BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 15.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
231
Dün
:
4633
Toplam
:
14848737
Bozok Yazııları Prof. Dr. M.Öcal Oğuz
UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ VE “HAMAM”
ocaloguz1@yahoo.com
Bugünkü Sarıkaya’nın eski adı “Hamam” idi ve Pazar günleri de hayvan dâhil, her türlü mal ve ürünün alınıp satıldığı bölge pazarı burada kurulduğu için halk arasında “Hamam Pazarı” olarak da anılırdı.
Sarıkaya’nın bin yıllar boyunca tükenmez bir kaynak olduğu anlaşılan şifalı termal suyu üzerinde ise, tarihi milattan önceki dönemlere uzanan ve yine “Hamam” olarak adlandırılan, ılıcası, kaplıcası veya termal havuzları vardı.

Biri küçük ve üstü kapalı diğeri daha büyük ve üstü açık iki ayrı bölümden ve iki ayrı havuzdan oluşan, iki bin yıldan fazla bir geçmişe sahip olan bu tarihî hamam, 1970’li yıllara kadar ayaktaydı ve kullanılmaktaydı. Büyük havuzun olduğu bölüm erkekler hamamı, küçük havuzun olduğu yer ise kadınlar hamamı olarak kullanılıyordu. Görkemli ve işlemeli taş ve mermerlerden oluşan duvarlarında yankılanan sesler hâlâ kulaklarımdadır. Zira bu tarihî hamamın üç-beş yaşlarında iken rahmetli annemle kadınlar; biraz büyüyünce rahmetli babamla erkekler bölümünde Ramazan ve Kurban bayramlarında arife suyuna pek çok kez girdiğimi hatırlıyorum.

Türkiye’nin betona, çimentoya ve demire âşık olduğu, her eski yapıyı yıkıp yenisini yapmayı gelişme, ilerleme saydığı, tarihî eser ve miras bilincinin yaygınlaşmadığı bir dönemde, bu eser de daha iyisi, daha yenisi yapılacak denilerek bizzat Belediye tarafından yıkıldı ve yerine betonarme yeni hamam yapıldı. Halk eski ve küçük olan hamamdan kendilerini kurtardığı için Belediyeye ve bu projeye öncülük edenlere teşekkür etti. Eski hamamın kalıntıları ise taş toprak altında kaybolup, unutulup gitti.

Gel zaman git zaman, dünyada yaygın olan tarihî eserleri koruma ve mirasa sahip çıkma bilinci Sarıkaya’ya da ulaştı. UNESCO’nun 1972 yılında kabul edilen “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme”ye bağlı olarak ilan edilen Dünya Miras Listesine girmek, bu listenin yarattığı saygınlık ve tanınırlıktan istifade etmek her tarihî kentin ve Belediyenin hedefleri arasında yer aldı.

Bu sürece memnuniyetle söylemeliyiz ki son dönemeçte de olsa Yozgat ve Sarıkaya da katıldı. Eski hamamı yeniden ortaya çıkarmak ve ziyaret edilebilir hâle getirmek için çok gayretli ve sonuçları itibariyle başarılı bir süreç yürütüldü. Bunun sonunda tarihî hamam, 2018 yılında “Sarıkaya Roma Hamamı” adıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine kaydedildi. Hamamın kalıntılarının UNESCO Geçici Listesine kaydı, Yozgat’ta ve Türkiye’de olumlu bir etki yarattı, bu tarihî yapıya haklın, ziyaretçilerin ve basının dikkatini çekti.

İki bin yıldır ayakta olan ve 50 yıl önce zorla ve buldozerlerle yıkılan tarihî hamamı ayağa kaldırmak için gösterilen çabaların ne kadar yerinde olduğu görüldü, daha da olumlu sonuçları görülmeye devam edecektir.
Şimdi yapılması gereken hamamın belirlenen doğal alanını ve tampon bölgesini güçlü bir koruma ve araştırma projesiyle ayağa kaldırmak olmalıdır. Burada yapılacak kazılarla elde edilecek buluntuların açık ve kapalı alanlarda sergilenmesi, kolayca ziyaret edilmesi sağlanmalıdır.

Hamam, iki bin yıllık bir tarihe sahip olmakla birlikte son bin yılında Türkler tarafından korunmuş ve kullanılmıştır. Bu süreçteki mimaride değişiklik olmuş ise bunlar araştırılmalı ve sonuçlar müzecilik teknikleriyle sergilenmelidir.

Bu çalışmalarla birlikte, Sarıkaya kültüründe hamamın yerini, bu alanda oluşan halk kültürünü yansıtan bir müze kurulmalıdır. Bu süreçte halka çağrıda bulunulmalı ve eski hamam ile ilgili bilgi, belge, eşya veya fotoğrafları kurulacak müzeye vermeleri sağlanmalıdır. Bu arada Bozok Üniversitesi, hamam kültürünü çeşitli yönleriyle araştıran çalışmalar yapmalı ve sonuçları kurulacak Hamam Müzesi ile paylaşmalıdır.

Hamamın ve müzenin çevresinde tarihî eser ile uyumlu rekreasyon alanları, hamam ve çevre kültürü ile ilgili yerel ürün ve hediyelik eşyaların satıldığı yerler, yeme içme mekânları tasarlanmalıdır.
Hamamın iyi bir yönetişimle Yozgat’ın ve Sarıkaya’nın kültür ve sağlık turizmine çok önemli katkılar sağlayacağı inancındayım.

Bütün okurlarımızın Kurban Bayramını tebrik eder, sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar dilerim.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Çoktur Yozgat'ın aşığı amma
(CUMHURİYETİMİZİN 86. YILI KUTLU OLSUN.NE MUTLU...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...)BENİM NACİZ VÜCUDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR,AMA;TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTİR.ATAM İLELEBET İZİNDEYİZ...
Günaydın Hocam; Bilgilendirici yazılarınızı okumaya büyük özen gösteriyorum.Bir YOZGAT Boğazlıyan lı olarak sizin gibi bir değere BOZOK sahip olduğu için çok şanslı diye düşünüyorum.Ama biz değerlerimizin farkında olamayız ve görmezden geliriz.Bunu genelllersek eğer hangi değerlerimizin arkasında duruyoruz ki.Değerlerimizi kaybettikçe,yozlaşmaya giden yolumuzu genişletiyoruz.Ne acıdır ki tarihi ve kültürel zenginliklerimizin farkında olmadan yaşayıp gidiyoruz işte topal aksak.
Herşeye rağmen gurbette olan kardeşim HÜSNÜ ÖZDİLEK e ait umut yeşerten şiirini paylaşmak istiyorum.Cümleten değerlerimizin kıymetini bilelim.Birbirimize sahip çıkalım.SEVGİLERİMLE....

SULAR BİLE SUYA SUSAR

Yürek şaha kalktığında,
Bir köşede akıl pusar!
Gönül gözü baktığında,
Kelimeler bir bir susar!

Ne bu korku, ne bu telaş?
Ak umutlar olsun yoldaş...
Korkmadan koy yastığa baş,
Düşler bazen kâbus kusar.

Kaybederiz gör neleri!
Keder bürür sineleri…
Hoyrat zaman seneleri
Ayağından tutup, asar.

Yaralara em vuralım,
Gecelere gem vuralım,
Güzellikten dem vuralım,
Yoksa hayat bize küser.

Ne diyeyim sana başka ?
Sırt çevirme sakın aşka !
Yalnız toprak olsa keşke,
Sular bile suya susar...

Hüsnü Özdilek
CEMAYNUR OKUR -- 30.10.2009 11:28
Çoktur Yozgat'ın aşığı amma
hocam,her yazınız yozgat konusunda bize ilham veriyor,çok teşekkürler yozgatın zenginliklerini sizin yazılarınızdan tanıyoruz.çok ama çok teşekkürler hocam,hürmetler...
sultan -- 27.10.2009 21:26
Bayram : Dede ve Torun
değerli hocam,her yazınız ayrı bir önem ve mesaj içeriyor.hatırlatmalarınız mükemmel..teşekkürler.
ragıp -- 12.10.2009 21:42
Bayram : Dede ve Torun
Sevgili Hocam bu yazınızıda okurken yine içim burkuldu.Hep canalıcı konuları buluyor ve çok güzel anlatıyorsunuz.Hakikaten bu apartman yaşantısı Yozgatta da olsa İstanbulda da olsa dedeyi torunlarından ayırıyor.Halbuki evlerimiz yeterli büyüklükte olsa hep birarada olsak ne iyi olurdu.Biz genede torunlarımızla en azından günaşırı birlikte olabiliyoruz.Bu bakımdan şanslı sayılabiliriz.Sizinde buyurduğunuz gibi genç yaşlara gelmiş torunlar eğer dedeleri huzurevlerinde kalıyorsa mutlaka onları zaman zaman evlerine konuk edip gönüllerini almalı onların karşılıksız sevgilerini yudum yudum içmeliler.İstanbuldan selam ve sevgilerimi sunuyorum.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 26.09.2009 21:20
Üniversite, bilim ve kültür
sayin hocam selamun aleykum allah zihin acikligi versin sana kardes cok guzel yonlendirme yazilari ve yozgat icin cozum ornekleri veriyorsunuz ama acaba bunlari mutlaka cozecek veya cozume katkida bulunacak yozgatlilarda okuyordur insallah onlarda benim gibi dusunuyor fakat hic kilini kipirdatmiyorlar sonrada bende yozgatliyim diyorlar (hadi be sende yozgatliyim demek bir ayricaliktir yozgatliysaniz sizinde yozgata katkiniz olsun birakin bu kuru inadi)sadece sozde iki kurus yada iki dakikasini yozgata ayirmayan insanlari hizaya getirmek icin yazalim hocam elinize saglik selam ve saygilar
halit yagiz -- 30.08.2009 02:39
Hıdrellez’in Yozgatçası : Ağrice veya Eğrice
yazılarınızla dağarcığımız zenginleşiyor,size çok teşekkür ediyorum.
semiha -- 28.06.2009 10:09
Arabaşı’dan Çapanoğlu’ya ...
izmirden degerli hocama ve tüm yozgatlı dünyasına selam olsun hocam .saraykent ilçesi divanlı köyünde birinci derecede sil alanı trist çekecek yer var ama kimse bilmiyor defineciler dışında ilgilenip köşenizde anlatmanızı istiyorum saygılarımla .
05425129339.
celal altıok -- 6.04.2009 12:25
Altından Çapanoğlu çıkar
Sn.M.C.Oğuz Beyefendi; Altından Çapanoğlu çıkar başlıklı yazınızı okudum. Size daha önce de ulaşmaya çalıştım ama bu mümkün olmadı. Bu vesileyle bir kere daha tekrar ediyorum el-mek adresinizi verirseniz görüşmek isterim. Başka pek çok yerde de anlatıldığı gibi Yozgat adının yanlış bir efsaneyle anlatılmasına siz de katılmışsınız. Altından Çapanoğlu çıkar deyimi için, hemşehrimiz Ertuğrul Kapusuzoğlunun sürmeli romanı okunmalı ve özellikle gençlere mutlaka tavsiye edilmeli, okutulmalı, hatta mümkünse bu romanın filmi yapılmalı.Bu deyimin doğrusu da -veya bana göre dğrusu ve daha mantıklı olanı da- bu yolla öğretilmeli. Yozgat adı ile ilgili; Hızırlı- çobanlı anlatılan efsane de gerçeklerle uyuşmaz. Efsanedir anlatılabilir ama bunu sizin gibi bilim adamları değil varsın halk anlatsın, efendim. Malumunuz bölge eskiden beri bozokların yerleşim alanı olduğundan bozoklar- BOZOKAT olarak anılmış vergi tarir defterlerinde de böyle geçmiştir. Yine malumunuz eski harflerle BOZOKAT بزقات böyle yazılır YOZOKAT ise يزقات bir harf farkla hatta bir nokta farkla böyle yazılır. Yani sn. Hocam, vergi kayıt defterlerinde bir memurun eski b harfinin altındaki bir noktayı biraz uzatıp, bir başkasının da bir noktalı B harfini iki noktalı Y harfi olarak okuması yazması sonunda BOZOKAT kelimesi YOZOKAT şekline dönüşmüş; zamanla da o harfinin biri ses -teleffuz kolaylığı nedeniyle düşerek YOZKAT.. YOZGAT OLMUŞTUR. Bu izahat da bana daha mantıklı görünüyor. Selam ve saygılarımla. Muttalip Taş Öğrt.- Şair
gafleti@mynet.com -- 07.03.2009 00:44
Altından Çapanoğlu çıkar
YorumunuzMERHABA Hocam; Uzunca bir aradan sonra bilgilendirici ve aydınlatıcı yazınızı okurken tarihsel ve kentsel gelişiminde acı ve tatlı izi olan Çapanoğulları hakkında tam bir bilgiye sahip değildim ve hepte merak eder dururdum,yine sizin sayenizde doğrusunu öğrendim.Bende bir memleket sevdalısıyım ve sizin gibi bir bilim insanını Günbegün de tanıdığım için de son derece gururluyum.Güzel ülkemizin sizin gibi duyarlı değerlere ihtiyacı var.Yıllar öncesinde tv henüz çok yaygın değilken öncelik radyonundu. .O yıllarda polis radyosu ve meteroloji radyosu vardı müzik yayını yapan.Polis radyosunun yörelerin öyküsünü anlatan yayınında taa o zamandan aklımda kalan Yozuna yoz kat,sürüne sürü kat köyün yozkent olsun idi. Yıllar öncesine bir YOLCULUK yaptırdınız.Güzellikler bir bir gözümün önünde canlandı.Bilgilendirici yeni yazılarınızı ilgiyle bekliyorum.SAYGILARIMLA...
CEMAYNUR OKUR -- 01.03.2009 21:08
Altından Çapanoğlu çıkar
Değerli Hocam,ailemizle ilgili özet yazınız için çok teşekkür ederiz. Geçen yıl Ramazan bayramında ulaşabildiğimiz Çapanoğullarını Yozgat Galata otelinde buluşturduk. İnşallah Türkiyedeki ve yurtdışındaki akrabalarımızı yılda bir kerede olsa ata yurdumuzda bir araya getirmeye çalışacağız.Bahsettiğiniz Köremeze gelince elbette sütte,yoğurtta insan sağlığı için çok faydalı ama ikisinin karışımından olan köremeze bir parçada bal karıştılınca İranlı dostum Dr.Mehmet Cevadinin dediğine göre B vitamini yönünden okadar zengin olurmuş ki bilhassa depresyon vs. gibi sinir sistemi ile ilgili rahatsızlıkların en iyi ilacı olurmuş.İstanbuldan en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum canım hocam.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 26.02.2009 16:49
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
7
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00