BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
236
Dün
:
4633
Toplam
:
14862816
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Gelen bir gün gider
yozgatgazetesi@yahoo.com
Kâinattaki her şeyi zıddı ile birlikte çift olarak yaratan yüce yaratıcı 'geliş'in karşısında 'gidiş'i de yaratandır.
Bu minval üzere iktidara gelenler de bir gün gidecektir.
Bu,her şeye 'vade' koyan yüce yaradanın değişmez ve değiştirilemez kanunudur.
İktidara bir şekilde (verasetle, darbeyle, diktatörlükle veya seçimle) gelenler geldikleri gibi giderler.
Dünya ve ülke siyaseti; iktidara gelip gidenlerin,iktidardan gidip yeniden gelemeyenlerin,iktidardan gittikten sonra yeniden gelebilenlerin,iktidara bir defa geldikten sonra gitmemek için direnenlerin örnekleri ve kimi acı akıbetleriyle doludur.
Dini, siyasetinin çıkış noktası sananların ve sayanların çok iyi bilmeleri gerektiği gibi;yüce yaradan, "emanetleri ehline verin" buyuruyor.
Bir kısım iktidar heveslileri,yaradanın bu açık emri hilafına 'ehil olmadıkları halde'iktidara gelebilirler.
Kendileri 'ehil' olmadıkları için iktidarlarını 'ehil' zannettikleri bir kısım cemaat mensupları ile paylaşabilirler.
Dinden başka sermayesi olmayan zevat halkı, dinin sahibi olan Allah(cc) ile aldatarak iktidara gelebilir.
Yasakları kaldıracağız deyip ülkeyi 'olağanüstü hal' ile açık hapishaneye dönüştürebilir.
Yoksulluğu bitireceğiz deyip daha çok yoksul yaratarak sadakaya muhtaç oy deposu haline getirebilir.
Yolsuzluğu ortadan kaldıracağız deyip yandaşları devlet hazinesinden zengin ederken muhalefeti yolsuzlukla suçlayabilir.
Adaleti hakim kılacağız diyerek toplumun yarısını 'hain,fetöcü,öteki' damgası ile damgalayabilir.
Kendilerini islamın ve ortadoğunun hamisi gibi görüp bütün dünyanın kendilerine karşı olduğu iddiası ile milletin ordusunu çıkmaz savaşlara sokabilir.
İşte bu ahval ve şerait içinde; geldikleri gibi gitmeyi içlerine sindirebilen ve milletin iradesine kayıtsız-şartsız, amasız-fakatsız boyun eğip köşesine çekilenler; iktidar olmayı demokrasi içinde ve demokratik şartlarde becerememiş olsalar da ülkeye hizmette samimi olduklarına hükmedilebilir.Yeter ki, iktidar dönemlerinin hesabını vermeyi göze alabilsinler.
Seçimle iktidara geldikten sonra, mevcut kurumların ve hukuki düzenin altını üstüne getirerek, iktidardan gitmemek için direnen, sürekli iktidarda kalabilmek için kanun üstüne kanun çıkaran o da yetmeyince olağanüstü hal ile kararname üstüne kararname çıkaranlar, bunu sadece bu milleti ve ülkeyi çok sevdikleri için mi isterler? Belki!!! Fakat sürekli iktidarda kalmayı istemenin başka sebepleri de olsa gerek!
Bir bilge kişi, "Güç ve iktidar insanı bozar.Mutlak güç ve mutlak iktidar mutlaka bozar." diyor.Söz, iktidar gücünün insanı nerelere sürükleyeceğinin veciz ifadesi değil mi?
Uzun süreli iktidarlar, istenmese de kirlilik biriktirirler. hele de denetim devletin bütün kurumlarında ortadan kaldırılarak, yolsuzluğa zemin hazırlanırsa,çıkar ilişkileri ayrık otu gibi bünyeyi sarar.
İktidar sahipleri, birikmiş suç ve kirlerin ortaya çıkmasından korktukları için iktidarı bırakmak istemezler.İktidardan maddi manevi çıkarı bulunanlar, çıkar ve ayrıcalıklarını kaybetmek istemiyecekleri için, her şeye rağmen iktidarın devam etmesini isterler.
İktidarda kalabilmek için yapılan baskı,zulüm,haksızlıklar, "milli irade böyle istiyor." denilerek halka yutturulmaya çalışılır.
Çıkar ve menfaat sahiplerinden sivil "Haccac" orduları kurulur.
Bir zamanların, 'Bizim Radyo'su gibi besleme medya ve yayın organları oluşturulur.
Maddi olarak satın alınamayan halkın, Hitler vari propoganda ile beyni yıkanır.
Oysa, dünyayı kana bulayan Mussolini ve Hitler'in seçimle iş başına geldikleri unutulur.
Mısır'ın devrik başkanı Mübarek'in,Tunus'un devrik başkanı Bin Ali'nin, Irak ve Libya'nın devrik başkanları Saddam ile Kaddafi'nin ve bizimkilerin çok istemesine rağmen bir türlü devrilemeyen Suriye devlet başkanı Esad'ın ülkelerindeki her seçimde oyların tamamına yakınını aldıkları hatırlatılmaz bile.
Unutulmamalıdır ki, İran devlet başkanı Şah Rıza'nın ve Romanya devlet Başkanı Çavuşesko'nun yıkılmaz sanılan iktidarlarını bir günde yerle bir eden sadece bir kadın çığlığıdır.
"YETER ARTIK YALAN
SÖYLÜYORSUN"
İktidarın ayakta kalmak için kamu kaynaklarını, 'reklam bedeli' adı altında hoyratça aktardığı besleme medya ve basın, gerçeklerden uzak ve sadece 'YALAN'ın yayılmasına vesile oluyor.
Yüce dinimiz, 'YALAN'ın ocaklar söndürdüğünü, aileleri, şehirleri, ülkeleri, toplumları mahvettiğini söylüyor olsa da, iktidar mensupları,hergün,her yerde, hiç bir mahcubiyet ve utanç duymadan, yüzleri kızarmadan, 'YALAN'I gerçek gibi iftiharla anlatıyorlar.
İktidarda kalabilmek için örümcek ipliğinden ittifaklara sarılanlar, ülkedeki ana muhalefeti kolayca zan altında bırakabilecekleri ittifaklara zorladılar.
Çok istemelerine rağmen ana muhalefet liderini aday yaptıramayınca hesap bozuldu.
Çok zorlamalarına rağmen ana muhalefet ile HDP ittifakını da oluşturamayınca hesap bir daha bozuldu.Üstüne üstlük, İYİ PARTİ ve SAADET PARTİSİ kendi Cumhur Başkanı adaylarını çıkarıp CHP,İYİ PARTİ,SAADET,DP ittifakı oluşunca iktidarın pusulası şaştı!
İktidardan düşme korkusu, son çare olarak seçim kanunları ile oynayıp her türlü hukuksuzluğu kanun haline getirmekte arandı.Seçim kanunları ile muhalefete tuzak üstüne tuzaklar kurmaya girişildi.Fakat,müslüman olmakla övünen ve dindarlıklarını muhalefetin sırtında kırbaç gibi kullanmayı marifet sanan iktidar mensuplarının unuttukları bir şey var!
Malum Ramazan ayını geride bıraktık.Mutadımız veçhile Kur'an'ı Arapça ve Türkçe olarak hatmetmeye çalıştık.Prof.Dr.Abdulkadir Şener, Prof.Dr.M.Cemal Sofuoğlu, Prof.Dr.Mustafa Yıldırım tarafından hazırlanan;"YÜCE KUR'AN ve Açıklamalı-Yorumlu meâli" isimli kitabın 142 ve 143. sahifelerinden noktasını virgülünü değiştirmeden aktarıyorum.
En'am suresi 123.âyet: İşte biz (Mekke'de olduğu gibi)her beldede günahkarlara da iktidar olma fırsatı tanırız. Sonuçta onlar(bu fırsatı kötüye kullanarak kendi emelleri uğruna) orada türlü türlü hilekârlık yaparlar,tuzaklar kurarlar.(sonuçta onlar bu fırsatı iktidarlarını devam ettirmek veya o konumdan güç alarak insanları hak ve hakikatten uzak tutmak için hile ve tuzaklar kurar,çaba sarf ederler.) Aslında onlar sadece kendilerine tuzak kurmaktadırlar,fakat bunun farkında değildirler.(kazdıkları kuyuya kendileri düşmektedirler.)
Birbirlerine söylenmedik söz, yapılmadık hakaret bırakmayanların iktidar da kalmak adına bir araya gelmelerine yüce kitabımız Kur'an ne diyor bakın!
En'am suresi 129.âyet: İşte(şeytanların bir kısım insanları saptırmasında olduğu gibi) Biz,zâlimleri yaptıkları kötü işlerde;bibirlerini ayartmada böyle dost yaparız.
Kur'an'ın bu muhteşem âyetleri üzerine başka söze gerek var mı?
Her yıl tekrar tekrar gelen Ramazan da Bayram da geldi ve gittiler.
Nice Ramazanlara ve Bayramlara birlik ve dirlikle.

BASIN MÜZESİ MESELESİ
Basın Müzesi meselesi
Yozgat'ın ve insanının tanıtımında büyük bir kültür hizmeti olacağına gönülden inandığım,'BASIN MÜZESİ'nin halen yapılamamış olması Yozgat için büyük eksikliktir.
Yok sayılan ve hangi bahane ile olursa olsun,yapımından vazgeçildiği algısı yaratılan bu eser için, yapılması konusunda alınan belediye meclisi kararının uygulamaya konulmaması en hafifinden 'görevi ihmal' suçunu içerir.Belediye Başkanı meclis kararlarını uygulamakla mükelleftir.
Bugün olmasa da ileride seçilecek başka bir başkan bu kararı uygulamaya koyabilir.
Müzeler,eskileri sergilemesi açısından tarihi olsa da, konusunda emeği ve hizmeti geçmiş insanlar için ölümsüzlük mekanlarıdır.
İnsan ister istemez şüpheye düşüyor!Bu önemli kültürel eserin ötelenmesinde; sergilenecek basın araçlarından çok, basın dünyasında ömür tüketmiş basın mensuplarının sergilenmesine, yaşayan muktedirlerin duyduğu kıskançlık ve haset mi dir?
Unutulmamalıdır!Bu yaşlı dünyaya nice Tiranlar, Diktatörler, Despotlar, Seçilmişler ve hatta İlah olduğunu ilan edenler geldiler ve gittiler!!!

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÜCRETLER
MEHMET SANAL BEY ÇOK GÜZEL BİR KONUYU ELE ALMIŞ ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. GERÇEKTEN BEN ŞUNU HEP MERAK ETMİŞİM DİR
MİLLETVEKİLİNİ SEÇEN HALK MİLLETVEKİLİNDEN ÇOKMU ZENGİN.
VEYA BİR BAĞKUR SSK EMEKLİSİ VEKİLİN ALDIĞI AYLIĞIN 10 DA 1 İNİ BİLE ALAMIYOR.ARADA UÇURUMLAR VAR! BİZİM SEÇTİĞİMİZ
VEKİLLER DEVLETİN HER İMKANINDAN FAYDALANIYOR DA EMEEKLİYE
ÇALIŞANA İNSAN GİBİ ONURLU BİR ŞEKİLDE YAŞAYACAĞI MAAŞINI
NEDEN VERMEK İSTEMİYORLAR.VEKİLLER ASGARİ ÜCRETLE GEÇİMİNİ TEMİN ETSELERDİ ACABA NE YAPARLARDI...
bayram -- 05.06.2012 13:51
ÜCRETLER
Bu hükümet ilk iş başına geçtiği yıllarda memur ve emekli maaşlarının enfilasyon oranında artacağını kayıt altına aldı. İlk yıllarda enfilasyon düşük olduğu için vadedildiği şekilde artırıldı. Son yıllarda enfilasyon artmasına rağmen düşük gösterilmeye çalışarak maaşların artışını düşürdü. Şimdi enfilasyon fırladı hala düşük gösteriliyor. Bir ev kadını pazara beşyıl önce 20 lirayla çıkabilirken şimdi 50 lirayla eli boş dönüyor. Enfilasyonu tencere kaynatana hesplatsalardı maliye bakanından daha çabuk hesabın içinden çıkardı. Hoş, hükümet artık enfilasyon oranına değip dokunmadan memur ve emeklisine % 4 artış veriyor. Bu artışı ikiye bölüyor. Hatta artış farklarını ve artışlarıda altı ay sonra maaşlara yansıtıyor.

Ben bir emekli olarak, maaşımın artırılmasınıda istemiyorum. Yeterki yavan ekmeğimizide elimizden almasınlar. Sayın başbakan, üç çocuk tavsiye ediyor fakat, dünyaya getirilmiş olan çocukları, gençleri hangi garati, hangi güvence altına alıyor? Sağlık sigortası adı altında işsiz gençlere ayda en az 35 lira yük yükledi. Bu yük gençlere değil; emekli, gariban evladına iş, aş bulamayan ailelerin sırtına yüklendi. Zenginin okulu paralı, iş kurma hayali zaten çantada keklik. Sağlık sigortasıyla ne işi olacak.

Diğer taraftan kaçak elektirik paraları dürst vatandaşa yükleniyor. Su parasına katı atık adı altında 8 lira zam ekleniyor.

Maaşlarda henüz zam göremedik fakat, faturalarda öyle çok eklemeler, ödemeler görüyoruzki!

Milletin oyunu alarak, millet vekili seçilenler, meclise bakan olarak koltuk işgal edenler bu milletin karşısında bu kadar maaşa imza atıp ceplerine indirirken, bu milletin nasıl geçindiğini, nasıl yaşadığını düşünüyorlar mı acaba? Gece başlarını yastığa koyunca vicdanları azıcık sızlıyor mu?

İnşallah merhamet ve vicdan sahibidirler.

Bu hükümet böyle olursa, başka hükümet nasıl olurdu? Allah korusun!
suzan -- 04.06.2012 23:47
KORUMA KANUNU GÖLGESİNDE İSTİSMAR
Uzun olmasına rağmen her kelimesi dikkatle okunup konu üzerinde düşünülmesi gereken emek verilerek yazılmış bir yazı.

Halkının hakkını korumaktan aciz yaratıkların Hakkın Rahmetine kavuşmuş liderleri ve Allahın seçtiği koruduğu kulunu koruma cürretini göstemeye çalışması cehaletinin göstergesidir.

suzan -- 14.05.2012 23:32
KORUMA KANUNU GÖLGESİNDE İSTİSMAR
hocam,mükemmel bir analiz yapmışsınız.tebrik ve teşekkürler..
fulya -- 08.05.2012 09:25
KORUMA KANUNU GÖLGESİNDE İSTİSMAR
sayın yazar bu son yazınız cok ciddi bir araştırma sonucu hazırlanmış..yorumunuza katılmamak mümkün değil.doğru görüşlere hep saygı duymak gerekir ama ben şahsen sizin yazılarınızı takdirle de okuyorum.iyi günler..
lale -- 22.04.2012 16:03
AYET Mİ? HADİS Mİ?
Bravo,bravo,alkış,alkış.Bu kadar açık,bu kadar duru,bu kadar aydınlık bir anlatım ancak sizin kaleminizden çıkardı.Teşekkürler Mehmet beyciğim.İstanbuldan selam ve saygılar.
Abdülkadir Çapanoğlu -- 20.04.2012 14:10
Vasiyet
Yazılarınızı oldukca dolu ve sürükleyici buluyorum ve bu sebeple sürekli okuyorum.Kaleminize uzun ömürler diliyorum.Saygılarımla..
lütfi -- 16.04.2012 08:20
Vasiyet
Nereden başlasam diye karar veremedim ama önce bu şekildeki yazınızı tebrik etmemek çok bencillik olur. Sizin düşünceleriniz ve yazmış olduğunuz yazılar daima bana ortaokul da yan yana oturduğumuz rahmetli Necip ALTINOK'u hatırlatmaktadır. Bazı düşünceler ve çapraşık görüşler bu değerli kardeşimize kıymışlar ve şehit etmişlerdir.

Kardeşim lütfen bağışlayın sizi tekrar tebrik eder başarılarınızın devamını dilerken saygı ve selamlarımı sunarım. Nezih KÖKSAL
Nezih KÖKSAL -- 10.04.2012 21:18
Vasiyet
Yazılarınızdan anlıyorum ki,oldukca kültürlü ve birikimlisiniz.üslubunuz da oldukca hoş..Bu köşeden daha sık yazabilirseniz çok sevineceğim.başarı dileklerimle..
Ayla -- 09.04.2012 09:32
Vasiyet
Değerli Mehmet Beyciğim.Gözlerim yaşararak okuduğum bu makalenizi bende torunlarıma miras bırakmak için kopyaladım dosyama koydum.Yüreğinize sağlık der, İstanbuldan sevgi ve selamlarımı sunarım..
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 04.04.2012 23:37
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00