BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
199
Dün
:
4936
Toplam
:
13339435
Bozok Yazııları Prof. Dr. M.Öcal Oğuz
Üreten olmazsa üretim olmaz...
ocaloguz1@yahoo.com

Osmanlı İmparatorluğunun 16. yüzyıldaki yükselme döneminde küçük bir Anadolu köyü olan Yozgat, imparatorluğun gerileme dönemi olan 19. yüzyılda Çapanoğlu ailesinin öncülüğünde geniş bir bölgeyi siyasi ve iktisadi açıdan etkileyen önemli bir şehir merkezi hâline gelir. Tarihî kaynaklar bu dönemde Yozgat’ın İstanbul’un et ihtiyacını nasıl karladığını ayrıntılı olarak anlatıyor. Yirminci yüzyılın başlarında yaşayan Hüznî de Yozgat Destanı adlı uzun şiirinde bölgede hayvancılığın yeri ve önemi üzerinde durur. Geleneksel hayvancılık ve tarımdan, tarımsal sanayiye ve organik gıda üretimine geçiş mümkün olamadı veya çok geç kalındı.
Türkiye’nin şehirleşme ve sanayileşme döneminde, yanlış sanayileşmenin mağdurları veya görünmezleri arasında yer aldı. Devletin ve özel sektörün birkaç büyük şehir etrafında gelişen sanayileşme planlamasının dışında kaldı. Süreç içinde daha çok özel sektör eliyle Anadolu’ya yayılan sanayileşmeden de payına pek bir şey düşmedi. “Anadolu Kaplanları” Bozok Yaylasında pek barınamadı.
Devletin imkân ve planlamasıyla pek çok farklı noktadan gelen insanların bir araya geldiği askerî okul, askeri birlik, polis okulu, fakülte, üniversite gibi bulundukları yerlerde sosyal ve kültürel olduğu kadar ekonomik hareketlilik de sağlayan kurumlardan -son yıllarda açılan üniversiteye kadar- pek fazla nasiplenemedi.
Yozgat, Karayolu açısından Doğu-Batı ekseninde önemli bir geçiş noktasında yer almasına karşılık, “durulan”, “merak edilen” ve “ üretimleri satın alınan” bir yol hikâyesi ve imgesi yaratamadı. Bir iki mola yeri ve birkaç mütevazı restoranla yetinmek durumunda kaldı. Araçlar yollarından aktı gitti, durmalarını, duraklamalarını, konaklamalarını sağlayamadı. Havayolunun öne çıktığı günümüzde ise karayolu bu yönüyle eski önemini yitirdi.
Yozgat, başta Sorgun ve Sarıkaya olmak üzere kaplıcalar bakımından zengin olmasına rağmen bu alanda bir Türkiye veya en azından bölge markası ve adresi olamadı. Oysa bu sektör bir sağlık ve tatil seçeneği olarak çok büyük bir pazar oluşturmaktadır. Bir tarih ve turizm merkezi olan Sarıkaya hamamı ise 1970’lerde yıkılıp betonlaştırılmıştı. Şimdi tekrar ayağa kaldırılmaya çalışılıyor.
Hattuşa’nın ve Hitit uygarlığının kolları Yozgat’ta, öte yandan buralara kolay ulaşım imkânı da Yozgat’ta. Ama bu yönde gözle görünür bir çaba yok. Tarihî mirasları tanıtan, onları film, dizi, belgesel gibi görsel sanatların mevzuu hâline getiren sanatçılar yok, varsa da imkân ve fırsatları yok.
Yozgat’ın Bozok Yaylası, Akdağ, Sarıkaya, Çekerek ve Kadışehri ormanları ve irili ufaklı dağları oksijen deposudur. Başta futbol takımları olmak üzere spor yapanlar için bir imkân ve seçenek yaratılabilirdi, olmuyor, olamıyor.
Geçmiş için hayıflanmak yerine bugün elde olan imkânlarla ve zamanın ruhuna uygun olarak ne yapabiliriz sorusuna cevap aramamız lâzım: Yozgat’ın -çok şükür- henüz bozulmamış doğası, organik tarım yapmaya müsait ekilebilir alanları, genleriyle oynanmamış, endemik bitki ve tahıl türleri, geleneksel hayvancılığa uygun meraları, kaplıcaları, tarihî eserleri, hızlı trenin yakın zamanda seferlerine başlayacak olmasıyla büyük yerleşim yerlerinden kolay ve ucuz ulaşılabilirliği, tarihî eser, yaşayan kültür, sağlık ve güvenilir gıda bakımından yüzbinlerce insanı hafta sonları kendine çekebilirlik ve günübirlik veya konaklamalı misafir edebilirlik kapasitesi, Bozok Üniversitesinin kurulması ve kurumlaşma çalışmaları gibi pek çok akla gelen gelmeyen ayrıcalığı ve özelliği, Yozgat’ın geleceğe dönük imkân ve fırsatları arasındadır.
Türkiye’de son yıllarda devlet kurumlarından daha çok özel teşebbüs yatırım yapıyor. Devlet veya uluslararası kuruluşlar danışmanlık, görünürlük, kredi, teşvik vb. destekler sağlıyor. Yozgat’ta küçük, orta veya büyük ölçekli projeler yapan, zamana ve ihtiyaçlara uygun yeni fikirler üreten, bunları hayata geçiren girişimcilere ihtiyaç var. İşte Yozgat’ın üretemediği veya bünyesinde tutamadığı bu tür insanlardır vesselam.

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Üretim
Sn. M. Öcal Oğuz Beyefendi, Sizinle irtibat kurmak isteyen bir şairim. lutfen e-mail adresinizi bildiriniz. selam ve saygıyla..
Muttalip TAş -- 03.09.2008 02:02
Üretim
Hocam, yozgatta maalesef üretim yok,tüketim ve dedikodu üretimi var.Onun için yozgatta üretim hak getire.
Engin -- 31.08.2008 13:03
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
hocam yazılarınız öylesine ilmi ve faydalı ki,, şurası güzel olmuş diyerek ayrım yapmak istemiyorum. baştan aşağı güzel... kolay gelsin. kariyerinizde başarılarınızın devamını dilerim.
Mehmet Aslan -- 29.08.2008 12:10
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
sayın hocam,Halk bilimleri dalında yozgattan yetişen dünya çapındaki bilim adamı olarak sizin yozgatla ilgili bu yazıları pür dikkat okuyorum.yozgatı idare edenler,sizin bu yazılarınızdan feaydalanabiliyorlar mı ve sizin gibi değerli bir bilim adamının farkındamıdırlar,inanın çok merak ediyorum.hürmetlerimle..
Sevilay -- 27.08.2008 08:08
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
YorumunuzDeğerli Öcal Hocam,Buyurduğunuz gibi Anadolunun Türkler öncesi dönemi ile ilgili tarih ve kültürünün şimdi bu topraklarda yaşayan insanlar tarafından çok iyi bilinmesi gerekir.Fakat ne yazık ki bırakın sade vatandaşı bu bölgelere kültür turları düzenleyen büyük firmaların rehberleri bile eksik ve hatta bazan yanlış bilgiler vermekteler.Ege ve akdeniz bölgesi gezilerinde örneğin Efes ve Meryem Anayı gezdirirken okadar uzun uzun meryem ve çocuk isa bilgisi veriyorlarki dayanamadım sordum imtihan nezaman diye ben yıllardır bu yöreleri gezerken rehberleri ikaz etmişimdir,anlatılarınızda bir zamanlar bu toprakların kendi halkları olduğunu özellikle vurgulayınki insanlar mermerler veya duvarlar üzerindeki yazılara bakarak bu topraklarda eskiden beri hep yunanlıların olmadığını hatta Çanakkalede bir dişhekimi arkadaşımızın mahkeme kakarı ile Hektor ismini aldığını hep söyledim.Sizinde buyurduğunuz gibi Bu topraklarda büyük medeniyetler kurmuş Sümerleri,Hititleri,Frigleri,Asurluları vs.okullarda kısa bir tarih dersi olarak değilde o zamana göre olağanüstü medeniyetler olarak okutulması çok faydalı olurdu.Bu bilgilerle yetişen genç nesillerde önce bunlara sahip çıkar ve korur sonrada dünya mirası olarak tarihi ve turistik tanıtımlarını yaparlardı.Saygılar sunarım.
Abdülkadir Çapanoğlu -- 17.08.2008 16:47
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
hocam yozgatı yönetenler,neyin farkındalarki cumhurbaşkanı gülü izlesisinler,yine de hattırlattığınız için teşekkürler
Gültekin Kara -- 17.08.2008 14:10
Anadoluda konferans klasiği
Hocam,her yazınız bir başka anlamlı.Yazılarınızı dikkatle takip ediyorum.Başarılar
Semra -- 10.08.2008 15:35
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
9
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00