BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
173
Dün
:
4633
Toplam
:
14862818
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Gelen bir gün gider
yozgatgazetesi@yahoo.com
Kâinattaki her şeyi zıddı ile birlikte çift olarak yaratan yüce yaratıcı 'geliş'in karşısında 'gidiş'i de yaratandır.
Bu minval üzere iktidara gelenler de bir gün gidecektir.
Bu,her şeye 'vade' koyan yüce yaradanın değişmez ve değiştirilemez kanunudur.
İktidara bir şekilde (verasetle, darbeyle, diktatörlükle veya seçimle) gelenler geldikleri gibi giderler.
Dünya ve ülke siyaseti; iktidara gelip gidenlerin,iktidardan gidip yeniden gelemeyenlerin,iktidardan gittikten sonra yeniden gelebilenlerin,iktidara bir defa geldikten sonra gitmemek için direnenlerin örnekleri ve kimi acı akıbetleriyle doludur.
Dini, siyasetinin çıkış noktası sananların ve sayanların çok iyi bilmeleri gerektiği gibi;yüce yaradan, "emanetleri ehline verin" buyuruyor.
Bir kısım iktidar heveslileri,yaradanın bu açık emri hilafına 'ehil olmadıkları halde'iktidara gelebilirler.
Kendileri 'ehil' olmadıkları için iktidarlarını 'ehil' zannettikleri bir kısım cemaat mensupları ile paylaşabilirler.
Dinden başka sermayesi olmayan zevat halkı, dinin sahibi olan Allah(cc) ile aldatarak iktidara gelebilir.
Yasakları kaldıracağız deyip ülkeyi 'olağanüstü hal' ile açık hapishaneye dönüştürebilir.
Yoksulluğu bitireceğiz deyip daha çok yoksul yaratarak sadakaya muhtaç oy deposu haline getirebilir.
Yolsuzluğu ortadan kaldıracağız deyip yandaşları devlet hazinesinden zengin ederken muhalefeti yolsuzlukla suçlayabilir.
Adaleti hakim kılacağız diyerek toplumun yarısını 'hain,fetöcü,öteki' damgası ile damgalayabilir.
Kendilerini islamın ve ortadoğunun hamisi gibi görüp bütün dünyanın kendilerine karşı olduğu iddiası ile milletin ordusunu çıkmaz savaşlara sokabilir.
İşte bu ahval ve şerait içinde; geldikleri gibi gitmeyi içlerine sindirebilen ve milletin iradesine kayıtsız-şartsız, amasız-fakatsız boyun eğip köşesine çekilenler; iktidar olmayı demokrasi içinde ve demokratik şartlarde becerememiş olsalar da ülkeye hizmette samimi olduklarına hükmedilebilir.Yeter ki, iktidar dönemlerinin hesabını vermeyi göze alabilsinler.
Seçimle iktidara geldikten sonra, mevcut kurumların ve hukuki düzenin altını üstüne getirerek, iktidardan gitmemek için direnen, sürekli iktidarda kalabilmek için kanun üstüne kanun çıkaran o da yetmeyince olağanüstü hal ile kararname üstüne kararname çıkaranlar, bunu sadece bu milleti ve ülkeyi çok sevdikleri için mi isterler? Belki!!! Fakat sürekli iktidarda kalmayı istemenin başka sebepleri de olsa gerek!
Bir bilge kişi, "Güç ve iktidar insanı bozar.Mutlak güç ve mutlak iktidar mutlaka bozar." diyor.Söz, iktidar gücünün insanı nerelere sürükleyeceğinin veciz ifadesi değil mi?
Uzun süreli iktidarlar, istenmese de kirlilik biriktirirler. hele de denetim devletin bütün kurumlarında ortadan kaldırılarak, yolsuzluğa zemin hazırlanırsa,çıkar ilişkileri ayrık otu gibi bünyeyi sarar.
İktidar sahipleri, birikmiş suç ve kirlerin ortaya çıkmasından korktukları için iktidarı bırakmak istemezler.İktidardan maddi manevi çıkarı bulunanlar, çıkar ve ayrıcalıklarını kaybetmek istemiyecekleri için, her şeye rağmen iktidarın devam etmesini isterler.
İktidarda kalabilmek için yapılan baskı,zulüm,haksızlıklar, "milli irade böyle istiyor." denilerek halka yutturulmaya çalışılır.
Çıkar ve menfaat sahiplerinden sivil "Haccac" orduları kurulur.
Bir zamanların, 'Bizim Radyo'su gibi besleme medya ve yayın organları oluşturulur.
Maddi olarak satın alınamayan halkın, Hitler vari propoganda ile beyni yıkanır.
Oysa, dünyayı kana bulayan Mussolini ve Hitler'in seçimle iş başına geldikleri unutulur.
Mısır'ın devrik başkanı Mübarek'in,Tunus'un devrik başkanı Bin Ali'nin, Irak ve Libya'nın devrik başkanları Saddam ile Kaddafi'nin ve bizimkilerin çok istemesine rağmen bir türlü devrilemeyen Suriye devlet başkanı Esad'ın ülkelerindeki her seçimde oyların tamamına yakınını aldıkları hatırlatılmaz bile.
Unutulmamalıdır ki, İran devlet başkanı Şah Rıza'nın ve Romanya devlet Başkanı Çavuşesko'nun yıkılmaz sanılan iktidarlarını bir günde yerle bir eden sadece bir kadın çığlığıdır.
"YETER ARTIK YALAN
SÖYLÜYORSUN"
İktidarın ayakta kalmak için kamu kaynaklarını, 'reklam bedeli' adı altında hoyratça aktardığı besleme medya ve basın, gerçeklerden uzak ve sadece 'YALAN'ın yayılmasına vesile oluyor.
Yüce dinimiz, 'YALAN'ın ocaklar söndürdüğünü, aileleri, şehirleri, ülkeleri, toplumları mahvettiğini söylüyor olsa da, iktidar mensupları,hergün,her yerde, hiç bir mahcubiyet ve utanç duymadan, yüzleri kızarmadan, 'YALAN'I gerçek gibi iftiharla anlatıyorlar.
İktidarda kalabilmek için örümcek ipliğinden ittifaklara sarılanlar, ülkedeki ana muhalefeti kolayca zan altında bırakabilecekleri ittifaklara zorladılar.
Çok istemelerine rağmen ana muhalefet liderini aday yaptıramayınca hesap bozuldu.
Çok zorlamalarına rağmen ana muhalefet ile HDP ittifakını da oluşturamayınca hesap bir daha bozuldu.Üstüne üstlük, İYİ PARTİ ve SAADET PARTİSİ kendi Cumhur Başkanı adaylarını çıkarıp CHP,İYİ PARTİ,SAADET,DP ittifakı oluşunca iktidarın pusulası şaştı!
İktidardan düşme korkusu, son çare olarak seçim kanunları ile oynayıp her türlü hukuksuzluğu kanun haline getirmekte arandı.Seçim kanunları ile muhalefete tuzak üstüne tuzaklar kurmaya girişildi.Fakat,müslüman olmakla övünen ve dindarlıklarını muhalefetin sırtında kırbaç gibi kullanmayı marifet sanan iktidar mensuplarının unuttukları bir şey var!
Malum Ramazan ayını geride bıraktık.Mutadımız veçhile Kur'an'ı Arapça ve Türkçe olarak hatmetmeye çalıştık.Prof.Dr.Abdulkadir Şener, Prof.Dr.M.Cemal Sofuoğlu, Prof.Dr.Mustafa Yıldırım tarafından hazırlanan;"YÜCE KUR'AN ve Açıklamalı-Yorumlu meâli" isimli kitabın 142 ve 143. sahifelerinden noktasını virgülünü değiştirmeden aktarıyorum.
En'am suresi 123.âyet: İşte biz (Mekke'de olduğu gibi)her beldede günahkarlara da iktidar olma fırsatı tanırız. Sonuçta onlar(bu fırsatı kötüye kullanarak kendi emelleri uğruna) orada türlü türlü hilekârlık yaparlar,tuzaklar kurarlar.(sonuçta onlar bu fırsatı iktidarlarını devam ettirmek veya o konumdan güç alarak insanları hak ve hakikatten uzak tutmak için hile ve tuzaklar kurar,çaba sarf ederler.) Aslında onlar sadece kendilerine tuzak kurmaktadırlar,fakat bunun farkında değildirler.(kazdıkları kuyuya kendileri düşmektedirler.)
Birbirlerine söylenmedik söz, yapılmadık hakaret bırakmayanların iktidar da kalmak adına bir araya gelmelerine yüce kitabımız Kur'an ne diyor bakın!
En'am suresi 129.âyet: İşte(şeytanların bir kısım insanları saptırmasında olduğu gibi) Biz,zâlimleri yaptıkları kötü işlerde;bibirlerini ayartmada böyle dost yaparız.
Kur'an'ın bu muhteşem âyetleri üzerine başka söze gerek var mı?
Her yıl tekrar tekrar gelen Ramazan da Bayram da geldi ve gittiler.
Nice Ramazanlara ve Bayramlara birlik ve dirlikle.

BASIN MÜZESİ MESELESİ
Basın Müzesi meselesi
Yozgat'ın ve insanının tanıtımında büyük bir kültür hizmeti olacağına gönülden inandığım,'BASIN MÜZESİ'nin halen yapılamamış olması Yozgat için büyük eksikliktir.
Yok sayılan ve hangi bahane ile olursa olsun,yapımından vazgeçildiği algısı yaratılan bu eser için, yapılması konusunda alınan belediye meclisi kararının uygulamaya konulmaması en hafifinden 'görevi ihmal' suçunu içerir.Belediye Başkanı meclis kararlarını uygulamakla mükelleftir.
Bugün olmasa da ileride seçilecek başka bir başkan bu kararı uygulamaya koyabilir.
Müzeler,eskileri sergilemesi açısından tarihi olsa da, konusunda emeği ve hizmeti geçmiş insanlar için ölümsüzlük mekanlarıdır.
İnsan ister istemez şüpheye düşüyor!Bu önemli kültürel eserin ötelenmesinde; sergilenecek basın araçlarından çok, basın dünyasında ömür tüketmiş basın mensuplarının sergilenmesine, yaşayan muktedirlerin duyduğu kıskançlık ve haset mi dir?
Unutulmamalıdır!Bu yaşlı dünyaya nice Tiranlar, Diktatörler, Despotlar, Seçilmişler ve hatta İlah olduğunu ilan edenler geldiler ve gittiler!!!

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Özür, öteki demokrasi
yeni yiliniz kutlu olsun evet herkes birseyler bekler ve kazanir her zaman otekilerden ama kendindende asla kabuletmez sadece menfaati oldugu muddetce selam verir oda cebindeki para kadar selam alir duzeyine gelmis bulunuyoruz ne yazikki kapilazm toplumu olduk zaten herseyi menfaatten baska gormuyoruz allah encemini hayreylesin ne yapalim bizim sadece kaderciligimiz var onunlada bu gune kadar idare ettik bundan sonrada ne olur allah u aleherkese selam insallah yeni yilimz iyi gelir gerci gelen gideni aratirmis ama ne diyelim baska yapacak yok ...
halit yagiz -- 02.01.2009 02:41
Mecburiyet
mecburiyet. Sayın agbiciğim.Uzun zaman oldu sizle görüşmeyeli.Yazılarınızı büyük bir zevkle okumaktayım.mecburiyet, yazınızıda negüzel işlemissiniz siyasi partilerdeki demokrasi yoksunluğunu.Bu konuda kimin suçlu olduğu aslında çok önemli değil,suçlu aramayada gerek yok,yazınızda halkın önceliğinin seçim değil geçim olduğunu güzel bir dille yazmıssınız.evlerinde hergün yakacak ve gıda yardımı beklentisinde olan bizim gariban halkımızın nasıl önceliği seçim olabilirki?güzel ilçeme her geldiğimde sadece kahve sayısının bolca arttığı,işyerlerinin kapandığını ve büyük şehirlere göçün bolca arttığını üzülerek görmekteyim.siyasetcisi bol bir il ve ilçeye sahip olmamıza rağmen bu olumsuz görüntülerin neden olduğunu sizin o güzel bilegilerinize sunuyor ve saygılar sunuyorum.
n.kemal adıbelli -- 30.12.2008 13:45
Mecburiyet
çok güzel müğkemmel devamlı takip ediyorum
basri taştan -- 16.12.2008 22:38
Mecburiyet
selamun aleykum millet yerel secimler ve yerel yonetimler konusu senin ihtisas alanina girer mevzuyu dazha iyi bilen icerisinde yasayan birisi olarak detayli ve ornekleriyle anlatarak bizi aydinlatman fikir sahibi yapmandan daha tabii ne olabilrki bildigin seyleri paylasman diger insanlarada yardimci olman haset olmadini gosterir daha uzun zaman senin fikirlerinden yararlanacagiz inssallah sadata gelince kim istemezki bu dunyada sadik arkadas/ evlat /es/ dost ahbap ve sadik isci arar siyasette ise daha cok aranir sadik insan ama bu devirde cok sadiklik cok saflik olarak algilaniyor gibime geliyor sen ne dersin abi yanlismi birileri birilerinin omuzunda geziniyor garibimde omuzlayip goturuyor gotururkende hatta biraz zilgit yiyor ustune ustluk bu son donemde kanun oldu birazda bizde suc var cunku simdiye kadar elimizden hic tuzluk dusmediki bazi seyler bizim icin normal herkes layik oldugu sekliyle idare edilirzaten gecmis kurban bayraminiz kutlu olsun tum sarikayali dostlarim allah selamet versin hepinize
halit yagiz -- 12.12.2008 22:49
Mecburiyet
öyle güzel yazıyorsunuzki biz de sizin yazınızı okumaya mecburuz.saygılar
taner -- 09.12.2008 23:01
Gül
gülle eğitimi ne güzel işlemişsin,eğitilmemiş insanla eğitilmiş insan hiç eş olurmu?hiç bilenle bilmeyen bir olurmudiyen yüce dinimiz bunu ne güzelde perçinlemiş,eğitiminsana ekmek kadar su kadar hava kadar gerekli,bir ülkenin kalkınmışlığını eğitilmiş insanlarla ölçülmüyormu?o halde okluk olmak varıken odunluk olmak niye... ağzına ,kalemine ,yüreğine sağlık. gülü çalıya döndürmeyelim, gülümüz çok olunki güler yüzler çoğalsın...iyiki varsın mehmet ağbi...
SELAHATTİN ASLAN -- 26.11.2008 14:58
Sis
Merhaba sayın Mehmet bey yazınızı itina ile okudum aşagıya aldıgım size ait olan mezkur cümlelerin beni derinden üzdügünü ifade etmek istiyorum zira bu ülkede hangi cenahtan olursa olsun ( chp kısmen hariç)anayasa mahkemesinin bizi ne kadar her konuda fasit daireye hapsettiği dile getiriliyor genelde bunu özelde ise anayasa mahkemesinin meclisin üzerinde vesayet perdesi örttüğünütemellendirebilirim ama uzun soluklu bir bahis olacagı için bu konuda bire bir görüşmek isterim saglıcakla kalın... Hazır, anayasa mahkemesi, parti kapatma ile ilgili gerekçeli kararı açıklamış iken bir sis perdesi de hukukun üzerine çekelim. Milletin hukuka-mukuka ihtiyacı kalmasın. Bizim adımız adalet değil mi ?! Anayasa Mahkemesinin kararı, meclisin üzerine vesayet perdesi örtüyormuş !
cicek market -- 08.11.2008 19:11
Sis
Şiir tadında bi yazı.Yüreğine kalemine sağlık değerli ağabeyim.Ama incecik bi sis perdesinin katmanlaşmaya başlaması 94 baharından sonraya rast gelir.
Kerimhan -- 06.11.2008 14:48
Suçlu kim ?
Yorumunuz slm değerli ağabey yine döktürmüşün kalemini.
MÜRŞİT KOZAN -- 05.11.2008 20:54
Suçlu kim ?
selamun aleykum ey cemati muslimin mehmet abi yazar nede olsa eski mekteplilerdendir eline saglik abi fransada bile okuyoruz ve tartisiyoruz arkadaslarla bu tur mevzulari ama yinede ince hicivleri cogunun anlayacagini zannetmiyorum anlayan anlasin kor degilya yaziyor anlamak icin okusunlar devamini diler saygilar sunarim selamlar herkese
halit yagiz -- 02.11.2008 05:28
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
9
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00