BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
237
Dün
:
4633
Toplam
:
14345559
ÇİZGİ Yasin Ali ER
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
yasinalier@hotmail.com
Başlıkta bir yanlışlık yok. Yozgat’ta böyle bir birlik olmadığını biliyorum. Hatta Yozgat’ta birlik beraberlik anlayışı olmadığını da biliyorum.

Bu fabrikanın satılması halinde, pancar üreticisi zorda mı kalacaktır?

Çalışanların işlerini ve hayatlarını idame ettirme durumları tehlikede midir?

Nakliyecisinden üreticisine, işçisinden esnafına… Çok geniş bir yelpazeyi ve bilhassa Sorgun ve buna bağlı olarak Yozgat il ekonomisini her anlamda olumsuz etkileyecek midir?

Evet! Evet! Evet!

Çünkü daha önce, yerelde yapılan özelleştirme örneklerinden alınan sonuç, yaşanılan durum ve edinilen intiba budur!

Özelleştirme maksadıyla satılan gayrimenkulleri satın alanlar, dilediklerince tasarruf etme hakkını üretime kanalize etmemekte beis görmediler ve görmezler de!

Tuzu kuru taifesinin, istihdammış, üretimmiş, dirlikmiş, düzenmiş, ekonomik anlamda olumsuz yansımalarmış… Umurunda mıdır?

Hayır… Çünkü onlar kârlarına veya âmiyane tabirle; vurgunlarına bakarlar.

O halde…

Hayıflanmalar eşliğinde sosyal medyada veya basın açıklamalarıyla kurdunu döken ekâbir zevâtın somut bir girişimi olmalı artık!

Bu kadar tepki ve itiraza rağmen, şeker fabrikasını satarız da satarız diyorlarsa; şimdi hadi gül hatırınız için vazgeçtik dense bile, birkaç yıl sonra hatır gönül dinlemeden yine satılabilir.

Hatta satılır, satılacak!

Bu satışa devleti idare edenlerin şöyle ya da böyle ihtiyaç duyduğu anlaşılmakta ve dolayısıyla kaçınılmaz gözüküyor.

Daha önce şeker fabrikalarının satışı birkaç kez gündeme getirilip, nabız yoklamaları yapılmamış mıydı?

Geçmiş dönemlerdeki satış kararları ve sonraki vazgeçişler, aslında satış konusunda kamuoyunun beynini şartlandırmak olarak da nitelenebilir.

Artık şeker fabrikalarının satışının; kuru itirazlarla ve “hemi de sattırmıyacıyh aga” efelenmeleriyle durdurulması mümkün gözükmemektedir.

Karar merci’inin yaklaşımından da, geri adım atılmayacağı gözlemlenmekte…

Bu konuya dair uluslararası parmak dürtme olayları ile dürtülen yerden pis kokuların çıktığı şayialarına değinmeyeceğim.

*************

Buraya kadar yaşananlar işin hikâye faslıdır.

Bundan sonra yaşanılacak olanları ise; Yozgat’ın il düzeyindeki kamuoyu belirlemelidir.

Mademki; Yozgatlılar’ın güven bunalımı vardır, mademki; bu devasa kuruluşu Yozgat’tan üretimci/yatırımcı bir babayiğit veya babayiğitlerin alması mümkün gözükmüyor, mademki; geçmişin vahim hokkabazlıkları nedeniyle, geniş tabanlı bir şirkete de sıcak bakılması zordur!

O halde…

Milletvekillerine “aman mirim, yapmayın efendim, sattırmayın n’olur?” yaklaşımları yerine; “biz Yozgat’taki bütün çiftçi kooperatiflerinin üstünde, hatta hızımızı alamayıp bütün esnaf teşekküllerinden de, siyasi partilerin il ve ilçe yöneticilerinden de temsilci alarak bir ÜST birlik kooperatifi kurduk, bu fabrikanın bu kooperatife satılması sağlansın.” Denilmeli ve bu anlamda tazyik edilmelidirler.

Varsın yine onlar başarmış olsunlar!

Hem satışın maksadı, üretimin devamında karar kılındığını göstereceğinden bunca gerilimin yerini naif bir huzur alır. Hem de Yozgat üreticisi, işçisi, esnafı ve halkı kendi fabrikasının sahibi olur.

Hemen, derhal bir heyet oluşturulup, Konya’daki Torku örneği ve/veya benzer kooperatifler veya kuruluşlar yerinde incelenmeli, bilgi ve fikir alışverişinde bulunulmalı, onların tecrübelerinden istifade etmeninin yolları aranmalı ve hemen uygulamaya konulmalıdır.

*

Ayrı ayrı, tek tek ve kişisel yakınmalarda kalınması ise; acziyet göstergesinden başka bir şey olmadığı gibi, ciddiye de alınmaz!

Cılız ve zayıf toplanmalar ile akabinde yapılan basın açıklamaları derde çare olmayacak gibi görünüyor.

Gösteri yürüyüşleri, protesto eylem – söylem ve demeçleri, ölürüm de sattırmam feveranları derde çare değil…

Artık icraat zamanı gelip çatmıştır.

Zaman kaybetmeden vesselam!

03.03.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÜŞÜMEK!
Sayın Yasin Ali Er,
11'li hece ölçüsünü çok akıcı bir biçimde kullandığınız zengin içerikli şiirinizi büyük bir beğeniyle okudum. Kaleminiz sürekli olsun.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 09.05.2018 16:36
GÜNCELLE(ME)
Değerli dostum, hakkını vererek okuyanı hakikaten irşat edecek yazını zevkle okudum. Amma, daha fatiha ve ihlas surelerini bile doğru okuyamayan bir toplum nereden bilsin "ve leddalinin" anlamını. Ataköy gibi kısmen elit bir zümrenin oturduğu semtte bile utanmadan ıskat yapanlara sanki merak etmişim gibi sormuştum. "Okuduğunuz her sureden sonra sadakallahü'l-azîm diyorsunuz, ne demek bu" diye. Verdikleri cevap "Adettir her duadan sonra söylenir" cevabı oldu. Şimdi mevlit olsun, kur'an kıraatı olsun tamamlandıktan sonra ikram faslı başlayıpta sohbete oturunca sorarım hep ve hep cevap aynı olur. Üstelik bunlar en yakın caminin hocalarıdır hep. Sevgi ve selamlarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 16.03.2018 23:29
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu üstadım.
Sayın Bilal Şahin'in nezdinde bütün iş adamlarımıza yaptığınız daveti; "ÜSTÜNE ALINAN ÇIKAR İNŞALLAH" olarak algıladım.
Biri veya birileri çıkıp; YOZGAT VAR, YOZGATLI VAR, YOZGATLILAR VAR desin diye beklemelerdeyiz.
Ümit fakirin ekmeği!
"Ye Mehmedim ye" hesabı dahilinde!
Katkınız için teşekkür ederim.
Yasin Ali ER -- 06.03.2018 13:35
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Değerli dostum,
Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna diyeceğim ama desem ne fayda. Yıllar önce rahmetli Abbas Sayar ağabeyimiz koymuştu teşhisi “Yozgat var da Yozgatlı yok” diye. Ben biraz şahıslara indirgeyeceğim çaresiz. Hayırsever iş adamımız Sayın Bilal Şahin’e buradan çağrı yapıyorum. Kazandığı sevaplar kadar sevap kazanmak istiyorsa Şeker Fabrikasını sahiplensin. Bütün Yozgat’ın hayır duasını alacaktır. Saygılarımla
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.03.2018 20:57
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Saygıdeğer Muhsin Köktürk Bey ve Kadriye Şahin hanımefendi...
Değerli katkılarınız ve sitayişleriniz için teşekkür ederim.
Nuhsin Bey! Bizim inatla biat alışkanlıklarımızın önüne geçmek mümkün değildir. Siyasi partisini eleştirdiğiniz herkes, kendi tercihinde yanılmış olmayı kabullenmemek adına; her yanlışı mubah saymanın anlamsız savunuculuğu içinde kalınıyor. Kuzu kuzu dinlemeye ve maalesef uyumaya devam etmekteyiz.
Kadriye Hanım!
Ereğli DÇ'ye dair hatırlatmanız, benim arzetmeye çalıştığım çözüm yollarına muhteşem bir emsal olmuş.
Konunun Yozgat Valisi Sayın Kemal Yurtnaç tarafından incelenmesi, araştırılması ve Turhal Şeker Fabrikasının da aynı makus akıbetle karşı karşıya kalacağının bilinciyle bütün şeker fabrikalarının üretim işlevinin devamlılığına katkı sağlamalarını ümit ediyorum.
İZ BIRAKAN bir Vali olarak tarihin temiz bir sayfası kendilerini bekliyor.
...ve evet!
Devlet mademki satmaya mecbur... O halde halkın malı olmasına hiç bir engel yok!
Yasin Ali ER -- 05.03.2018 14:42
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Sayın Yasin Ali Er,
Şeker fabrikaları ile ilgili konuyu köşenize taşıdığınız için teşekkürler. Ama öylesine suskun ve kabullenici bir toplum olduk ki hakkımızı arayamıyoruz. Altımızdan minderimizi çekseler sesimizi çıkarmıyoruz. Başımızdakiler de bizim bu garip yapımızın farkında olmalılar ki dilediklerini yapıyor ve en ufak bir geri adım atmıyorlar. Oyumuzla da cezalandıramıyoruz bizi dinlemeyenleri, cezalandırmak bir yana bir sonraki seçimde daha da çok oy veriyoruz. O zaman yapılanlara layığız demektir. Susuyoruz, dolayısıyla sıra bize gelecek. Bugün şeker fabrikamızı elimizden alacaklar, yarın bir başka fabrikamızı. Biz de Tarkan'ın "Kuzu Kuzu"sunu dinleyip uyumayı sürdüreceğiz.
Özellikle İç Anadolu bölgesi insanının aşırı kaderci yapısı; onu mücadeleden, hak aramadan vazgeçiriyor.
Bir gün akıllanırız ama, "Atı alan Üsküdar'ı geçer." çoktan.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 04.03.2018 16:28
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Sayın Ali Yasin Er Beyefendi;

Haberlerden okuduğumuz kadarı ile bilgi sahibi oluyoruz. Elbette ki halk, kendi güvencesini kendi sağlamalı. Birlik beraberlik ve güvenin şart olduğu ortamlarda başarılmayacak hiç bir şey yoktur. Ne yazı ki, bizim halkımız geminin kaptanı, gemiyi nereye sürüklerse oraya rıza gösteriyor. İnsan bindiği gemide nereye yolculuk yapacağına karar veremiyorsa, kaptana tabi olmak zorunda. Yozgat halkı da bu durumda. Gideceği limanın adresini kaptana bildirmekten aciz. Sadece (olacakları) etrafı seyretmekle meşgul. Sonrada benin ne işim var bu limanda? Diye, çırpınıyor... Zamanın birinde "Demir Çelik fabrikaları" Ereğli de aynı sorunu yaşamıştı. Lâkin, içinde çalışan işçiler kooperatif kurarak hisse payı ile kendileri satın almışlardı. Devlet "satacağım" derken illâ yabancı alsın demiyor. Öncelik elbette kendi halkına ait dir.

Her şey; birileri işletsin, birileri kazansın durumuna dönüştürülmeden, işçinin emeği taşeronların cebine girmeden... Kendin işlet, kendin kazan durumuna çevrilmeli.

Duyarlılığınız için teşekkürler. İnşAllah birlik olmanın değerini halkımız anlamış olur.

Selamlar saygılar...
Kadriye ŞAHİN -- 03.03.2018 19:23
Düne gitmek
Sayın Yasin Ali Er Beyefendi; Yazınızın başlığını görünce şöyle demek geldi içimden. "Ben hep dünlerde geziyorum. Eski günlerden ne var, ne yok bu güne taşımak için didiniyorum". Umarım güzel olanları günümüze taşıya bilirim. Elbetteki "dün" bu günün aynasıdır. O aynada yansıyanları irdeleyip daha güzel günler hazırlamak gayemiz.

Kaleminiz var olsun. Yeni yıl da beklediğimiz güzel yenilikler Ülkemizi, insanlarımızı, çocuklarımızın yüzünü güldürsün.

Saygılar selamlar.
Kadriye ŞAHİN -- 03.01.2018 01:41
KİM TAKAR ALO 182’yi?
Sayın Yasin Ali Er,
Güzel yazınızı beğeniyle okudum. Sanırım halk oylamasına katkısı olur düşüncesiyle sistem tam oturmadan ivedilikle açtılar kent hastanesini. Böyle demekle ülkeyi yönetenleri mazur görmeye çalışmıyorum. Bizim hangi işimiz dört dörtlük oluyor ki?... Çoğu zaman tribüne oynuyor bizi yönetenler. İşin içinde olmayıp da dışarıdan izleyenler o tribün gösterisine aldanıp alkış tutuyorlar.

Hükûmet yetkilileri, "Hastanelerde kuyruk sırası sorununu çözdük, kuyrukları sonlandırdık." diyorlar. Haklılar. Gerçek kuyruklar sonlandı, ama bu kez de sanal kuyruklar oluşmaya başladı. Hele büyük kentlerde bu kuyruklar uzadıkça uzamaya, beş altı aya ulaşmaya başladı.

Dediğiniz gibi, "Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar." Bizde de randevu sırasını beklerken ölür hastalarımız. Ardından bir iki sızlanır, "Ne yapalım yazgımız böyleymiş." der; ardından bir Fatiha okuyup huzur buluruz.

Saygılarımla.
Adınız ve Soyadınız -- 14.05.2017 21:43
Eski hamam, yeni taş ve bulanık su

2016 yılı, geçmişin hesabı çerçevesinde değerlendirilirken, ESKİ iktidar HAMAMI’na YENİ MİLLİYETÇİLİK “TAS”ı uydurulduğunu görüyoruz..
Şu iki satırınız bile çok şeyi özetlemiş , ellerinize sağlık...
NUR GÖKIRMAKLI -- 9.1.2017 16:09:5
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00