmiyorduk ama perşembeyi hesap edebilmek için illa ki çarşambayı görmek gerekmiyordu. Yani, hesabınızı taaa geçmiş cuma’dan yapmazsanız, perşembelerin perişanlık getireceği vakıası hatırlatılıyordu.
Bazı olaylar vardır ki etkileri; sadece fertleri, belki aileleri, daha ötesinde mahalle ve beldeleri aştığı gibi ülkeyi ve hatta dünyayı sarsar ve o olayların dışına düşüncelerinizi yönlendirmeniz mümkün olmaz.
Kişisel hatalar sadece kişiyi ilgilendiriyorsa, sevenleri tarafından el atılır ve durum düzeltilebilir ama “aldanmaların ve hataların faturalarını milletler ve devletler ödüyorsa”vehamet kişisel boyutu aşmış demektir.
2016 yılı, geçmişin hesabı çerçevesinde değerlendirilirken, ESKİ iktidar HAMAMI’na YENİ MİLLİYETÇİLİK “TAS”ı uydurulduğunu görüyoruz. Ama kararsızlıklarla gelinen su ise dibini göstermeyen bir BULANIKLIK arz ediyor.
Türkiyemiz’in içinde bulunduğu coğrafya üzerinde eloğlunun açık emellerini BOP kaynaklı planlar uygulamaya konulurken; farklı hesaplar peşinde ve dünyanın yenidüzeniyle ilgili olarak bas bas bağırıyorlardı.
2003 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condolezza Rice; amaçlarının Ortadoğu ülkelerinin aynı kendileri gibi demokratik ve refah seviyesi yüksek ülkeler haline getirmek” olduğunu söylüyordu.“Bu bölgenin içinde yer alan Türkiyede dâhil olmak üzere 22 ülkenin sınırları değişecek” cümlesinin üstüne basa basa!
Bu ifadeler BOP’un tarifi idi ve kimse yalanlamadığı gibi kimse itiraz da etmemişti.
Arap baharı TANTANASININ başladığı dönemden itibaren bölgemizi saran kaosa karşı bizi yönetenlerin ÖNGÖRÜ EKSİKLİ⁄İ, şimdi ortaya daha net çıkmaya başlamıştır.
Oysa Siyasî dergahında, fikirlerinden istifade edegeldikleri Merhum Necmettin ERBAKAN, engin tecrübesinin ışığında defalarca uyarmıştı: “birgün mesele Suriye olursa, bilin ki, HEDEF TÜRKİYE’DİR”
İsmi bahar konulan o kalkışma sürecinde deülkemizde AKP iktidar görevinde idi.
Maalesef iktidar yetkililerimiz, o devletlerdeki iç karmaşaları;kendi kabullerine göre ya alkışlayıp ayaklanmacıların yanında yer aldılar, ya da yönetimlere karşı yapılanları lanetlediler!
“Mısır'da yapılanlara; orada halkın seçtiği bir iktidar var derken; Suriye’de Zalim Esed'in yıkılmasını istiyoruz!”denilmekteydi. Libya ve Irak trajedilerini hatırlatmaya bile lüzum yok!
Libya'da, Irak'ta, Cezayir'de meydana gelen her bir olaya bu iki yaklaşımdan biri dile getiriliyordu. Ama hepsi için bir ortak cümle daha söylenmekteydi.
Ayaklanmaların dış destek olmadan olamayacağı bilinmesine rağmen, o ülkelerle ilgili en beylik temenni;"TOPRAK BÜTÜNLÜ⁄Ü KORUNMALIDIR"cümlesinden ibaretti.
Halbuki bu isyanların hamisi olan dış destekçiler, toprak bütünlüğünü niye dert edecekti ve biz bu hengamenin o tarafına niye bakmazmış gibi yaptık?
Ülkemizde de 15 temmuz günü alçakça bir kalkışma yaşanmış, yıllarca süren bir ÇÖZÜM SÜRECİ HAYALİ içinde geçirilen suskunluk döneminde bölücü örgütlerin palazlanması GÖRÜLEMEMİŞ veya GÖRÜLMEK İSTENMEMİŞ, Suriye’deki duruma TARAF SIFATIYLA müdâhil olunmuş ve içeride yeni bir ekonomik buhrana davetiye çıkarılmıştır.
Şehit haberleri ve korkunun hakim kılınmaya çalışıldığı TAŞRAYA TERÖRÜ YAYMA PLANLARI gün yüzüne çıkarken, istihbarat zaafiyetleri ile vatandaşın tedirginliği hat safhaya ulaşmıştır.
İş başa düştüğünde bu Milletin ne dahildekilerden, ne de hariçtekilerden korkusu olmadığı ve bundan sonra da olmayacağı 15 Temmuz paranoyası karşısındaki dik duruşu ile bir kez daha görüldü.
Ama niye hep risk, niye hep teyakkuz, niye hep kötü haber?
Yozgat’ta bile Kayseri’deki patlamanın akabinde “acaba” sorusu sorulmaya başlanmışsa 2017 için dualarınıza gönülden iştirak ediyorum.
Allah, “İslam’ın Son Ordusu” olan yüce Milletimiz’in yardımcısı olsun vesselam.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÜŞÜMEK!
Sayın Yasin Ali Er,
11'li hece ölçüsünü çok akıcı bir biçimde kullandığınız zengin içerikli şiirinizi büyük bir beğeniyle okudum. Kaleminiz sürekli olsun.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 09.05.2018 16:36
GÜNCELLE(ME)
Değerli dostum, hakkını vererek okuyanı hakikaten irşat edecek yazını zevkle okudum. Amma, daha fatiha ve ihlas surelerini bile doğru okuyamayan bir toplum nereden bilsin "ve leddalinin" anlamını. Ataköy gibi kısmen elit bir zümrenin oturduğu semtte bile utanmadan ıskat yapanlara sanki merak etmişim gibi sormuştum. "Okuduğunuz her sureden sonra sadakallahü'l-azîm diyorsunuz, ne demek bu" diye. Verdikleri cevap "Adettir her duadan sonra söylenir" cevabı oldu. Şimdi mevlit olsun, kur'an kıraatı olsun tamamlandıktan sonra ikram faslı başlayıpta sohbete oturunca sorarım hep ve hep cevap aynı olur. Üstelik bunlar en yakın caminin hocalarıdır hep. Sevgi ve selamlarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 16.03.2018 23:29
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu üstadım.
Sayın Bilal Şahin'in nezdinde bütün iş adamlarımıza yaptığınız daveti; "ÜSTÜNE ALINAN ÇIKAR İNŞALLAH" olarak algıladım.
Biri veya birileri çıkıp; YOZGAT VAR, YOZGATLI VAR, YOZGATLILAR VAR desin diye beklemelerdeyiz.
Ümit fakirin ekmeği!
"Ye Mehmedim ye" hesabı dahilinde!
Katkınız için teşekkür ederim.
Yasin Ali ER -- 06.03.2018 13:35
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Değerli dostum,
Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna diyeceğim ama desem ne fayda. Yıllar önce rahmetli Abbas Sayar ağabeyimiz koymuştu teşhisi “Yozgat var da Yozgatlı yok” diye. Ben biraz şahıslara indirgeyeceğim çaresiz. Hayırsever iş adamımız Sayın Bilal Şahin’e buradan çağrı yapıyorum. Kazandığı sevaplar kadar sevap kazanmak istiyorsa Şeker Fabrikasını sahiplensin. Bütün Yozgat’ın hayır duasını alacaktır. Saygılarımla
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.03.2018 20:57
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Saygıdeğer Muhsin Köktürk Bey ve Kadriye Şahin hanımefendi...
Değerli katkılarınız ve sitayişleriniz için teşekkür ederim.
Nuhsin Bey! Bizim inatla biat alışkanlıklarımızın önüne geçmek mümkün değildir. Siyasi partisini eleştirdiğiniz herkes, kendi tercihinde yanılmış olmayı kabullenmemek adına; her yanlışı mubah saymanın anlamsız savunuculuğu içinde kalınıyor. Kuzu kuzu dinlemeye ve maalesef uyumaya devam etmekteyiz.
Kadriye Hanım!
Ereğli DÇ'ye dair hatırlatmanız, benim arzetmeye çalıştığım çözüm yollarına muhteşem bir emsal olmuş.
Konunun Yozgat Valisi Sayın Kemal Yurtnaç tarafından incelenmesi, araştırılması ve Turhal Şeker Fabrikasının da aynı makus akıbetle karşı karşıya kalacağının bilinciyle bütün şeker fabrikalarının üretim işlevinin devamlılığına katkı sağlamalarını ümit ediyorum.
İZ BIRAKAN bir Vali olarak tarihin temiz bir sayfası kendilerini bekliyor.
...ve evet!
Devlet mademki satmaya mecbur... O halde halkın malı olmasına hiç bir engel yok!
Yasin Ali ER -- 05.03.2018 14:42
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Sayın Yasin Ali Er,
Şeker fabrikaları ile ilgili konuyu köşenize taşıdığınız için teşekkürler. Ama öylesine suskun ve kabullenici bir toplum olduk ki hakkımızı arayamıyoruz. Altımızdan minderimizi çekseler sesimizi çıkarmıyoruz. Başımızdakiler de bizim bu garip yapımızın farkında olmalılar ki dilediklerini yapıyor ve en ufak bir geri adım atmıyorlar. Oyumuzla da cezalandıramıyoruz bizi dinlemeyenleri, cezalandırmak bir yana bir sonraki seçimde daha da çok oy veriyoruz. O zaman yapılanlara layığız demektir. Susuyoruz, dolayısıyla sıra bize gelecek. Bugün şeker fabrikamızı elimizden alacaklar, yarın bir başka fabrikamızı. Biz de Tarkan'ın "Kuzu Kuzu"sunu dinleyip uyumayı sürdüreceğiz.
Özellikle İç Anadolu bölgesi insanının aşırı kaderci yapısı; onu mücadeleden, hak aramadan vazgeçiriyor.
Bir gün akıllanırız ama, "Atı alan Üsküdar'ı geçer." çoktan.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 04.03.2018 16:28
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Sayın Ali Yasin Er Beyefendi;

Haberlerden okuduğumuz kadarı ile bilgi sahibi oluyoruz. Elbette ki halk, kendi güvencesini kendi sağlamalı. Birlik beraberlik ve güvenin şart olduğu ortamlarda başarılmayacak hiç bir şey yoktur. Ne yazı ki, bizim halkımız geminin kaptanı, gemiyi nereye sürüklerse oraya rıza gösteriyor. İnsan bindiği gemide nereye yolculuk yapacağına karar veremiyorsa, kaptana tabi olmak zorunda. Yozgat halkı da bu durumda. Gideceği limanın adresini kaptana bildirmekten aciz. Sadece (olacakları) etrafı seyretmekle meşgul. Sonrada benin ne işim var bu limanda? Diye, çırpınıyor... Zamanın birinde "Demir Çelik fabrikaları" Ereğli de aynı sorunu yaşamıştı. Lâkin, içinde çalışan işçiler kooperatif kurarak hisse payı ile kendileri satın almışlardı. Devlet "satacağım" derken illâ yabancı alsın demiyor. Öncelik elbette kendi halkına ait dir.

Her şey; birileri işletsin, birileri kazansın durumuna dönüştürülmeden, işçinin emeği taşeronların cebine girmeden... Kendin işlet, kendin kazan durumuna çevrilmeli.

Duyarlılığınız için teşekkürler. İnşAllah birlik olmanın değerini halkımız anlamış olur.

Selamlar saygılar...
Kadriye ŞAHİN -- 03.03.2018 19:23
Düne gitmek
Sayın Yasin Ali Er Beyefendi; Yazınızın başlığını görünce şöyle demek geldi içimden. "Ben hep dünlerde geziyorum. Eski günlerden ne var, ne yok bu güne taşımak için didiniyorum". Umarım güzel olanları günümüze taşıya bilirim. Elbetteki "dün" bu günün aynasıdır. O aynada yansıyanları irdeleyip daha güzel günler hazırlamak gayemiz.

Kaleminiz var olsun. Yeni yıl da beklediğimiz güzel yenilikler Ülkemizi, insanlarımızı, çocuklarımızın yüzünü güldürsün.

Saygılar selamlar.
Kadriye ŞAHİN -- 03.01.2018 01:41
KİM TAKAR ALO 182’yi?
Sayın Yasin Ali Er,
Güzel yazınızı beğeniyle okudum. Sanırım halk oylamasına katkısı olur düşüncesiyle sistem tam oturmadan ivedilikle açtılar kent hastanesini. Böyle demekle ülkeyi yönetenleri mazur görmeye çalışmıyorum. Bizim hangi işimiz dört dörtlük oluyor ki?... Çoğu zaman tribüne oynuyor bizi yönetenler. İşin içinde olmayıp da dışarıdan izleyenler o tribün gösterisine aldanıp alkış tutuyorlar.

Hükûmet yetkilileri, "Hastanelerde kuyruk sırası sorununu çözdük, kuyrukları sonlandırdık." diyorlar. Haklılar. Gerçek kuyruklar sonlandı, ama bu kez de sanal kuyruklar oluşmaya başladı. Hele büyük kentlerde bu kuyruklar uzadıkça uzamaya, beş altı aya ulaşmaya başladı.

Dediğiniz gibi, "Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar." Bizde de randevu sırasını beklerken ölür hastalarımız. Ardından bir iki sızlanır, "Ne yapalım yazgımız böyleymiş." der; ardından bir Fatiha okuyup huzur buluruz.

Saygılarımla.
Adınız ve Soyadınız -- 14.05.2017 21:43
Eski hamam, yeni taş ve bulanık su

2016 yılı, geçmişin hesabı çerçevesinde değerlendirilirken, ESKİ iktidar HAMAMI’na YENİ MİLLİYETÇİLİK “TAS”ı uydurulduğunu görüyoruz..
Şu iki satırınız bile çok şeyi özetlemiş , ellerinize sağlık...
NUR GÖKIRMAKLI -- 9.1.2017 16:09:5
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00