BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
188
Dün
:
4601
Toplam
:
13175547
Diaolog Kadim DOĞAN
Nefes Almak
yozgatgazetesi@yahoo.com
Nasıl anlatayım bilmiyorum, hayat kendi mecrasında akıyor. Bu sene hayatımda iki önemli değişiklik oldu.
Kızımı evlendirdim. İkincisi de eve bir kedi aldım. Ne var bunda demeyin. İnsan için İkisi de çok önemli.
İnsan yaşadıkça bir şeyler oluyor. Doğuyor evlat oluyor, kardeş oluyor. Evleniyor koca oluyor. Enişte oluyor, yeğenleri oluyor. Kendi çocuğu oluyor baba oluyor. Gün geliyor kayınbaba oluyor bir de bakmışsın dede oluyor.
Hayat işte ulaşılabilecek en son mertebe dede olmak bende şimdilik kayınbaba oldum. Bundan sonrası dedelik. İnşallah o günleri de görürüm.
Neden bunları yazıyorum her şeyi yazıyoruz da kendi hikayemizi pek yazmıyoruz. Oysa ki hayat ayrı ayrı hikayelerin bir arada yaşanması değil mi?
Çocuk evlendirmek belki sıradan bir hikaye gibi gelebilir. Ama o kadar da sıradan değil.
Yıllarca el bebek gül bebek büyüttüğün çocuğundan evlilik yoluyla da olsa ayrılmak kolay olmuyormuş. Yaşadık ve öğrendik bunu.
29 yıl birlikte yaşadığın, her eve geldiğinde karşında gördüğün, gün gün saat saat hayata hazırladığın kızını evden gelin çıkarmak kolay değil.
Çünkü o 29 yılın içinde yaşanmışlıklar var. 29 yıl dakikası dakikasına birlikte yaşamışsın. Büyütmüşsün, eğitimi ile ilgilenmişsin. Onun her başarısından büyük keyif almışsın. Başarısızlıkları seni çok üzmüş tam her şeyi yoluna koymuşsun okul bitmiş, iş hayatına başlamış sen onunla gurur duyuyorsun. Bir de bakmışsın kızın evleniyor.
Her ne kadar evliliğine hazır gibi görünsem de tam anlamıyla hazır değilmişim.
İnsan hikayesi işte bu her insanın yaşadığı duyguları ben de diğer insanlar gibi yaşadım. Sen ne yaparsan yap hayatın kuralları geçerli ve o kurallara uymaktan başka çare de yok gibi.
Her ne kadar ayrılık üzse de insanı çok güzel bir düğünle, çok güzel insanların katılımıyla coşku içinde bir törenle kızımı gelin ettim.
Umarım bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şansı bahtı açık olur.
Başta yazdım ya bir kedi aldım diye. Kedi işte ne var bunda diyebilirsiniz. Çocukluğumuzda hangimizin evinde kedi yoktu ki sofranın altına gelip ayaklarımızı tırmalardı. Yoksa varlığını bile farketmezdik.
Yıllarca unuttuğumuz hayvanla birlikte yaşamayı yeniden keşfediyorum. Kedilerin ne kadar zeki, ne kadar mükemmel hayvanlar olduğunu yeniden deneyimliyorum.
Kediyle oynamak için akşam eve erken geliyorum. Sabah erken kalkıyorum. Geç kaldığımda gösterdiği tepkileri izliyorum. Bizlere küsmesini, tepki koymasını, kendini sevdirmemesini takip ediyorum, şaşırıyorum.
Kediler basbayağı kişilikli hayvanlar dışardan komut almayı sevmiyorlar. Kendi kuralları içinde insanlarla ilişki kuruyorlar. Bizim kedi (Zeze) evde herkesle ayrı diyaloğu var. Ve izledikçe şaşırıyorum.
Son yıllarda yaptığım en güzel iş eve bu kediyi (Zeze) almak diyorum. Çünkü bizi hep mutlu ediyor. Gülümsetiyor.
Kediyle ilgili yazacak çok şey var da ileride ayrı bir yazı konusu yapacağım. Çoğu okuyan “başkan kafayı mı yedi” diye düşünebilir onlara da saygı duyuyorum.
Yine bir kurban bayramı arefesindeyiz. Heyecanla bayram hazırlıkları sürüyor. Bu vesileyle Yozgatlı tüm hemşerilerimin bayramını kutluyorum daha nice bayramlara erişmelerini diliyorum.
Eğer bilirsek en büyük bayram nefes almaktır. Herkese bol nefes sağlıklı bir ömür diliyorum. Aşk ile kalın.

31.08.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat’tan gitmek isteyenlere öğütler
Değerli dost, bilesinki bu yazınla içimi sızlattın.Yazındaki şu paragraf babamın memuriyeti dolayısıyle başlayan ve bu güne kadar süren gurbet hayatımın bir fotoğrafı olmuş. Diyorsunki "Benim gibi yaş elliyi geçmişşe daha zor oluyor başka yerde yaşamak. Çünkü yaşanmış elli yılı sıfırlıyorsun, yeniden başlıyorsun yaşamaya. İnsansın, gittiğin yerde yeni ilişkiler geliştiriyorsun yeni arkadaşların oluyor ama bu arkadaşlıkların geçmişi yok. Sohbet ediyorsun yüzeysel kalıyor. Çünkü derinliği yok, yaşanmışlığı yok. Ağız dolusu gülemiyorsun hiç bir zaman ya da adam akıllı üzülemiyorsun, ağız dolusu küfür etmeyi unut gitsin." Evet aynen böyle oluyor insan. Eline,yüreğine sağlık. Sağlıkla kal inşallah.Selam ve sevgiler İstanbul'dan.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 18.10.2013 18:38
Gezi – Yorum
SELAM Kadimbey yazınızı okuyorum ve yazınızı okumaktan zevk alıyorum teşekürler okutnlara ve okuyanlara. selamlar.
mahmut erdem -- 13.08.2013 10:27
Değirmen
YAZINIZ AYLARDIR DEĞİŞMİYOR,ÜLKENİN HER BYERİNDE EYLEMLER VAR BU SESİZLİK NİYE,HALA 12 EYLÜL KORKUSUMU YAŞIYORSUNUZ.KADİM BEY SİZİNDE BU EYLEMLERLE İLGİLİ SÖYLEYECEK SÖZÜNÜZ OLMALI,SİZ YAZMASSANIZ YOZGATTA KİM YAZACAK Kİ,SİZİ ÖNEMSİYORUZ YOZGAT BASININDA FARKLI TEK SESTE OLSANIZ BİZE YETER. SOL YANINIZDAKİ KIPIRTIYI DİNLEYİN VE YAZIN
can kılıç -- 04.06.2013 14:12
Değirmen
Abiciğim Boğazlıyan Cavlak'ın sıcak suyu senelerdir boşuna akıp giderken, Saraykent hamamı yıkılıp tarihe karışmışken, Sarıkaya suları bakımsızlıktan çürürken, Sorgun Bedirbaba, Lokman hekim ayakta kalma mücadelesi verirken, Yozgat merkez taşocağında olmayan sıcak suyu aramaya ödenek harcamak...
Serhat hocamı ve Uğur Köseoğlunu rahmetle anıyorum.
MÜHENDİS -- 06.05.2013 11:20
Değirmen
sadece gazete mi bedeva,artık her şey bedeva,kömür bedava,aş evleri bedava içi erzak dolu fileler bedeva,elektirik kaçak su bedeva hava bedeva kadınları dövmek bedeva,sokakları kirletmek bedeva başkanım artık her şey bedeva tabi bir gün fatura çıkar bu halka ozaman ne olur bilemiyorum,yozgat gazetesinin 40.yılını kutluyorum o hakan kiracı ve çalışanlarını tebrik ediyorum.
süheyla kara -- 22.03.2013 17:49
Değirmen
birdeyim vardır kedi emeginin farkına varan kadın komşusuna ,kendi getirdigim tuzu vermem ama kocamıngetirdiğinede karışmam ,evet hocam biz o emekle halyoluna konan bir kıymetin değerini kolay bilmiyoruz saygılar
mahmut erdem -- 12.03.2013 09:02
Değirmen
evet yozgatta toplumun bir kısmı yozgat gazetesinin farkında olmayabilir.ama okuma yazması olan bizler dikkatle hepinizin yazılarını zevkle okuyoruz.aydınlanıyoruz.ama ışıgınız ara sıra geliyor.devamlı olsun isteriz.
çağdaş -- 09.03.2013 11:28
CHP ve idam‏
Kıralın üzerinde elbise yok demeye yüreği yetmeyenler başkalarının üzerindeki elbiseyi eleştirecek sözü boş boğazdan sallıyor.Bir ülkenin yönetimi için akademik eğitime değil, güçlü bir yürek gerekir.
Ahmet -- 14.12.2012 16:22
CHP ve idam‏
Mevlana Hz.leri şöyle diyor."Dostundan gelen ihanet, düşmanından gelen merhamet" Galiba Kadim bey merhamet göstererek ihanet edenleri yıkmaya çalışıyor.
sayha -- 14.12.2012 02:59
CHP ve idam‏
Sayın yazar; yazınızı okudum. Üzerinde bir hayli düşündüm. Elbetteki idam, kimse için istenilecek bir karar değil.Ancak vatan hainleri için, çocuk katilleri için, sübyancılar için uygulanacak başka ceza ne olabilir? Bikaç yıl hapis yatıp, pis leşlerini devletin sırtına yükleyip, sonra yine aynı pislikleri yapmak için hayatlarını iadame ettirmelerine imkan sağlamak sosyal demokratlık mı oluyor.Apo asılmış olsaydı dağda terörüst diye kimse kalmayacaktı.Bir pislik; insan haklarına veya kanunlara dayanarak ortadan kaldıralamadığı için nice mehmetcikler toprak oldu. Anaların yüreği kavruldu.Halâ günde kaç şehit verildiği belli değil.Suçlu suçundan pişman olur. suç işlemeye meyilli bir hastalığı varsa tedavi olur. Verilen cezalarda elbbetteki caydırıcılık içindir.Hem caymayan, hem tedavisi olmayan için geberene kadar beslemek mi gerekir?Şimdiki vatan hainleri konfor ve lüks içinde yaşıyor, hala anaların yürekleri yanıyor.Sizin sosyal demokrat anlayışınız bumudur? Alttaki yoruma gelince; AKP nin içinde nice solcular var.Solcularında belli tek özelliği, hangi parti iktidardaysa hemen o partiye kayarlar.Ben solcuyum diyen vatandaş davasının arkasında olsaydı bu gün CHP bu durumda olmazdı.İnsan davasına tam inanmayınca inanç zayıflığı hasıl oluyor bu nedenlede çıkar peşinde koşuluyor.

Siz olgun bir yazar ve siyasetçisiniz. İnsanların düşüncelerini eleştirebilirsiniz fakat kapasiteleri hakkında yorumlarınız size yakışmamış.Lider yanlış düşünsede, haklı gibi pohpohlamaya bu millet alıştığı için size ters gelmiş olabilir.Demekki lideriylede ters düşebilecek babyiğitler hala bu ülkede var. Sizi ve yukardaki ad geçen şahsı tanımıyorum ama yazılarınızı okuyorum. Selametle kalınız.
SUZAN -- 08.12.2012 19:32
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
2
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00