Nesrin MASARİFOĞLU // Bu ile itibar sağlayan her projeye var mısınız ?
“Türkiye’de iki örnek biri Pamukkale diğeri Sarıkaya” konulu yazıyı eski Yozgat Valisi Sayın Abdulkadir Yazıcı bey’in göreve başladığı ilk günlerde yazmıştım. Şimdilerde Sarıkaya Tarihi Roma Hamamının Unesco Dünya Mirası geçici listesine alınması ile o yazımı hatırladım. Sayın Yazıcı’nın incelemelerde bulunmak için Sarıkaya’ya davet ettiği müsteşarın Sarıkaya Roma Hamamı kalıntıları karşısında heyecanlanıp “Bu az rastlanır bir güzellik tarih, sıcak su ve şifa bir arada. Bu potansiyelde ve yapıda Pamukkale ve Sarıkaya’nın iki yalnız örnek olduğunu belirterek bu alanın düzeltilmesi durumunda yüzlerce turist otobüsünün güzergâhına alınabileceğini” söylemesi ile Kaplıca turizmi için yeni bir dönemin kapılarını açılabilir umuduna kapılmıştık. Hatta ben bu umudu daha da yükselterek söz konusu yazımda “Sayın Valim Kaplıca turizmini atağa kaldırdığınızda gezi güzergâhına Çamlık Milli Parkını, Nefesli köyündeki tarihi dokuyu, düzenlemelerle Çeşka Kalesini, Akdağmadeni Ormanları ve Behramşah Kalesini, Yozgat Müzesi ile restore edilen konaklarımızı, medarı iftiharımız Çapanoğlu Büyük Camii ilave edebilirsiniz.” dedim. Tabii bu yazıdan bu yana aradan yıllar geçti. Bu arada illerini turizm merkezi yapmaya çalışan birçok ilde bu alanda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Çok ilginç projelerle turist çekme yarışına girildi. Onlar tur otobüsleri ile dolup taşarken biz ne yazık ki yerimizde saydık. Kaplıcalarımızda bile bir Kozaklı bir Kızılcahamam kadar olamadık. Yozgat maalesef sanayi kenti olamadı. Halen işsizlik had safhada. Dışarıya göçün en büyük nedenlerinden biri de bu. Eğitim kalitesi açısından da sonuçlar tartışılır nitelikte. İklim, bilinçsizlik derken tarım ve hayvancılıkta da istenilen düzeyde değil. Köyler de nerdeyse tüm kapılar kapanmak üzere. Gençler rızkını dışarıda arama derdinde. O zaman ne yapalım bu ili turizme açalım. İşte bu yüzden bırak Dünya Mirası listesine girmeyi; geçici listede yer alan 72 tarihi alan içerisinde yer almak bile bizi çok heyecanlandırıyor. Hem tanıtım açısından hem kolay kaynak bulmak açısından bu haber Yozgat Turizmi adına çok sevindirici. Kaldı ki biz Türkiye de iki yer diye bilirken aslında Dünyada sadece ve sadece bu evsafta iki yer var. Sarıkaya kaplıcalarına gidenler bilir. Hamamların yanında bu tarihi hamam kaderine terk edilmiş izbe bir alandı ta ki 2010 yılına kadar. Bu yıla kadar keşfedilmeyi bekleyen bu alan ciddi bir ekip çalışması ve feraset sahibi yöneticiler sayesinde gün yüzüne çıkarıldı. Bilhassa Sarıkaya Tarihi Hamamı ile ilgili hakikaten çok yoğun bir çalışma yapıldı. Ah birde o çevresindeki çarpık yapılaşmaya meydan verilmeseydi. Ulusal basında bile yer yer bu haberler ses getirdi. Emeği geçenlere minnettarız. Üstelik dünyada sadece İngiltere’de bir örneği var başka yok. Dünyada iki tarihi mirastan biri bizde kıymetini bilelim. Turları Yozgat’a çekmek için elimizin parmakları kadar az sayıda tarihi görüntü yetmez. Artık yılan hikâyesine dönen hızlı tren seferleri başlar, yeni havaalanı söz verildiği gibi 2020 yılında hizmete açılırsa o zaman yurt dışından turist çekmeyi bile başarırız. Ama şapkayı koyup düşünme zamanı yıllarca fıkralara, sosyal medyaya geri kalmışlığı malzeme olan bu şehrin imajını düzeltmekle işe başlamalıyız. Önce bu şehre itibar sağlayacak projelere sahip çıkmak ve onları uygulamak noktasında yarış içerisinde olmalıyız. Bu güzel projelerden biri de ilimize ülkemizde sadece 6 tane olan 7. si de Yozgat’ta yapılması kararlaştırılan “Basın Müzesi “ projesi. Bugün Yerel ve Ulusal Basının günümüzdeki giderek artan önemi düşünülünce böyle bir projenin bu ile kültürel katkıyı, vitrini feraset sahibi herkesin çok net görmesi gerekir. Sayın Belediye Başkanımız Yusuf Başer Bey ile üyesi olduğum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Hakan Kiracı Bey’in gayretlerini yakinen biliyorum. Her türlü çalışmanın titizlikle yürütüldüğü, tüm projenin belirlendiği bu Müzenin açılmasının akamete uğramasını asla kabul edilir bulmuyorum. Madem bu ili görücüye çıkarmak istiyoruz markalaştırmak istiyoruz o zaman böylesine önemli bir proje; varsa kişisel hırslarımızın kurbanı olmamalı. Projenin fikir babası kim olursa olsun her türlü proje bu ili bir adım bile ileriye taşıyorsa “EYVALLAH” başımızın üstündesiniz. Bakın Eskişehir’de bir mumya müzesi çoğu hayatta olanların mumyalarından ibaret ama ziyaretçisi olabilmek için upuzun kuyruklarda saatlerce bekliyorsunuz. Şehirler işte böyle geniş ufka sahip, projelerine sahip çıkan yöneticiler sayesinde marka oluyor. Bugün Eskişehir’e girip çıkan turların haddi hesabı yok. Bu ilde tarih yok, doğa yok. Ama ne var çok sıra dışı projelere geçit veren idareciler var. Hatta denizi bile Anadolu’nun ortasına monteleyen yöneticiler var. Bir masal şatosu bile yetiyor çocuklu aileleri akın akın oraya çekmeye. Yöneticiler mutlaka giderken hoş seda bırakmalılar diye düşünüyorum. Basın geçmişine sahip çıkan, basını kronolojik bir seyire dönüştürerek sergileyen bir ilin sanıldığının aksine nasıl da günümüzün olmazsa olmazı Basına verdiği önemi tarihi bir konakta gözler önüne seren böyle bir Müzeye nasıl da sahip çıkılmaz, projenin katkıları görmezden gelerek sümen altı edilir inanın ilimiz adına çok üzülüyorum. Bu projenin askıya alınmasını engellenmesini mantığıma anlatamıyorum. Haksız mıyım? Yozgat’ımızı markalaştıracak çok güzel projelerin bir bir uygulamaya konulduğu iş ve aş bulabilmek için kimsenin memleketini terk etmek zorunda kalmadığı nice bayramlar geçirmek dileği ile selam ve saygılar… 13.06.2018