BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
236
Dün
:
4601
Toplam
:
13175172
Bozok Yazııları Prof. Dr. M.Öcal Oğuz
Yozgat’a kol kanat gerek
ocaloguz1@yahoo.com
Yozgat, 2006 yılında çok istediği, çok beklediği, mücadelesini verdiği Üniversitesine kavuştu. Geçen on yılı aşkın zamanda bu konuda pek çok ilerleme oldu. Emek verenlere, kaynak verenlere, yönetenlere haksızlık etmeyelim ama istenen, beklemen ve arzu edilen gelişmeler sağlanamadı. Yani Üniversite Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Bilgi toplumu, bilim toplumu, geleneği üzerinde modernleşen şehir toplumu olma yönünde öncü, güçlü, sınırlarını aşan belediyelerimiz ve belediyeciliğimiz de oluşamadı. Geceli gündüzlü çalışan, didinen ve adeta kendini paralayan “Yozgat-sever” il, ilçe veya belde belediye başkanlarımız olmadı değil. Onlara haksızlık etmeyelim ama onlar da çağdaş belediyecilik bakımından Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Yozgat, bir il olarak A’dan Z’ye bütün devlet kurumlarına sahip. Kamuda Valilerimizden, Kaymakamlarımızdan, İl müdürlerimizden oluşan bir kamu ve devlet belleği var. Her biri kuşkusuz pek çok bölgede, ilde, ilçede çalışarak Yozgat’a gelmişlerdir, hayat ve devlet deneyimine sahiptirler. Pek çoğu da eminim geceli gündüzlü vazifesinin başında, aldığını hak etmek için canhıraş çalışmıştır, çalışıyordur. Ama onlar da Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Özel sektörde Yozgat’a yüzünü dönmeyen iş adamları olduğu gibi varını yoğunu Yozgat’a hasreden hayırsever iş adamlarımız da oldu. Gerek sosyal hayatı gerekse Üniversiteyi geliştirmeye yönelik pek çok özverili yatırımlar, bağışlar yaptılar, fabrikalar kurdular ama onlar da Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Yozgat tarihte küçükbaş hayvancılık ve kendine özgü tarım ürünleriyle tanınan bir yerdi. Yıllar içerisinde modern ve bilinçli bir üretim stratejisi yakalayamadığı gibi geleneksel üretim kapasitesini, yerli ırklarını, tohum rezervlerini de kaybetti. Köylü çiftçimiz, çiftlikli, markalı, tarımsal sanayi kuran yeni çiftçi modeline evrilemedi. Kentlimiz çiftçiliğe hiç yönelmedi. Böylece Osmanlı saraylarının et ihtiyacını karşılayan Yozgat’ın dağları, bağları, bahçeleri, tarlaları boşaldı. Yozgat’ta ekmeği fırından, üzümü manavdan alan yeni bir köylü tipi gelişti. Hâsılı kelam tarımda da köylü Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
İllerimiz, şehirlerimiz son dönemlerde uluslararası toplumla buluşma yönünde bir takım çabaların içinde. Bunlar arasındaUNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı, UNESCO Öğrenen Şehirler Ağı, Dünya Miras Listesi, Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi, MAB Biyosfer Rezervi Programı, Jeopark Programı, ASPNet Programı, UNESCO Kulüpleri, UNESCO Kürsüleri, Ramsar Sulak Alanlar Programı gibi UNESCO program, Sözleşme ve etkileşim ağları öne çıkıyor. Maalesef Yozgat bu alanda da uluslararası toplumla buluşamadı, Yozgat’ın aydınları bu konularda Yozgat’a kol kanat geremedi, iki kanat takıp uçuramadı.
Bu saatten sonra Yozgat’ın “ağır otur batman götür” atasözünü bir kenara bırakıp, “akıllı düşününceye kadar deli oğlunu evermiş” sözünü öne çıkarması, her konuda, her alanda ve her fırsatta uluslararası işlere yönelmesi gerekiyor. Yozgat’a iki kanat takacak deliler bunun için lazım. Yozgat’ın uçması, göklere çıkması, dünyaya ve kendine oradan bakması gerekiyor. Bunun için Fatih gibi Turgut Reis gibi karadan gemi yürüten, Hezarfen gibi kanatlanıp uçan adamlar belki bulamayız ama dünyadan kopmayan, öngörüleri yüksek, hayalleri olan birkaç insan da Yozgat’a yön tayin edebilir, yol gösterebilir.
Bana göre Yozgat’ın temel sorunu her alanda, her konuda ve her durumda karşımıza çıkan “içe kapalılık”. Birbirimizi suçlamadan vazgeçerek bu duygu durumunu aşmadıkça hiçbir el Yozgat’a uzanamaz, hiçbir güç Yozgat’ı kanatlandıramaz.Kısacası biraz kımıldamamız gerekiyor ama Yozgat’ı terk etmek için değil tabii!...
Not: Bu bayrama Yozgat’ın büyük değeri Yılmaz Göksoy hocamızdan yoksun giriyoruz. Allah mekânını cennet eylesin.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Çoktur Yozgat'ın aşığı amma
(CUMHURİYETİMİZİN 86. YILI KUTLU OLSUN.NE MUTLU...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...)BENİM NACİZ VÜCUDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR,AMA;TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTİR.ATAM İLELEBET İZİNDEYİZ...
Günaydın Hocam; Bilgilendirici yazılarınızı okumaya büyük özen gösteriyorum.Bir YOZGAT Boğazlıyan lı olarak sizin gibi bir değere BOZOK sahip olduğu için çok şanslı diye düşünüyorum.Ama biz değerlerimizin farkında olamayız ve görmezden geliriz.Bunu genelllersek eğer hangi değerlerimizin arkasında duruyoruz ki.Değerlerimizi kaybettikçe,yozlaşmaya giden yolumuzu genişletiyoruz.Ne acıdır ki tarihi ve kültürel zenginliklerimizin farkında olmadan yaşayıp gidiyoruz işte topal aksak.
Herşeye rağmen gurbette olan kardeşim HÜSNÜ ÖZDİLEK e ait umut yeşerten şiirini paylaşmak istiyorum.Cümleten değerlerimizin kıymetini bilelim.Birbirimize sahip çıkalım.SEVGİLERİMLE....

SULAR BİLE SUYA SUSAR

Yürek şaha kalktığında,
Bir köşede akıl pusar!
Gönül gözü baktığında,
Kelimeler bir bir susar!

Ne bu korku, ne bu telaş?
Ak umutlar olsun yoldaş...
Korkmadan koy yastığa baş,
Düşler bazen kâbus kusar.

Kaybederiz gör neleri!
Keder bürür sineleri…
Hoyrat zaman seneleri
Ayağından tutup, asar.

Yaralara em vuralım,
Gecelere gem vuralım,
Güzellikten dem vuralım,
Yoksa hayat bize küser.

Ne diyeyim sana başka ?
Sırt çevirme sakın aşka !
Yalnız toprak olsa keşke,
Sular bile suya susar...

Hüsnü Özdilek
CEMAYNUR OKUR -- 30.10.2009 11:28
Çoktur Yozgat'ın aşığı amma
hocam,her yazınız yozgat konusunda bize ilham veriyor,çok teşekkürler yozgatın zenginliklerini sizin yazılarınızdan tanıyoruz.çok ama çok teşekkürler hocam,hürmetler...
sultan -- 27.10.2009 21:26
Bayram : Dede ve Torun
değerli hocam,her yazınız ayrı bir önem ve mesaj içeriyor.hatırlatmalarınız mükemmel..teşekkürler.
ragıp -- 12.10.2009 21:42
Bayram : Dede ve Torun
Sevgili Hocam bu yazınızıda okurken yine içim burkuldu.Hep canalıcı konuları buluyor ve çok güzel anlatıyorsunuz.Hakikaten bu apartman yaşantısı Yozgatta da olsa İstanbulda da olsa dedeyi torunlarından ayırıyor.Halbuki evlerimiz yeterli büyüklükte olsa hep birarada olsak ne iyi olurdu.Biz genede torunlarımızla en azından günaşırı birlikte olabiliyoruz.Bu bakımdan şanslı sayılabiliriz.Sizinde buyurduğunuz gibi genç yaşlara gelmiş torunlar eğer dedeleri huzurevlerinde kalıyorsa mutlaka onları zaman zaman evlerine konuk edip gönüllerini almalı onların karşılıksız sevgilerini yudum yudum içmeliler.İstanbuldan selam ve sevgilerimi sunuyorum.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 26.09.2009 21:20
Üniversite, bilim ve kültür
sayin hocam selamun aleykum allah zihin acikligi versin sana kardes cok guzel yonlendirme yazilari ve yozgat icin cozum ornekleri veriyorsunuz ama acaba bunlari mutlaka cozecek veya cozume katkida bulunacak yozgatlilarda okuyordur insallah onlarda benim gibi dusunuyor fakat hic kilini kipirdatmiyorlar sonrada bende yozgatliyim diyorlar (hadi be sende yozgatliyim demek bir ayricaliktir yozgatliysaniz sizinde yozgata katkiniz olsun birakin bu kuru inadi)sadece sozde iki kurus yada iki dakikasini yozgata ayirmayan insanlari hizaya getirmek icin yazalim hocam elinize saglik selam ve saygilar
halit yagiz -- 30.08.2009 02:39
Hıdrellez’in Yozgatçası : Ağrice veya Eğrice
yazılarınızla dağarcığımız zenginleşiyor,size çok teşekkür ediyorum.
semiha -- 28.06.2009 10:09
Arabaşı’dan Çapanoğlu’ya ...
izmirden degerli hocama ve tüm yozgatlı dünyasına selam olsun hocam .saraykent ilçesi divanlı köyünde birinci derecede sil alanı trist çekecek yer var ama kimse bilmiyor defineciler dışında ilgilenip köşenizde anlatmanızı istiyorum saygılarımla .
05425129339.
celal altıok -- 6.04.2009 12:25
Altından Çapanoğlu çıkar
Sn.M.C.Oğuz Beyefendi; Altından Çapanoğlu çıkar başlıklı yazınızı okudum. Size daha önce de ulaşmaya çalıştım ama bu mümkün olmadı. Bu vesileyle bir kere daha tekrar ediyorum el-mek adresinizi verirseniz görüşmek isterim. Başka pek çok yerde de anlatıldığı gibi Yozgat adının yanlış bir efsaneyle anlatılmasına siz de katılmışsınız. Altından Çapanoğlu çıkar deyimi için, hemşehrimiz Ertuğrul Kapusuzoğlunun sürmeli romanı okunmalı ve özellikle gençlere mutlaka tavsiye edilmeli, okutulmalı, hatta mümkünse bu romanın filmi yapılmalı.Bu deyimin doğrusu da -veya bana göre dğrusu ve daha mantıklı olanı da- bu yolla öğretilmeli. Yozgat adı ile ilgili; Hızırlı- çobanlı anlatılan efsane de gerçeklerle uyuşmaz. Efsanedir anlatılabilir ama bunu sizin gibi bilim adamları değil varsın halk anlatsın, efendim. Malumunuz bölge eskiden beri bozokların yerleşim alanı olduğundan bozoklar- BOZOKAT olarak anılmış vergi tarir defterlerinde de böyle geçmiştir. Yine malumunuz eski harflerle BOZOKAT بزقات böyle yazılır YOZOKAT ise يزقات bir harf farkla hatta bir nokta farkla böyle yazılır. Yani sn. Hocam, vergi kayıt defterlerinde bir memurun eski b harfinin altındaki bir noktayı biraz uzatıp, bir başkasının da bir noktalı B harfini iki noktalı Y harfi olarak okuması yazması sonunda BOZOKAT kelimesi YOZOKAT şekline dönüşmüş; zamanla da o harfinin biri ses -teleffuz kolaylığı nedeniyle düşerek YOZKAT.. YOZGAT OLMUŞTUR. Bu izahat da bana daha mantıklı görünüyor. Selam ve saygılarımla. Muttalip Taş Öğrt.- Şair
gafleti@mynet.com -- 07.03.2009 00:44
Altından Çapanoğlu çıkar
YorumunuzMERHABA Hocam; Uzunca bir aradan sonra bilgilendirici ve aydınlatıcı yazınızı okurken tarihsel ve kentsel gelişiminde acı ve tatlı izi olan Çapanoğulları hakkında tam bir bilgiye sahip değildim ve hepte merak eder dururdum,yine sizin sayenizde doğrusunu öğrendim.Bende bir memleket sevdalısıyım ve sizin gibi bir bilim insanını Günbegün de tanıdığım için de son derece gururluyum.Güzel ülkemizin sizin gibi duyarlı değerlere ihtiyacı var.Yıllar öncesinde tv henüz çok yaygın değilken öncelik radyonundu. .O yıllarda polis radyosu ve meteroloji radyosu vardı müzik yayını yapan.Polis radyosunun yörelerin öyküsünü anlatan yayınında taa o zamandan aklımda kalan Yozuna yoz kat,sürüne sürü kat köyün yozkent olsun idi. Yıllar öncesine bir YOLCULUK yaptırdınız.Güzellikler bir bir gözümün önünde canlandı.Bilgilendirici yeni yazılarınızı ilgiyle bekliyorum.SAYGILARIMLA...
CEMAYNUR OKUR -- 01.03.2009 21:08
Altından Çapanoğlu çıkar
Değerli Hocam,ailemizle ilgili özet yazınız için çok teşekkür ederiz. Geçen yıl Ramazan bayramında ulaşabildiğimiz Çapanoğullarını Yozgat Galata otelinde buluşturduk. İnşallah Türkiyedeki ve yurtdışındaki akrabalarımızı yılda bir kerede olsa ata yurdumuzda bir araya getirmeye çalışacağız.Bahsettiğiniz Köremeze gelince elbette sütte,yoğurtta insan sağlığı için çok faydalı ama ikisinin karışımından olan köremeze bir parçada bal karıştılınca İranlı dostum Dr.Mehmet Cevadinin dediğine göre B vitamini yönünden okadar zengin olurmuş ki bilhassa depresyon vs. gibi sinir sistemi ile ilgili rahatsızlıkların en iyi ilacı olurmuş.İstanbuldan en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum canım hocam.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 26.02.2009 16:49
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
7
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00