Mustafa TOPALOĞLU // YARALI CEYLAN
Kırşehirli baba-oğul Ertaşlar’ın havalandırdığı bir koşma, ağıt... İki değişik ezgisi var. Biri uzun hava,bozlak .TRT Repertuvarına 808 numarayla kayıtlı. Diğeri garip ayağında 4/4’lük ölçüyle çalınıp okunan bir kırık hava. Notalı. TRT Repertuvarındaki kayıt numarası 2099. Her iki kayıt da Neşet Ertaş’tan alınma. . Ezginin sözleri Âşık Kerem’e ait. Toplam altı dörtlük. Son bölümde yer alacak şiirin tamamı. Ertaşlar, koşmadan sadece iki dörtlüğü alıp (3+2)=5’lik iki kıta yapmışlar. Kıtanın nakaratı da ikilik olmuş. Ben ustaların okuduğu gibi yazayım ezginin sözlerini: . “Guva guva indirdiler yazıya aman aman Dut ettiler algın ala tazıya İş başa düşünce bakmaz guzuya aman aman Gaç guzulu ceylan gaç avcı geldi Avcılar elinden gaç guzun galdı . Zalım avcı düşmüş gelir izine aman aman Al ganlar akıtmış iki dizine Mor sinekler gonmuş ah o gözüne aman aman Gaç guzulu ceylan gaç avcı geldi Avcılar elinden gaç guzun kaldı” . . Gelelim Kerem'in söylediği koşmaya. Kısa bir hikayesi var. Onu hatırlayalım.Ezginin sözlerinden anlaşılıyor. Aşık Kerem, yol arkadaşı Sofu’yla Aslı’nın izini sürerken Aşkale'de Şogin Deresi dolaylarındaki düzlükte bir ceylana rastladı. Ceylan yaralı. Avcılar vurmuş dağda. Yaralı ceylan kaçmış avcıların elinden. Düze inmiş. Al kanlar içinde kalmış. Sinekler konuyor gözlerine. Sinekleri kovalayacak takati yok. Kaçmak bir yana kalkıp gideceği dermanı kalmamış. Bir de yavrusu var. Başında döneliyor anasının. Zaten yüreği yaralı Kerem’in. Baktı yaralı ceylana. Başında çaresizce döneleyen ceylanın yavrusuna. İçi parçalandı. Yol arkadaşı Sofu’ya dedi ki: -Sofu kardeş şu sazımı ver bana. Aldı sazı eline Kerem. Bakalım ne dedi? . “Sürü sürü avcu dağdan indirmiş Kaç kuzulu ceylan kaç avcu geldi Zalim avcu vurmuş seni sindirmiş Kaç kuzulu ceylan yad avcu geldi Şogin deresi(*)'nden indi sürüsü Sürüden ayrılmış onun birisi Avcular post etmiş nazik derisi Kaç kuzulu ceylan yad avcu geldi Zalim avcu düşmüş gelir izine Al kanın akıtmış iki dizine Mor sinekler konmuş ela gözüne Kaç kuzulu ceylan yad avcu geldi Böyle'molur avcıların töresi Koltuğundan vurmuş sızlar yarası Hekime göstermiş yoktur çaresi Kaç kuzulu ceylan yad avcu geldi Kova kova indirdiler yazıya Tut ettiler al kanatlı tazıya İş başa düşünce bakmaz kuzuya Kaç kuzulu ceylan yad avcu geldi Süre süre indirdiler dağlardan Mor sümbüllü bahçalardan bağlardan Kerem eder şu geçtiğim yollardan Kaç kuzulu ceylan yad avcu geldi” . İşte böyle dostlarım. Yaralı ceylan, Aslı'nın derdiyle yüreği dağlı Kerem'i böyle inletti. Kerem'in bunca etkilenmesi biraz da yaralı ceylanla kendisi arasında bir benzerlik bulmasından dolayıdır bana göre. .......... (*) Erzurum Aşkale yakınlarında bir dere