BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
201
Dün
:
4633
Toplam
:
14475564
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Kudüs mes’elesi
yozgatgazetesi@yahoo.com
Yeni bir yıla girerken,bitip giden yılla ilgili muhasebenin yanında o yılın önemli olayları da zikredilerek kayda geçirilir.Yıl içinde yaşanan olayların önemi kişiler,halklar,ülkeler,milletler açısından tartışılır olsada mutlaka o olaylardan biri öne çıkar ve dünya kamuoyunu daha çok meşgul eder.
2017 yılının dünya da öne çıkan olayı,şüphesiz Kudüs'ün ABD tarafından İsrail'in başkenti olarak ilan edilmesi ve ABD'nin büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacağını dünyaya duyurmasıdır.
Dünya ülkelerinin Birleşmiş Milletlere üye olması,BM kararlarının şöyle veya böyle bütün üye ülkeleri bağlaması,ABD'nin tek yanlı ve 'ben yaparsam olur' kibriyle aldığı kararın BM genel kuruluna taşınması neticesi, Kudüs dünyanın en önemli olayı haline geldi.Bu vesileyle sadece müslümanların değil, yahudiliğin olduğu gibi hıristiyanlığın da kutsal mekanı sayılan Kudüs, halkı hırıstiyan olan ülkelerin de doğu Asya'daki diğer dinlere (Çin ve Japonya gibi) mensup ülkelerinde gündemine oturdu.
ABD temsilcisinin BM genel kurulunda tehditler savurmasına karşılık 129 üye ülke ABD'nin bu kararına HAYIR dedi.
Dünya imparatorluğu açısından belki de bu HAYIR, ABD için sonun başlangıcıdır.Her neyse yaşayan zaten görecek.
Bu olay bana ittihatçıların Osmanlı sultanına CİHAT ilan ettirmelerini çağrıştırdı.Sultan ıı.Abdulhamid'in karşı çıkmasına rağmen onu Osmanlı tahtından indirip yeni sultana CİHAT ilan ettiren ittihatçılar, büyük bir hayal kırıklığı ile gördüler ki; Arap alemi başta olmak üzere (Kuzey Afrika'da Sunusi'ler hariç) dünyadaki hiç bir müslüman ülke veya halk, İslamın Halifesi'nin ilan ettiği CİHAT'a ne itibar ne de iştirak ediyor.Ve Osmanlı'nın malum sonu! Dünyanın itirazına rağmen ABD'nin mahalle pardon dünya kabadayılığı devam ediyor. Bakalım sonu nereye varacak? Sonu gelmeyen imparatorluk da kalmadı dünyada.
Osmanlı yönetiminde bölgede 400 yıl huzur içinde yaşayan üç semavi dinin mensupları, Filistin ve Kudüs'ün Osmanlı'dan koparılıp İngiliz idaresine verildiği günden beri huzursuz ve birbirini boğazlıyor.
Türkiye Cumhuriyeti'nin müslüman vatandaşı yanıbaşındaki müslüman komşusunu değil, 'din kardeşi' diye Arap müslümanı daha çok sevince; "Araplar bize bir şey yapmadı ki, o toprakları biz kendimiz terkettik." yalanları ile kendi milletine yıllarca akla sığmayacak iftiralar ettiler.
Bu teraneler bana hep, küçükken kardeşimin beceremediği yalanı hatırlatır.Ben 12, kardeşim 5 yaşında.Küçük kardeşimin,"karnım ağrıyor" bahanesiyle mızmızlanması dinmek bilmeyince, babaannemiz onu diğer odaya götürüp çay içiriyor.O tarihlerde çocuğun çay içmesi büyük ikramiye.Fakat sıkı sıkı da tembih ediyor."sakın çay içtiğini söyleme." kardeşim önde, baba anne arkada yanımıza gelir gelmez, kardeşim arsızca "biz çay içmedik ki." deyiverdi.
Yaşanmış bir olay yaşanmamış gibi bundan daha güzel nasıl anlatılır?
İsterseniz,çocuksu bir dürüstlükle tarihi hafızamızı, yeniden yoklamaya çalışalım.
Arap yarımadasında Osmanlı'ya karşı ilk isyanı, bugünkü Suudi'lerin dedeleri başlatmadı ki! Kanal(süveyş) seferinde, İngiliz Lavrens'in İngiliz altınları ile satın aldığı Araplar Osmanlı'yı arkadan vurmadı ki! Filistin cephesinde Osmanlı askerini Araplar sırtından hançerlemedi ki! Bedevi Araplar, her yıl hac mevsimi öncesi Kabe'nin ihtiyaçlarını götüren Osmanlı kervanlarına(surre alayları) saldırmadılar ki! O saldırılarda öldürdükleri Osmanlı askerlerinin karınlarını yarıp(altını saklamak için yutmuşlardır diye) altın aramadılar ki! Kıbrıs davamızda Arap dünyası(Libya hariç) bizi Yunan'a satmadı ki! İsrail tarafından öldürülen çocuklarına ağıtlar yaktığımız Gazze'nin hakimi Hamas'ın lideri, Türkiye'yi değil Mısır'ı kendine arabulucu tayin etmedi ki! Bunların hepsini tariten silemeyiz ama hafızamızdan sildik varsayalım!
Daha dün, BAE Dış işleri bakanı, Medine Müdafii kahraman Fahreddin paşamızı kutsal emanetleri çalan hırsız olarak ilan etmedi ki!!!
Görüldü ki, Kudüs özelinde ve ülkelerin çıkarları temelinde ABD'nin kararına müslüman da, hırıstiyan da, diğer dinlerin mensupları da karşı çıktılar.Demekki olay, sadece din-iman ve kutsallık olayı değil, dünyanın bugünkü konjonktürü ve enerji kaynaklarından dolayı orta Doğu'daki siyasi denge meselesi.
Kudüs vesilesiyle,yıllardır aklımı kurcalayan bir soruya, bu ülkenin Kudüs'ü kendisine mabet edinen müslümanları bir cevap verir sanırım!
Osmanlı ecdadımız,dünya müslümanlarının halifesi ve zamanının süper gücü olarak, Orta Çağ Avrupa'sının engizisyonundan müslümanları ve yahudileri kurtarmış, o zaman Osmanlı'nın kendi mülkü sayılan Kuzey Afrika,Mısır,Filistin,Selanik,İzmir ve İstanbul'a iskan etmiştir.Bu yüzden,bir zamanlar Selanik yahudi kenti olarak anılmıştır.
Keza 2.dünya harbinde nazi soykırımından kaçan Avrupa yahudileri genç Türkiye Cumhuriyeti'nin misafiri olmuşlardır.
Soru şu:"Avrupa hırıstiyanları bütün yahudileri ortadan kaldırmaya çalışırken,ecdadımız Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti onlara niye sahip çıktı?Onlar yahudilere sahip çıkmakla doğru yaptılarsa bugünkü yahudi düşmanlığı niye?Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti yahudilere sahip çıkıp korumakla yanlış yaptı ise bu Osmanlı tapınıcılığı niye? Cumhuriyetten intikam alırcasına devletin tepesinde tepinmek niye?
Din-iman-itikat,ifrat ve tefritde sınır tanımamazlığın sebebi olmamalı değil mi?
İsmail Hakkı Bursevi, Ruhu'l Beyan tefsirinde yüce pegamberimizin(s.a.v.)bir hadisinden bahseder.Kendisine soru soran bir sahabeye şöyle cevap verir:"sana zarar vermeyen ve seni huzursuz-rahatsız etmeyen yahudi komşun,sana zarar veren ve seni daima rahatsız ve huzursuz eden müslüman komşundan senin için daha hayırlıdır."
Filistin Kurtuluş örgütü'nün kurucu lideri Yaser Arafat'ın, "Osmanlı'dan sonra Ortadoğunun huzur bulmadığını" söylediği rivayet edilir.İş sadece Osmanlı ile kalsa tarihe mal eder geçeriz.
1970’li yıllarda, Filistin halkının yanında onun mücadelesine omuz veren sol görüşlü gençlerimiz El-Fetih kamplarında eğitilip, Filistinlilerle yan yana öldüler.Sanırım bir kısmının mezarı hala Filistin topraklarındadır.Çünkü sol görüşlerinden dolayı suçlu sayıldıkları için ülkeye dönememişlerdir.Gazzeli çocuklara ağıt yakanlar, bu çocuklar için 'vah' bile dememiştir.
O yıllarda,El-Fetih kamplarında ASALA militanlarının da eğitildiği yazıldı söylendi.Yanlış hatırlamıyorsam; bu ASALA militanları otuzbeş dış işleri mensubumuzu(Büyükelçi,Konsolos, elçilik görevlisi) Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde ve Amerika'da şehit ettiler.Bu katliamdan sonra, ASALA militanlarını kamplarında eğiten Filistin'e hep mesafeli durdum.Ve o yıllarda çok sevgili kardeşim merhum Ahmet Zeren'in YÖRE gazetesinde "sana artık acımıyorum Filistin" başlıklı bir yazı yazdım.
Filistin ve Kudüs'te yaşanan olaylar,insanlığa karşı işlenmiş suçlardır ve insana yapılan ZULÜM nerede olursa olsun iğrendiğim bir olaydır.Bunun ötesinde,Kudüs beni pekde ilgilendirmiyor.Ancak,kendini dünyanın hakimi sanan hegemonik güce de itirazım var.
İslam ülkelerini,gönüllü-gönülsüz katılımla toplayıp Doğu Kudüs'ü Filistin'in Başkenti ilan etmek, Batı Kudüs'ü İsrail'e alenen terk etmek değil mi?
Dileğim o ki;Kudüs,müslüman yöneticilerin seçim propagandalarına hamaset mezesi yapılarak saf ve samimi müslümanlar kandırılmasın,Filistin halkı bu hamaset rüzgarında yeni acılara sürüklenmesin.
Huzurlu bir dünya da bağımsız ve özgür yaşamak diliğiyle nice yıllara.

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Nasıl bir değişim bu
Sevgili Mehmet kardeşim.çok güzel konulara temas ediyosun.Başarılarının devamını dilerim..Arkadaşlara selamlar. Mehmet BEYAZ
Mehmet Beyaz -- 29.12.2011 15:04
Nasıl bir değişim bu
Yorumunuz
MUHTEREM BAŞKANIM GÜZEL İNSAN;
KALBİNİZE, YÜREĞİNİZE, GÖZLERİNİZE ELLERİNİZE SAĞLIK, BÜKÜLMEYEN EĞİLMEYEN KALEMŞÖRLÜĞÜNEZE GÖNÜLDEN TEŞEKKÜR EDER, SAYGILAR SUNARIM AMA BU YAZMIŞ OLDUKLARINIZA ANLAYACAKLAR FANATİKLEŞMİŞ ANLAMAZLAR HEP AT GÖZLÜKLE BAKMAYA ALIŞTIKLARI İÇİN, HEP UCUZUN PEŞİNDELER GERÇEKĞİN DEĞİL DÜN SİMSİYAH GÖRDÜKLERİNİ BU GÜN AK/BEYAZ GÖRMEKTELER DÜN KARŞI ÇIKTIKLARI BÜTÜN İLKELERİ BU GÜN SAVUNMAKTAN KENDİLERİNİ ALAMAMAKTALAR... ÇÜNKÜ BUNLARIN DERDİ BAŞKA ŞİMDİ TUTTURMUŞLAR FRANSA YAHU DAHA DÜNE KADAR ERMENİ, RUM, YUNAN, LİBYA, IRAK, AFGANİSTANDA OLANLARA BU ÜLKELERİN BAZILARINA SAVUNANLAR ŞİMDİ BAŞKASIYMIŞ GİBİ VALLAHİ SAYIN ESKİ BAŞBAKANIMIZ-CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN DEMİREL ÇOK DOĞRU İFA ETMİŞLER SANKİ BU GÜNLERİ GÖREREK; "dün dündür bu gün bu gündür." bu zihniyet aynı... DÜNÜ KARALAMA KONUSUNDA ÜZERLERİNE HİÇ UZMAN YOK... SELAMLAR SAYGILAR ÇOKTA YAZIPTA BAŞINIZI AĞIRTMAYAYIM... NE DİYEYİM MUHALEFETE SUS, BASINA SUS, GÖRSEL MEDYAYA SUS, KARŞI ÇIKANA SUS BUNDAN İYİDE DESPOTİZİM OLMAZ HERHALDE DÜNYADA... BAŞKA GÖRÜŞLERE TAHAMMÜLLERİ OLMAYANLAR... TAKIMI...
FETTAH TEMÜR -- 21.12.2011 09:26
Nasıl bir değişim bu
GERÇEK İSLAMA İNANANLARIN CUMHURİYETLE NE ALIP VEREMEDİĞİ VAR BEN ANLAMIŞ DEĞİLİM.ŞURA SURESİ 38 AYET "EY İNSANLAR BİRBİRİNİZLE İSTİŞARE YAPINIZ"DERKEN DEMOKRASİYİ CUMHURİYETİ İŞARET ETMİYORMU...TOTALİTER REJİMLERİ GÖRÜYORUZ İSLAM ADINA HALKINA KURSUN SIKAN REJİMLER TEK TEK DÜŞÜYOR.LAĞAM ÇUKURLARINDAN FAYDA BEKLİYORLAR...DEMOKRASİLERDEN KORKANLAR CUMHURİYETTEN ÇEKİNENLER.İSLAMA İNSANLIĞA İNANMAYAN SAHTEKARLARDIR.
AĞBİCİĞİM YAZINI YÜREKTEN ONAYLIYORUM..YÜREĞİNE KALEMİNE SAĞLIK....DESBOT YÖNETİMLER ER GEÇ HELAK OLURLAR...SEN TASALANMA SAYGILAR
AHMET -- 18.11.2011 15:17
Nasıl bir değişim bu
Saygıdeğer Mehmet abimizin yazısını duygulanarak okudum ve aynen Sarıkayadaki vatandaşlarında okuması için gazetemde yayınlayacağım.Anlayana nasihat.anlamayana tokat gibi bir yazı,yüreğine sağlık.
Bahri tek -- 11.11.2011 14:34
Ecdat siyaseti
Değerli Kardeşim
Yazılarını çok beğenerek okuyorum o kadar dalmışım ki ne diyeceğimi ve yazacaklarımı toparlayamadım. Bir çok kişi genellikle kendi siyasi görüşünde yazan, konuşan birisi olursa yalanda, yanlışta ve hatta küfürde olsa alkış tutma gafletinde bulunuyorlar. Bunları yağ çekme veya zıt olsunda ne olursa olsun diye yapanlara söylenecek çok söz vardır elbette, ama gerçek değişmezki.

Yazınız daki yansıtmış olduğunuz bir gerçek beni çok duygulandırdı. Cumhuriyeti ilan edenler atamız değil mi? Seksen sekiz yıl olmuş bir türlü kabüllenemeyen gafiller diyeceğim söyleyecek bir şey bulamıyorum, esasen çok şey söylenir ama adaba aykırı davranmak uygun olmaz kanaatındayım. Saygı ve selamlarımı gönderir; önümüzdeki bayramınızın kutlu ve mutlu olması dileklerimle.
Nezih KÖKSAL
Nezih KÖKSAL -- 30.10.2011 17:05
Ecdat siyaseti
Muhterem hocam a İstanbul dan hürmetle selamlarımı sunarım,kalemlerimizden muddei umuma yararlı ve faydalı yazılarınızın devamını bekliyoruz.Allah a emanet olun.
Abdülhamit aydın -- 05.10.2011 11:28
Ecdat siyaseti
Değerli Mehmet beyciğim,Ecdat siyaseti başlıklı makalenizi bayram da Yozgat'ta iken okumuştum.O kadar hoşuma gittiki.İstanbula döndüğümde de İnternette Yozgat Gazetesine her göz attığımda bir kere daha okudum.Okurkende bu yazıya nasıl bir teşekkür yazısı yazabilirim acaba diye düşündüm,bulamadım.Bu makaleniz,tarihimizi bilmeyen öğrenmeye de istekli olmayan ama her konuda olduğu gibi Osmanlı Padişahları ile Cumhuriyeti kuran ecdadımız konusunda da cahilce fikir beyan edenlere güzel bir ders yazısı olmuş.Ben bir lise veya üniversite hocası olsam bu yaznızı çoğaltıp talebelerime verirdim. Bir yazıyı okurken hep bu yazıda can alıcı,dikkat çekici cümle veya paragraf hangisidir diye dikkat ederim.Yazınızın her paragrafı,her cümlesi kendi başına bir değer ifade ediyor ve tarihi gerçekleri tasdik ediyor.Bu güzel yazınızı ikiz torunlarım için itina ile kopyalayıp dosyama koydum.En içten teşekkürlerimle saygı ve selamlarımı sunuyorum.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 12.09.2011 20:15
Ecdat siyaseti
bayraminiz kutlu olsun agabeycigim
HALIT YAGIZ -- 30.08.2011 19:44
Atışa devam
hormetde kusur etmedigimiz,saygidigimiz sevdigimiz abimiz sayin mehhmet sanali yurekden taaaa 3500km yerden taaa ispanyadan alicante sehrinden tebriklerimi sunuyorum,iste gercek,iste realite bu kardesim,sizin herzaman aydinlatci fikirlerinize her gorusten insanimizin ihtiyac hep vardir var olacaktir,kaleminize ,elinize saglik daha siklikla yazarsaniz cok memmun oluruz,bunuda gazete yonetimi dikkate almalidir diyor hepinize saglik sihat,esenlikler diliyorum,yozgat ve sarikayama selamlar diyor saygilar sunuyorum
murat ertugrul -- 25.11.2010 15:25
Tavsiye Mektubu
Değerli Büyüğümüz ne güzel yazmışsınız elinize sağlık Gerçekten ders çıkarılacak bir yazı.Yanlız sizin bu güzel yazılarınızı daha sık okumak isteriz Bursa dan selamlar..
Erol Ardahanlıoğlu -- 17.10.2010 23:49
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
4
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00