BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 15.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
208
Dün
:
4633
Toplam
:
14848735
Bozok Yazııları Prof. Dr. M.Öcal Oğuz
UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ VE “HAMAM”
ocaloguz1@yahoo.com
Bugünkü Sarıkaya’nın eski adı “Hamam” idi ve Pazar günleri de hayvan dâhil, her türlü mal ve ürünün alınıp satıldığı bölge pazarı burada kurulduğu için halk arasında “Hamam Pazarı” olarak da anılırdı.
Sarıkaya’nın bin yıllar boyunca tükenmez bir kaynak olduğu anlaşılan şifalı termal suyu üzerinde ise, tarihi milattan önceki dönemlere uzanan ve yine “Hamam” olarak adlandırılan, ılıcası, kaplıcası veya termal havuzları vardı.

Biri küçük ve üstü kapalı diğeri daha büyük ve üstü açık iki ayrı bölümden ve iki ayrı havuzdan oluşan, iki bin yıldan fazla bir geçmişe sahip olan bu tarihî hamam, 1970’li yıllara kadar ayaktaydı ve kullanılmaktaydı. Büyük havuzun olduğu bölüm erkekler hamamı, küçük havuzun olduğu yer ise kadınlar hamamı olarak kullanılıyordu. Görkemli ve işlemeli taş ve mermerlerden oluşan duvarlarında yankılanan sesler hâlâ kulaklarımdadır. Zira bu tarihî hamamın üç-beş yaşlarında iken rahmetli annemle kadınlar; biraz büyüyünce rahmetli babamla erkekler bölümünde Ramazan ve Kurban bayramlarında arife suyuna pek çok kez girdiğimi hatırlıyorum.

Türkiye’nin betona, çimentoya ve demire âşık olduğu, her eski yapıyı yıkıp yenisini yapmayı gelişme, ilerleme saydığı, tarihî eser ve miras bilincinin yaygınlaşmadığı bir dönemde, bu eser de daha iyisi, daha yenisi yapılacak denilerek bizzat Belediye tarafından yıkıldı ve yerine betonarme yeni hamam yapıldı. Halk eski ve küçük olan hamamdan kendilerini kurtardığı için Belediyeye ve bu projeye öncülük edenlere teşekkür etti. Eski hamamın kalıntıları ise taş toprak altında kaybolup, unutulup gitti.

Gel zaman git zaman, dünyada yaygın olan tarihî eserleri koruma ve mirasa sahip çıkma bilinci Sarıkaya’ya da ulaştı. UNESCO’nun 1972 yılında kabul edilen “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme”ye bağlı olarak ilan edilen Dünya Miras Listesine girmek, bu listenin yarattığı saygınlık ve tanınırlıktan istifade etmek her tarihî kentin ve Belediyenin hedefleri arasında yer aldı.

Bu sürece memnuniyetle söylemeliyiz ki son dönemeçte de olsa Yozgat ve Sarıkaya da katıldı. Eski hamamı yeniden ortaya çıkarmak ve ziyaret edilebilir hâle getirmek için çok gayretli ve sonuçları itibariyle başarılı bir süreç yürütüldü. Bunun sonunda tarihî hamam, 2018 yılında “Sarıkaya Roma Hamamı” adıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine kaydedildi. Hamamın kalıntılarının UNESCO Geçici Listesine kaydı, Yozgat’ta ve Türkiye’de olumlu bir etki yarattı, bu tarihî yapıya haklın, ziyaretçilerin ve basının dikkatini çekti.

İki bin yıldır ayakta olan ve 50 yıl önce zorla ve buldozerlerle yıkılan tarihî hamamı ayağa kaldırmak için gösterilen çabaların ne kadar yerinde olduğu görüldü, daha da olumlu sonuçları görülmeye devam edecektir.
Şimdi yapılması gereken hamamın belirlenen doğal alanını ve tampon bölgesini güçlü bir koruma ve araştırma projesiyle ayağa kaldırmak olmalıdır. Burada yapılacak kazılarla elde edilecek buluntuların açık ve kapalı alanlarda sergilenmesi, kolayca ziyaret edilmesi sağlanmalıdır.

Hamam, iki bin yıllık bir tarihe sahip olmakla birlikte son bin yılında Türkler tarafından korunmuş ve kullanılmıştır. Bu süreçteki mimaride değişiklik olmuş ise bunlar araştırılmalı ve sonuçlar müzecilik teknikleriyle sergilenmelidir.

Bu çalışmalarla birlikte, Sarıkaya kültüründe hamamın yerini, bu alanda oluşan halk kültürünü yansıtan bir müze kurulmalıdır. Bu süreçte halka çağrıda bulunulmalı ve eski hamam ile ilgili bilgi, belge, eşya veya fotoğrafları kurulacak müzeye vermeleri sağlanmalıdır. Bu arada Bozok Üniversitesi, hamam kültürünü çeşitli yönleriyle araştıran çalışmalar yapmalı ve sonuçları kurulacak Hamam Müzesi ile paylaşmalıdır.

Hamamın ve müzenin çevresinde tarihî eser ile uyumlu rekreasyon alanları, hamam ve çevre kültürü ile ilgili yerel ürün ve hediyelik eşyaların satıldığı yerler, yeme içme mekânları tasarlanmalıdır.
Hamamın iyi bir yönetişimle Yozgat’ın ve Sarıkaya’nın kültür ve sağlık turizmine çok önemli katkılar sağlayacağı inancındayım.

Bütün okurlarımızın Kurban Bayramını tebrik eder, sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar dilerim.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
“Çiğdem gezmesi” dünya mirası olarak Unesco’da
çiğdem gezmesi gibi geleneği UNESCO tarafından kültürel bir miras olarak kabul ettirilmesi için göstermiş olduğunuz çaba ve emeğe sonsuz teşekkürler ederim. Değerli hocam geç tiğimiz günlerde Bozok Üniversitesi öğretim görevlileri tarafındanHayri İnal konağında Artvin Yöresi ve Yozgat yöresi kıyafetleri tanıtıldı. Bu tanıtımda bir Yozgat'lı olarak Artvin iline has kıyafetler beni çok ilgilendirmedi. Ama tanıtımda üniversiteli öğrencilerin giydiği ve gazetecilere gösterilen Yozgat kıyafetlerinin her yerde kolayca bulunabilecek cinsten basit üç etek ve şalvardan oluşan ilkokul öğrencilerinin 23 nisan bayramlarında giydikleri kıyafetlerden öteye gitmeyen kıyafetler olduğu aşikardır. Bozok üniversitesinde akademik bir kariyer ile görev yapanların nasıl böyle ucuz ve akademik hiçbir veriye dayandırılmayan tanıtıma imza attıklarına gülüyorum. Bu konu da derin bilgilerinizle hem bizi hemde Bozok üniversitesinde bu konuda bizi bilgilendirdiklerini sanan öğretim görevlilerini bilgilendirmenizi rica ederim.
Erdinç -- 31.03.2010 14:34
“Çiğdem gezmesi” dünya mirası olarak Unesco’da
Sayin M. Akif Ozan,
Çocukluğunuzdaki "Çiğdem Gezmesi" ile ilgili bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Verdiğiniz bilginin ne derece değerli olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Ben iki ayrı çiçek (Çiğden ve Ali Öksüz) gezdirildiğini bilmiyordum, sayenizde öğrendim. Eminim daha bilmemiz gereken bir çok ayrıntı vardır bu konuda. Bu konudaki eksikleri şehrimizdeki Üniversitenin öğrenci ve hocalarının tamamlayacağına inanıyorum. Keşke sizin ve bizim gibi gelecek kuşaklar da bu geleneği uygulasa, yaşasa ve medya ilgi gösterse.
Katkiniz için tekrar teşekkür ederim.
Selam ve saygilarimla
Öcal Oğuz -- 28.03.2010 14:42
“Çiğdem gezmesi” dünya mirası olarak Unesco’da
Sayın Hocam;Unesco'ca onaylanan 'Çiğdem Gezmesi'yazınız-
dan dolayı sizi tebrik ederim.Tabii ki bu 'Çiğdem Gezmesi' zannederim daha çok, Yozgat'ta has bir olay.
Yazınızı okurken beni hem duygulandırdınız,hemde; yıllar öncesine alıp götürdünüz.
Bugün;- altmışına-merdiven dayadığımız için ve bir de,
'yozgat'-lı olan ben,7-8 yaşlarında iken bu 'Çiğdem Gezmesini'
bire-bir yaşadım.Bu -Çiğdem Gezmesi-nin bir kaç özel durumun-
dan bahsedeyim belki bir katkım olur.
Çiğdem gezmesi -Mahalleler arası- bir yarış olurdu.Yarış derken,Baharın müjdecisi olan Çiğdemi ilk gören,toplayan ve
çiğdem gezmesi yapan MAHALLE 1.olur,ilk gören kişi ise KAHRAMAN.
Çalı tabir edilen dikenli ağaçcığın dikenlerine toplanan çiğdemlerin soğanları saplanırdı.
Tamamen çiğdem olmaz, eflatun çiğdem, 'Aliöksüz',Yozgat ağzı ile (Alooğsüz) de takılırdı.
Yazınızda belirtildiği gibi 'Yağ verenin oğlu,bulgur verenin kızı' olsun denir ve;
Ayrıca bir şey daha yapardık;
Yağ verenin oğlu olsun der VE ona Sarı Çiğdem den,bulgur verenin kızı olsun der ve ona'da Eflatun olan Alooğsüzden -Ali Öksüz-verirdik.
Bir katkım olduysa mutlu olurum.
Yazınızdan dolayı tekrar kutlarım.
SAYGILARIMLA...

M.Akif OZAN -- 26.03.2010 16:37
“Çiğdem gezmesi” dünya mirası olarak Unesco’da
demek bizim çocukluğumuzda topladığımız,pilavını yediğimiz baharın müjdecisi çiğdem gezmesi anlamlı kutlama unesko kayıtlarına girmiş..teşyeekkürler hocam ve ne mutlu bize...
ender -- 25.03.2010 07:49
“Çiğdem gezmesi” dünya mirası olarak Unesco’da
değerli hocam,çiğdem gezmesini unesco kayıtlara geçirmeniz nedeniyle sizi can-ü gönülden tebrik ederim.saygılarımla..
sebahat -- 21.03.2010 14:41
“Çiğdem gezmesi” dünya mirası olarak Unesco’da
hocam,yozgatın çiğdem gezmesini unesco kayıtlarına geçirdiğiniz gibi sizi hem kutlarım,hem de çocukluğu çiğdem gezemesiyle geçen yozgatlılar adına teşekkür ederim.Bu yaptığınız büyük iş..fakedenler adına tekrar teşekkürmer.
Berrin -- 20.03.2010 08:30
Hemşehrimiz Nihal Atsız - Yozgat şair ve yazarlar müzesi
hocam,her yazınızda sayenizde yeni şeyler öğreniyorum.teşekkürler.
selim -- 07.03.2010 22:05
Hemşehrimiz Nihal Atsız - Yozgat şair ve yazarlar müzesi
yozgat eksenli makaleleleriniz bize bilmediğimiz çok şeyi öğretiyor.yozgat aslında çoğu bskımdan değerler manzumesi..yani bizi her yazınızda irşad ediyorsunuz.sağolun
sercan -- 28.02.2010 15:03
Hemşehrimiz Nihal Atsız - Yozgat şair ve yazarlar müzesi
değerli hocam,yazdıklarınızla hep bizim yozgata dair bilgi dağarcığımızı zenginleştiriyorsunuz..size çok teşekkürlerim sunuyoruz.saygılar.
seda -- 25.02.2010 08:17
Hemşehrimiz Nihal Atsız - Yozgat şair ve yazarlar müzesi
değerli hocam,yozgatlı hiç bi zaman şairine,yazarına,gastecisine,ressamına,sanatkarına sahip çıkmadı.boşuna çabalamayın,bundan sonrada sahip çıkılacağını tahmin edemiyorum.
Durak taştan -- 21.02.2010 09:39
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
5
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00