BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 15.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
242
Dün
:
4633
Toplam
:
14848739
Bozok Yazııları Prof. Dr. M.Öcal Oğuz
UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ VE “HAMAM”
ocaloguz1@yahoo.com
Bugünkü Sarıkaya’nın eski adı “Hamam” idi ve Pazar günleri de hayvan dâhil, her türlü mal ve ürünün alınıp satıldığı bölge pazarı burada kurulduğu için halk arasında “Hamam Pazarı” olarak da anılırdı.
Sarıkaya’nın bin yıllar boyunca tükenmez bir kaynak olduğu anlaşılan şifalı termal suyu üzerinde ise, tarihi milattan önceki dönemlere uzanan ve yine “Hamam” olarak adlandırılan, ılıcası, kaplıcası veya termal havuzları vardı.

Biri küçük ve üstü kapalı diğeri daha büyük ve üstü açık iki ayrı bölümden ve iki ayrı havuzdan oluşan, iki bin yıldan fazla bir geçmişe sahip olan bu tarihî hamam, 1970’li yıllara kadar ayaktaydı ve kullanılmaktaydı. Büyük havuzun olduğu bölüm erkekler hamamı, küçük havuzun olduğu yer ise kadınlar hamamı olarak kullanılıyordu. Görkemli ve işlemeli taş ve mermerlerden oluşan duvarlarında yankılanan sesler hâlâ kulaklarımdadır. Zira bu tarihî hamamın üç-beş yaşlarında iken rahmetli annemle kadınlar; biraz büyüyünce rahmetli babamla erkekler bölümünde Ramazan ve Kurban bayramlarında arife suyuna pek çok kez girdiğimi hatırlıyorum.

Türkiye’nin betona, çimentoya ve demire âşık olduğu, her eski yapıyı yıkıp yenisini yapmayı gelişme, ilerleme saydığı, tarihî eser ve miras bilincinin yaygınlaşmadığı bir dönemde, bu eser de daha iyisi, daha yenisi yapılacak denilerek bizzat Belediye tarafından yıkıldı ve yerine betonarme yeni hamam yapıldı. Halk eski ve küçük olan hamamdan kendilerini kurtardığı için Belediyeye ve bu projeye öncülük edenlere teşekkür etti. Eski hamamın kalıntıları ise taş toprak altında kaybolup, unutulup gitti.

Gel zaman git zaman, dünyada yaygın olan tarihî eserleri koruma ve mirasa sahip çıkma bilinci Sarıkaya’ya da ulaştı. UNESCO’nun 1972 yılında kabul edilen “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme”ye bağlı olarak ilan edilen Dünya Miras Listesine girmek, bu listenin yarattığı saygınlık ve tanınırlıktan istifade etmek her tarihî kentin ve Belediyenin hedefleri arasında yer aldı.

Bu sürece memnuniyetle söylemeliyiz ki son dönemeçte de olsa Yozgat ve Sarıkaya da katıldı. Eski hamamı yeniden ortaya çıkarmak ve ziyaret edilebilir hâle getirmek için çok gayretli ve sonuçları itibariyle başarılı bir süreç yürütüldü. Bunun sonunda tarihî hamam, 2018 yılında “Sarıkaya Roma Hamamı” adıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine kaydedildi. Hamamın kalıntılarının UNESCO Geçici Listesine kaydı, Yozgat’ta ve Türkiye’de olumlu bir etki yarattı, bu tarihî yapıya haklın, ziyaretçilerin ve basının dikkatini çekti.

İki bin yıldır ayakta olan ve 50 yıl önce zorla ve buldozerlerle yıkılan tarihî hamamı ayağa kaldırmak için gösterilen çabaların ne kadar yerinde olduğu görüldü, daha da olumlu sonuçları görülmeye devam edecektir.
Şimdi yapılması gereken hamamın belirlenen doğal alanını ve tampon bölgesini güçlü bir koruma ve araştırma projesiyle ayağa kaldırmak olmalıdır. Burada yapılacak kazılarla elde edilecek buluntuların açık ve kapalı alanlarda sergilenmesi, kolayca ziyaret edilmesi sağlanmalıdır.

Hamam, iki bin yıllık bir tarihe sahip olmakla birlikte son bin yılında Türkler tarafından korunmuş ve kullanılmıştır. Bu süreçteki mimaride değişiklik olmuş ise bunlar araştırılmalı ve sonuçlar müzecilik teknikleriyle sergilenmelidir.

Bu çalışmalarla birlikte, Sarıkaya kültüründe hamamın yerini, bu alanda oluşan halk kültürünü yansıtan bir müze kurulmalıdır. Bu süreçte halka çağrıda bulunulmalı ve eski hamam ile ilgili bilgi, belge, eşya veya fotoğrafları kurulacak müzeye vermeleri sağlanmalıdır. Bu arada Bozok Üniversitesi, hamam kültürünü çeşitli yönleriyle araştıran çalışmalar yapmalı ve sonuçları kurulacak Hamam Müzesi ile paylaşmalıdır.

Hamamın ve müzenin çevresinde tarihî eser ile uyumlu rekreasyon alanları, hamam ve çevre kültürü ile ilgili yerel ürün ve hediyelik eşyaların satıldığı yerler, yeme içme mekânları tasarlanmalıdır.
Hamamın iyi bir yönetişimle Yozgat’ın ve Sarıkaya’nın kültür ve sağlık turizmine çok önemli katkılar sağlayacağı inancındayım.

Bütün okurlarımızın Kurban Bayramını tebrik eder, sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar dilerim.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Üretim
Sn. M. Öcal Oğuz Beyefendi, Sizinle irtibat kurmak isteyen bir şairim. lutfen e-mail adresinizi bildiriniz. selam ve saygıyla..
Muttalip TAş -- 03.09.2008 02:02
Üretim
Hocam, yozgatta maalesef üretim yok,tüketim ve dedikodu üretimi var.Onun için yozgatta üretim hak getire.
Engin -- 31.08.2008 13:03
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
hocam yazılarınız öylesine ilmi ve faydalı ki,, şurası güzel olmuş diyerek ayrım yapmak istemiyorum. baştan aşağı güzel... kolay gelsin. kariyerinizde başarılarınızın devamını dilerim.
Mehmet Aslan -- 29.08.2008 12:10
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
sayın hocam,Halk bilimleri dalında yozgattan yetişen dünya çapındaki bilim adamı olarak sizin yozgatla ilgili bu yazıları pür dikkat okuyorum.yozgatı idare edenler,sizin bu yazılarınızdan feaydalanabiliyorlar mı ve sizin gibi değerli bir bilim adamının farkındamıdırlar,inanın çok merak ediyorum.hürmetlerimle..
Sevilay -- 27.08.2008 08:08
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
YorumunuzDeğerli Öcal Hocam,Buyurduğunuz gibi Anadolunun Türkler öncesi dönemi ile ilgili tarih ve kültürünün şimdi bu topraklarda yaşayan insanlar tarafından çok iyi bilinmesi gerekir.Fakat ne yazık ki bırakın sade vatandaşı bu bölgelere kültür turları düzenleyen büyük firmaların rehberleri bile eksik ve hatta bazan yanlış bilgiler vermekteler.Ege ve akdeniz bölgesi gezilerinde örneğin Efes ve Meryem Anayı gezdirirken okadar uzun uzun meryem ve çocuk isa bilgisi veriyorlarki dayanamadım sordum imtihan nezaman diye ben yıllardır bu yöreleri gezerken rehberleri ikaz etmişimdir,anlatılarınızda bir zamanlar bu toprakların kendi halkları olduğunu özellikle vurgulayınki insanlar mermerler veya duvarlar üzerindeki yazılara bakarak bu topraklarda eskiden beri hep yunanlıların olmadığını hatta Çanakkalede bir dişhekimi arkadaşımızın mahkeme kakarı ile Hektor ismini aldığını hep söyledim.Sizinde buyurduğunuz gibi Bu topraklarda büyük medeniyetler kurmuş Sümerleri,Hititleri,Frigleri,Asurluları vs.okullarda kısa bir tarih dersi olarak değilde o zamana göre olağanüstü medeniyetler olarak okutulması çok faydalı olurdu.Bu bilgilerle yetişen genç nesillerde önce bunlara sahip çıkar ve korur sonrada dünya mirası olarak tarihi ve turistik tanıtımlarını yaparlardı.Saygılar sunarım.
Abdülkadir Çapanoğlu -- 17.08.2008 16:47
Yozgat’ı yönetenler Gül’ü izlesinler yeter!
hocam yozgatı yönetenler,neyin farkındalarki cumhurbaşkanı gülü izlesisinler,yine de hattırlattığınız için teşekkürler
Gültekin Kara -- 17.08.2008 14:10
Anadoluda konferans klasiği
Hocam,her yazınız bir başka anlamlı.Yazılarınızı dikkatle takip ediyorum.Başarılar
Semra -- 10.08.2008 15:35
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
9
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00