BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 14.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
177
Dün
:
4633
Toplam
:
14841102
Diaolog Kadim DOĞAN
Çocukluğumun şehri ve Basın Müzesi
yozgatgazetesi@yahoo.com
Seçimlerle ilgili bir şey yazmak istemiyorum. Yozgat’ta milletvekili olan bütün arkadaşları tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Birkaç satırla seçimden bahsetmek gerekiyorsa yarım asırda yaşadığım en ilginç seçim. Her ne kadar baskın seçim dense de dilerim bundan sonraki seçimler hep böyle kısa zaman içinde yapılır.
Gördüğüm yerlerde diğer seçimlere göre ses kirliliği yok gibi. Afiş, pankart, naylon poşet kirliği sıfıra yakın durumda. Sakin bir seçim süreci devam ediyor. Dilerim seçimleri sonucu da böyle devam eder.
* * *
Yozgat ile ilgili 2014 yılından beri beklediğimiz Yozgat Belediyesi Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi çalışmalarında olumlu bir gelişme olmadı.
Önceki Belediye Başkanı Yusuf Başer zamanında başlayan ve belediye meclisinden kararı çıkarılan hatta yapılacak yeri belli olan basın müzesi çalışmaları yeni başkan ki dönemi bitmek olan sayın Kazım Aslan tarafından bir türlü hayata geçirilemedi.
Ben Yozgatlı biri olarak Sayın belediye başkanımıza soruyorum. Neden basın müzesi yapılmasını engellediniz. Yozgat’ın bundan kazancı nedir? Hatta belediye başkanı olarak sizin kazancınız nedir merak ediyorum.
Osmanlıda ilk Türkçe gazete çıkaran Çapanzade Agah Efendinin memleketi olması sebebiyle basın müzesi en çok Yozgat’a yakışırdır diye düşünüyorum.
Bunca yazan çizen güzel insanın olduğu memlekette güzel ve zengin arşiv oluşurdu, ileriki kuşaklar bu arşivden yararlanırlardı.
* * * * * *
‘’İnsan iki şeyi hayatı boyunca unutmazmış. Bir annesini yüzünü bir de şehrinin yüzünü.’’ Gerçekten de öyle. Bundan 52 yıl önce annemi kaybettim. 4 yaşında bir çocuktum. Son kez göreyim diye uykundan uyandırılıp annemin elini öptürdüler. O sahneyi ve annemin yüzünü 52 yıldır hiç unutmadım. Ve öptüğüm eldeki soğukluk geldiğince hala üşürüm… Nur içinde yat sevgili annem.
İnsan kendi şehri de unutulmazlar arasındadır. Ne kadar değişse bile hep o eski evler o eski sokaklar akılda kalır.
Kent ile insan bir bütündür aslında çocukluk ve ilk gençlik yıllarının geçtiği kent ile diğer kentler hep farklıdır. Hep en güzel kendi kentindir.
Biz gençliğimizde Sorgun’a eski adıyla Köhne’ye “Küçük Paris” derdik. Paris’i de bildiğimiz için değil de televizyondan duyduğumuz kadarıyla dünyanın en güzel şehri kabul ederdik ve Sorgun’u ona eş tutardık.
İlk kavgalarımızın şehri, ilk aşklarımızın şehri, ilk umutlarımızın şehri, ilk hayallerimizin şehri... İnsana dair her şeyin ilklerini yaşadığımız şehir seni unutmak mümkün mü?
Şimdi çok çeşitli nedenlerle başka yerde yaşasak bile rüyalarımızı sende görüyoruz. Sende güzel bir şey olunca seviniyoruz kötü bir şey olursa üzülüyoruz.
Sanki çocukluğumuzun şehri senin yüzünü hiç unutmadım. Hiçte unutmayacağım çünkü en kıymetlim annem sende emanet.
Hayat gailesi savurdu hepimizi bir tarafa koştuk, koşturduk. Zengin olduk, yoksul düştük. Mal mülk, para pul hepsi yalan dönüp geriye bakınca değerli olan bir eş, iki kız bir de yarısından fazlası yaşanmış bir ömür. Çok şükür buna da çok şükür!
Herkesin Ramazan Bayramını kutluyorum. Seçimlerin ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Herkese selam
Yozgat’a HASRET.

13.06.218

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat’tan gitmek isteyenlere öğütler
Değerli dost, bilesinki bu yazınla içimi sızlattın.Yazındaki şu paragraf babamın memuriyeti dolayısıyle başlayan ve bu güne kadar süren gurbet hayatımın bir fotoğrafı olmuş. Diyorsunki "Benim gibi yaş elliyi geçmişşe daha zor oluyor başka yerde yaşamak. Çünkü yaşanmış elli yılı sıfırlıyorsun, yeniden başlıyorsun yaşamaya. İnsansın, gittiğin yerde yeni ilişkiler geliştiriyorsun yeni arkadaşların oluyor ama bu arkadaşlıkların geçmişi yok. Sohbet ediyorsun yüzeysel kalıyor. Çünkü derinliği yok, yaşanmışlığı yok. Ağız dolusu gülemiyorsun hiç bir zaman ya da adam akıllı üzülemiyorsun, ağız dolusu küfür etmeyi unut gitsin." Evet aynen böyle oluyor insan. Eline,yüreğine sağlık. Sağlıkla kal inşallah.Selam ve sevgiler İstanbul'dan.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 18.10.2013 18:38
Gezi – Yorum
SELAM Kadimbey yazınızı okuyorum ve yazınızı okumaktan zevk alıyorum teşekürler okutnlara ve okuyanlara. selamlar.
mahmut erdem -- 13.08.2013 10:27
Değirmen
YAZINIZ AYLARDIR DEĞİŞMİYOR,ÜLKENİN HER BYERİNDE EYLEMLER VAR BU SESİZLİK NİYE,HALA 12 EYLÜL KORKUSUMU YAŞIYORSUNUZ.KADİM BEY SİZİNDE BU EYLEMLERLE İLGİLİ SÖYLEYECEK SÖZÜNÜZ OLMALI,SİZ YAZMASSANIZ YOZGATTA KİM YAZACAK Kİ,SİZİ ÖNEMSİYORUZ YOZGAT BASININDA FARKLI TEK SESTE OLSANIZ BİZE YETER. SOL YANINIZDAKİ KIPIRTIYI DİNLEYİN VE YAZIN
can kılıç -- 04.06.2013 14:12
Değirmen
Abiciğim Boğazlıyan Cavlak'ın sıcak suyu senelerdir boşuna akıp giderken, Saraykent hamamı yıkılıp tarihe karışmışken, Sarıkaya suları bakımsızlıktan çürürken, Sorgun Bedirbaba, Lokman hekim ayakta kalma mücadelesi verirken, Yozgat merkez taşocağında olmayan sıcak suyu aramaya ödenek harcamak...
Serhat hocamı ve Uğur Köseoğlunu rahmetle anıyorum.
MÜHENDİS -- 06.05.2013 11:20
Değirmen
sadece gazete mi bedeva,artık her şey bedeva,kömür bedava,aş evleri bedava içi erzak dolu fileler bedeva,elektirik kaçak su bedeva hava bedeva kadınları dövmek bedeva,sokakları kirletmek bedeva başkanım artık her şey bedeva tabi bir gün fatura çıkar bu halka ozaman ne olur bilemiyorum,yozgat gazetesinin 40.yılını kutluyorum o hakan kiracı ve çalışanlarını tebrik ediyorum.
süheyla kara -- 22.03.2013 17:49
Değirmen
birdeyim vardır kedi emeginin farkına varan kadın komşusuna ,kendi getirdigim tuzu vermem ama kocamıngetirdiğinede karışmam ,evet hocam biz o emekle halyoluna konan bir kıymetin değerini kolay bilmiyoruz saygılar
mahmut erdem -- 12.03.2013 09:02
Değirmen
evet yozgatta toplumun bir kısmı yozgat gazetesinin farkında olmayabilir.ama okuma yazması olan bizler dikkatle hepinizin yazılarını zevkle okuyoruz.aydınlanıyoruz.ama ışıgınız ara sıra geliyor.devamlı olsun isteriz.
çağdaş -- 09.03.2013 11:28
CHP ve idam‏
Kıralın üzerinde elbise yok demeye yüreği yetmeyenler başkalarının üzerindeki elbiseyi eleştirecek sözü boş boğazdan sallıyor.Bir ülkenin yönetimi için akademik eğitime değil, güçlü bir yürek gerekir.
Ahmet -- 14.12.2012 16:22
CHP ve idam‏
Mevlana Hz.leri şöyle diyor."Dostundan gelen ihanet, düşmanından gelen merhamet" Galiba Kadim bey merhamet göstererek ihanet edenleri yıkmaya çalışıyor.
sayha -- 14.12.2012 02:59
CHP ve idam‏
Sayın yazar; yazınızı okudum. Üzerinde bir hayli düşündüm. Elbetteki idam, kimse için istenilecek bir karar değil.Ancak vatan hainleri için, çocuk katilleri için, sübyancılar için uygulanacak başka ceza ne olabilir? Bikaç yıl hapis yatıp, pis leşlerini devletin sırtına yükleyip, sonra yine aynı pislikleri yapmak için hayatlarını iadame ettirmelerine imkan sağlamak sosyal demokratlık mı oluyor.Apo asılmış olsaydı dağda terörüst diye kimse kalmayacaktı.Bir pislik; insan haklarına veya kanunlara dayanarak ortadan kaldıralamadığı için nice mehmetcikler toprak oldu. Anaların yüreği kavruldu.Halâ günde kaç şehit verildiği belli değil.Suçlu suçundan pişman olur. suç işlemeye meyilli bir hastalığı varsa tedavi olur. Verilen cezalarda elbbetteki caydırıcılık içindir.Hem caymayan, hem tedavisi olmayan için geberene kadar beslemek mi gerekir?Şimdiki vatan hainleri konfor ve lüks içinde yaşıyor, hala anaların yürekleri yanıyor.Sizin sosyal demokrat anlayışınız bumudur? Alttaki yoruma gelince; AKP nin içinde nice solcular var.Solcularında belli tek özelliği, hangi parti iktidardaysa hemen o partiye kayarlar.Ben solcuyum diyen vatandaş davasının arkasında olsaydı bu gün CHP bu durumda olmazdı.İnsan davasına tam inanmayınca inanç zayıflığı hasıl oluyor bu nedenlede çıkar peşinde koşuluyor.

Siz olgun bir yazar ve siyasetçisiniz. İnsanların düşüncelerini eleştirebilirsiniz fakat kapasiteleri hakkında yorumlarınız size yakışmamış.Lider yanlış düşünsede, haklı gibi pohpohlamaya bu millet alıştığı için size ters gelmiş olabilir.Demekki lideriylede ters düşebilecek babyiğitler hala bu ülkede var. Sizi ve yukardaki ad geçen şahsı tanımıyorum ama yazılarınızı okuyorum. Selametle kalınız.
SUZAN -- 08.12.2012 19:32
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
2
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00