BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 15.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
261
Dün
:
4633
Toplam
:
14848730
ÇİZGİ Yasin Ali ER
İNADİZMA
yasinalier@hotmail.com
Muhalefetin, iktidar olmak gibi bir niyeti olsa; âfâkî söylemler yerine, Türkiye gerçeklerini göz önünde bulundurmak kaydıyla, makul öneriler ve vaatlerle seçmenin huzuruna çıkar.
Muhalefet etmeyi, tabandaki en genç seçmenden tavandaki genel başkana kadar; doğruları da yanlış, yanlışları da yanlış ilan etmek olarak algılayan bir kafayla başarılı olmanın imkânsızlığı hâlâ anlaşılamamış olmalı ki, her yenilgiden sonra; "galip sayılır, bu yolda mağlup" meseline sığınılır.
Tıpkı iktidardakilerin de kendi icraatlarında ta ki; başarısızlığı kabullenmek mecburiyetinde kalıp, yine aldatıldık aşaması öncesindeki yanlışları da doğru, doğruları da doğru sayması gibi...
Bu memlekette muhalefetteki hep retler ve restlerle, iktidardakiler ve yakın akrabaları(!) da yine hep retler ve restlerle eyyamcılık yaparlar.
Aklı başında bir olgunlukla, yapılan olumlu icraatı tebrik veya yapılan olumlu bir muhalefete adam gibi teşekkür edeni gören var mıdır?
Muhalefette iken reddettiklerine iktidarda iken sıkı sıkıya sarılan kafa neyse, iktidarda iken bizatihi yaptığı uygulamalara muhalefete geçer geçmez anında karşı çıkan bir kavga zağarlığı mantığı kafası da odur.
Dünkü sorgulamalarını bugün kendi cevaplayanlar, dünkü hakaretleri bugün aklayıp paklayanlar, dünkü pislediklerini bugün koklayanları insansı bir refleksle, olgun ve efendice muameleye davet etmenin hiçbir faydası yok.
O nedenle, bu tür aymazlıkları sadece ortaya karışık anlatıp geçmek lazım.
Aksi halde adamın her kutsalını elinden alsan gıkı çıkmazken; partisine, şeyhine veya liderine yüzünü ekşitsen yandı gülüm keten helva!
Hülâsa âcizane tespitim; enaniyet, nefs, benmerkezcilik… Ne sayarsanız, ne derseniz deyiniz!
Hepsinin kaynağı inadızma!
Milletin tamamını ilgilendiren gözlemlerimizde, kırıcı, itici, ayrıştırıcı cümleler kullanmakla da başkalarının ekmeğine yağ sürülmektedir.
Laf ola kestire başı,
Laf ola kese savaşı,
Laf ola ağulu aşı,
Yağ ile bal ede bir söz! (Yunus Emre)
Uzun süredir siyasî mülahaza kokan yazı yazmamaya çalışıyorum ama bazen frenim tutmuyor.
Konuya destursuz girişim ondandır.
*********
Geneli şamil konulara dair söylemlerde, kitlelere yön verme makamındakiler; ya ağızlarından çıkan her cümleyi, gırtlaklarının her boğumunda kırk kere düşündürüp olgunlaştırdıktan sonra serdetmeli, ya da ağzını bozmuşsa; oradan attığı ifrazatı bir daha geriye döndürmemelidirler!
Anadolu "DELİKANLI"larının kavgalarda bile "kurşun" sebebi sayarak sarf etmeye ar ettikleri hakaretler ve küfür mesabesindeki aşağılamalar, liderlerin ağzından çıktığı anda, kitleleri bağlar efendim... BAĞLAR.
Şimdiiii!
Türk siyasi tarihindeki mutabakatların, ittifakların, ayrışma ve tartışmaların hiç de doğru algılanamadığını daha iyi gözlemliyoruz. Yakın geçmişi objektif olarak okuyamamış oldukları anlaşılan liderlerin, bir gün birbirleriyle ittifak etme ihtimalleri olduğunu düşünmediklerini gözlemlemek hiç de zor değil.
Nasıl olsa herkes, her hakarete; “ya Rabbi şükür” diyor diye, bu ağzı bozukluğun yaygınlaşacağından ve dileyen herkesin her dilediğine rahatça sövmeye başlayacağından endişeliyim.
Diline, ilminin vukufuna, yetkilerinin sınırlarına ve siyasetin icaplarına hâkimiyeti olmayan bu öfke yüklü cengâverlerin, eski müttefikleri tarafından kuşa bakıtılma gelenekleri olduğu müddetçe benim karamsarlığımı hoş görünüz efendim.
*********
Bu ülkede yaşayıp da ekonominin kötü gidişinden olumsuz anlamda etkilenmeyen kimse yok. Lakin ekonomiyi de, her emre muti olan yakın çevre yerine, yanlışlara itiraz ve müdahale edebilecek derecede ekonomiyi bilenlerin yönetip yönlendirmesi icap eder.
Sade vatandaşlar olarak, ülke ekonomisinin yönetiminde de yanıldık denme ihtimalinden korkmamızın sebebi; ülkemizdeki bir ekonomik sarsıntının Türk Milleti'ne de, Türkiye’ye de, Türkiye ile ticarî ilişkisi olan dost ülkelere de pahalıya mal olacağı endişesinden ibarettir.
Gidişattaki olumsuzlukları kötü yönetime bağlayarak dikkat çeken insanlarımızı ayrıştırıcı ithamlarla dışlayıp, art niyetlilikle suçlayarak, ayıklamaya ve ötekileştirmeye çalışmak ise kimseye bir şey kazandırmaz.
Aşağıdakileri bu yönlendirmelerle tahrik ederek, birbiriyle kavga ettirmeye ve yukarıdakilerin elini rahatlatmaya çalışıldığını gözlemliyorum.
Bu anlamda ortalık yerde tepinen o sun’i kaos avcılarından sakınmak kadar, onların üzerinden nemalanan cingözlere prim yaptırmak da yanlıştır.
*********

Suda yiten dış dünya!
Köprülerin altından geçtiği ilk dönemlerden itibaren kendi tarihiyle birlikte nice yaşanmışlıkların pisliklerini temizledi belki de sular…
Akarsuların mecra’ındaki en dar yere o köprülerin kurulma sebeplerinden biri de suları sıkıştırıp gırtlağını boğmak mıydı acep?
Belki nice sevdaların, umutların katili olan suları yıkamaktı çitileyerek!
Bazen hakikatte, bazen ressamların nakşettikleri tablolardaki sulara dalıp gidişlerimde; derinliği nic’olursa olsun, çıkasım gelmez hülyalarımdan!
Suyu seyrederken dinlenmek, suları dinlerken tek maksatlarının şırıltı olmadığını görmek var ya? Hah o kerteye gelmeyi çok seviyorum.
…ve sonra o suyun, kimlerin ve hangi devirdeki hangi ayak izlerini örttüğüne, hangi günah veya hayratı perdelediğine takarım kafayı... Son demdekilerin bile kendilerine aitliğinden emin olmadıkları hayatlarını, kim bilir hangi umut ekip gam biçenlere borçludurlar da vefa adına geçmişe bir teşekkür bile etmezler!
Kendi hayat senaryosundaki sahnelerin sırasını şaşırmışlarla lebalep dolu bedenlerin ruhlarını yalnızlaştıran; kendi sorumsuzlukları mıydı acep?
Öyleyse herkes birbirine niye sitemkâr?
Nereye dönerseniz dönün, “arkanız önünüze geçemez” diyen olmamışsa mazide, istikbalin çektiği ceremeye kahrederim.
Yarınların kulakları çınlasın! Halini sormadan adını andım yine...
Dış dünyayı suda yitirmek mümkün mü sizce de?
…ki sonsuz hayata uyanışın kapısında arınmakla başlanır belki… Ağıtsız, figansız ve zulümsüz sabahlarda sessizce kalkarak düşlerde yitirdiğimiz eski yerimizden doğrulur, doğrulaşır mıyız dersiniz?

*********
Hayırlara vesile olması duasıyla Kurban Bayramınızı tebrik ederim.
Velhasıl-ı kelam, vesselam!

25.08.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
LÂLEK BENİM NİYE GONŞUM? YAZIN GELİR GÜZÜN GİDER
leylağan ömrü lak lakğanan geçer Yasin Bey.
Hemde bizim burda yozgatda leyla kuşdan saymazlar.
Yazın gelir kışın gider. Diye
Leyla yozgatın simgesi yapsalar tam olurmuş.
Daha diyecek çok laf varda
kakdığımız kakıcı anlayacak sıfatta adam yok

rahatsızlığınızı da yazdığınız yazıdan öğrendim. geçmiş olsun.
Hıdır -- 02.09.2016 09:42
LÂLEK BENİM NİYE GONŞUM? YAZIN GELİR GÜZÜN GİDER
Hocam hem Yozgatlı yı hemde yozgatlı ya yapılanı çok güzel anlatmışsınız ellerinize sağlık. Ben Mersinde ikamet eden ve gazetenizi tvitir dan takip eden hem okurunuz hemde hemşerinizim. Şaban Varol. Selamlar.
ŞABAN VAROL -- 01.09.2016 16:54
Bayrama kaç var ?
hocam mükemmel bir yazmışsınız kaleminize ve yüreğinize sağlık.
abbas yılmazer -- 04.07.2016 22:37
Bayrama kaç var ?
Yorumunuz

Kıymetli kalemin sahibi sayın Yasin Üstat! Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum, yüreğiniz, kaleminiz var olsun, olmasına elbet! Fakat okuduğum her yazınızı okurken ülkenin içinde bulunduğu ve de insanımızın giderek karanlığa yol aldığını tekrar hatırlatmanız, kalbibin sıkışmasına neden oluyor desem gerçektir. Amma ve lakin bu gerçekleri uyanık olanlar zaten bilmekte ve kederlenmekteyken, keşke diyorum, o karanlık yollarda yürüyenlere ulaştırılsa da bu güzel gazete, uyuyanlar okusa! Olur ki bir satırında kendileriyle karşılaşırlar da, uyanırlar...emeğinize sağlık, teşekkürler selam saygıyla...
NUR GÖKIRMAKLI -- 04.07.2016 13:39
DURMAK YOK, GÖÇE DEVAM!
Yasin Üstadım, bu güzel yazınızla ülkenin durumuna ayna olmuşsunuz, kutlarım. Yozgat ilinde millet vekili sayısı düştüğüne göre,sizin gibi idealist birinin adaylığını kopyması vatandaşlık göreviniz olmalı diye düşündüM. Zira bu işi hakkıyla yapabilecek birisiniz, haddimi aştım ise affala selam saygımla...
nur gökırmaklı -- 22.06.2016 17:03
YENİLEŞEN(!) YOLLARA FARKLI BİR BAKIŞ YA DA ANLAMINI YİTİREN İNATLAŞMALAR?
sayın yasin ali er olaya hep araçlar tarafından bakmışsınız. peki eskiden kaldırımlarda kaçak yapılardam tekel bayilerinden lokantalaradan insanların yürüyemediğinden, çarpık araba park etmlerden dolayı ne yaya neden araçların düzenli ilerleyemediklerinden neden bahsetmediniz. bi lise caddemiz var bırakın yol daraltmayı benim düşüncem tek yön yapılarak kaldırımın bir tarafının tamamen yolla birleştirilmelidir. evet oto park sorunu var buda halledilmelidir. küçük şehirlerde insanlar arabasıyla marketin kapısına kadar gitmek istiyorlar.
diğer bir konu diğer belediye başkanlarının düzgün bir imar uygulamamaları kent parkın durumu ortada.
diğer bir konu vali konağının lisenin ucube duvarlarını ve diğer kurumların okulların arsalarından alarak güzel bir lise caddesi oluşturdur. tabi bizim insanımız alıştı başkanın yanına gidecek en ufak bir menfaati için yozgatımızın geleceğini yok edecek bir belediye başkanına vesselam.
ismail -- 17.05.2016 08:39
YENİLEŞEN(!) YOLLARA FARKLI BİR BAKIŞ YA DA ANLAMINI YİTİREN İNATLAŞMALAR?
Bilinçli bir yazı yazmışsınız.Belediyenin yaptığı işlerin gerçekliğini hakikaten bilinçli olarak değerlendirmişsiniz.Bundan sonra her yazınızı dikkatle okuyacağım.Başarı dileklerimle..
Begüm -- 16.05.2016 23:06
YENİLEŞEN(!) YOLLARA FARKLI BİR BAKIŞ YA DA ANLAMINI YİTİREN İNATLAŞMALAR?
Sayın Yasin Ali Er,
Size, "Hoş geldiniz." demek için geç kaldığımın farkındayım. Yazılarınızın Yozgat'a ve Yozgatlılara ışık tutacağı inancıyla sevgi saygılarımı yolluyorum.
Muhsin Köktürk -- 16.05.2016 16:59
SOSYOPSİKOMONİ
Konuyu bağlama yeteneğiniz, üslubunuz, samimiyetiniz, kısaca kaleminiz gerçekten çok güzel. Selam ve saygılarım ile, yazılarınızı daha sık görmeyi diliyorum hocam.
İnal Tarkan -- 14.05.2016 18:05
SOSYOPSİKOMONİ
yazınız hem felsefi ,hem de çok nefis..kaleminiz hep var olsun.saygılar....
kemal -- 10.05.2016 12:26
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00