BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
197
Dün
:
4633
Toplam
:
14106347
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Gelen bir gün gider
yozgatgazetesi@yahoo.com
Kâinattaki her şeyi zıddı ile birlikte çift olarak yaratan yüce yaratıcı 'geliş'in karşısında 'gidiş'i de yaratandır.
Bu minval üzere iktidara gelenler de bir gün gidecektir.
Bu,her şeye 'vade' koyan yüce yaradanın değişmez ve değiştirilemez kanunudur.
İktidara bir şekilde (verasetle, darbeyle, diktatörlükle veya seçimle) gelenler geldikleri gibi giderler.
Dünya ve ülke siyaseti; iktidara gelip gidenlerin,iktidardan gidip yeniden gelemeyenlerin,iktidardan gittikten sonra yeniden gelebilenlerin,iktidara bir defa geldikten sonra gitmemek için direnenlerin örnekleri ve kimi acı akıbetleriyle doludur.
Dini, siyasetinin çıkış noktası sananların ve sayanların çok iyi bilmeleri gerektiği gibi;yüce yaradan, "emanetleri ehline verin" buyuruyor.
Bir kısım iktidar heveslileri,yaradanın bu açık emri hilafına 'ehil olmadıkları halde'iktidara gelebilirler.
Kendileri 'ehil' olmadıkları için iktidarlarını 'ehil' zannettikleri bir kısım cemaat mensupları ile paylaşabilirler.
Dinden başka sermayesi olmayan zevat halkı, dinin sahibi olan Allah(cc) ile aldatarak iktidara gelebilir.
Yasakları kaldıracağız deyip ülkeyi 'olağanüstü hal' ile açık hapishaneye dönüştürebilir.
Yoksulluğu bitireceğiz deyip daha çok yoksul yaratarak sadakaya muhtaç oy deposu haline getirebilir.
Yolsuzluğu ortadan kaldıracağız deyip yandaşları devlet hazinesinden zengin ederken muhalefeti yolsuzlukla suçlayabilir.
Adaleti hakim kılacağız diyerek toplumun yarısını 'hain,fetöcü,öteki' damgası ile damgalayabilir.
Kendilerini islamın ve ortadoğunun hamisi gibi görüp bütün dünyanın kendilerine karşı olduğu iddiası ile milletin ordusunu çıkmaz savaşlara sokabilir.
İşte bu ahval ve şerait içinde; geldikleri gibi gitmeyi içlerine sindirebilen ve milletin iradesine kayıtsız-şartsız, amasız-fakatsız boyun eğip köşesine çekilenler; iktidar olmayı demokrasi içinde ve demokratik şartlarde becerememiş olsalar da ülkeye hizmette samimi olduklarına hükmedilebilir.Yeter ki, iktidar dönemlerinin hesabını vermeyi göze alabilsinler.
Seçimle iktidara geldikten sonra, mevcut kurumların ve hukuki düzenin altını üstüne getirerek, iktidardan gitmemek için direnen, sürekli iktidarda kalabilmek için kanun üstüne kanun çıkaran o da yetmeyince olağanüstü hal ile kararname üstüne kararname çıkaranlar, bunu sadece bu milleti ve ülkeyi çok sevdikleri için mi isterler? Belki!!! Fakat sürekli iktidarda kalmayı istemenin başka sebepleri de olsa gerek!
Bir bilge kişi, "Güç ve iktidar insanı bozar.Mutlak güç ve mutlak iktidar mutlaka bozar." diyor.Söz, iktidar gücünün insanı nerelere sürükleyeceğinin veciz ifadesi değil mi?
Uzun süreli iktidarlar, istenmese de kirlilik biriktirirler. hele de denetim devletin bütün kurumlarında ortadan kaldırılarak, yolsuzluğa zemin hazırlanırsa,çıkar ilişkileri ayrık otu gibi bünyeyi sarar.
İktidar sahipleri, birikmiş suç ve kirlerin ortaya çıkmasından korktukları için iktidarı bırakmak istemezler.İktidardan maddi manevi çıkarı bulunanlar, çıkar ve ayrıcalıklarını kaybetmek istemiyecekleri için, her şeye rağmen iktidarın devam etmesini isterler.
İktidarda kalabilmek için yapılan baskı,zulüm,haksızlıklar, "milli irade böyle istiyor." denilerek halka yutturulmaya çalışılır.
Çıkar ve menfaat sahiplerinden sivil "Haccac" orduları kurulur.
Bir zamanların, 'Bizim Radyo'su gibi besleme medya ve yayın organları oluşturulur.
Maddi olarak satın alınamayan halkın, Hitler vari propoganda ile beyni yıkanır.
Oysa, dünyayı kana bulayan Mussolini ve Hitler'in seçimle iş başına geldikleri unutulur.
Mısır'ın devrik başkanı Mübarek'in,Tunus'un devrik başkanı Bin Ali'nin, Irak ve Libya'nın devrik başkanları Saddam ile Kaddafi'nin ve bizimkilerin çok istemesine rağmen bir türlü devrilemeyen Suriye devlet başkanı Esad'ın ülkelerindeki her seçimde oyların tamamına yakınını aldıkları hatırlatılmaz bile.
Unutulmamalıdır ki, İran devlet başkanı Şah Rıza'nın ve Romanya devlet Başkanı Çavuşesko'nun yıkılmaz sanılan iktidarlarını bir günde yerle bir eden sadece bir kadın çığlığıdır.
"YETER ARTIK YALAN
SÖYLÜYORSUN"
İktidarın ayakta kalmak için kamu kaynaklarını, 'reklam bedeli' adı altında hoyratça aktardığı besleme medya ve basın, gerçeklerden uzak ve sadece 'YALAN'ın yayılmasına vesile oluyor.
Yüce dinimiz, 'YALAN'ın ocaklar söndürdüğünü, aileleri, şehirleri, ülkeleri, toplumları mahvettiğini söylüyor olsa da, iktidar mensupları,hergün,her yerde, hiç bir mahcubiyet ve utanç duymadan, yüzleri kızarmadan, 'YALAN'I gerçek gibi iftiharla anlatıyorlar.
İktidarda kalabilmek için örümcek ipliğinden ittifaklara sarılanlar, ülkedeki ana muhalefeti kolayca zan altında bırakabilecekleri ittifaklara zorladılar.
Çok istemelerine rağmen ana muhalefet liderini aday yaptıramayınca hesap bozuldu.
Çok zorlamalarına rağmen ana muhalefet ile HDP ittifakını da oluşturamayınca hesap bir daha bozuldu.Üstüne üstlük, İYİ PARTİ ve SAADET PARTİSİ kendi Cumhur Başkanı adaylarını çıkarıp CHP,İYİ PARTİ,SAADET,DP ittifakı oluşunca iktidarın pusulası şaştı!
İktidardan düşme korkusu, son çare olarak seçim kanunları ile oynayıp her türlü hukuksuzluğu kanun haline getirmekte arandı.Seçim kanunları ile muhalefete tuzak üstüne tuzaklar kurmaya girişildi.Fakat,müslüman olmakla övünen ve dindarlıklarını muhalefetin sırtında kırbaç gibi kullanmayı marifet sanan iktidar mensuplarının unuttukları bir şey var!
Malum Ramazan ayını geride bıraktık.Mutadımız veçhile Kur'an'ı Arapça ve Türkçe olarak hatmetmeye çalıştık.Prof.Dr.Abdulkadir Şener, Prof.Dr.M.Cemal Sofuoğlu, Prof.Dr.Mustafa Yıldırım tarafından hazırlanan;"YÜCE KUR'AN ve Açıklamalı-Yorumlu meâli" isimli kitabın 142 ve 143. sahifelerinden noktasını virgülünü değiştirmeden aktarıyorum.
En'am suresi 123.âyet: İşte biz (Mekke'de olduğu gibi)her beldede günahkarlara da iktidar olma fırsatı tanırız. Sonuçta onlar(bu fırsatı kötüye kullanarak kendi emelleri uğruna) orada türlü türlü hilekârlık yaparlar,tuzaklar kurarlar.(sonuçta onlar bu fırsatı iktidarlarını devam ettirmek veya o konumdan güç alarak insanları hak ve hakikatten uzak tutmak için hile ve tuzaklar kurar,çaba sarf ederler.) Aslında onlar sadece kendilerine tuzak kurmaktadırlar,fakat bunun farkında değildirler.(kazdıkları kuyuya kendileri düşmektedirler.)
Birbirlerine söylenmedik söz, yapılmadık hakaret bırakmayanların iktidar da kalmak adına bir araya gelmelerine yüce kitabımız Kur'an ne diyor bakın!
En'am suresi 129.âyet: İşte(şeytanların bir kısım insanları saptırmasında olduğu gibi) Biz,zâlimleri yaptıkları kötü işlerde;bibirlerini ayartmada böyle dost yaparız.
Kur'an'ın bu muhteşem âyetleri üzerine başka söze gerek var mı?
Her yıl tekrar tekrar gelen Ramazan da Bayram da geldi ve gittiler.
Nice Ramazanlara ve Bayramlara birlik ve dirlikle.

BASIN MÜZESİ MESELESİ
Basın Müzesi meselesi
Yozgat'ın ve insanının tanıtımında büyük bir kültür hizmeti olacağına gönülden inandığım,'BASIN MÜZESİ'nin halen yapılamamış olması Yozgat için büyük eksikliktir.
Yok sayılan ve hangi bahane ile olursa olsun,yapımından vazgeçildiği algısı yaratılan bu eser için, yapılması konusunda alınan belediye meclisi kararının uygulamaya konulmaması en hafifinden 'görevi ihmal' suçunu içerir.Belediye Başkanı meclis kararlarını uygulamakla mükelleftir.
Bugün olmasa da ileride seçilecek başka bir başkan bu kararı uygulamaya koyabilir.
Müzeler,eskileri sergilemesi açısından tarihi olsa da, konusunda emeği ve hizmeti geçmiş insanlar için ölümsüzlük mekanlarıdır.
İnsan ister istemez şüpheye düşüyor!Bu önemli kültürel eserin ötelenmesinde; sergilenecek basın araçlarından çok, basın dünyasında ömür tüketmiş basın mensuplarının sergilenmesine, yaşayan muktedirlerin duyduğu kıskançlık ve haset mi dir?
Unutulmamalıdır!Bu yaşlı dünyaya nice Tiranlar, Diktatörler, Despotlar, Seçilmişler ve hatta İlah olduğunu ilan edenler geldiler ve gittiler!!!

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Nasıl bir değişim bu
Sevgili Mehmet kardeşim.çok güzel konulara temas ediyosun.Başarılarının devamını dilerim..Arkadaşlara selamlar. Mehmet BEYAZ
Mehmet Beyaz -- 29.12.2011 15:04
Nasıl bir değişim bu
Yorumunuz
MUHTEREM BAŞKANIM GÜZEL İNSAN;
KALBİNİZE, YÜREĞİNİZE, GÖZLERİNİZE ELLERİNİZE SAĞLIK, BÜKÜLMEYEN EĞİLMEYEN KALEMŞÖRLÜĞÜNEZE GÖNÜLDEN TEŞEKKÜR EDER, SAYGILAR SUNARIM AMA BU YAZMIŞ OLDUKLARINIZA ANLAYACAKLAR FANATİKLEŞMİŞ ANLAMAZLAR HEP AT GÖZLÜKLE BAKMAYA ALIŞTIKLARI İÇİN, HEP UCUZUN PEŞİNDELER GERÇEKĞİN DEĞİL DÜN SİMSİYAH GÖRDÜKLERİNİ BU GÜN AK/BEYAZ GÖRMEKTELER DÜN KARŞI ÇIKTIKLARI BÜTÜN İLKELERİ BU GÜN SAVUNMAKTAN KENDİLERİNİ ALAMAMAKTALAR... ÇÜNKÜ BUNLARIN DERDİ BAŞKA ŞİMDİ TUTTURMUŞLAR FRANSA YAHU DAHA DÜNE KADAR ERMENİ, RUM, YUNAN, LİBYA, IRAK, AFGANİSTANDA OLANLARA BU ÜLKELERİN BAZILARINA SAVUNANLAR ŞİMDİ BAŞKASIYMIŞ GİBİ VALLAHİ SAYIN ESKİ BAŞBAKANIMIZ-CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN DEMİREL ÇOK DOĞRU İFA ETMİŞLER SANKİ BU GÜNLERİ GÖREREK; "dün dündür bu gün bu gündür." bu zihniyet aynı... DÜNÜ KARALAMA KONUSUNDA ÜZERLERİNE HİÇ UZMAN YOK... SELAMLAR SAYGILAR ÇOKTA YAZIPTA BAŞINIZI AĞIRTMAYAYIM... NE DİYEYİM MUHALEFETE SUS, BASINA SUS, GÖRSEL MEDYAYA SUS, KARŞI ÇIKANA SUS BUNDAN İYİDE DESPOTİZİM OLMAZ HERHALDE DÜNYADA... BAŞKA GÖRÜŞLERE TAHAMMÜLLERİ OLMAYANLAR... TAKIMI...
FETTAH TEMÜR -- 21.12.2011 09:26
Nasıl bir değişim bu
GERÇEK İSLAMA İNANANLARIN CUMHURİYETLE NE ALIP VEREMEDİĞİ VAR BEN ANLAMIŞ DEĞİLİM.ŞURA SURESİ 38 AYET "EY İNSANLAR BİRBİRİNİZLE İSTİŞARE YAPINIZ"DERKEN DEMOKRASİYİ CUMHURİYETİ İŞARET ETMİYORMU...TOTALİTER REJİMLERİ GÖRÜYORUZ İSLAM ADINA HALKINA KURSUN SIKAN REJİMLER TEK TEK DÜŞÜYOR.LAĞAM ÇUKURLARINDAN FAYDA BEKLİYORLAR...DEMOKRASİLERDEN KORKANLAR CUMHURİYETTEN ÇEKİNENLER.İSLAMA İNSANLIĞA İNANMAYAN SAHTEKARLARDIR.
AĞBİCİĞİM YAZINI YÜREKTEN ONAYLIYORUM..YÜREĞİNE KALEMİNE SAĞLIK....DESBOT YÖNETİMLER ER GEÇ HELAK OLURLAR...SEN TASALANMA SAYGILAR
AHMET -- 18.11.2011 15:17
Nasıl bir değişim bu
Saygıdeğer Mehmet abimizin yazısını duygulanarak okudum ve aynen Sarıkayadaki vatandaşlarında okuması için gazetemde yayınlayacağım.Anlayana nasihat.anlamayana tokat gibi bir yazı,yüreğine sağlık.
Bahri tek -- 11.11.2011 14:34
Ecdat siyaseti
Değerli Kardeşim
Yazılarını çok beğenerek okuyorum o kadar dalmışım ki ne diyeceğimi ve yazacaklarımı toparlayamadım. Bir çok kişi genellikle kendi siyasi görüşünde yazan, konuşan birisi olursa yalanda, yanlışta ve hatta küfürde olsa alkış tutma gafletinde bulunuyorlar. Bunları yağ çekme veya zıt olsunda ne olursa olsun diye yapanlara söylenecek çok söz vardır elbette, ama gerçek değişmezki.

Yazınız daki yansıtmış olduğunuz bir gerçek beni çok duygulandırdı. Cumhuriyeti ilan edenler atamız değil mi? Seksen sekiz yıl olmuş bir türlü kabüllenemeyen gafiller diyeceğim söyleyecek bir şey bulamıyorum, esasen çok şey söylenir ama adaba aykırı davranmak uygun olmaz kanaatındayım. Saygı ve selamlarımı gönderir; önümüzdeki bayramınızın kutlu ve mutlu olması dileklerimle.
Nezih KÖKSAL
Nezih KÖKSAL -- 30.10.2011 17:05
Ecdat siyaseti
Muhterem hocam a İstanbul dan hürmetle selamlarımı sunarım,kalemlerimizden muddei umuma yararlı ve faydalı yazılarınızın devamını bekliyoruz.Allah a emanet olun.
Abdülhamit aydın -- 05.10.2011 11:28
Ecdat siyaseti
Değerli Mehmet beyciğim,Ecdat siyaseti başlıklı makalenizi bayram da Yozgat'ta iken okumuştum.O kadar hoşuma gittiki.İstanbula döndüğümde de İnternette Yozgat Gazetesine her göz attığımda bir kere daha okudum.Okurkende bu yazıya nasıl bir teşekkür yazısı yazabilirim acaba diye düşündüm,bulamadım.Bu makaleniz,tarihimizi bilmeyen öğrenmeye de istekli olmayan ama her konuda olduğu gibi Osmanlı Padişahları ile Cumhuriyeti kuran ecdadımız konusunda da cahilce fikir beyan edenlere güzel bir ders yazısı olmuş.Ben bir lise veya üniversite hocası olsam bu yaznızı çoğaltıp talebelerime verirdim. Bir yazıyı okurken hep bu yazıda can alıcı,dikkat çekici cümle veya paragraf hangisidir diye dikkat ederim.Yazınızın her paragrafı,her cümlesi kendi başına bir değer ifade ediyor ve tarihi gerçekleri tasdik ediyor.Bu güzel yazınızı ikiz torunlarım için itina ile kopyalayıp dosyama koydum.En içten teşekkürlerimle saygı ve selamlarımı sunuyorum.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 12.09.2011 20:15
Ecdat siyaseti
bayraminiz kutlu olsun agabeycigim
HALIT YAGIZ -- 30.08.2011 19:44
Atışa devam
hormetde kusur etmedigimiz,saygidigimiz sevdigimiz abimiz sayin mehhmet sanali yurekden taaaa 3500km yerden taaa ispanyadan alicante sehrinden tebriklerimi sunuyorum,iste gercek,iste realite bu kardesim,sizin herzaman aydinlatci fikirlerinize her gorusten insanimizin ihtiyac hep vardir var olacaktir,kaleminize ,elinize saglik daha siklikla yazarsaniz cok memmun oluruz,bunuda gazete yonetimi dikkate almalidir diyor hepinize saglik sihat,esenlikler diliyorum,yozgat ve sarikayama selamlar diyor saygilar sunuyorum
murat ertugrul -- 25.11.2010 15:25
Tavsiye Mektubu
Değerli Büyüğümüz ne güzel yazmışsınız elinize sağlık Gerçekten ders çıkarılacak bir yazı.Yanlız sizin bu güzel yazılarınızı daha sık okumak isteriz Bursa dan selamlar..
Erol Ardahanlıoğlu -- 17.10.2010 23:49
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
4
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00