Esra GAYRETLİ // Çiçek bakamıyorum, şiir yazsam olur mu?
Bıktım çiçekleri yaşatmaya çalışmaktan! İyi çay yapıyorum da çiçeklere bakamıyorum bir türlü. Koca bir serayı anımsatan evlerinde kraliçecilik oynayan düzenli ve otoriter kadınlara imreniyorum. Hem iyi çay yapıyor hem çeşit çeşit çiçek yetiştiriyorlar. Ben evimi limon kolonyasına boğuyorum bazen. Bilenler bilir, limon kolonyasına özel duygular besliyorum. Babaannemi hatırlatıyor bana. Çocukluğumdaki evi. Bizim evimizde hiç çiçek yoktu -çünkü yeterince çiçekliydi bahçemiz- ve ben evimizde çiçek olmamasını hiç sorun yapmadım. Annesi çiçek bakamayangiller familyasından bir çocuktum ve bunun hiç farkında olmadım. Annem itiraf edene kadar.. bu yüzden onu hiç suçlamadım. Çünkü iyi çay yapıyordu ve benim için önemli olan buydu. Evimizde olmayan çiçekler bahçede öyle çok ve öyle güzeldiler ki, pembe ısparta gülüydü hepsi. bahçemiz gül, evimiz limon kolonyası kokardı ve bazen de gül suyu.. cuma sohbetlerine giderken sürerdi babaannem. sevapmış, öyle derdi., ben yine de limon kolonyasını sevdim en çok. ve çiçek yetiştirmeyi bilmiyor diye kimseyi suçlamadım. samimiyetsiz ve çok bilmiş kadın otoritesiyle değil, babamın gür sesiyle yönetilen bir cumhuriyetti evimiz. ve ben mutlu bir çocuktum. hadi elimizdekileri sayalım: bir, iyi çay demliyorum ama çiçek bakamıyorum. iki, evim limon kolonyası kokuyor.. ve mutlu olsunlar diye çocuklarımın bahçesine rengarenk şiirler ekiyorum.