BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
214
Dün
:
4601
Toplam
:
13175172
Bozok Yazııları Prof. Dr. M.Öcal Oğuz
Yozgat’a kol kanat gerek
ocaloguz1@yahoo.com
Yozgat, 2006 yılında çok istediği, çok beklediği, mücadelesini verdiği Üniversitesine kavuştu. Geçen on yılı aşkın zamanda bu konuda pek çok ilerleme oldu. Emek verenlere, kaynak verenlere, yönetenlere haksızlık etmeyelim ama istenen, beklemen ve arzu edilen gelişmeler sağlanamadı. Yani Üniversite Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Bilgi toplumu, bilim toplumu, geleneği üzerinde modernleşen şehir toplumu olma yönünde öncü, güçlü, sınırlarını aşan belediyelerimiz ve belediyeciliğimiz de oluşamadı. Geceli gündüzlü çalışan, didinen ve adeta kendini paralayan “Yozgat-sever” il, ilçe veya belde belediye başkanlarımız olmadı değil. Onlara haksızlık etmeyelim ama onlar da çağdaş belediyecilik bakımından Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Yozgat, bir il olarak A’dan Z’ye bütün devlet kurumlarına sahip. Kamuda Valilerimizden, Kaymakamlarımızdan, İl müdürlerimizden oluşan bir kamu ve devlet belleği var. Her biri kuşkusuz pek çok bölgede, ilde, ilçede çalışarak Yozgat’a gelmişlerdir, hayat ve devlet deneyimine sahiptirler. Pek çoğu da eminim geceli gündüzlü vazifesinin başında, aldığını hak etmek için canhıraş çalışmıştır, çalışıyordur. Ama onlar da Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Özel sektörde Yozgat’a yüzünü dönmeyen iş adamları olduğu gibi varını yoğunu Yozgat’a hasreden hayırsever iş adamlarımız da oldu. Gerek sosyal hayatı gerekse Üniversiteyi geliştirmeye yönelik pek çok özverili yatırımlar, bağışlar yaptılar, fabrikalar kurdular ama onlar da Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Yozgat tarihte küçükbaş hayvancılık ve kendine özgü tarım ürünleriyle tanınan bir yerdi. Yıllar içerisinde modern ve bilinçli bir üretim stratejisi yakalayamadığı gibi geleneksel üretim kapasitesini, yerli ırklarını, tohum rezervlerini de kaybetti. Köylü çiftçimiz, çiftlikli, markalı, tarımsal sanayi kuran yeni çiftçi modeline evrilemedi. Kentlimiz çiftçiliğe hiç yönelmedi. Böylece Osmanlı saraylarının et ihtiyacını karşılayan Yozgat’ın dağları, bağları, bahçeleri, tarlaları boşaldı. Yozgat’ta ekmeği fırından, üzümü manavdan alan yeni bir köylü tipi gelişti. Hâsılı kelam tarımda da köylü Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
İllerimiz, şehirlerimiz son dönemlerde uluslararası toplumla buluşma yönünde bir takım çabaların içinde. Bunlar arasındaUNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı, UNESCO Öğrenen Şehirler Ağı, Dünya Miras Listesi, Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi, MAB Biyosfer Rezervi Programı, Jeopark Programı, ASPNet Programı, UNESCO Kulüpleri, UNESCO Kürsüleri, Ramsar Sulak Alanlar Programı gibi UNESCO program, Sözleşme ve etkileşim ağları öne çıkıyor. Maalesef Yozgat bu alanda da uluslararası toplumla buluşamadı, Yozgat’ın aydınları bu konularda Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Bu saatten sonra Yozgat’ın “ağır otur batman götür” atasözünü bir kenara bırakıp, “akıllı düşününceye kadar deli oğlunu evermiş” sözünü öne çıkarması, her konuda, her alanda ve her fırsatta uluslararası işlere yönelmesi gerekiyor. Yozgat’a iki kanat takacak deliler bunun için lazım. Yozgat’ın uçması, göklere çıkması, dünyaya ve kendine oradan bakması gerekiyor. Bunun için Fatih gibi Turgut Reis gibi karadan gemi yürüten, Hezarfen gibi kanatlanıp uçan adamlar belki bulamayız ama dünyadan kopmayan, öngörüleri yüksek, hayalleri olan birkaç insan da Yozgat’a yön tayin edebilir, yol gösterebilir.
Bana göre Yozgat’ın temel sorunu her alanda, her konuda ve her durumda karşımıza çıkan “içe kapalılık”. Birbirimizi suçlamadan vazgeçerek bu duygu durumunu aşmadıkça hiçbir el Yozgat’a uzanamaz, hiçbir güç Yozgat’ı kanatlandıramaz.Kısacası biraz kımıldamamız gerekiyor ama Yozgat’ı terk etmek için değil tabii!...
Not: Bu bayrama Yozgat’ın büyük değeri Yılmaz Göksoy hocamızdan yoksun giriyoruz. Allah mekânını cennet eylesin.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Hemşehrimiz Nihal Atsız - Yozgat şair ve yazarlar müzesi
evet,yozagata şair ve yazarlar müzesi yakışır.haklısınız .ilgililerin bu meseleye çoktan el atması gerekirdi.sizi bu konuda yürekten destekliyoruz.hürmetler.
rıdvan -- 07.02.2010 08:28
Noel Baba ve Nasreddin Hoca
Sn Oğuz;
Yorumuma yapmış olduğunuz açıklayıcı bilgi için size minnetarım. Ancak bu izahatını ile kafamdaki sualler yok olmuş bulunuyor. Takdir edersiniz ki üstadım; şahsınız yanında "Dereke-Mirkat" sayılırız. Ama berkarar tavrınız takdire şâyan doğrusu. Sizin gibi bir üstadın yanında naçizane nakiselerimizin büyük bir ince uslub ile kapatıldığını görmek, Sizin gibi mütefekkir bir düşünürden yorum almak ayrı bir heyecan. Umarım!.. Bundan sonraki yazılarınızdaki şârıkalar ile aydınlanmak dileğiyle, saygılarımı sunarım.
Aymer -- 28.01.2010 16:53
Noel Baba ve Nasreddin Hoca
evet hocam,noel baba ve nasreddin hoca her ikisi de benzer kültür kodlarıdır.Bu konuda daha fazla söze de gerek yoktur.yazılarınızdan feyz aldığımızı belirtmek isterim.saygılarımla..
sakin -- 27.01.2010 12:05
Noel Baba ve Nasreddin Hoca
Sayın Aymer,
Bir yazar olarak okunmak ve yorumlanmak duyguları okşayan güzel bir jest, teşekkür ederim. Bir daha belki bu konuya dönemem kaygısıyla sizin fikirlerinize cevap olabilecek bir kaç cümlemi buraya yazmak istiyorum.
Benim söylediklerim Noel Baba'nın veya Noel Baba'ya kimlik veren mitolojik veya tarihi kişilerin halk arasında gerçek sanılan ve onlarca varyantı olan hayat hikayeleri ile ilgili değildi. Eğer bu olsaydı, 21 Aralık'ta en uzun gecenin yaşanması ve 22 Aralık'ta dünyanın gündüzün yani baharın lehine dönmesi ile 24 Atalık'ta Noel kutlanması arasında bir ilişki kurar, sonra da "Saint Nikola" hikayelerini aktararak konuya girerdim ve sizin "farazi" dediğiniz gibi ben de "mitik bir inanç kişisi" ile ilgili fikirler söylerdim. Ben 19. ve 20. yüzyılda ABD'de ortaya çıkan bir popüler kültür öğesinin bize ait benzer kültür kod ve kişilerini nasıl yok ettiğini anlatmaya çalıştım. Noel Baba eksenli kutlamalardan sakınmak isteyen halkın Nasreddin Hoca'yı onun yerine koymasının isabetsizliğini vurguladım ve Türk kültüründe böyle bir rol ve işlevin Boz Atlı Hızır'da olduğunu söyledim.
Sizin Hızır'la ilgili "Hıdırellez" yorumunuz doğru fakat sadece "Hıdırellez" gün ve kutlamasının nedenini açıklamak için halk tarafından yaratılmış bir efsanedir. Bu efsane daha başka varyantlarıyla birlikte başta hemşehrimiz Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak'ın Hıdırellez içerikli kitabı olmak üzere konuyla ilgili yüzlerce kaynakta vardır.
İslam öncesi kaynaklarda "Boz Atlı Yol İyesi", İslami dönemde "Boz Atlı Hızır" ve "Hızır A.S." olarak bilinen, kanatlı bir ata binen, iyilik, bolluk ve bereket getirmek üzere yardım isteyen herkesin yardımına yetişen, bu nedenle de "Hızır gibi yetişmek" deyiminin türemesine vesile olan mitolojik veya ruhani kişinin yanında hiç bir zaman "İlyas"ın adı geçmez. İlyas ile ilgili anlatılar sadece Hıdırellez'de vardır. Örneğin Nevruz'da da Hızır'ın geldiğine inanılır ama İlyas'tan söz edilmez.
"Noel Baba hediye verir, Hızır umut" yaklaşımınıza gelince, Noel Baba'nın hediye vermesi, hediye sektörünün popüler kültür içinde Noel Baba figürünü kullanarak yarattığı ticari bir olaydır ve oldukça yenidir. Evinde çam süsleyen, penceresine merdiven koyan kişiler de mitolojik Noel Baba'nın evlerine uğramasını diliyorlar, umuyorlar. Hızır için de evimize gelirse abdest alsın, namaz kılsın diye ibrik ve seccade hazırlandığını ve misfir odasına konduğunu biliyoruz. Gelmesi muhtemel yere un serpildiği ve ayak izlerine bakılarak oraya Hızır'ın uğrayıp uğramadığının anlaşılmaya çalışıldığı şeklinde halk inançları vardır.
Sonuç olarak, Noel de Hızır da, benzer kültür kodlarıdır. Biri Hıristiyanlar diğeri Müslümanlar arasında yaşar. Ben neden kendi kültürümüzden kaynaklanan Hızır'ı unutuyor da Noel'i öğreniyoruz diye sormuştum ve Nasreddin Hoca'nın Noel'in alternatifi olamayacağını söylemiştim. Ayrıca da Noel ile Hızır arasındaki sizin dediğiniz gibi "aleni" farkları işaret ederek, kendi kültürümüzü unutmayalım demek istemiştim.
Bazen insanın düşündükleri ile yazdıkları aynı anlama gelemeyebiliyor, demek ki meramımı iyi anlatamamışım.
Selam ve saygıyla.
Öcal Oğuz



Öcal Oğuz -- 23.01.2010 02:20
Noel Baba ve Nasreddin Hoca
Sn Oğuz;
Yazınızdaki karşılaştırmanın nereye varacağını anlamaya çalışarak büyük bir merakla okudum. Zira "Noel" Kelime anlamıyla; Hristiyanlar tarafından mesih olarak kabul edilen İsa'nın (Nasıra'lı İsa olarak da bilinir) doğum gününün geleneksel kutlamasıdır. "Noel Baba" nın ise tıpkı doğum gününde verilen hediyeleri temsilen dağıtıcı olmasıdır. Noel Baba İsayı(mesih olması açısından)temsilen oluşturulmuş bir farazi-Mitolojik İnsan dır. Yani tek canlıdır. Birebir benzetmeye çalıştığınız "Hızır" ise "Hıdırellez"-ki gerçek açılımı budur- Hızır a.s. ile İlyas a.s.ın birleştirilmesidir. Ve bu 2 kardeş 1 yıl arayla buluşuyorlar. Yani 2 canlıdır. Demem o ki; Noel Baba hediye verir, Hızır ise umut. Aradaki fark, benzeşmeyecek kadar aleni... Saygılar
Aymer -- 21.01.2010 17:45
Noel Baba ve Nasreddin Hoca
hocam,yazıllarınız hem türk kültürüne ,hem de yozgat kültürüne katkı sağlayacak türden.Bunları kalıcı olması bakımından değerlendirmeyi oüşünüyormusunuz.takdir sizin.
rıza -- 10.01.2010 23:57
Noel Baba ve Nasreddin Hoca
Bir nasrettin hoca ile bir noel baba mukayesesi ancak bu kadar mükemmel olabirdi.hocam bu harika yorumunuz için sizi tebrik ediyor,nice mutlu yıllar diliyorum.saygı ile...
lütfi -- 02.01.2010 12:30
Kurban ölüyor!
her yazınız ilminizin ışığında bize aydınlatıyor.sayenizde göremediklerimizi ,bilemediklerimi öğreniyoruz. teşekkürler.
orhan -- 22.12.2009 01:02
Kurban ölüyor!
türkeyanen ber kurban gerçeği ancak bu kadar güzel anlatılablirdi.kaleminize sağlık hocam,bayramınız kutlu olsun.
sinem -- 30.11.2009 08:50
Dünya köyler bölgesi ve Yozgat
yozgat,türkiyenin ikinci tarım devrinde çok şeyi ıskalamıştır.bunun fakında degildir maalesef..
alpay -- 11.11.2009 20:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
6
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00