Ali DEMİRDAĞ // SOKAK DÜĞÜNLERİ
Kainatta mevcut olan her şeyde bir takım değişme ve gelişmeleri müşahede etmekteyiz. Yani her bir varlık kendi fıtratına (yaratılış) uygun bir tarzda, zaman içerisinde ve yaşadığı mekana uygun bir şekilde değişim ve gelişim göstermektedir. Nasıl ki; bir tohum, çekirdek ve yumurta uygun bir mekanda ve zaman içerisinde gelişir ve kendinden beklenilen semereyi verirse, bundan istifade eden ve kainatın çarklarına en uygun hareket etmesi gereken insandan da bu gelişim elbette beklenmektedir. Fert ve toplum olarak insan yaşayışında değişmeyen bazı karakteristik özellikler olmasına rağmen değişim ve gelişime en açık varlık insandır. Tarih boyunca, insan hareketini tetkik ettiğimizde şu gerçekle karşılaşıyoruz. İnsanlar zaman içerisinde mekan değiştirdikçe davranışları da değişmektedir. Göçebe toplumlar, şehirlerde yerleşik bir düzene geçtikleri zaman bu davranış şekli, daha da bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Mesela: Kendilerini yırtıcı hayvanlardan korumak ve avlanmak için kullandıkları silahları şehirde kullanamayacak ve oradaki pek çok adetlerini geride bırakacaklardır. Ama gelin görün ki, bizim toplumumuzda o vahşi ve bedevi hayatın gerekleri hala hükümferma olmaya devam etmektedir. Bu durum o tiplerin; kılık-kıyafetinden tutun da törenlerine kadar yansımaktadır. Şehirleşme, sosyalleşme ve toplumsal kurallara uymada, yani kısaca medenileşmede uyumsuzluk çeken bu güruha karşı ilk etapta sosyal dinamizmi devreye sokmak lazımdır. Yani, iyi bir komşuluk ilişkileriyle sosyal diyalogları harekete geçirmeli, yani sınıf atlamada bir hazırlık sınıfı okutulmalıdır. Daha sonra medeni bir toplumun örf ve adetleri yansıtılmalı ve sonunda da hala bu vahşi adete devam eden insanlara karşı bir hukuki yaptırım uygulanmalıdır. Bu yazıyı yazmamın sebebine gelince; memleketimizde (şehrimizde diyemiyorum, çünkü şehirli insan medeni olur) hafta sonları yapılan sokak düğünleridir. İnsan kendisini bir “Afrika Ülkesinde”, yamyamların ve tamtamların arasına düşmüş hissediyor. Bu nasıl bir tören, bu nasıl bir anlayış? Koskoca bir mahalleyi ses kirliliği ile rahatsız etme ve çılgınca sağa-sola ateş etme yetkisini belki vicdanından (!) alıyorsun, geldiğin yerlere bir özlem duyuyorsun ama adına şehir denen bir mekanda yaşıyorsun ve orada; hastalar, yaşlılar, bebekler ve dinlenmeye çalışan insanlar var. Bu çılgınlık niye? Neyi ispat etmeye çalışıyorsun? İnsana, insanca davranış yakışır. Ben buradan yetkililere sesleniyorum. Lütfen bu sokak düğünlerini disipline ediniz. Konulan saatlerin dışına çıkmamalarını kontrol ediniz. Hele hele ateşli silahlara asla müsaade etmeyiniz… 10.08.2019