Muhsin KÖKTÜRK // İÇİMİZDEKİ KURTLARIN SAVAŞI
Geçenlerde sosyal medyada bir ileti gözüme çarptı. Kızılderili Cherokee Kabilesi’nin yaşlılarından biri; kabilenin gençleriyle yaşam, aşk ve evlilik üzerine söyleşi yaparken şunları söylüyor: “İçimizde iki kurt var ve bunların arasında da korkunç bir savaş var. Kurtlardan biri; korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, pişmanlığı, aç gözlülüğü, kibri, aşağılık duygusunu, yalanı, üstünlük taslamayı ve bencilliği; diğer kurt ise zevki, huzuru, sevgiyi, umudu, paylaşmayı, cömertliği, dinginliği, alçak gönüllülüğü, nezaketi, yardımseverliği, dostluğu, anlayışı, merhameti ve inancı temsil ediyor.” Kabile üyelerinden biri soruyor; “Peki, hangi kurt kazanacak?” Yaşlı adam kısaca yanıtlıyor: “Beslediğiniz.” İlginç bir öykücük değil mi? İnsan, kendi geleceğini ve mutluluğunu oluşturma gücünü elinde tutuyor. Birinci kurdu beslerse mutsuzluğa kapı açacak, ikinci kurdu beslerse mutluluğa. Ne gariptir ki bencilik, açgözlülük, tutku, kibir gibi olumsuz duygular, insanı birinci kurdu beslemeye itiyor ve sonuç insanlığın felaketi oluyor. İnsanlar gibi iktidarların da hangi kurdu beslediğine dikkat etmesi gerekir. Bir toplumun geleceği buna bağlıdır. Ülkeyi yönetenler ne denli alçak gönüllü olur, dostluktan, sevgiden, barıştan yana bir tutum sergilerse toplum o denli huzurlu olur. Yoksa kötülerin, kötülüklerin önü alınamaz. Fazla uzağa gitmenin bir anlamı yok. Ünlü Türk Düşünürü Mevlana’nın şu yedi öğüdü insanlar ve iktidarlar için en güzel yol göstericidir: • Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. • Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. • Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. • Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. • Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. • Hoşgörülülükte deniz gibi ol. • Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. Benliğinde olumlu duyguları barındırıp besleyen toplumlar, her zaman mutlu ve huzurlu olmuşlardır. Bu gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Dilerim Kurban Bayramı bizi kötü duygulardan arındırıp benliğimizi esen kılar. 24.07.2019