YOZGAT OKURU // Sedat Erişin
KÜRŞAT BACANLI ‘Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.’ Diyor Hz Mevlana. Yine Batı kökenli bir filozofta ‘Tesadüf bir başlangıçtır. Finali sen oynarsın, perdeyi kader kapatır’ diyor. Evet, tesadüflerin sırlarını anlamak çok zordur. Tamamen ilginç ve şaşırtıcı bir hadise sonrasında planlanmamış, kendiliinden gelişen bir randevu ortamında tanıdım Kürşat Bacanlı’yı. Konuştukça babası ile tanış olmamın şokunu üstümden atamadım bir süre. Sohbetin ileri aşamalarında kendisini çok iyi yetiştirmiş güçlü bir bürokrat beyinin karşımda durduunu anladım. Ülkemiz corafyasının topraından mıdır suyundan mı bilmem, kişilerle ilgili olumlu ve başarı öykülerinin bizde bıraktıı çıplak duygu ve düşüncelerimizi net, şeffaf, sade ve yalın bir dille anlatmakta zorlanırız. Son yıllarda toplumsal algıda övgüye layık insanlardan söz ederken yalakalık mı yapıyor, abartıyor mu, diye alaya anılmaktan korkar, haklı övgülere layık, doru insan bildiimiz ve takdir ettiimiz kişilikleri anlatmada çekingen davranırız. Bugün ülkemiz insanlarının çou, bardaa sürekli boş tarafından bakarak acımasız eleştiri yapmayı sever, deerlerimize alabildiine yüklenmekten kendisini alamaz. Bizler bu fani ve yalan dünyada kıymetli deerleri yaşarken anlamayız, anlatmayız ama o insanları kaybettiimizde artık iş işten çoktan geçmiştir. Hayatımda geçirdiim tüm deneyimler ve bilgiler ışıında, bugün şu gerçeklie tüm kalbim ve kalemimle imza atıyorum. *** Herkesin bir öyküsü vardır. Topluma hizmet etmeye aday kişi ve kurumların hayat öyküleri de mutlaka tarihe not olarak düşülmelidir. Bunu ihmal edersek aır bir vebali omuzlarımızda taşımaya mahkum oluruz. Aktarmaya çalıştıım duygu ve inanç ışıında, tesadüfler sonucunda tanıştıım Kürşat Bacanlı’yı bir makale konusu yaparken, yukarıda belirttiim olumsuz düşünce ve anlayışlara bir isyan ve yaşayan güzel insanların toplumda pek bilinmeyen özelliklerini, duygusallıa kaçmadan tüm çıplaklııyla anlatabilmek adına bu satırları kâıda dökmeye çalıştım. Dik ve tok duruşlu, son derece zeki, bir bakışta adeta insanın zihin ve ruh dünyasının emarını çekecek kadar dikkatli ve kendine müthiş bir özgüveni olan ama bir o kadar da içten samimi isim karşımdaydı. Kürşat Bacanlı’nın hayat hikayesini dinledikçe onun bulunduu yer ve konumun asla tesadüfe dayanmadıını, Şans faktörünün ise bu hayat hikayesinde yer almadıına tanıklık ettim. Kürşat Bacanlı başarı öyküsünün temelinde ise tırnaklarla kazınarak youn emekle örgülenmiş bir örnek olaylar dizisini gördüm. Bu fani dünyada yakaladıı üstün başarılara ramen geçmişinden kopmadan ve memleketi Yozgat’tan anılar kesitlerini böbürlenmeden ifade etmesi tevazuunun en güzel örneini ortaya koyuyordu. Devlete hizmet adına yaptıı çalışmalar görev, yetki ve sorumluluuna ne kadar balı ve severek emeine yüreini katan bir kişilik olduu ise her söz ve davranışında anlaşılıyordu. Bürokrasi ve Yozgat Tarihine tanıklık edenler zihin ve gönül dünyaları kendine hizmet edecekleri nasıl unutmayacak ve hayırla anacaksa, Kürşat Bacanlı ismi de zihin ve gönül dünyalarda mutlaka bir yere not edilecektir. Kürşat Bacanlı hayat öyküsü tüm başarı hikâyelerinin ana temasında olduu gibi çile ve zorluklarla doludur. Yazı masamdan bu satırları kaıda döktüümden Kürşat Bacanlı’nın haberi bile yok. Tevazuu güzeldir ama biz acılarla dolu başarı öykülerini çocuklarımıza anlatmasak onları nasıl başarıya ve azimli olmaya yöneltebiliriz? Günümüz Türkiye’sinde her şeyin kolayına alıştırılan, okumayı deil, internet aleminde saçma sapan zaman kaybeden gelecek nesillerin ufkunu nasıl açabiliriz? Yeni nesillere tırnaklarla kazıyarak, taşın suyunu çıkararak, yılmadan yıkılmadan her emein ve azmin başarıya ulaşacaını nasıl gösterebiliriz? Millete siyaseten hizmet etmek adına yola çıkan Kürşat Kardeş, ALLAH yar ve yardımcın olsun. 18.05.2018