BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.02.2020 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
198
Dün
:
4716
Toplam
:
17735751
Sanal Bakış Mehmet SANAL
TAVSİYE MEKTUBU
yozgatgazetesi@yahoo.com
Üçüncü Şahıslar üzerinde olumlu intiba bırakmanın yollarından sadece birisi tavsiye mektubu.

“Hamili kart yakınımdır” beyanı ile siyasi hüviyet kazanan tavsiye mektubu sadece siyasetin aracı olmaktan çıkmış çeşitli beyan ve davranışlarla toplumlara ve devletlere hitabeder hale gelmiştir.

Zaman zaman bize takılmaktan haz duyan bir dostumuz giyim kuşamımızı bahane ederek; “Koyverdin kendini iyice” siteminde bulundu.

“Hadi” diyordu, “olmasa yokta giymiyorsun” diyeceğim. “Var iken giymemek ancak dünyaya derviş penceresinden bakmaktır.” Devamla “Sen dervişmisin birader” diye yüklenmekten geri durmuyordu.

“İyi giyinmek, güzel yazılmış bir tavsiye mektubu kadar etkilidir” pekiştirmesi de işin cabası.

Dış görünümü iç dünyasının aynası kabul eden anlayışa göre , iyi giyinmekten daha güzel bir tavsiye mektubu olabilir mi ? Elbette olmaz.

Mizah dünyamıza, Nasrettin Hoca ile giren “ye kürküm ye” ifadesi, ne çok şey anlatır değil mi?

Bilenler biliyorlar da, biz bilmeyenlere kısaca aktaralım.

Merhum Nasrettin Hoca bir ziyafete davet edilmiş.

Merhum, günlük kıyafeti ile davete icabet edince yüzüne bile bakan olmamış. Başka bir davete, hoca efendi üzerinde çok kıymetli bir samur kürk ile katılınca, bir ikram, bir iltifat, bir karşılama, bir ağırlama ki. Sormayın !

Hoca efendi sofradan hafif geri çekilip, kürkünü yemeğin yanına koymuş ve ilave etmiş “Ye kürküm ye!”

Zihniyet dünyasının giyim-kuşama göre algılandı ğı toplantılarda, bireysel ve toplumsal yanılgıların sonu gelmez.

Bireysel yanılgılar telafi edilebilirde toplumsal yanılgılar, tavsiye mektubu yanlış okunursa, ‘ayakları baş, başları ayak’ yapar.

Kötü insanlar iyi giyimleri ile neden hep iyi intiba bırakırlar hiç anlayamamışımdır.

Ya da çeşitli seferlerle iyi giyinmeyenler hep kötü algılanır.

Sanki bu memleket defalarca ve hala iyi giyimli küresel eşkiyalar tarafından soyulmadı, soyulmuyor. .!

Sinema filmlerine konu olan dünyanın en azılı hırsızı Arsen Lüpen belki de dünyanın en iyi giyinen insanıydı ama giyimi onu hırsız olmaktan kurtarmadı. Belkide giyim - kuşamı onun mesleğini icra icrasında en etkili tavsiye mektubu oldu.

Eğer mesele doğruya doğruyu tavsiye etmek ise Libas’a giyim-kuşama bakmaya gerek yok.

Bütün çirkinlikler sırma libaslarla gizlenir ancak... Çünkü, sadece dışını görürsünüz.

Değerli fikir adamlarımızdan hangisi söylemiş hatırlayamadım. Ama ne güzel söylemiş!

“Nice adamlar gördüm üstünde libas yok

Nice libaslar gördüm içinde adam yok”

Zamanın süzgecinden süzülerek gelen deneyimlerini söz’e döken güngörmüş büyüklerimiz libas’ın yani giyim-kuşamın önemli olmadığını şu veciz söz ile ne güzel anlatırlar. “Kepenk altında er yatar.”

Kepenk, çoban giysisidir malum.üstünde her kepenk gördüğünü çoban sanma. Kim bilir onda ne cevherler, ne ulvi fikirler, ne güzel ahlak gizlidir.

Kılık kıyafet devrimi ile ülkede maddi manada tavsiye mektubu özelliğini kısmen kaybeden giyim kuşam yerini manevi manada daha koyu giysilere bıraktı.

Çağa uygun olmayan giysileri yasaklamak belki mümkün ama çağın en etkili tavsiye mektubu niteliğinde olan manevi kisveleri yasaklamak mümkün değil.

İnsanı yücelten düşünce, fikir, vicdan, dini inanç hak ve hürriyeti adı altında;

Kimimiz Demokrat kisvesine büründük,

Kimimiz Milliyetci

Kimimiz Dindar kisvesine büründük

Kimimiz Laik

Her birimizin tavsiye mektubu, mensubiyetinden şeref duyduğumuz kisveye göre değişiyor.

Yunus Emre misali “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm” diyebilenimiz o kadar az ki.

İnsan olmanın şerefini ve yüceliğini unutmuş,

Demokrat mıyız, değil miyiz?

Milliyetçi miyiz, değil miyiz?

Dindar mıyız, değil miyiz?

Laik miyiz, değil miyiz’i tartışıyoruz.

Şehit hanelerinin yangın yerine döndüğü ülkede siyaset adına manevi kisvelere bürünenler tabanlarına tavsiye mektubu göndermekle meşguller.

Memleketimin güzel insanlarına nacizane tavsiyem;

Bir gurubun, bir zümrenin keyfi için size çeşitli yollarla gönderilen maddi ve manevi tavsiye mektuplarını yırtıp atın.

Sizi idare edenler, sizin idare ettiklerinizi, dostlarınızı, yakınlarınızı, sevdiklerinizi, sevmediklerinizi herhangi bir mensubiyetin temsilcisi olarak doğru anlamaya gayret edin.

Zamanın idrakini sorgulayabilen milletler ve nesiller kendilerini aldatabilecek tavsiye mektuplarına ihtiyaç hissetmezler.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00