Ali DEMİRDAĞ // GARİP SORGUN’UM BENİM
(Bu yazı Sorgun’un talihsizliği ile ilgili daha önceden yazılmış, hatta bu sebeple kitap olarak yayınlanması amacıyla önceki Belediye Başkanı Sayın Ahmet Şimşek’e sunulmuş, ancak basımı uygun görülmemiştir.) Daha önce bir vesile ile anlattığım bir fıkra ile yazıma başlamak istiyorum. Her ikisi de eşini kaybetmiş, orta yaşlı bir bayan ile bir erkek tanışırlar ve neticede evlenirler. Ama her ikisinin de eski eşlerinden birer çocukları vardır. Bir müddet sonra bu birliktelikten de bir evlada kavuşurlar. Günün birinde, hanım bakar ki avluda bir kavga var. Kavganın mahiyetini anlayınca beyinden yardım ister ve şöyle nida eder: -Bey! Seninki ile benimki bir olmuşlar, bizimkini dövüyorlar. Sorgun’un talihi de biraz bu olaya benziyor. Bizi gözetip, koruyup, kollaması gerekir diye sırtımızı dayadığımız vilayetimiz bize arka çıkmadığı gibi; ben sizin babanızım veya ağabeyinizim, elinizde ve avucunuzda ne varsa bana vereceksiniz, siz henüz reşit değilsiniz diyor. Biz de sesimizi çıkaramıyoruz. Haydi, o büyüğüm diyor, ama küçüklere ne oluyor? Onlar da Sorgun’un su saf ve garip halinden istifade ederek fırsatı değerlendiriyorlar. Bunların örneği pek çok ama ben burada birkaç tanesine işaret edeceğim: Bozok Üniversitesine bağlı olarak ve Sorgun’a planlanan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu (4-yıllık) nu Sarıkaya alıyor. Sağlık Yüksekokulunu (4-yıllık) Akdağmadeni alıyor. Şeker fabrikası yapılıyor, ismini Yozgat alıyor. Atıl duruma düşeceğini bile bile organize sanayini ve hızla gelişme imkânından mahrum edilerek üniversiteyi Sorgun’dan uzaklaştıran bir hamimiz var. -Ne yani? Madem büyüğümüz; döver de sever de. Bazı büyükler sevgisini böyle gösterirler. Büyüğümüzün kadirşinaslıklarını (!) bir tarafa bırakalım da şu küçüklere bir daha göz atalım. Şimdi anlatacağım olay da bu hadiselerin üzerine tuz-biber ekiyor. Biliyorsunuz, Sorgun (affedersiniz) Yozgat Şeker Fabrikasının doğusunda, “Cihanşarlı köyü hudutları içerisindeki” dört yola, çok hayırlı bir icraat olarak “köprülü kavşak” inşaatı başladı. Bu tesise vesile olanlara gerçekten minnet ve şükran duyuyoruz. Allah onlardan ebeden razı olsun. İnşaat sahasındaki gayrimenkul maliklerinin çağrıldığı ve Karayolları 6. Bölgeden (Kayseri) kamulaştırma amacıyla gelen heyetle birlikte 30.04.2013 Salı günü Sorgun Belediyesinde bir toplantı yaptık. Yapılan toplantıda, bölge temsilcileri mülk sahiplerini istimlâk bedelleri konusunda ikna edemediler, ama Sorgun’un garipliğine bir defa daha şahit olduk. Söz konusu, Sorgun’a yapılacak bu köprülü kavşağın adı nedir, biliyor musunuz? “Çekerek Köprülü Kavşağı.” Bâtılı tasvir hoşuma gitmez ama hani, meyhanedeki sarhoşların içmeye mazeret ararken, “gel de içme” dedikleri bir laf var ya, aynen öyle de; şu Sorgun’un talihsizliğine ve sahipsizliğine bakıp ta, bu memlekete gel de: “Garip Sorgun’um”deme! 05.07.2018