BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.09.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
206
Dün
:
4890
Toplam
:
12983673
ÇİZGİ Yasin Ali ER
Eski hamam, yeni taş ve bulanık su
yasinalier@hotmail.com
Her yılın sonunda yapılan değerlendirmeler, bir anlamda yeni gelmekte olan yıla dair temennileri de içinde taşır.
Hesap uzmanlarından sosyologlara, siyasetçilerden gazetecilere, berberlerden holding yönetimlerine değin herkes ve her kesimin ortak metodu; geçmişin analizinden çıkarımlar elde edip, uygulanan doğruları geliştirerek devam ettirmeyi ve varsa yanlışların onarımı mantığını içerir.
Yerel basın mensupları da değerlendirmelerine bu merkezden hareketle yaklaşırlar.
2016 yılıyla tanışmamızı takip eden günlerde “2015’i aratmasa keşke” temennilerinde bulunanlarımız çoğunlukta idi.
Bunu benim gibi yüksek sesle dile getiren herkese, karamsarlık aşılayan ŞOM A⁄IZLILAR diyenler olmuştu.
Elbette kötüyü temenni etmiyorduk ama perşembeyi hesap edebilmek için illa ki çarşambayı görmek gerekmiyordu. Yani, hesabınızı taaa geçmiş cuma’dan yapmazsanız, perşembelerin perişanlık getireceği vakıası hatırlatılıyordu.
Bazı olaylar vardır ki etkileri; sadece fertleri, belki aileleri, daha ötesinde mahalle ve beldeleri aştığı gibi ülkeyi ve hatta dünyayı sarsar ve o olayların dışına düşüncelerinizi yönlendirmeniz mümkün olmaz.
Kişisel hatalar sadece kişiyi ilgilendiriyorsa, sevenleri tarafından el atılır ve durum düzeltilebilir ama “aldanmaların ve hataların faturalarını milletler ve devletler ödüyorsa”vehamet kişisel boyutu aşmış demektir.
2016 yılı, geçmişin hesabı çerçevesinde değerlendirilirken, ESKİ iktidar HAMAMI’na YENİ MİLLİYETÇİLİK “TAS”ı uydurulduğunu görüyoruz. Ama kararsızlıklarla gelinen su ise dibini göstermeyen bir BULANIKLIK arz ediyor.
Türkiyemiz’in içinde bulunduğu coğrafya üzerinde eloğlunun açık emellerini BOP kaynaklı planlar uygulamaya konulurken; farklı hesaplar peşinde ve dünyanın yenidüzeniyle ilgili olarak bas bas bağırıyorlardı.
2003 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condolezza Rice; amaçlarının Ortadoğu ülkelerinin aynı kendileri gibi demokratik ve refah seviyesi yüksek ülkeler haline getirmek” olduğunu söylüyordu.“Bu bölgenin içinde yer alan Türkiyede dâhil olmak üzere 22 ülkenin sınırları değişecek” cümlesinin üstüne basa basa!
Bu ifadeler BOP’un tarifi idi ve kimse yalanlamadığı gibi kimse itiraz da etmemişti.
Arap baharı TANTANASININ başladığı dönemden itibaren bölgemizi saran kaosa karşı bizi yönetenlerin ÖNGÖRÜ EKSİKLİ⁄İ, şimdi ortaya daha net çıkmaya başlamıştır.
Oysa Siyasî dergahında, fikirlerinden istifade edegeldikleri Merhum Necmettin ERBAKAN, engin tecrübesinin ışığında defalarca uyarmıştı: “birgün mesele Suriye olursa, bilin ki, HEDEF TÜRKİYE’DİR”
İsmi bahar konulan o kalkışma sürecinde deülkemizde AKP iktidar görevinde idi.
Maalesef iktidar yetkililerimiz, o devletlerdeki iç karmaşaları;kendi kabullerine göre ya alkışlayıp ayaklanmacıların yanında yer aldılar, ya da yönetimlere karşı yapılanları lanetlediler!
“Mısır'da yapılanlara; orada halkın seçtiği bir iktidar var derken; Suriye’de Zalim Esed'in yıkılmasını istiyoruz!”denilmekteydi. Libya ve Irak trajedilerini hatırlatmaya bile lüzum yok!
Libya'da, Irak'ta, Cezayir'de meydana gelen her bir olaya bu iki yaklaşımdan biri dile getiriliyordu. Ama hepsi için bir ortak cümle daha söylenmekteydi.
Ayaklanmaların dış destek olmadan olamayacağı bilinmesine rağmen, o ülkelerle ilgili en beylik temenni;"TOPRAK BÜTÜNLÜ⁄Ü KORUNMALIDIR"cümlesinden ibaretti.
Halbuki bu isyanların hamisi olan dış destekçiler, toprak bütünlüğünü niye dert edecekti ve biz bu hengamenin o tarafına niye bakmazmış gibi yaptık?
Ülkemizde de 15 temmuz günü alçakça bir kalkışma yaşanmış, yıllarca süren bir ÇÖZÜM SÜRECİ HAYALİ içinde geçirilen suskunluk döneminde bölücü örgütlerin palazlanması GÖRÜLEMEMİŞ veya GÖRÜLMEK İSTENMEMİŞ, Suriye’deki duruma TARAF SIFATIYLA müdâhil olunmuş ve içeride yeni bir ekonomik buhrana davetiye çıkarılmıştır.
Şehit haberleri ve korkunun hakim kılınmaya çalışıldığı TAŞRAYA TERÖRÜ YAYMA PLANLARI gün yüzüne çıkarken, istihbarat zaafiyetleri ile vatandaşın tedirginliği hat safhaya ulaşmıştır.
İş başa düştüğünde bu Milletin ne dahildekilerden, ne de hariçtekilerden korkusu olmadığı ve bundan sonra da olmayacağı 15 Temmuz paranoyası karşısındaki dik duruşu ile bir kez daha görüldü.
Ama niye hep risk, niye hep teyakkuz, niye hep kötü haber?
Yozgat’ta bile Kayseri’deki patlamanın akabinde “acaba” sorusu sorulmaya başlanmışsa 2017 için dualarınıza gönülden iştirak ediyorum.
Allah, “İslam’ın Son Ordusu” olan yüce Milletimiz’in yardımcısı olsun vesselam.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
KİM TAKAR ALO 182’yi?
Sayın Yasin Ali Er,
Güzel yazınızı beğeniyle okudum. Sanırım halk oylamasına katkısı olur düşüncesiyle sistem tam oturmadan ivedilikle açtılar kent hastanesini. Böyle demekle ülkeyi yönetenleri mazur görmeye çalışmıyorum. Bizim hangi işimiz dört dörtlük oluyor ki?... Çoğu zaman tribüne oynuyor bizi yönetenler. İşin içinde olmayıp da dışarıdan izleyenler o tribün gösterisine aldanıp alkış tutuyorlar.

Hükûmet yetkilileri, "Hastanelerde kuyruk sırası sorununu çözdük, kuyrukları sonlandırdık." diyorlar. Haklılar. Gerçek kuyruklar sonlandı, ama bu kez de sanal kuyruklar oluşmaya başladı. Hele büyük kentlerde bu kuyruklar uzadıkça uzamaya, beş altı aya ulaşmaya başladı.

Dediğiniz gibi, "Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar." Bizde de randevu sırasını beklerken ölür hastalarımız. Ardından bir iki sızlanır, "Ne yapalım yazgımız böyleymiş." der; ardından bir Fatiha okuyup huzur buluruz.

Saygılarımla.
Adınız ve Soyadınız -- 14.05.2017 21:43
Eski hamam, yeni taş ve bulanık su

2016 yılı, geçmişin hesabı çerçevesinde değerlendirilirken, ESKİ iktidar HAMAMI’na YENİ MİLLİYETÇİLİK “TAS”ı uydurulduğunu görüyoruz..
Şu iki satırınız bile çok şeyi özetlemiş , ellerinize sağlık...
NUR GÖKIRMAKLI -- 9.1.2017 16:09:5
Eski hamam, yeni taş ve bulanık su
Abi anlattıklarını yaşadığımız dönemlerde gerek akranlarımıza gerekse büyüklerimize aktardık, Allah şahit. Kardeşim, ne bahari? Bu büyük güçlerin kuklalarını değiştirme, silah satma, petrole hükmetme, Islam dünyasını boyunduruğu altında tutma oyununun yeni senaryolarıdır. Biz bu gaflet halindeyken Batı bize baharı yaşatır mi? dedik. Olan her türlü Islam dünyasına olacak, dedik. Bak adamlar Ortadogu'yu parcalayacaklarini açık acik söylüyor, ayık olunmalı, dedik. Dokuz var mı bilmem ama epey bir köyden, meclisten kovulduk. Şimdi ben bu söz dinlemeyenlerden olsaydım, ölen her bir Müslümanın görüntüsü vicdanımda çok daha onulmaz yaralar açardı, diye düşünüyorum. Topladigim yardımlar vs. O yarayı hafifletmeye yeter mi?.. Allah şahit ötesini de dedik. Ama sen daha güzel demişsin can abim. O kalemine ve yüreğine sağlık...
Yılmaz Ocak -- 2.1.2017 22:58:5
ÖĞRETMENİM


OKURKEN KIRK YIL GERİYE GÖNDERDİNİZ YA BENİ HELAL OLSUN ÜSTADIM, YAZINIZI YAZARKEN HİSSETTİKLERİNİZİ HİSSETTİM.HELE DE O SON SATIRLARDA GÖZLERİM DOLDU, öĞRETMENİNİZİN SİZE VERDİĞİ ŞU DOLMA KALEM! SANIRIM BİR KESE ALTIN VERİLSE BU DEĞERİ BULAMAZDI, ÖĞRETMENİNİZ DE O KIRK YILLIK KALEMİNİ KİME VERECEĞİNİ BİLECEK KADAR ŞUURLUYMUŞ, ONA DA BRAVO. SİZ O KALEMİ HAKKEDENLERDENSİNİZ ZİRA, DİLERİM KIRK YILDA SİZİN ELİNİZDE TAŞIP COŞAR ANLAMLI KELAMLARLA, SELAM SEVGİ SAYGIMLA..
ngokirmakli@gmail.com -- 24.11.2016 17:34
ALLAH RIZASI İÇİN
Yasin ağabey, yüreğine sağlık...
Yılmaz OCAK -- 15.11.2016 22:47
ALLAH RIZASI İÇİN

Bir dilencinin İstanbul'da bir villasının olduğunu gözlerimle gördüm emin olun.Amma biz Türk milletinin en zayıf tarafıdır merhameti, ben nelere maruz kaldım şaşarsınız anlatsam..Birini söyleyeyim: SABAH İŞİME GİDERKEN ARKAMDAN BİRİ SESLENDİ " BAYAN BAYAN BAYAN!" DÖNÜP BAKTIM MAZBUT GİYİMLİ 50 YAŞINDA BİR KADIN UTANGAÇ BİR TAVIRLA YAKLAŞTI" BAYAN BEN CÜZDANIMI ÇALDIRDIM EVE DÖNECEK PARAM YOK YARDIMCI OLUN" DEDİ, DERHAL ÇIKARIP ON TL UZATTIM VE GİTTİM.. ERTESİ SABAH ÇOK BAKIMLI, VE SAÇ ŞEKLİMİ DEĞİŞMİŞ BAŞIMA ŞAPKA TAKMIŞ OLARAK YİNE İŞİME GİDİYORUM VE YİNE ARKAMDAN AYNI SES DÖNDÜM Kİ AYNI KADIN VE BANA YAKLAŞTI, BELLİ Kİ BU DEĞİŞİK GİYİMİMLE BENİ TANIMADI. YİNE AYNI HİKAYE İLE BENDEN PARA İSTEDİ, İŞTE O ZAMAN BU SAHTEKARI ADAMAKILLI AZARLADIM,, AMA KAR EDER Mİ? BU KADINI HER GÜN AYNI YALANLA DİLENDİĞİNİ İZLEDİM,, DAHA BUNUN GİBİ NELER NELER..ÜSTADIM ZATEN YÜZSSÜZLÜĞÜ, PİŞKİNLİĞİ ELE ALAN USLANMAZ, BELEDİYE NE YAPSIN. BİR YERDE YEMEK BİLE YİYEMİYORSUNUZ, MASANIZA DİNELİNCE, YEMEK YEME BİLE ZEHİR OLUYOR..ELİNİZE SAĞLIK...SAYGILAR SELAMLAR...
NUR GÖKIRMAKLI -- 23.10.2016 11:47
KURBANLIK
Hem nalına, hem mıhına diyen bu kurban bıçağı kadar keskindi yazınız. Sadece gerçekleri yazan cesur gazetecilere mahsus kutlanacak bir cümlelerdi..Naylon insanlara bir şapka olsun , kaleminiz daim coşkulu olsun derken, dinimizin emrettiği Kutsallarımızdan biri olan Kurban bayramınızı kutluyorum, selam saygımla...
Kelami -- 11.09.2016 17:14
LÂLEK BENİM NİYE GONŞUM? YAZIN GELİR GÜZÜN GİDER
leylağan ömrü lak lakğanan geçer Yasin Bey.
Hemde bizim burda yozgatda leyla kuşdan saymazlar.
Yazın gelir kışın gider. Diye
Leyla yozgatın simgesi yapsalar tam olurmuş.
Daha diyecek çok laf varda
kakdığımız kakıcı anlayacak sıfatta adam yok

rahatsızlığınızı da yazdığınız yazıdan öğrendim. geçmiş olsun.
Hıdır -- 02.09.2016 09:42
LÂLEK BENİM NİYE GONŞUM? YAZIN GELİR GÜZÜN GİDER
Hocam hem Yozgatlı yı hemde yozgatlı ya yapılanı çok güzel anlatmışsınız ellerinize sağlık. Ben Mersinde ikamet eden ve gazetenizi tvitir dan takip eden hem okurunuz hemde hemşerinizim. Şaban Varol. Selamlar.
ŞABAN VAROL -- 01.09.2016 16:54
Bayrama kaç var ?
hocam mükemmel bir yazmışsınız kaleminize ve yüreğinize sağlık.
abbas yılmazer -- 04.07.2016 22:37
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00