BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
245
Dün
:
4601
Toplam
:
13175547
Diaolog Kadim DOĞAN
Nefes Almak
yozgatgazetesi@yahoo.com
Nasıl anlatayım bilmiyorum, hayat kendi mecrasında akıyor. Bu sene hayatımda iki önemli değişiklik oldu.
Kızımı evlendirdim. İkincisi de eve bir kedi aldım. Ne var bunda demeyin. İnsan için İkisi de çok önemli.
İnsan yaşadıkça bir şeyler oluyor. Doğuyor evlat oluyor, kardeş oluyor. Evleniyor koca oluyor. Enişte oluyor, yeğenleri oluyor. Kendi çocuğu oluyor baba oluyor. Gün geliyor kayınbaba oluyor bir de bakmışsın dede oluyor.
Hayat işte ulaşılabilecek en son mertebe dede olmak bende şimdilik kayınbaba oldum. Bundan sonrası dedelik. İnşallah o günleri de görürüm.
Neden bunları yazıyorum her şeyi yazıyoruz da kendi hikayemizi pek yazmıyoruz. Oysa ki hayat ayrı ayrı hikayelerin bir arada yaşanması değil mi?
Çocuk evlendirmek belki sıradan bir hikaye gibi gelebilir. Ama o kadar da sıradan değil.
Yıllarca el bebek gül bebek büyüttüğün çocuğundan evlilik yoluyla da olsa ayrılmak kolay olmuyormuş. Yaşadık ve öğrendik bunu.
29 yıl birlikte yaşadığın, her eve geldiğinde karşında gördüğün, gün gün saat saat hayata hazırladığın kızını evden gelin çıkarmak kolay değil.
Çünkü o 29 yılın içinde yaşanmışlıklar var. 29 yıl dakikası dakikasına birlikte yaşamışsın. Büyütmüşsün, eğitimi ile ilgilenmişsin. Onun her başarısından büyük keyif almışsın. Başarısızlıkları seni çok üzmüş tam her şeyi yoluna koymuşsun okul bitmiş, iş hayatına başlamış sen onunla gurur duyuyorsun. Bir de bakmışsın kızın evleniyor.
Her ne kadar evliliğine hazır gibi görünsem de tam anlamıyla hazır değilmişim.
İnsan hikayesi işte bu her insanın yaşadığı duyguları ben de diğer insanlar gibi yaşadım. Sen ne yaparsan yap hayatın kuralları geçerli ve o kurallara uymaktan başka çare de yok gibi.
Her ne kadar ayrılık üzse de insanı çok güzel bir düğünle, çok güzel insanların katılımıyla coşku içinde bir törenle kızımı gelin ettim.
Umarım bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şansı bahtı açık olur.
Başta yazdım ya bir kedi aldım diye. Kedi işte ne var bunda diyebilirsiniz. Çocukluğumuzda hangimizin evinde kedi yoktu ki sofranın altına gelip ayaklarımızı tırmalardı. Yoksa varlığını bile farketmezdik.
Yıllarca unuttuğumuz hayvanla birlikte yaşamayı yeniden keşfediyorum. Kedilerin ne kadar zeki, ne kadar mükemmel hayvanlar olduğunu yeniden deneyimliyorum.
Kediyle oynamak için akşam eve erken geliyorum. Sabah erken kalkıyorum. Geç kaldığımda gösterdiği tepkileri izliyorum. Bizlere küsmesini, tepki koymasını, kendini sevdirmemesini takip ediyorum, şaşırıyorum.
Kediler basbayağı kişilikli hayvanlar dışardan komut almayı sevmiyorlar. Kendi kuralları içinde insanlarla ilişki kuruyorlar. Bizim kedi (Zeze) evde herkesle ayrı diyaloğu var. Ve izledikçe şaşırıyorum.
Son yıllarda yaptığım en güzel iş eve bu kediyi (Zeze) almak diyorum. Çünkü bizi hep mutlu ediyor. Gülümsetiyor.
Kediyle ilgili yazacak çok şey var da ileride ayrı bir yazı konusu yapacağım. Çoğu okuyan “başkan kafayı mı yedi” diye düşünebilir onlara da saygı duyuyorum.
Yine bir kurban bayramı arefesindeyiz. Heyecanla bayram hazırlıkları sürüyor. Bu vesileyle Yozgatlı tüm hemşerilerimin bayramını kutluyorum daha nice bayramlara erişmelerini diliyorum.
Eğer bilirsek en büyük bayram nefes almaktır. Herkese bol nefes sağlıklı bir ömür diliyorum. Aşk ile kalın.

31.08.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
At, Eşek, Fare ve Demokratlık
Türkiye'de 30 sene değil 300 senede geçse demotrasi olmaz.
Başkentin göbeği Ulus halk pazarında daha düne kadar malum kıymanın kilosunu 3 liraya satmadılar mı?
Başımızdakiler TV'den gözümüze baka baka yalan söylerse, cezaevindeki darbeci subay söylemez mi?
Mühendis -- 08.02.2010 10:01
At, Eşek, Fare ve Demokratlık
Yorumunuz kadim bey cizrede insanlara pislik yedirdi o dediğin insanlar bugünkü bütün sorunların temelinde o faşizan anlayışların büyük payı var
aliye sarı -- 04.02.2010 15:00
At, Eşek, Fare ve Demokratlık
Şu fare örneği çok ilginç..TV'de bi dizi var.12 eylül zulmünun gösterildiği film:Bu kalp seni unutur mu..keşke sizin bu anlattığınızda senaryoda yer alsaydı faşist mantığını milyonlarca insan öğrenmiş olurdu.herneyse tanrı bu ülkei dremokratik maske ile dolaşan antidemokrat kafalardan kurtarsın.selam.
barış -- 04.02.2010 00:23
Yozgat’ın iş sorunu
vali bey,yozgatın gelişmesi ve yozgatlının mutluluğu için gece gündüz çalışıyor ve şehrin sorunlarını da çekinmeden söylüyor..vali beye eleştirileriniz doğru değil,bi kısım işsiz iş beğenmiyor ve ilin valisi de bunu dile getiriyorsa bun da valinin kabahati ne.. slamlar.
evren -- 03.01.2010 03:18
Açılımın çözümü erken bir seçimdir
kadim bey haklı olduğunuz aponun talimatıyla ortaya çıktı.siz çözüm için erken seçim demiştiniz.apo erken seçimi yandaşlarının istifalarını durdurarak önledi.türkiyeyi artık kimler idare ediyo.yazık bu ülkeye.
hakkı -- 20.12.2009 11:55
Sende mi Habip?
Sende haklısın Kadim Abi!.. habib coşkunsoy.
Adınız ve Soyadınız -- 10.11.2009 15:06
Sende mi Habip?
Mehemet çiçek ne zaman yozgat hayrına iş yaptı kı yozgatın adını değiştirerek hayırlı bir yapmış olur.yozgatın adını değiştirerek
tarihe geçecekmiş.evet tarihe geçecek ama nasıl? pozitif değil tabii.
Rana -- 09.11.2009 21:12
Hüzün isyan etmez
Madem düşmanını bile özleyecek kadar yozgat sevdalısıydın hemşehrim niye melmeketini terkerkettin anlayamadım.selamlar.
ümit -- 25.10.2009 11:18
İnadına AKP demeye devam edin
İktidar partisi milletvekilleri sizin bahsettiklerinizi bilmez, anlamaz, yapamaz, gücüde yetmez.
Onlar sadece cuma namazlarında çekim yaptırır, açılışlara gelir, kurumlara cemaatçi idareci yerleştirir.
Zaten bunlarda benim zavallı hemşehrilerimin hoşuna gider ve bunları el üstünde tutar.
mühendis -- 15.07.2009 13:20
İnadına AKP demeye devam edin
sayın doğan,sizin bu güzel anlamlı yazınızı okuduktan sonra padişahın köprü fıkrası aklıma geldi.yazmış olduğunuz seçilmişler yozgata sadece seçim zamanı gelirler bizim saf tertemiz insanımızın beynini kirletip giderler.tarihinde yozgat,yozgatlı hep bir siyasi partiye oy vererek makus tarihini düzeltme k istemiş,fakat ne hikmetse tulum çıkan siyasetciler bu halkı ne olarak görüyorlarsaki onuda okuyucuların yorumuna bırakıyorum,yozgatta olan yatırımlarıda yıkıp yok etme sevdasından vazgeçmemişlerdir.yozgatı ankarada arkadaşlarıma anlatırken şöyle diyorum siyasetcisi bol kahvehaneleri bol cadddelerinde volta atan gençlerinin bol olduğu bir il diyorum Allah yardımcımız olsun nede olsa göç yüzünden 6 olan milletvekili 4 e düştü bir sonrakinde 0 a düşer bizde sizde halkta rahatlar.siyasetcinin dediği gibi 'okullar olmasa şu milli eğitim bakanlığı negüzel yönetilir' halk olmasa şu yozgat negüzel olur değilmi saygılar sunuyorum
kürsat türkoğlu -- 01.07.2009 11:29
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
7
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00